Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 39. ayet

Tâhâ suresi, 39. ayet. أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ

eni-ḳẕifîhi fi-ttâbûti faḳẕifîhi fi-lyemmi felyülḳihi-lyemmü bissâḥili ye'ḫuẕhü `adüvvül lî ve`adüvvul leh. veelḳaytü `aleyke meḥabbetem minnî. velituṣne`a `alâ `aynî.

Diyanet İşleri

"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 36–42 · surenin 39. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 36

    Allah, şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"

  2. Tâhâ 37

    "Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."

  3. Tâhâ 38

    "Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

  4. 39

    "Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."

  5. Tâhâ 40

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"

  6. Tâhâ 41

    "Ben seni kendim için seçtim."

  7. Tâhâ 42

    "Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 37–39. ayetler için yazılmıştır.

37-38. Yüce Allah, kulu ve rasûlü İmrân oğlu Mûsâ’ya din, vahiy, risalet ve dileklerini kabul etmek suretiyle ihsan ettiği lütuflarını söz konusu ettikten sonra onun yetişmesi ve hayatının çeşitli aşamalarındaki nimetlerini de zikrederek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki sana başka bir sefer de” henüz süt emdiğin yaşlarda iken Firavun’dan korkan annene, seni sandığa koymasını ilham ettiğimizde de “lütufta bulunmuştuk.” Zira Firavun İsrailoğullarının çocuklarının boğazlanmasını emretmişti. Annesi de onu saklamış ve boğazlanacağından çok korkmuştu. Daha sonra onu sandığa bırakmış, bu sandığı da Mısır’daki Nil nehrine atmıştı. Yüce Allah, suya o sandığı kıyıya bırakmasını emretmişti. Allah’ın ve Mûsâ’nın en ileri derecedeki düşmanının onu almasını ve onun çocukları arasında beslenip büyümesini takdir edip şartlarını hazırlamıştı.

39. Ayrıca onu görenin gözdesi olmasını da sağlamıştı. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Üzerine tarafımdan bir sevgi/sevimlilik koydum.” O nedenle onu gören herkes mutlaka severdi. “Gözümün önünde yetiştirilesin diye…” Yani benim nezaretim, korumam ve himayem altında terbiye edilip büyütülesin diye. Son derece şefkat ve merhamet sahibi, kulunun menfaatlerini gerçekleştirmeye ve ona gelecek her türlü zararı def etmeye kadir olanın himayesinden daha üstün bir himaye ve daha mükemmel bir gözetim olabilir mi? Mûsâ, bir halden başka bir hale geçti mi mutlaka Yüce Allah, bu hali onun menfaatine yönlendirirmiştir. Yüce Allah’ın Mûsâ’nın işlerini, onun faydasına yönlendirmesinin güzel örneklerinden birisi de şudur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Annesine ilham ederek şöyle buyurduk: Onu doğurduktan sonra bir sandığa koy ve nehre bırak. Bizim emrimizle nehir onu kıyıya çıkaracaktır. Benim ve onun düşmanı onu alacaktır. Bu düşman Firavun'dur. Kendi katımdan sana bir sevgi bahşettim ve bunun üzerine insanlar seni sevdi. Gözetimim, korumam ve gözümün önünde yetişmen için bunu yaptım.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَنِ eni ki
  2. ٱقْذِفِيهِ kzifihi onu koy kök: قذف
  3. فِى fi
  4. ٱلتَّابُوتِ t-tabuti sandığa
  5. فَٱقْذِفِيهِ fekzifihi ve at kök: قذف
  6. فِى fi
  7. ٱلْيَمِّ l-yemmi suya kök: يمم
  8. فَلْيُلْقِهِ felyulkihi onu bıraksın kök: لقي
  9. ٱلْيَمُّ l-yemmu su kök: يمم
  10. بِٱلسَّاحِلِ bis-sahili sahile kök: سحل
  11. يَأْخُذْهُ ye'huzhu onu alacaktır kök: اخذ
  12. عَدُوٌّۭ aduvvun düşman olan kök: عدو
  13. لِّى li bana
  14. وَعَدُوٌّۭ ve aduvvun ve düşman olan kök: عدو
  15. لَّهُۥ ۚ lehu ona
  16. وَأَلْقَيْتُ ve elkaytu ve koydum kök: لقي
  17. عَلَيْكَ aleyke senin üzerine
  18. مَحَبَّةًۭ mehabbeten bir sevgi kök: حبب
  19. مِّنِّى minni benden
  20. وَلِتُصْنَعَ velitusnea yetiştirilmen için kök: صنع
  21. عَلَىٰ ala önünde
  22. عَيْنِىٓ ayni gözümün kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قذف (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…

  • Aynı kök: يمم (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Bu yüzden onlardan intikam aldık. Ayetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.

  • Aynı kök: يمم (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu…

  • Aynı kök: يمم (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah,…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    "Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Gerçek fotoğraf1
  • Nil Nehri

    Gerçek fotoğraf

    Nil Nehri

    Yûsuf ve Mûsâ kıssalarının geçtiği Mısır coğrafyasını anlamak için tarihsel bağlam görselidir.

    Ayet: Yûsuf 21 · Tâhâ 39

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Sarbast.T.Hameed
    Tarih
    2016-08-14 12:32:24
    Lisans
    CC BY-SA

    Sarbast.T.Hameed · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Onu (Musa'yı) sandığa koy ve onu nehre bırak! Nehir onu kıyıya bıraksın; benim de onun da düşmanı olan biri onu alsın!" Sana tarafımdan bir sevgi vermiştim; böylece gözetimimde yetiştirilesin diye (böyle yapmıştık).

Mustafa İslamoğlu

"Onu sandığa koy, ardından da o sandığı suyun akıntısına bırak; akıntı onu kıyıya ulaştıracaktır; Bana düşman olan ve ona da düşman olacak olan biri ona sahip çıkacaktır."İşte Ben, seni daha (o zamandan) katımdan bir muhabbetle kuşatmıştım ki, gözlemimiz altında yetiştirilesin diye.

Muhammed Esed

O'nu bir sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak; ırmak o'nu kıyıya çıkaracaktır; Bana düşman olan biri ve o'na ilerde düşman olacak olan biri o'nu oradan alıp evlat edinecektir. Ve (böylece daha o çağda) Kendi katımdan kutlu bir sevgiyle seni kuşattım ki, gözümün önünde yetişip olgunlaşasın.

Ahmed Hulusi

"Onu (Musa'yı) sandığa koy. . . Sandığı da ırmağa bırak. . . Irmak Onu sahile kavuştursun ki, benim de Onun da düşmanı (olan) Onu alsın! Senin üzerine, Benden bir muhabbet bıraktım. . . Gözümün önünde yetiştirilmen için. "

Ali Bulaç

"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim."

Ali Özek ve heyeti

Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.

Ali Rıza Safa

"Onu sandığa koy ve ırmağa bırak. Irmak, Onu kıyıya çıkaracak; Benim düşmanım ve onun da düşmanı olan, Onu alsın. Gözümün önünde yetiştirilmen için, senin üzerine sevgimi bıraktım!"

Bayraktar Bayraklı

Musa'yı sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine tarafımdan bir sevgi attım.

Edip Yüksel

"‘Onu bir sandığa koyup ırmağa at. Irmak da onu kıyıya atsın ve Bana da ona da düşman olan birisi onu alsın.' diye... Gözümün önünde yetişesin diye sana sevgimi yağdırmıştım."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

''Onu bir sandığa koyup ırmağa at. Irmak da onu kıyıya atsın ve Bana da ona da düşman olan birisi onu alsın.' diye... Gözümün önünde yetişesin diye sana sevgimi yağdırmıştım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu sandığın içine koy, denize bırak, deniz de onu sahile bıraksın, onu hem Bana düşman, hem ona düşman biri alsın! Ve senin üzerine, gözetimim altında yetiştirilesin diye, katımdan bir sevgi koydum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onu tabut içine koy da deryaya bırak, derya da onu sahile, bıraksın, onu hem bana düşman hem ona düşman biri alsın ve üzerine benden bir sevgi koydum ki hem nezaretim altında yetiştirilesin

Erhan Aktaş

"Onu sandığa koy da suya dipnot 1 bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nil'e.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onu sandığa koy da suya dipnot 1 bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nil'e.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu sandığa koy da suya dipnot 1 bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın. Ve korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nil'e.

Gültekin Onan

"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim."

Hasan Basri Çantay

(37-38-39) "Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.

İbni Kesir

Onu bir sandığa koy da suya bırak. Su onu kıyıya atar. Bana da, ona da düşman olan birisi onu alır. Gözümün önünde yetişesin diye, senin üzerine katımdan bir sevgi koydum.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ'yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alsın. Sana da ey Mûsâ! Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım."

Süleyman Ateş

"Onu sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır." "Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine benden bir sevgi koydum (görenler senin üzerine koyduğum bu sevgiden ötürü sana meftun oldular)."

Süleymaniye Vakfı

"Musa'yı şu sandığa koy da suya /Nil nehrine bırak, nehir onu kıyıya atsın, benim ve onun düşmanı olan biri onu alsın." Seni sevimli bir çocuk kıldım ki gözümün önünde yetiştirilesin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Musa'yı sandığa koy, suya bırak da sular onu kıyıya atsın, benim de onun da düşmanı olan biri onu alsın" demiştik. Üzerine de katımızdan bir sevgi koymuştuk ki gözümüzün önünde yetişesin dipnot 1 "

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat. "Her türlü tehlikeden uzak, sevgiyle büyütülesin diye"

Şaban Britch

Musa’yı bir sandığa koy ve nehre (Nil'e) bırak. Nehir onu kıyıya atsın da, onu benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye üzerine muhabbet bıraktım.

Şaban Piriş

-Musa'yı bir sandığa koy ve nehre bırak! Nehir onu kıyıya çıkarır. Onu, benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kılmıştım.

Yaşar Nuri Öztürk

"Onu tabuta koyup ırmağa bırak! Irmak onu sahile götürsün ki, benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Put the child in the chest", We said, "and throw the chest into the river, the waves will drive the chest to the bank and there shall he be picked up by a common enemy of Mine and of his". And I endowed you with the prerogative of amiability and I had an eye upon you so that you grow and develop under My observation.

Abdul Haleem

"Put your child into the chest, then place him in the river. Let the river wash him on to its bank, and he will be taken in by an enemy of Mine and his." I showered you with My love and planned that you should be reared under My watchful eye.

Abdullah Yusuf Ali

"'Throw (the child) into the chest, and throw (the chest) into the river: the river will cast him up on the bank, and he will be taken up by one who is an enemy to Me and an enemy to him': But I cast (the garment of) love over thee from Me: and (this) in order that thou mayest be reared under Mine eye.

Abul A'la Maududi

'Put the baby into a chest and then throw him in the river. The river will throw him up on the shore, and then an enemy of Mine and an enemy of his will take him.' And I spread My love over you in order that you might be reared in My sight.

Aisha Bewley

"Place him into the box and throw it into the sea and the sea will wash it up on the shore, where an enemy of Mine and his will pick it up. " I showered you with love from Me so that you would be brought up under My supervision.

Al-Hilali & Khan

"Saying: ‘Put him (the child) into the Tabût (a box or a case or a chest) and put it into the river (Nile); then the river shall cast it up on the bank, and there, an enemy of Mine and an enemy of his shall take him.’ And I endued you with love from Me, in order that you may be brought up under My Eye.

Ali Quli Qarai

"Put him in the casket, and cast it into the river. Then the river will cast it on the bank, and he shall be picked up by an enemy of Mine and an enemy of his." And I cast upon you a love from Me, and that you might be reared under My eyes.

Amatul Rahman Omar

"Place him (- Moses) in the chest and put it into the river. The river will cast it on to the bank and the person who is My enemy as well as his will pick him up." And I endowed you with My love with the result that you were brought up before My eyes and under My protection.

Arthur John Arberry

"Cast him into the ark, and cast him into the river, and let the river throw him up on the shore. An enemy of Mine and his shall take him." And I loaded on thee love from Me, and to be formed in My sight,

Bijan Moeinian

"I told your mother: “put baby Moses in a box and let the river carry him to our mutual enemy (Pharaoh. )" I made you a lovely child and brought you up under My personal supervision.”

E. Henry Palmer

"Hurl him into the ark, and hurl him into the sea; and the sea shall cast him on the shore, and an enemy of mine and of his shall take him;" - for on thee have I cast my love, that thou mayest be formed under my eye.

Edip-Layth

"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. I placed upon you a love from Me and that you shall be raised under My eye."

George Sale

put him into the ark, and cast him into the river, and the river shall throw him on the shore; and my enemy and his enemy shall take him and bring him up; and I bestow on thee love from me, that thou mightest be bred up under my eye.

Hamid S. Aziz

"When We inspired your mother with the message,

Mahmoud Ghali

(Saying), ‘"Hurl him in the coffer, then hurl it in the main; so let the main cast it on the shore. An enemy of Mine and his will take him." And I cast on you belovedness from Me, and to be worked out under My Eye (i.e., to be chosen for my Revelation).

Marmaduke Pickthall

Saying: Throw him into the ark, and throw it into the river, then the river shall throw it on to the bank, and there an enemy to Me and an enemy to him shall take him. And I endued thee with love from Me that thou mightest be trained according to My will,

Mohamed Ahmed - Samira

'Put him in a wooden box and cast it in the river. The river will cast it on the bank. An enemy of Ours, and his, will retrieve it.' We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.

Muhammad Asad

Place him in a chest and throw it into the river, and thereupon the river will cast him ashore, [and] one who is an enemy unto Me and an enemy unto him will adopt him. "And [thus early] I spread Mine Own love over thee -and [this] in order that thou might be formed under Mine eye.

Mustafa Khattab

‘Put him into a chest, then put it into the river. The river will wash it ashore, and he will be taken by ˹Pharaoh,˺ an enemy of Mine and his.’ And I endeared you with love from Me ˹O Moses˺[1] so that you would be brought up under My ˹watchful˺ Eye.

Progressive Muslims

"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. And I placed upon you a love from Me and that you shall be raised under My eye."

Rashad Khalifa

"Saying: 'Throw him into the box, then throw him into the river. The river will throw him onto the shore, to be picked up by an enemy of Mine and an enemy of his.' I showered you with love from Me, and I had you made before My watchful eye.

Sahih International

[Saying], 'Cast him into the chest and cast it into the river, and the river will throw it onto the bank; there will take him an enemy to Me and an enemy to him. ' And I bestowed upon you love from Me that you would be brought up under My eye.

Sam Gerrans

“‘Hurl thou him into the chest, and hurl thou it into the water; the water will cast him upon the shore. An enemy to Me and an enemy to him will take him.’ And I cast upon thee love from Me, and that thou be wrought under My eye

Shabbir Ahmed

Saying, "Place him (the baby Moses) in a box, and cast the box into the river. The river will cast it on to the bank, and it will be picked up by the one who considers Me and him (Moses) as his enemy. O Moses! I prepared you for this day with love, and reared you before My Sight.

Syed Vickar Ahamed

" ‘Put [the child, (baby Musa)] in the chest, and put (the chest) into the river: The river will put him up on the bank, and there he will be taken up by one who is an enemy to Me and is an enemy to him’: And I placed love over you (O Musa,) from Me: And (this way) you may be brought up under My eye.

Taqi Usmani

that is, ‘Put him (the baby) in the chest, then cast it into the river, then let the river throw it by the shore, and it will be picked up by one who is enemy to Me and enemy to him.’ And I had cast love on you from Myself (so that you might be favourite of all), and that you might be brought up under My eye.

The Monotheist Group

"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. And I placed upon you a love from Me. And that you shall be raised under My eye."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩