Diyanet İşleri
İşte Allah, gaybı da görünen alemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Secde suresi
Secde suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
ẕâlike `âlimü-lgaybi veşşehâdeti-l`azîzü-rraḥîm.
İşte Allah, gaybı da görünen alemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın indirilişi ve yaratılış Secde 1–9 3
Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a kurulandır. Sizin için O'ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.
İşte Allah, gaybı da görünen alemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.
Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. “İşte bu (işleri yürüten)” bütün bu büyük mahlukatı yaratan, yüce Arşa istivâ eden, kainatı tek başına idare eden Zat, “gizliyi de açığı da bilendir, Azizdir, Rahîmdir.” İlminin genişliği, emrinin üstünlüğü, izzetinin kemali, rahmetinin umumiliği ile O, kâinatı var etmiş ve orada pek çok menfaatler yaratmıştır. Bunların hepsini çekip çevirmek, onları idare etmek O’na zor gelmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bunların hepsini idare eden, gizli olanı da açık olanı da bilir. Açık ve gizli olandan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O kimsenin kendisine galip gelemediği düşmanlarından intikam alan Azîz'dir. Mümin kullarına karşı çok merhametlidir.
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
O, gaybı da görünen alemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Şahitlik
Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve…
Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Ortak kavram: Şahitlik
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Şahitlik
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte, görünmeyeni de görüneni de bilen, güçlü, çok merhametli olan O'dur.
İşte idraki aşan hakiketleri de, idrak ve tecrübe edilebilen gerçekleri de bilen; (hem) her işinde mükemmel olan, (hem de) merhamet kaynağı olan yalnızca O'dur.
Yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de, duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen O'dur; O, Kudret Sahibidir, Rahmet Kaynağıdır.
İşte (Allah) gaybı (algılanamayan) da şehadeti (algılanan) de Bilen'dir; Aziyz'dir, Rahıym'dir.
İşte gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, üstün ve güçlü olan, esirgeyen O'dur.
İşte, görülmeyeni de görüleni de bilen, mutlak galip ve merhamet sahibi O'dur.
İşte, gizli gerçekleri ve görünenleri Bilendir. Üstündür; Merhametlidir.
Allah, görülen ve görülmeyen her şeyi bilir; çok güçlüdür; çok merhametlidir.
Gizliyi de açığı da bilen, Üstün ve Rahim işte böyledir.
Gizliyi de açığı da bilen, Üstün ve Rahim işte böyledir.
İşte görülmeyeni de görüleni de bilen, herşeye gücü yeten, çok merhametli olan O'dur.
Odur işte gaybi de şehadeti de bilen, aziz rahim
İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
İşte O, görünmeyeni ve görüneni bilen Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
İşte gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, üstün ve güçlü olan, esirgeyen O'dur.
İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, yegane gaalib olan, (ehl-i taatini) çok esirgeyen (Haalik-ı müdebbir) budur.
Görülmeyeni de, görüleni de bilen, Aziz ve Rahim olan, O'dur.
İşte O, gaybı da görüneni de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
İşte görünmeyeni de, görüneni de bilen, güçlü ve esirgeyici olan O'dur.
İşte o, gaybı /algılanamayanı ve şehadeti /algılanabileni de bilen, daima üstün ve ikramı bol olandır dipnot 1 .
İşte o, görülmeyeni de görüleni de bilen, güçlü ve ikramı bol olan Allah'tır.
Gaybı da görüneni de bilendir (O). Çok güçlüdür, çok merhametlidir.
İşte görülmeyeni de görüneni de bilen güçlü ve merhametli olan O'dur.
İşte budur Allah! Gaybı da görüneni de bilen O'dur. Aziz'dir o, Rahim'dir.
And so this is Allah, your Creator, the Omniscient of the invisible, the hidden and the unseen and the Omniscient of what the bosoms store of thoughts and feelings and of what they forge. This is Allah Who has cognizance and holds prescience of what you converse secretly and utter below your breath and of what you suggest secretly to the mind. And He is well acquainted with the visible and the seen, AL-Aziz (the Almighty) and AL-Rahim (the Merciful).
Such is He who knows all that is unseen as well as what is seen, the Almighty, the Merciful,
Such is He, the Knower of all things, hidden and open, the Exalted (in power), the Merciful;-
He knows dipnot 1 all that is beyond as well as all that is within a creature's sense-perception. He is the Most Mighty, dipnot 2 the Most Compassionate, dipnot 3
That is the Knower of the Unseen and the Visible, the Almighty, the Most Merciful:
That is He: the All-Knower of the unseen and the seen, the All-Mighty, the Most Merciful.
That is the Knower of the sensible and the Unseen, the All-mighty, the All-merciful,
Such is He Who knows the hidden reality and the obvious, the All-Mighty, the Ever Merciful,
He is the knower of the Unseen and the Visible, the All-mighty, the All-compassionate,
God alone knows all secrets and non-secret matters. He is the Almighty, the Most Kind.
That is He who knows the unseen and the visible; the mighty, the merciful,
Such is the Knower of the unseen and the seen; the Noble, the Compassionate.
This is He who knoweth the future, and the present; the mighty, the merciful.
He directs the ordinance (regulates all affairs) from the heaven to the earth; then shall it ascend to Him in a Day the measure of which is a thousand years of what you count.
That is (He), The Knower of the Unseen and the Witnessed, The Ever-Mighty, The Ever-Merciful,
Such is the Knower of the Invisible and the Visible, the Mighty, the Merciful,
Such is (He) the knower of the unknown and the known, the mighty and the merciful,
Such is He who knows all that is beyond the reach of a created being’s perception, as well as all that can be witnessed by a creature’s senses or mind: the Almighty, the Dispenser of Grace,
That is the Knower of the seen and unseen—the Almighty, Most Merciful,
Such is the Knower of the unseen and the seen; the Noble, the Merciful.
Knower of all secrets and declarations; the Almighty, Most Merciful.
That is the Knower of the unseen and the witnessed, the Exalted in Might, the Merciful,
That is the Knower of the Unseen and the Seen, the Exalted in Might, the Merciful,
Such is the Knower of the Invisible and the Visible, the Mighty, the Merciful.
He is like so, the Knower (Aa'lam) of all things, hidden and open, the Almighty (Al-Aziz), the Most-Merciful (Ar-Raheem)-
That One is the All-knower of the Unseen and the seen, the All-Mighty, the Very-Merciful,
Such is the Knower of the unseen and the seen; the Noble, the Merciful.