Diyanet İşleri
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
Şems suresi
Şems suresi, 14. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
fekeẕẕebûhü fe`aḳarûhâ. fedemdeme `aleyhim rabbühüm biẕembihim fesevvâhâ.
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Semûd kavmi ve deve Şems 11–15 3
Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–15. ayetler için yazılmıştır.
11. “Semûd, azgınlığı nedeniyle” azgınlaşmaları, hakka karşı büyüklük taslamaları ve rasûllerine karşı direnmeleri sebebi ile “yalanladı.”
12. “Hani onların en azılıları” o dişi deveyi kesmesi için üzerinde ittifak ettikleri şahıs olan kabilenin en bedbaht kişisi Kudâr b. Sâlif deveyi esmek üzere “öne atılmıştı” kabilesi ona bunu yapmasını söylemiş o da dediklerini yerine getirmişti.
13. “Allah’ın rasûlü” Salih aleyhisselam onları sakındırmak üzere “onlara: Allah’ın devesine zarar vermekten ve su hakkını engellemekten sakının, demişti.” Yani Allah’ın sizin için pek büyük bir mucize olarak yaratmış olduğu o deveyi kesmekten sakının. Allah’ın size ihsan etmiş olduğu onun sütünü içme nimetine onu kesmekle karşılık vermeyin.
14. Ancak onlar peygamberleri Salih aleyhisselam’ı “yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri de günahları sebebi ile onlara bir azap gönderdi.” Onların yurtlarını yıktı, gönderdiği azap onların hepsini kuşattı. Üzerlerine uğultulu esen fırtınayı, altlarından da sarsıntı ve zelzeleyi azap olarak gönderdi de hepsi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Onlardan ses seda çıkmaz oldu. “birini bile ayırt etmeden hepsini helak etti.” Verdiği bu cezayı hepsine eşit olarak tattırdı.
15. “O, bunun akıbetinden korkacak değil ya!” Kâhir (her şeye emrini geçiren), hiçbir mahlukun kahır ve tasarrufunun dışında olmadığı, bütün hükümlerinde hikmeti sonsuz olan Allah, nasıl olur da bundan korkar ve çekinir ki?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Deve hakkında peygamberlerini yalanladılar. Kavmin en azgın olanı, yaptığı işe onların rızasını alıp, deveyi kesip, öldürdü. Böylece bu günaha ortak oldular. Allah Teâlâ da, günahları sebebiyle üzerlerine azabını göndererek onları bir haykırışla helak etti. Onları helak ederek yerle bir etti.
Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…
Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
Aynı kök: عقر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş)
(Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş)
(16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Fakat) onlar onu (elçiyi) yalanlamış ve o (deve)yi de kesmişlerdi. dipnot 1 (Bunun üzerine), Rableri günahlarını başlarına geçirmiş ve orayı yerle bir etmişti. dipnot 2
Derken elçiyi dinlemediler onu işkenceyle boğazladılar. Sonunda Rableri, bu günahları yüzünden burunlarını sürte sürte onları yerle bir etti;
Ama onlar Elçi'yi (hiçe sayıp) yalanladılar ve deveyi vahşice boğazladılar; bunun üzerine Rableri, bu günahları yüzünden onları yıkıma uğrattı ve tümünü birden yok etti:
Onu (Allah Rasulünü) yalanladılar da onu (dişi deveyi) vahşice öldürdüler! Bunun üzerine Rableri, suçları yüzünden onları toprağa gömdü de orayı düzledi!
Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.
Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti.
Yine de Onu yalanladılar. Ardından, onu kestiler. Sonunda, Efendileri, suçları nedeniyle onları yıkıma uğrattı. Sonra, orasını dümdüz etti.
Buna rağmen peygamberi yalanladılar ve deveyi kestiler. Rableri, günahlarından dolayı ülkelerini harap edip yerle bir etti.
Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Efendi'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.*
Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rab'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.
Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!
Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu. Alemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi.
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Fakat onu yalanladılar. Sonra onu kestiler. Rabb'leri suçları nedeniyle üzerlerini azapla kapladı. Orayı yerle bir etti.
Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.
Fakat onu tekzib etdiler, derken o (deveyi) sinirleyib öldürdüler. Bundan dolayı Rableri (nin azabı) da onları, günahları sebebiyle, örtüverdi. öyle ki hepsini bir yapdı (helak etdi),
Fakat onu yalanladılar ve derken deveyi kestiler. Bunu üzerine günahları sebebiyle Rabbları onları kırıp geçirerek yerle bir etti.
(11-15) Semud taşkınlığından dolayı yalanladı. En isyankarı ortaya çıktığında, Allah’ın Resulü / Resulullah onlara dedi ki Allah’ın devesine ve su hakkına karışmayın. Onu yalanladılar ve boğazlayarak deveyi öldürdüler. Suçlarını Rableri başlarına geçirdi ve o yeri düzledi / dümdüz etti. Allah onların sonucundan /akıbetinden korkmadı.
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, günâhlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti.
Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.
Ama onu yalancı saydılar ve deveyi ayaklarını keserek öldürdüler dipnot 1 . Rableri de bu günahları dipnot 2 yüzünden onları yok etti ve orayı dümdüz etti. dipnot 3
Ama onu yalancı saydılar ve deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler dipnot 1 . Rableri de onları günahları yüzünden helak edip yerle bir etti.
O’nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rableri suçları sebebiyle azabı üzerilerine eşit olarak indirdi (kimse kurtulamadı).
O'nu yalanladılar ve deveyi kestiler de Rab'leri suçları sebebiyle onları kırıp geçirdi, yerle bir etti.
Fakat elçiye inanmadılar da deveyi devirip boğazladılar. Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.
But they considered him a liar; they disabled the She-Camel by cutting her hamstring muscles; and so Allah pounded them away in requital of their criminal deed, and of all hopes they were dashed to the ground;
but they called him a liar and hamstrung her. Their Lord destroyed them for their crime and levelled them.
Then they rejected him (as a false prophet), and they hamstrung her. So their Lord, on account of their crime, obliterated their traces and made them equal (in destruction, high and low)!
But they rejected his statement as a lie and hamstrung the she-camel. dipnot 1 For that crime their Lord rumbled down upon them, utterly razing them to the ground.
But they denied him and they hamstrung her, so their Lord crushed them for their sin and flattened them.
Then they denied him and they killed it. So their Lord destroyed them because of their sin, and made them equal in destruction (i.e. all grades of people, rich and poor, strong and weak, etc.)!
But they impugned him and then hamstrung her, so their Lord took them unawares by night because of their sin, and levelled it.
But they belied (and disobeyed) him and hamstrung her. Then their Lord destroyed them completely for their sin, so much so that He leveled them (all to the ground).
But they cried him lies, and hamstrung her, so their Lord crushed them for their sin, and leveled them:
They laughed at him and killed the camel (as a sign of rebellion and challenging God. )
But they called him a liar, and they ham-strung her; but their Lord destroyed them in their sins, and served them all alike;
They rejected him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and leveled it.
But they charged him with imposture; and they slew her. Wherefore their Lord destroyed them, for their crime, and made their punishment equal unto them all:
But they called him a liar, and they ham-strung her; so their Lord destroyed them in their sins, and served them all alike;
Yet they cried lies to him. So they hamstrung her; then their Lord devastated them for their guilty (deed), so He leveled it (i.e., destroyed the whole country).
But they denied him, and they hamstrung her, so Allah doomed them for their sin and rased (their dwellings).
But they called him a liar and hamstrung her. So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
But they gave him the lie, and cruelly slaughtered her - whereupon their Sustainer visited them with utter destruction for this their sin, destroying them all alike:
Still they defied him and slaughtered her. So their Lord crushed them for their crime, levelling all to the ground.[1]
They disbelieved him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and levelled it.
They disbelieved him and slaughtered her. Their Lord then requited them for their sin and annihilated them.
But they denied him and hamstrung her. So their Lord brought down upon them destruction for their sin and made it equal [upon all of them].
Then they denied him, and hamstrung her; and their Lord destroyed them for their transgression, and He levelled them.)
But they denied him and they killed her. Their Lord then doomed them all alike for their lagging behind in compliance.
Then they rejected him (as a false prophet) and they injured her (by cutting her hamstrings, See 54. 29). So their Lord, on account of their crime, removed their traces and made them equal (in destruction).
But they rejected him and killed her, so their Lord sent eradicating torment upon them because of their sin, and made it equal for all.
But they disbelieved him, and they killed her. So their Lord repaid them for their sin and leveled it.