Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 99. ayet

Tâhâ suresi, 99. ayet. كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا

keẕâlike neḳuṣṣu `aleyke min embâi mâ ḳad sebeḳ. veḳad âteynâke mil ledünnâ ẕikrâ.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 96–102 · surenin 99. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 96

    Samiri, şöyle dedi: "Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi."

  2. Tâhâ 97

    Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.

  3. Tâhâ 98

    Sizin ilahınız ancak kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.

  4. 99

    (Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.

  5. Tâhâ 100

    Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.

  6. Tâhâ 101

    Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!

  7. Tâhâ 102

    O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

99. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e öncekilerin haberlerine ve geçmişlerin hallerine dair anlattığı kıssalardaki lütfunu dile getirmektedir. Bunlardan birisi de bu muazzam kıssa ve ihtiva ettiği hükümlerdir ki bu kıssayı Kitap ehlinden hiçbir kimsenin inkâr etmemektedir. Halbuki sen (ey Muhammed), öncekilerin haberlerini ders olarak okumadın. Bu haberleri bilen kimselerden de öğrenmedin. Senin onların durumuna dair kat’i ve gerçek olan şeyleri bildirmen, Allah’ın gerçek rasûlü olduğuna ve senin getirdiklerinin doğruluğuna açık bir delildir. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki sana katımızdan” oldukça büyük bir bağış, son derece üstün bir armağan olmak üzere “bir Zikir” yani (öğüt ve hatırlatmalar içeren) Kur’an’ı “verdik.” Çünkü Kur’an, geçmişlere ve geleceğe dair haberleri içerir. Allah’ın isimlerini, kamil sıfatlarını hatırlatır. Bu Zikir’de emir ve yasağa dair hükümler ile amellerin karşılığının verileceğine dair hükümler hatırlatılmaktadır. Kur’an, akılların ve fıtratların güzel ve mükemmel olduğuna tanıklık ettiği, olabildiğince güzel hükümleri getirmiştir. Yine Kur’an-ı Kerim, Yüce Allah’ın akıllarda ve fıtratlarda güzel olarak tevdi ettiği şeyleri hatırlatıcı olması yönüyle de biz Zikir’dir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Seni teselli etmesi için Musa ve Firavun'un, kavimlerine ait haberleri, geçmiş peygamberlerin ve ümmetlerinin haberlerini sana anlatıyoruz. Öğüt almak isteyenler alsın diye sana kendi katımızdan Kur'an'ı verdik.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَذَٰلِكَ kezalike böylece
  2. نَقُصُّ nekussu anlatıyoruz kök: قصص
  3. عَلَيْكَ aleyke sana
  4. مِنْ min -nden
  5. أَنۢبَآءِ enba'i haberleri- kök: نبا
  6. مَا ma
  7. قَدْ kad
  8. سَبَقَ ۚ sebeka geçmişlerin kök: سبق
  9. وَقَدْ ve kad gerçekten
  10. ءَاتَيْنَـٰكَ ateynake sana verdik kök: اتي
  11. مِن min -dan
  12. لَّدُنَّا ledunna katımız- kök: لدن
  13. ذِكْرًۭا zikran bir Zikir kök: ذكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha…

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    (Ey Muhammed!) Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak,…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    (Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş)

    Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir bölümünü dipnot 1 sana anlatıyoruz. Elbette sana tarafımızdan (gerçeği) hatırlatan (bir mesaj) verdik. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümlede yer alan [min] edatı Hz. Muhammed'e vahyedilen eskilere dair haberlerin bütün insanlığın hayatını içermediğini, içlerinden bir kısmının Hz. Muhammed'e vahyedildiğini göstermektedir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:34; A‘râf 7:101; Hûd 11:120; Kasas 28:3.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kıssaların anlatılma gerekçeleriyle ilgili bilgi için bkz. A‘râf 7:176; Hûd 11:120; Yûsuf 12:111; Kâf 50:37; Hâkka 69:12; Nâzi‘ât 79:26.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu şekilde, geçmişte yaşanmış birtakım olayların özüne ilişkin anlatımı sana sunmuş olduk; zira sana, katımızdan hatırlatıcı bir mesaj vermiş bulunuyoruz.

Muhammed Esed

İşte sana geçmişte olup bitenlerin mahiyetinden de böyle (bir üslup içinde) bahsediyoruz; çünkü katımızdan hatırlatıcı bir öğreti bahşettik sana.

Ahmed Hulusi

İşte böylece öne geçmiş olanların haberlerinden bazısını sana hikaye ediyoruz. . . Gerçek ki, sana ledünnümüzden bir zikir (hatırlatıcı) verdik.

Ali Bulaç

Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir (Kur'an) verdik.

Ali Rıza Safa

İşte böylece, geçmişin haberlerinden bir bölümünü sana anlatıyoruz. Kendi katımızdan, sana bir öğreti verdik.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber! İşte böylece, geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir öğüt verdik.

Edip Yüksel

Geçmişlerin haberlerini, sana böylece aktarıyoruz. Sana katımızdan bir mesaj vermiş bulunuyoruz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Geçmişlerin haberlerini, sana böylece aktarıyoruz. Sana katımızdan bir mesaj vermiş bulunuyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya Muhammed, işte sana böyle geçmişin önemli haberlerinden kıssa anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir zikir verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte sana böyle ya Muhammed geçmişin mühim haberlerinden kıssa naklediyoruz, şübhe yok ki sana ledünnümüzden bir zikir verdik

Gültekin Onan

Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.

Hasan Basri Çantay

Sana geçmiş (ümmet) lerin haberlerinden bir kısmını işte böylece anlatıyoruz. Şübhe yok ki sana tarafımızdan bir zikir vermişizdir.

İbni Kesir

Sana geçmişlerin haberlerinden bir kısmını işte böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana, katımızdan bir de zikir verdik.

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte geçmiş olanların haberlerinden sana böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (öğüt) verdik.

Süleyman Ateş

Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bir miktar anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir (geçmiş olaylardan bir anı) verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte böylece daha önce gelip geçenlerin haberlerinden bölümler anlatıyoruz. Sana katımızdan doğru bilgi (Zikir, kitap) verdik.

Şaban Britch

İşte böylece sana geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.

Şaban Piriş

Katımızdan sana verilmiş bir zikir olarak geçmişin haberlerinden işte bu şekilde anlatıyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir zikir vermişizdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus do We relate to you O Muhammad narratives of some of the proceeding generations, and We have given you by Our grace from Our realm in heaven a Book -Quran- helping you and the wide circle of the all to keep Allah in mind and to ponder His marvels,

Abdul Haleem

In this way We relate to you [Prophet] stories of what happened before. We have given you a Quran from Us.

Abdullah Yusuf Ali

Thus do We relate to thee some stories of what happened before: for We have sent thee a Message from Our own Presence.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), dipnot 1 thus do We recount to you the events of the past, and We have bestowed upon you from Ourself an admonition. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Now that the story of Prophet Moses (peace be upon him) comes to an end, the same theme, that was interrupted by this story, has been resumed.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the Quran about which it was said at the beginning of the Surah that it had not been sent down to put the Holy Prophet (peace be upon him) in distress, and that it was an admonition for the God-fearing.

Aisha Bewley

In this way We give you news of what has gone before and We have given you a reminder direct from Us.

Al-Hilali & Khan

Thus We relate to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) some information of what happened before. And indeed We have given you from Us a Reminder (this Qur’ân).

Ali Quli Qarai

Thus do We relate to you some accounts of what is past. Certainly We have given you a Reminder from Ourselves.

Amatul Rahman Omar

In this way do We relate to you some of the important news of the days gone by. And We have indeed granted you from Us a (sublime) Reminder (- the Qur'ân).

Arthur John Arberry

So We relate to thee stories of what has gone before, and We have given thee a remembrance from Us.

Bijan Moeinian

Thus I tell you about some events of the past to serve as a reminder.

E. Henry Palmer

Thus do we narrate to thee the history of what has gone before, and we have brought thee a reminder from us.

Edip-Layth

It is such that We relate to you the news of what has passed. We have given you from Us a remembrance.

George Sale

Thus do we recite unto thee, O Mohammed, relations of what hath passed heretofore; and we have given thee an admonition from us.

Hamid S. Aziz

"Your God is only Allah besides Whom there is no other God. He embraces all things in His knowledge."

Mahmoud Ghali

Thus We narrate to you (some) tidings of what has gone before; and We have already brought you a Remembrance from very close to Us.

Marmaduke Pickthall

Thus relate We unto thee (Muhammad) some tidings of that which happened of old, and We have given thee from Our presence a reminder.

Mohamed Ahmed - Samira

Thus do We narrate some account to you of what has gone before, and We have truly given you a Reminder of Our own.

Muhammad Asad

THUS DO WE relate unto thee some of the stories of what happened in the past; and [thus] have We vouchsafed unto thee, out of Our grace, a reminder.

Mustafa Khattab

This is how We relate to you ˹O Prophet˺ some of the stories of the past. And We have certainly granted you a Reminder[1] from Us.

Progressive Muslims

And it is such that We relate to you the news of what has passed. And We have given you from Us a remembrance.

Rashad Khalifa

We thus narrate to you some news from the past generations. We have revealed to you a message from us.

Sahih International

Thus, [O Muúammad], We relate to you from the news of what has preceded. And We have certainly given you from Us the Qur'an.

Sam Gerrans

Thus do We relate to thee from reports of what has gone before, and have given thee a remembrance from Us.

Shabbir Ahmed

(O Prophet) We thus tell you some news of what happened in the past. And We have given you a Reminder from Our Presence.

Syed Vickar Ahamed

Like this do We tell you some stories about what happened before: And indeed, We have sent you (O Prophet!) A Message from Our Own Presence.

Taqi Usmani

This is how We narrate to you certain events of what has passed, and We have given to you, from Ourself, a (book of) advice.

The Monotheist Group

And it is such that We tell to you the news of whathas passed. And We have given you from Us a remembrance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 99. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 99. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 99. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩