Diyanet İşleri
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 185. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ
ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3
"Doğru terazi ile tartın."
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
"Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."
Şu'ayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 185–187. ayetler için yazılmıştır.
185. Ancak onlar, onu yalanlayarak ve söylediklerini reddederek “dediler ki: Sen ancak aşırı derecede büyülenmiş birisin.” O nedenle de saçma sapan konuşuyor ve söylediğinden hiçbir şekilde sorumlu tutulmayan büyülenmiş birisinin sözleri gibi sözler söylüyorsun.
186. “Sen ancak bizim gibi bir insansın.” Senin bize bizden ayrıcalıklı olmanı gerektirecek bir üstünlüğün yoktur ki bizi kendine uymaya davet edesin? Bu, peygamberlere karşı çıkmış olan öncekilerin ve sonrakilerin sözlerini andırmaktadır. Onlar, bu tür sözleri tekrarlayıp durdular. Küfür üzerine ittifak ettikleri ve kalpleri de benzeştiği için sözbirliği halinde aynı şeyleri peygamberlerine karşı söyleyip durdular. “Peygamberleri de onlara şöyle demişti: Biz sizin gibi bir insanız; ancak Allah kulları arasından dilediği kimselere lütufta bulunur.” (İbrahim, 14/11)
“Şüphesiz biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.” Bu, onların gösterdikleri bir küstahlık ve yalan bir sözdür, bir iftiradır. Onlar, içten içe bunun aksine inanırlardı. Çünkü hiç şüphesiz o, Allah’ın peygamberlerinden bir peygamberdi ki bir peygamber kavminin karşısına çıkıp onları davet eder, onlarla tartışır ve onlar da ona karşı mücadele ederse mutlaka Yüce Allah, onun vasıtası ile birtakım mucizeler gösterir ki kavmi bu mucizeler sayesinde doğru söylediğine ve gerçekten güvenilir olduğuna inanmak zorunda kalırlar. Bu durum, özellikle peygamberler hatibi diye anılan Şuayb aleyhisselam için böyledir. Ona bu ünvanın veriliş sebebiyse kavmine karşı güzel cevaplar vermesi ve onlarla en güzel yolla tartışması idi. Kavmi gerçekten söylediğine ve getirdiklerinin doğru olduğuna inanmışlardı. Fakat onların, onun yalancı olduğunu sandıklarını bildirmeleri, kendilerinin bir yalanı idi.
187. “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten” bizi toptan imha etmek üzere azap ihtiva eden “parçalar indir.” Onların bu sözleri küfürde benzerlerinin söyledikleri şu sözleri andırmaktadır: “Hani bir zaman: Ey Allah! Eğer bu kendi katından hakkın kendisi ise durma bizim üzerimize gökten taş yağdır yahut bize can yakıcı bir azap gönder, demişlerdi.” (el-Enfal, 8/32) Yahut da onun kavmi, bu sözleriyle tamamıyla yerine getirilmesi gerekmeyen türden ve kendi teklifleri olan birtakım mucizeler istemişlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şuayb'ın kavmi Şuayb'a şöyle dedi: "Sen, kendisine defalarca sihir yapılmış bir kimsesin. Bu sihir aklına galip gelip, onu kaybetmiş bir kişisin."
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O,…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
(16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kavmi) şöyle demişti: "Sen sadece büyülenmişlerdensin.
Onlar dediler ki: "Sen büyülenmiş birinden başkası değilsin!
(Halkı Şuayb'a şöyle) dedi: "Sen düpedüz büyülenmiş birisin;
Dediler ki: "Sen yalnızca büyülenmişsin (etki altındasın)!"
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin".
Onlar söyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!
"Aslında, sen büyülenmişsin!" dediler.
Onlar şöyle dediler: "Sen sadece büyülenenlerden birisin."
Dediler ki, "Sen büyülenmişsin."
Dediler ki, 'Sen büyülenmişsin.'
Dediler: "Sen muhakkak büyülenmişlerdensin.
Sen, dediler: muhakkak sihirlilerdensin
"Sen iyice büyülenmişlerdensin." dediler.
"Sen iyice büyülenmişlerdensin." dediler.
"Sen iyice büyülenmişlerdensin." dediler.
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
Dediler: "Sen ancak fazla büyülenmişlerdensin"!
Dediler ki: Sen, ancak büyülenmişlerdensin.
(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Dediler ki: "Sen ancak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin."
Dediler: "Sen iyice büyülenmişlerdensin."
Onlar şöyle dediler: "Sen sadece büyülenmiş kişilerdensin,
Sen iyice büyülenmiş kişilerden olmuşsun" dediler.
Sen, ancak büyülenmiş bir adamsın, dediler.
-Sen, ancak büyülenmiş bir adamsın dediler.
Dediler: "Sen fena halde büyülenmişsin."
But their response was pitifully unfavourable. They said to him: " You are one of those influenced by witchcraft and therefore bewitched",
but they replied, ‘You are bewitched!
They said: "Thou art only one of those bewitched!
They said: "You are no more than one of those who have been bewitched,
They said, ‘You are merely someone bewitched.
They said: "You are only one of those bewitched!
They said, ‘Indeed you are one of the bewitched.
They said, `You are simply of those who stand in need of being given food.
They said, 'Thou art merely one of those that are bewitched;
Their reply was: "You are possessed. "
Said they, 'Thou art only of the infatuated;
They said, "You are but one of those bewitched."
They answered, certainly thou art distracted:
"And keep your duty unto Him who created you and the generations of the past!"
They said, "Surely you are only one of the utterly bewitched.
They said: Thou art but one of the bewitched;
They said: "Surely you are deluded.
Said they: "Thou art but one of the bewitched,
They replied, "You are simply bewitched!
They said: "You are but one of those bewitched. "
They said, "You are bewitched.
They said, "You are only of those affected by magic.
They said: “Thou art but one taken by sorcery;
They said, "You are but of the bewitched.
They said: "You are only one of those under a (magical) spell!
They said, "You are but one of the bewitched men.
Theysaid: "You are but one of those bewitched."