Tîn suresi · 4–6. ayetler

İnsanın en güzel biçimde yaratılışı ve düşüşü

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Tîn suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tîn suresi, 4. ayet. لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış,

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki biz insanı en güzel şekilde yaratırız,

    Ahmed Hulusi

    Gerçekten biz "İnsan"ı en güzel bir surette yarattık.

    Ali Bulaç

    Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.

    Ali Özek ve heyeti

    biz insanı en güzel biçimde yarattık.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, insanı, en güzel biçimde yarattık.

    Bayraktar Bayraklı

    - Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz.

    Edip Yüksel

    Biz insanı en güzel olgunlukta yarattık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki biz insanı en güzel bir biçimde yarattık

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki insanı en iyi biçimde yarattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki insanı en iyi biçimde yarattık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki insanı en iyi biçimde yarattık.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık

    Hasan Basri Çantay

    biz, hakıykat, insanı en güzel bir biçimde yaratdık.

    İbni Kesir

    Doğrusu Biz; insanı en güzel biçimde yarattık,

    Mehmet Alagaş

    (1-8) İncire ve zeytine , Sina dağına ve bu güvenli / emin beldeye yemin olsun ki , Gerçekten biz insanı en güzel biçimde / kıvamda yarattık. Sonra onu aşağılıkların en aşağılığına / esfale saafiliine çevirdik . Ancak iman edenler ve salih amel işleyenler hariçtir. Ki onlar için tükenmez / kesilmez bir ödül / ecir vardır. Bu ardından s ana dini yalanlatan nedir? Hükmedenlerin / yargı kararı verenlerin hâkimi de Allah değil midir?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

    Süleyman Ateş

    Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Daha önemlisi şunları bilmenizdir:) İnsanı, en güzel donanımda yaratırız.

    Şaban Britch

    Biz, insanı en güzel şekilde yarattık.

    Şaban Piriş

    Biz, insanı en güzel şekilde yarattık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.

  2. Tîn suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tîn suresi, 5. ayet. ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ

    Diyanet İşleri

    Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.

    Mehmet Okuyan

    Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.

    Mustafa İslamoğlu

    sonra onu başlangıç noktasının en dibine döndürmüşüzdür.

    Muhammed Esed

    ve sonra onu aşağıların en aşağısına indiririz,

    Ahmed Hulusi

    Sonra da onu esfeli safiliyn'e (dünyaya/dünyasına) reddettik!

    Ali Bulaç

    Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, onu, aşağıların en aşağısına çevirdik.

    Bayraktar Bayraklı

    - Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz.

    Edip Yüksel

    Sonra onu aşağıların aşağısı kıldık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra onu aşağıların aşağısı kıldık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına kaktık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra da çevirdik Esfel-i Safilin'e kaktık

    Erhan Aktaş

    Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.

    Gültekin Onan

    Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.

    İbni Kesir

    Sonra onu, aşağıların aşağısına döndürdük.

    Mehmet Alagaş

    (1-8) İncire ve zeytine , Sina dağına ve bu güvenli / emin beldeye yemin olsun ki , Gerçekten biz insanı en güzel biçimde / kıvamda yarattık. Sonra onu aşağılıkların en aşağılığına / esfale saafiliine çevirdik . Ancak iman edenler ve salih amel işleyenler hariçtir. Ki onlar için tükenmez / kesilmez bir ödül / ecir vardır. Bu ardından s ana dini yalanlatan nedir? Hükmedenlerin / yargı kararı verenlerin hâkimi de Allah değil midir?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha sonra, onu aşağıların en aşağısına döndürdük.

    Süleyman Ateş

    Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra (yaptığı yanlışlar yüzünden) onu aşağıların en aşağısına düşürdük. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Maide 5/60, A'raf 7/179. Tevrat'ta şu ifade geçer: "Tanrı insanı doğru yarattı, ancak onlar farklı yollara yöneldiler." (
      Vaiz 7:29 — Eski Ahit, Vaiz; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Vaiz 7:29

      Bulduğum tek şey: 2 Tanrı insanları doğru yarattı, 2 Oysa onlar hâlâ karmaşık çözümler arıyorlar.”

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra (yaptığı yanlışlar yüzünden) onu aşağıların en aşağısına indiririz.

    Şaban Britch

    Daha sonra, onu aşağıların en aşağısına indirdik.

    Şaban Piriş

    Daha sonra, onu aşağıların en aşağısına indirdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık.

  3. Tîn suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tîn suresi, 6. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

    Diyanet İşleri

    Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlar hariç. Onlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ancak (tekamül yolculuğunda), imanda sebat eden ve o imanla uyumlu hareket edenleri kesintisiz bir ödül beklemektedir.

    Muhammed Esed

    iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır!

    Ahmed Hulusi

    Sadece (hakikatine) iman edip imanın gereğini uygulayanlar hariç! İşte onlar için kesilmeyen bir karşılık vardır!

    Ali Bulaç

    iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar başkadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip iyi amel yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Edip Yüksel

    Ancak gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar hariç; onlara kesintisiz bir ödül vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak inanıp erdemli davrananlar hariç; onlara kesintisiz bir ödül vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka; onlar için kesilmez bir mükafat vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak iyman edip yarar ameller yapan kimseler başka, onlar için kesilmez bir ecir vardır.

    Erhan Aktaş

    Ancak iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 84:28. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnanan ve salihatı yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Gültekin Onan

    Ancak inanıp salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Ancak iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar başka. Çünkü onlar için (bitmez) kesilmez mükafat vardır.

    İbni Kesir

    Yalnız iman edip salih amel işleyenler müstesna. Onlara kesintisiz mükafat vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1-8) İncire ve zeytine , Sina dağına ve bu güvenli / emin beldeye yemin olsun ki , Gerçekten biz insanı en güzel biçimde / kıvamda yarattık. Sonra onu aşağılıkların en aşağılığına / esfale saafiliine çevirdik . Ancak iman edenler ve salih amel işleyenler hariçtir. Ki onlar için tükenmez / kesilmez bir ödül / ecir vardır. Bu ardından s ana dini yalanlatan nedir? Hükmedenlerin / yargı kararı verenlerin hâkimi de Allah değil midir?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak iman edip salih ameller işleyenler ayrı. Onlar için kesintisiz bir ecir vardır.

    Süleyman Ateş

    Yalnız inanıp iyi işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başkadır. Onlara tükenmeyecek ödül vardır.

    Şaban Britch

    Fakat iman edip salih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.

    Şaban Piriş

    Kendilerine kesintisiz bir ödül verilecek olan iman edip doğruları yapanlar dışında.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edip hayra ve barışa yönelik iş üretenler müstesna. Bunlar için kesintisiz bir ödül vardır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.