Yâsîn suresi · 51–54. ayetler

Sûra üfürülüş ve kabirlerden çıkış

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Yâsîn suresi, 51. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 51. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلْأَجْدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ

    Diyanet İşleri

    Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken sura üflenmiştir, ve işte o zaman hemen mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.

    Muhammed Esed

    Ve (sonra yeniden diriliş) suru üflenecek; işte o zaman tümü kabirlerinden çıkarak Rablerine doğru koşacaklar!

    Ahmed Hulusi

    Sur'a nefholunmuştur! Bir de bakarsın ki onlar kabirleri hükmünde olan bedenlerinden çıkmış, Rablerine (hakikatlerini fark etme aşamasına) koşuyorlar!

    Ali Bulaç

    Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp giderler.

    Ali Özek ve heyeti

    Nihayet Sûra üfürülecek. Birde bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.

    Ali Rıza Safa

    Çünkü boruya üflenmiştir. İşte o zaman, mezarlarından, Efendilerine doğru koşarlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Sur'a üfürülünce bir de bakarsın ki onlar bulundukları yerden kalkıp, koşarak Rabblerine giderler.

    Edip Yüksel

    Boruya üflenince, onlar mezarlarından kalkıp Efendi'lerine koşacaklar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Boruya üflenince, onlar mezarlarından kalkıp Rab'lerine koşacaklar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sur üfrülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de sur üfürülmüştür ne baksınlar kabirlerinden rablarına doğru akın ediyorlardır

    Erhan Aktaş

    Sur'a dipnot 1 üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine akın ederler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sur'a üflenme; toplanmayı veya tehlikeyi, bir şeyin başlamasını veya bitmesini haber vermek için bir borunun, düdüğün veya sirenin çalınmasına benzer bir şeyi çağrıştırmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sur'a dipnot 1 üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine akın ederler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sur'a üflenme; toplanmayı veya tehlikeyi, bir şeyin başlamasını veya bitmesini haber vermek için bir borunun, düdüğün veya sirenin çalınmasına benzer bir şeyi çağrıştırmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sur'a dipnot 1 üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine koşarlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sur'a üflenme; toplanmayı veya tehlikeyi, bir şeyin başlamasını veya bitmesini haber vermek için bir borunun, düdüğün veya sirenin çalınmasına benzer bir şeyi çağrıştırmaktadır.

    Gültekin Onan

    Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp giderler.

    Hasan Basri Çantay

    "Suur" a üfürülmüşdür. Artık bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp) Rablerine doğru koşup gidiyorlar.

    İbni Kesir

    Sur'a üflendi. Bir de bakarsınız ki onlar kabirlerinden koşarak Rabblarına doğru çıkmaktadırlar.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden Rablerine doğru koşarak çıkarlar.

    Süleyman Ateş

    Sur'a üflendi. İşte onlar kabirlerden Rablerine koşuyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sura üflenince derhal kabirlerinden kalkacak, hızla Rablerine doğru akın edecekler;

    Şaban Britch

    Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden Rablerine doğru koşarak çıkarlar.

    Şaban Piriş

    Sur'a üflenince, kabirlerinden kaldırılıp, Rab'lerinin huzurunda sıralanacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sura üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar.

  2. Yâsîn suresi, 52. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 52. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler."

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler) "Ah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırıp (uyandırdı)? Bu, dipnot 1 Rahmân'ın vadettiği (gün)dür; (demek ki) elçiler gerçeği söylemiş!" diyecekler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [hâzâ] kelimesi hem kendinden önceki tamlamayla hem de kendinden sonraki cümleyle ilişkili bir konumda olduğu için [markadinâ] ve [hâzâ] ifadeleri arasında [sekte] vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    "Eyvah! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?" diyecek (ve cevabı kendileri verecek)ler: "Rahman'ın vaad ettiği bu olsa gerek; demek ki gönderilen elçiler doğru söylemişler!"

    Muhammed Esed

    "Eyvah!" diyecekler, "Kim bizi (ölüm) uykumuzdan uyandırdı?" (Bunun üzerine onlara şöyle denecek:) "İşte Rahman'ın vaad ettiği budur! Demek ki O'nun elçileri doğru söylemişlerdi!"

    Ahmed Hulusi

    (O vakit) dediler ki: "Vay bize! (Dünya) uykumuzdan kim bizi yeni bir yaşam boyutuna geçirdi? Bu, Rahman'ın vadettiğidir ve Rasuller doğru söylemiştir. " (Hadis: İnsanlar uykudadır, ölümü tadınca uyanırlar!)

    Ali Bulaç

    Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

    Ali Özek ve heyeti

    (İşte o zaman:) Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahmân’ın vâdettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! derler.

    Ali Rıza Safa

    "Vay başımıza gelene!" derler; "Mezarımızdan, bizi kim kaldırdı?" "Bağışlayanın bize sözünü verdiği, işte budur; gönderilenler, doğruyu söylemişler!"

    Bayraktar Bayraklı

    İşte o zaman, "Vah bize, kim bizi bulunduğumuz yerden kaldırdı? Rahman'ın vaad ettiği buymuş. Peygamberler doğru söylemiş" derler.

    Edip Yüksel

    "Vay halimize" derler, "Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın söz verdiği şeydi. Demek elçiler doğru söylemişti."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Vay halimize' derler, 'Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın söz verdiği şeydi. Demek elçiler doğru söylemişti.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eyvah başımıza gelenlere! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? O Rahmin'ın va'd buyurduğu işte buymuş. Gönderilen peygamberler doğru söylemişler derler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Eyvah, başımıza gelenlere derler: kim kaldırdı bizi uyuduğumuz yerden? Bu işte, o Rahmanın va'd buyurduğu, doğru imiş o gönderilen Resuller

    Erhan Aktaş

    "Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı dipnot 1 ? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet, kabir azabının uydurma olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Kabir azabı olsaydı, yattıkları yerden kaldırıldıkları için, keşke kaldırılmasaydık anlamında "eyvah" derler miydi? Azap gören bir kimse, kaldırıldığına üzülür müydü?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? dipnot 1 Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet, kabir azabının uydurma olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Kabir azabı olsaydı, yattıkları yerden kaldırıldıkları için, keşke kaldırılmasaydık anlamında "eyvah" derler miydi? Azap gören bir kimse, kaldırıldığına üzülür müydü?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Rasuller doğru söylemişler." dediler.

    Gültekin Onan

    Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip kaldırdı? Bu, Rahmanın vaadettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

    Hasan Basri Çantay

    (O zaman şöyle) demişlerdir: "Eyvah bize! Uyuduğumuz yerden bizi kim kaldırdı? Bu (Ba's) çok esirgeyici (Allah) ın va'd etdiği şey. Gönderilen (peygamber) ler (meğer) doğru söylemiş".

    İbni Kesir

    Derler ki: Yazıklar olsun bize, yattığımız yerden kim kaldırdı bizi? İşte bu, Rahman'ın vaadetmiş olduğudur. Ve peygamberler doğru söylemişlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler, gerçekten doğru söylemiştir." derler.

    Süleyman Ateş

    Dediler: "Vah bize, bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman'ın va'dettiği şey budur. Demek peygamberler doğru söylemiş!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Ey vah! … Yatağımızdan bizi kim kaldırdı dipnot 1 ?" diyeceklerdir. Denecek ki; "İşte Rahman'ın tehdit ettiği şey. Demek ki, elçiler doğru söylemişler."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu sözü kafirler söyler. Müminlerle ilgili olarak şöyle buyrulmuştur: "Sizi çağıracağı gün, Allah'ım ne iyi yaptın! diyerek karşılık verir; dünyada pek az kaldığınızı zannedersiniz." (İsra 17/52)

    Şaban Britch

    Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler, derler.

    Şaban Piriş

    -Eyvah bize, mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın tehdididir. Demek ki elçiler doğru söylemiş, derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler."

  3. Yâsîn suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 53. ayet. إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

    Diyanet İşleri

    Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.

    Mehmet Okuyan

    (Bekledikleri), müthiş bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki hepsi (huzurumuzda) hazır kılınmışlardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Sadece bir tek bela çığlığı: olan bitenin hepsi bu! Ve hemen ardından herkes huzurumuzda boy gösterecek.

    Muhammed Esed

    Yalnızca bir tek patlama olur ve derken tümü önümüzde sıralanırlar (ve onlara şöyle denir:)

    Ahmed Hulusi

    Sadece tek bir sayha (İsrafil'in sur'u) oldu. . . Bir de bakarsın ki onlar toptan huzurumuzda hazır kılınmıştır.

    Ali Bulaç

    O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Olan müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.

    Ali Rıza Safa

    Yalnızca benzersiz bir gürleme; işte o zaman, toplanarak, Bizim karşımıza getirileceklerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    Olan, müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.

    Edip Yüksel

    Sadece bir patlama... Hemen huzurumuza toplanıp getirilirler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sadece bir patlama... Hemen huzurumuza toplanıp getirilirler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Başka değil, sadece bir sayha olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Başka değil, sade bir tek sayha olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza ihzar edilmişlerdir

    Erhan Aktaş

    Sadece tek bir sayha dipnot 1 ! İşte o zaman onların tamamı huzurumuza getirilirler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şiddetli bir ses, korkunç bir çığlık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sadece tek bir sayha! dipnot 1 İşte o zaman onların tamamı huzurumuza getirilirler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şiddetli bir ses, korkunç bir çığlık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sadece tek bir sayha! dipnot 1 İşte o zaman onların tamamı huzurumuza getirilirler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şiddetli bir ses, korkunç bir gürültü.

    Gültekin Onan

    O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.

    Hasan Basri Çantay

    (Bu), birtek sayhadan başkası değildir. Artık onlar topdan (ve) derhal izhaaren önümüze getirilmişlerdir.

    İbni Kesir

    Sadece bir tek çığlık olmuştur. Ve bir de bakarsınız ki; onların hepsi birden huzurumuza getirilmişlerdir.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sadece korkunç bir ses olur. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.

    Süleyman Ateş

    Sadece bir tek gürültü olur, hemen onların hepsi huzurumuza getirilirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tek bir haykırış olacak, hepsi derhal huzurumuza çıkarılacaktır.

    Şaban Britch

    Yalnızca korkunç bir çığlık. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.

    Şaban Piriş

    Yalnızca korkunç bir çığlık... Derhal onların hepsi huzurumuza gelmiş olacaklar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Topu topu korkunç titreşimli bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır.

  4. Yâsîn suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 54. ayet. فَٱلْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    O gün kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.

    Mehmet Okuyan

    (Artık) bugün, kimse haksızlığa uğratılmayacak ve size de yaptıklarınızdan başka karşılık verilmeyecektir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Konuyla ilgili ayetlerden anlaşılıyor ki iyiliklerin ödülleri "en az" o iyilik kadar, hatta sınırsız olabilir. Kötülüklerin karşılığı ise affedilmezse "en fazla" o kötülük kadardır. Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Enfâl 8:60; Yûnus 20:27; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe' 78:36.

    Mustafa İslamoğlu

    Artık bugün hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacak ve sadece yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.

    Muhammed Esed

    "Bugün hiç kimseye en küçük bir haksızlık yapılmayacak ve (yeryüzünde) yaptıklarınız dışında hiçbir şeyden sorumlu tutulmayacaksınız!"

    Ahmed Hulusi

    O süreçte hiçbir nefse en ufak bir şey zulmedilmez. . . Yaptıklarınızdan başkası ile cezalandırılmazsınız (yaptıklarınızın sonuçlarını yaşarsınız)!

    Ali Bulaç

    İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız.

    Ali Rıza Safa

    "Artık bugün, hiç kimseye haksızlık yapılmaz. Yaptıklarınızdan başkasıyla da karşılık görmezsiniz!"

    Bayraktar Bayraklı

    İşte o gün hiçbir kimseye herhangi bir haksızlık yapılmayacaktır. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

    Edip Yüksel

    Bugün hiç kimseye en ufak bir haksızlık edilmez ve yaptığınızın karşılığından başkasını da görmezsiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu gün hiç kimseye en ufak bir haksızlık edilmez ve yaptığınızın karşılığından başkasını da görmezsiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Artık bugün hiç kimseye zerrece zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık bu gün hiç kimseye zerrece zulmedilmez, ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz

    Erhan Aktaş

    Artık bugün kişi, hiçbir haksızlık görmeyecek. Sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık bugün kişi, hiçbir haksızlık görmeyecek. Sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık bugün kişi, hiçbir haksızlık görmeyecek. Sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

    Gültekin Onan

    İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.

    Hasan Basri Çantay

    İşte bugün kimseye hiçbir şeyle haksızlık edilmez. Siz de yapar olduğunuzdan başkasiyle mukaabele görmezsiniz.

    İbni Kesir

    Artık bugün, kimseye hiç bir haksızlıkta bulunulmaz. Ve siz, yapar olduklarınızdan başkasıyla cezalandırılmazsınız.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz işlediğinizin ancak karşılığını görürsünüz.

    Süleyman Ateş

    O gün, hiç kimseye bir haksızlık yapılmaz ve siz ancak yaptığınızın cezasını çekersiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün kimseye yanlış yapılmayacak; sadece yaptığınızın karşılığını göreceksiniz.

    Şaban Britch

    Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz ve ne yapmışsanız ancak onun karşılığını göreceksiniz.

    Şaban Piriş

    Ve o gün, hiç kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmeyecek ve ne yapmışsanız ancak onun karşılığını göreceksiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün hiçbir canlıya, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Sizler, sadece yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılırsınız.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.