Diyanet İşleri
De ki: "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."
Secde suresi
Secde suresi, 29. ayet. قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
ḳul yevme-lfetḥi lâ yenfe`u-lleẕîne keferû îmânühüm velâ hüm yünżarûn.
De ki: "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu Secde 23–30 3
Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?
Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, şu fetih ne zamanmış?" diyorlar.
De ki: "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."
Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
29. “De ki” Azaba uğrayacağınız ve hiçbir fayda sağlayamayacağınız “hüküm günü kâfirlere imanları fayda sağlamaz.” Sizin bundan hiçbir faydanız olmayacaktır. Şâyet durumun sizin için kesin ve kaçınılmaz olduğu anlaşıldıktan sonra elden kaçırdıklarınızı telafi etmeniz için size süre verilse bunun belki açıklanabilir bir tarafı olur. Fakat bu hüküm günü geldi mi iş bitecektir ve artık sınanma ve imtihan diye bir şey kalmayacaktır. O nedenle de “hüküm günü kâfirlere imanları fayda sağlamaz.” Çünkü o vakit gerçekleşecek iman, çaresizliğin getirdiği zorunlu bir imanıdır.
“Onlara mühlet de verilmez.” Azapları ertelenmez. O nedenle de elden kaçırdıkları fırsatları telafi etme imkânını bulamayacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Bu vaat kıyamet günüdür. O gün kulların arasının ayrıldığı gündür. Dünyada Allah'a iman etmeyip küfredenlerin kıyameti gördükten sonra iman etmeleri kendilerine fayda vermez. Rablerine tövbe edip, O'na dönmeleri için kendilerine mühlet verilmez."
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi…
Aynı kök: فتح (38 geçiş)
Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…
Aynı kök: فتح (38 geçiş)
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…
Aynı kök: فتح (38 geçiş)
Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Fetih (hüküm) gününde kâfir olanlara (o günkü) imanları yarar sağlamayacak dipnot 1 ve kendilerine bakılmayacak da!" dipnot 2
De ki: "Kesin hükmün verileceği gün inkarda ısrar edenlere ne imanları fayda verecek, ne de göz açtırılacak."
De ki: "Nihai Karar Günü, (hayatları boyunca) hakikati inkar etmiş olanlara ne (yeni fark ettikleri) imanları bir fayda sağlayacak, ne de kendilerine bir mühlet verilecektir".
De ki: "O FETH'in yaşandığı süreçte, (ölümü tatmadan önce) hakikat bilgisini inkar edenlere artık iman etmeleri bir fayda sağlamaz ve mühlet verilmez. "
De ki: "Fetih günü, inkar edenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz."
De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!
De ki: "Utku Günü'nde inanmaları, nankörlük edenlere yarar sağlamaz; onlara süre de verilmez!"
De ki: "İnkar edenlere, hüküm gününde inanmaları hiçbir fayda vermez ve onlara süre de tanınmaz."
De ki: "Zafer günü, inkarcıları onaylamaları bir yarar sağlamayacaktır; kendilerine bir başka şans da tanınmayacaktır."
De ki, 'Zafer günü, inkarcılara inanmaları bir yarar sağlamıyacaktır; kendilerine bir başka şans da tanınmayacaktır.'
De ki: "İnkar edenlere o zafer günü iman etmeleri fayda vermez ve onlara göz açtırılmaz."
(28-29) Bir de ne vakıt o fetih eğer doğru iseniz? diyorlar. De ki; küfredenlere o fetih günü iymanları faide vermez ve onlara göz açtırılmaz
De ki: "Kafirlerin fetih günü dipnot 1 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."
De ki: "Kafirlerin dipnot 1 fetih günü dipnot 2 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."
De ki: "Gerçeği yalanlayan nankörlerin, fetih günü dipnot 1 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."
De ki: "Fetih günü, küfredenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz."
Sen de söyle "Fetih günü, o kafirlere imanları faide vermeyecek, kendileri (nin yüzlerin) e de bakılmayacak".
De ki: Fetih günü o kafirlere imanları fayda vermeyecek ve onlara bakılmayacak.
(23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.
De ki: “Fetih (kıyamet) günü, kâfirlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”
De ki: "Fetih günü (gelince, şimdi) inkar edenlere (o zaman) inanmaları fayda vermez ve kendilerine mühlet de verilmez.
De ki: "Her şeyin ortaya çıktığı gün, kafirlik edenlere, imana gelmelerinin bir faydası olmaz dipnot 1 . Onlara süre verilmez dipnot 2 ."
De ki: "Her şey ortaya çıktığı gün kafirlerin imana gelmesinin faydası olmayacak ve onlara göz açtırılmayacaktır."
De ki: Hüküm günü, kafirlerin imanının kendilerine bir fayda vermediği ve onlara süre/mühlet de tanınmaz.
De ki: -Hüküm günü, kafirlerin imanının kendilerine bir fayda vermediği ve onlara göz de açtırılmadığı gündür.
De ki: "Fetih günü, küfre sapanlara imanları yarar sağlamayacaktır. Onlara göz açtırılmaz bile."
Say to them O Muhammad: " on the day of victory of those who conformed to Islam the infidels shall not profit by pleading submission to Allah in the now nor shall their punishment be put in respite. "
Say, ‘On the Day of Decision it will be no use for the disbelievers to believe; they will be granted no respite.’
Say: "On the Day of Decision, no profit will it be to Unbelievers if they (then) believe! nor will they be granted a respite."
Tell them: "If the unbelievers were to believe on the Day of Judgement that will not avail them. For then they will be granted no respite." dipnot 1
Say: ‘On the Day of Victory the iman of those who were kafir will be of no use to them. They will be granted no reprieve.’
Say: "On the Day of Al-Fath (Decision), no profit will it be to those who disbelieve if they (then) believe! Nor will they be granted a respite."
Say, ‘On the day of judgement their [newly found] faith shall not avail the faithless, nor will they be granted any respite. ’
Say, `Those who have denied (the truth), their believing on the day of victory will not help them, nor shall they be given respite (to accept the true faith). '
Say: 'On the Day of Victory their faith shall not profit the unbelievers, nor shall they be respited. '
Tell them, : "When the victory takes place, those who choose to disbelieve will not benefit from it at all. They will not be given a second chance either."
Say, 'On the day of the decision their faith shall not profit those who misbelieved, nor shall they be respited;'
Say, "On the day of the victory, it will not benefit those who rejected if they acknowledge, nor will they be given respite."
Answer, on the day of that decision, the faith of those who shall have disbelieved shall not avail them; neither shall they be respited any longer.
And they ask: "When will this judgment take place, if you are truthful?"
Say, "On the Day of the Conquest the belief of the ones who have disbelieved will not profit them, and they will not be respited. "
Say (unto them): On the day of the victory the faith of those who disbelieve (and who then will believe) will not avail them, neither will they be reprieved.
Say: "Of no use will be the acceptance of belief to unbelievers on the Day of Decision, nor will they be granted respite.
Say: "On the Day of the Final Decision, their [newly-found] faith will be of no use to those who [in their lifetime] were bent on denying the truth, nor will they be granted respite!" –
Say, ˹O Prophet,˺ "On the Day of Decision it will not benefit the disbelievers to believe then, nor will they be delayed ˹from punishment˺."
Say: "On the day of the victory, it will not benefit those who rejected if they believe, nor will they be given respite. "
Say, "The day such a victory comes, believing will not benefit those who did not believe before that, nor will they be given another chance."
Say, [O Muúammad], "On the Day of Conquest the belief of those who had disbelieved will not benefit them, nor will they be reprieved. "
Say thou: “On the Day of Decision, the faith of those who ignore warning will not benefit them, nor will they be granted respite.”
Say, "On the Day of Decision (when the rejecters of the Truth will be overwhelmed), pronouncement of belief shall be of no avail to the rejecters then, nor will they be given further respite. "
Say (to them O Prophet!): "On the Day of Decision, it will be of no use to the unbelievers, if they believe then! And they will not be given any relief. "
Say, "On the day of decision their belief will not be of any use to disbelievers, nor shall they be given any respite."
Say: "On the day of the victory, it will not benefit those who rejected if they believe, nor will they be given respite."