Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 18. ayet

Şuarâ suresi, 18. ayet. قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

ḳâle elem nürabbike fînâ velîdev velebiŝte fînâ min `umürike sinîn.

Diyanet İşleri

Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 15–21 · surenin 18. ayeti / 227
  1. Şuarâ 15

    Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."

  2. Şuarâ 16

    "Firavun'a gidin ve deyin: "Şüphesiz biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz",

  3. Şuarâ 17

    "İsrailoğullarını bizimle beraber gönder."

  4. 18

    Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

  5. Şuarâ 19

    "(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."

  6. Şuarâ 20

    Musa, şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."

  7. Şuarâ 21

    "Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 18–19. ayetler için yazılmıştır.

18. Mûsâ ile Hârûn, Firavun’a gelip de Allah’ın kendilerine emrettiklerini söylediklerinde Firavun iman etmedi, yumuşamadı da. Mûsâ’ya şu sözleriyle karşı koymaya kalkıştı: “Çocukken seni yanımızda besleyip büyütmedik mi?” Sana iyilikte bulunarak henüz beşikte küçük bir bebek iken besleyip büyütmedik mi? Bu şekilde uzun bir süre yanımızda kalmadın mı?

19. “Sonunda yapacağını da yaptın.” Kastettiği ise Mûsâ’nın kavminden olan bir kişi, düşmanına karşı ondan yardım istediğinde Mûsâ’nın o Kıptiyi öldürmesidir: “Mûsâ, ona bir yumruk vurmakla ölümüne sebep oldu.” (el-Kasas, 28/15) “Sen bir kafirsin/nankörsün.” Firavun şunu demek istemişti: O sırada senin de yolun da bizim yolumuzdu. Senin tutturduğun yol ile bizim tutturduğumuz yol, küfürde aynı idi. Firavun, bu sözleriyle -Mûsâ küfürden münezzeh olduğu halde- farkına varmadan kendisinin kâfir olduğunu ikrar ve itiraf etmişti. Bunun üzerine Mûsâ ona şöyle cevap verdi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun ise Musa - aleyhisselam-'a şöyle dedi: "Çocukken seni yanımızda yetiştirmedik mi? Sen ömrünün pek çok senelerini bizim aramızda geçirmedin mi? O halde senin peygamberlik iddiasında bulunmanı gerektiren sebep nedir?"

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Fir'avn) dedi ki kök: قول
  2. أَلَمْ elem
  3. نُرَبِّكَ nurabbike biz seni yetiştirmedik mi? kök: ربو
  4. فِينَا fina içimizden
  5. وَلِيدًۭا veliden bir çocuk olarak kök: ولد
  6. وَلَبِثْتَ velebiste ve kalmadın mı? kök: لبث
  7. فِينَا fina aramızda
  8. مِنْ min
  9. عُمُرِكَ umurike ömründen kök: عمر
  10. سِنِينَ sinine nice yıllar kök: سنو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: عمر (24 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş) · Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o,…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Firavun) şöyle demişti: "Biz seni aramızda çocukken büyütmemiş miydik? Sen de ömründen senelerce aramızda kalmıştın. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin bu kısmı şöyle de anlaşılabilir: "Biz seni kendi evladımız gibi büyütmemiş miydik? Ömrünün nice yılını aramızda geçirmedin mi?"

Mustafa İslamoğlu

(Firavun) dedi ki: "Seni daha çocukken aramıza alıp yerleştirmedik mi? Ve ömrünün uzun yıllarını aramızda geçirmedin mi?

Muhammed Esed

(Fakat Musa mesajını Firavun'a tebliğ edince, Firavun:) "Biz seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik?" dedi, "Ve sen ömrünün pek çok yılını bizim aramızda geçirmemiş miydin?

Ahmed Hulusi

(Firavun) dedi ki: "Yanımızda ufak çocukken, seni terbiye edip yetiştirmedik mi? Hayatının nice yıllarını bizimle geçirmemiş miydin?"

Ali Bulaç

(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

Ali Özek ve heyeti

(Kendisine Allah'ın emri tebliğ edilince Firavun) dedi ki: Biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi?

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Seni, çocukken aramızda büyütmedik mi? Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

Bayraktar Bayraklı

- Firavun dedi ki: "Seni küçükken elimizde büyütmedik mi? Yanımızda yıllarca kalmadın mı? Oysa sen sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörlerdensin."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Biz seni daha bebekken alıp yetiştirmedik mi ve hayatının nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Biz seni daha bebekken alıp yetiştirmedik mi ve hayatının nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Firavun) dedi ki: "A! Biz seni çocukken bizde büyütmedik mi? Ömrünün bir çok yıllarını aramızda geçirdin;

Elmalılı Hamdi Yazır

A, dedi: seni çocukken bizde büyütmedik mi? hem bizde ömründen senelerce kaldın

Erhan Aktaş

Firavun: "Çocukken, seni içimizde himaye edip yetiştirmedik mi? Yıllarca yanımızda kalmadın mı?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun: "Çocukken, seni içimizde himaye edip yetiştirmedik mi? Yıllarca yanımızda kalmadın mı?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun: "Çocukken, seni içimizde himaye edip büyütmedik mi? Yıllarca yanımızda kalmadın mı?"

Gültekin Onan

(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

Hasan Basri Çantay

(Fir'avn) dedi ki: "Biz seni yeni doğmuş (bir çocuk) ken içimizde büyütmedik mi? Sen ömründen bir hayli seneler bizim aramızda kalmadın mı"?

İbni Kesir

Dedi ki: Çocukken biz, seni yanımıza alıp büyütmedik mi? Ve sen, hayatının bir çok yılllarını aramızda geçirdin.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütüp, yetiştirmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”

Süleyman Ateş

(Gittiler, Allah'ın emrini duyurdular. Fir'avn) Dedi ki: "Biz seni, içimizden bir çocuk olarak yetiştirmedik mi? Ömründe nice yıllar aramızda kalmadın mı?"

Süleymaniye Vakfı

(Elçi olarak gidince Firavun Musa'ya) dedi ki: "Yeni doğmuş bir çocukken seni yanımızda yetiştirmedik mi, ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin değil mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Elçi olarak gidince) Firavun (Musa'ya) dedi ki: "Yeni doğmuş bir çocukken seni biz yetiştirmedik mi? İçimizde yıllarca yaşadın.

Şaban Britch

Firavun dedi ki: Çocukken seni içimizde büyütmedik mi? Ömrün boyunca senelerce aramızda kalmadın mı?

Şaban Piriş

Firavun dedi ki: -Çocukken seni içimizde büyütmedik mi? Ömrün boyunca senelerce aramızda kalmadın mı?

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun dedi: "Biz seni aramızda, bir çocuk olarak koruyup beslemedik mi? Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" Did we not nurture you O Mussa, "said Pharaoh, from infancy as one of us and set you on your feet and you spent of your life among us a good number of years!"

Abdul Haleem

Pharaoh said, ‘Did we not bring you up as a child among us? Did you not stay with us for many years?

Abdullah Yusuf Ali

(Pharaoh) said: "Did we not cherish thee as a child among us, and didst thou not stay in our midst many years of thy life?

Abul A'la Maududi

Pharaoh said: "Did we not bring you up among us when you were a child? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This remark of Pharaoh shows that he was not the same Pharaoh who had brought up Moses in his house, but his son. Had he been the same Pharaoh, he would have said, "I brought you up." But, on the contrary, he says, “You were brought up among ourselves.” For a detailed discussion, see (E.Ns 85-93 of Surah Al-Aaraf).

Aisha Bewley

He said, ‘Did we not bring you up among us as a child and did you not spend many years of your life among us?

Al-Hilali & Khan

[Fir‘aun (Pharaoh)] said [to Mûsâ (Moses)]: "Did we not bring you up among us as a child? And you did dwell many years of your life with us.

Ali Quli Qarai

He said, ‘Did we not rear you as a child among us, and did you not stay with us for years of your life?

Amatul Rahman Omar

(So when Moses and Aaron went to Pharaoh) he said (to Moses), `Did we not bring you up among us when you were a mere babe? And you stayed with us many years of your life.

Arthur John Arberry

He said, 'Did we not raise thee amongst us as a child? Didst thou not tarry among us years of thy life?

Bijan Moeinian

The pharaoh’s response was: "Did we not bring you up among us as a child? Did you not spend so many years of your life with us?"

E. Henry Palmer

And he said, 'Did we not bring thee up amongst us as a child? and thou didst dwell amongst us for years of thy life;

Edip-Layth

He said, "Did we not raise you amongst us as a newborn, and you stayed with us for many of your years?"

George Sale

And when they had delivered their message, Pharaoh answered, have we not brought thee up among us, when a child; and hast thou not dwelt among us for several years of thy life?

Hamid S. Aziz

"(saying) Send you with us the children of Israel. '"

Mahmoud Ghali

Said he, "Did we not rear you among us as a newborn, and did you not linger among us years of your age?

Marmaduke Pickthall

(Pharaoh) said (unto Moses): Did we not rear thee among us as a child? And thou didst dwell many years of thy life among us,

Mohamed Ahmed - Samira

(The Pharaoh) said: "Did we not bring you up as a child? And you lived a number of years of your life with us.

Muhammad Asad

[But when Moses had delivered his message, Pharaoh] said: "Did we not bring thee up among us when thou wert a child? And didst thou not spend among us years of thy [later] life?

Mustafa Khattab

Pharaoh protested, "Did we not raise you among us as a child, and you stayed several years of your life in our care?

Progressive Muslims

He said: "Did we not raise you amongst us as a new born, and you stayed with us for many of your years"

Rashad Khalifa

He said, "Did we not raise you from infancy, and you spent many years with us?

Sahih International

[Pharaoh] said, "Did we not raise you among us as a child, and you remained among us for years of your life?

Sam Gerrans

Said he: “Did we not bring thee up among us as a child? And thou tarriedst among us years of thy life;

Shabbir Ahmed

Pharaoh said to Moses, "Did we not rear you as a child among us? And you lived with us many years of your life.

Syed Vickar Ahamed

(Firon) said (to Musa): "Did we not cherish you as a child with us, and did you not stay many years of your life amidst us?

Taqi Usmani

He (Pharaoh) said, "Did we not nourish you among us as a child? And you remained amidst us for years,

The Monotheist Group

He said: "Did we not raise you among us as a new born, and you stayed with us for many of your years?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩