Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 183. ayet

Şuarâ suresi, 183. ayet. وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

Diyanet İşleri

"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 180–186 · surenin 183. ayeti / 227

Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3

  1. Şuarâ 180

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

  2. Şuarâ 181

    "Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."

  3. Şuarâ 182

    "Doğru terazi ile tartın."

  4. 183

    "İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

  5. Şuarâ 184

    "Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."

  6. Şuarâ 185

    Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

  7. Şuarâ 186

    "Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 181–184. ayetler için yazılmıştır.

181-183. Şuayb’ın kavmi şirk koşmakla birlikte ölçü ve tartılarda da eksiklik yaparlardı. O nedenle onlara şunları da söyledi: “Ölçüyü tam tutun” ölçtüğünüzde eksik ölçmeyin. İnsanların mallarını eksilten, ölçü ve tartıları eksik yapmak sûretiyle çalan böylelikle de “(insanları aldatıp) zarara sokanlardan olmayın. Dosdoğru” yani haksızlığa sapmayan, adaletle tartan “terazi ile tartın. İnsanlara ait hiçbir şeyi eksik vermeyin. Fesatçı olup da yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.”

184. “Sizi ve önceki nesileri yaratandan korkun.” Tek başına ve herhangi bir kimsenin ortaklığı olmaksızın sizi ve sizden öncekileri yoktan var eden yalnızca O olduğu için, siz de yalnızca O’na ibadet edin, O’nu tevhid edin. O, sizi var ettiği ve bunca nimetleri size ulaştırdığı için O’na şükrederek karşılık verin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"İnsanların hakkı olan şeyleri eksiltmeyin. Yeryüzünde günah işleyerek çokça bozgunculuk yapmayın."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. تَبْخَسُوا۟ tebhasu kısmayın kök: بخس
  3. ٱلنَّاسَ n-nase insanların kök: نوس
  4. أَشْيَآءَهُمْ eşya'ehum haklarını kök: شيا
  5. وَلَا ve la ve
  6. تَعْثَوْا۟ tea'sev karışıklık çıkarmayın kök: عثو
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. مُفْسِدِينَ mufsidine bozgunculuk yaparak kök: فسد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak…

  • Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde…

  • Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

  • Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    "Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İnsanları hakları olan şeylerden mahrum bırakmayın ve kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin!

Muhammed Esed

insanları hak ettikleri şeylerden yoksun bırakmayın; ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın;

Ahmed Hulusi

"İnsanların hakkını vermemezlik etmeyin ve düzgün düzeni bozmayın, dünyada taşkınlık yapmayın. "

Ali Bulaç

"İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Ali Özek ve heyeti

İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Ali Rıza Safa

"İnsanların eşyasının değerini düşürmeyin. Ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!"

Bayraktar Bayraklı

"İnsanların eşyalarını eksiltmeyiniz! Yeryüzünde kesinlikle bozgunculuk yapmayınız!"

Edip Yüksel

"Halkın hakkını kısmayın ve yeryüzünde kötülük işleyerek karışıklık çıkarmayın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Halkın hakkını kısmayın ve yeryüzünde kötülük işleyerek karışıklık çıkarmayın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcilikle fesada vermeyin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcılıkla fesada vermeyin

Erhan Aktaş

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

Gültekin Onan

"İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Hasan Basri Çantay

"İnsanların hakkından bir şey'i kısmayın. Yer (yüzün) de fesadcılar olarak bozgunculuk etmeyin".

İbni Kesir

İnsanların eşyasını azaltmayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Mehmet Alagaş

(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“İnsanların mal ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”

Süleyman Ateş

"İnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Süleymaniye Vakfı

İnsanlara, mallarını - haklarını eksik vermeyin; bozgunculuk yaparak ortalığı birbirine katmayın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların malını, sinsice eksiltmeyin; bozgunculuk yaparak ortalığı karıştırmayın.

Şaban Britch

İnsanların eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Şaban Piriş

İnsanların eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık çıkarmayın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And crown yourselves with equity", he said, "and do not scant peoples' goods and chattels, chattels personal and chattels real and

Abdul Haleem

do not deprive people of what is theirs. Do not spread corruption on earth.

Abdullah Yusuf Ali

"And withhold not things justly due to men, nor do evil in the land, working mischief.

Abul A'la Maududi

and do not deliver short, and do not go about creating mischief in the land,

Aisha Bewley

Do not diminish people’s goods and do not go about the earth, corrupting it.

Al-Hilali & Khan

"And defraud not people by reducing their things, nor do evil, making corruption and mischief in the land.

Ali Quli Qarai

and do not cheat the people of their goods. Do not act wickedly on the earth, causing corruption.

Amatul Rahman Omar

`And do not defraud people of their things. Do not go about acting corruptly, creating disorder in the country.

Arthur John Arberry

and diminish not the goods of the people, and do not mischief in the earth, working corruption.

Bijan Moeinian

"Do not cheat the people out of their rights, and do not spread corruption on earth. "

E. Henry Palmer

and do not cheat men of their goods; and waste not the land, despoiling it;

Edip-Layth

"Do not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting."

George Sale

and diminish not unto men ought of their matters; neither commit violence in the earth, acting corruptly.

Hamid S. Aziz

"And weigh with a true balance,

Mahmoud Ghali

And do not depreciate for mankind (the value) of their things, (i. e., their goods) and do not perpetrate (mischief) in the earth (as) corruptors.

Marmaduke Pickthall

Wrong not mankind in their goods, and do not evil, making mischief, in the earth.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;

Muhammad Asad

and do not deprive people of what is rightfully theirs; and do not act wickedly on earth by spreading corruption,

Mustafa Khattab

and do not defraud people of their property. Nor go about spreading corruption in the land.

Progressive Muslims

"And do not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting. "

Rashad Khalifa

"Do not cheat the people out of their rights, and do not roam the earth corruptingly.

Sahih International

And do not deprive people of their due and do not commit abuse on earth, spreading corruption.

Sam Gerrans

“And deprive not men of their possessions, and commit not evil in the earth, working corruption.

Shabbir Ahmed

And do not deprive people of what is rightfully theirs. And desist from creating corruption and disorder in the land.

Syed Vickar Ahamed

"And do not defraud (hold back) things that are truly due to men, and do no evil in the land, by making mischief.

Taqi Usmani

and do not make people short of their things, and do not spread disorder in the land as mischief-makers,

The Monotheist Group

"Anddo not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 183. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 183. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 183. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩