Yûnus suresi

Yûnus suresi, 47. ayet

Yûnus suresi, 47. ayet. وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

velikülli ümmetir rasûl. feiẕâ câe rasûlühüm ḳuḍiye beynehüm bilḳisṭi vehüm lâ yużlemûn.

Diyanet İşleri

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 44–50 · surenin 47. ayeti / 109

Konu Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti Yûnus 41–53 3

  1. Yûnus 44

    Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.

  2. Yûnus 45

    Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

  3. Yûnus 46

    Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

  4. 47

    Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

  5. Yûnus 48

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

  6. Yûnus 49

    De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

  7. Yûnus 50

    De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!" (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Geçmiş ümmetlerden “her ümmetin” kendilerini Allah’ı tevhid etmeye ve Allah’ın dinini kabul etmeye çağıran “bir peygamberi vardır. Rasûlleri” onlara âyet ve mucizelerle “geldiği zaman” kimisi onu doğruladı, kimileri de yalanladı. Onların “aralarında” Allah tarafından mü’minlerin kurtarılması ve yalanlayanların helak edilmesi şeklinde “adaletle hükmedilir ve” peygamberlerin gönderilmesinden ve delillerin açıklanmasından önce yahut da suçsuz yere azap edilmek sureti ile “onlara zulmedilmez.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Geçmiş her ümmetin kendilerine gönderilmiş olan bir peygamberi vardır. Kendilerine tebliğ olunması istenen şey onlara ulaşıp da onu yalanladıklarında peygamber ve o peygamberin gönderildiği ümmet arasında adaletle hükmedilir. Allah, o peygamberi fazlı ile kurtarır ve onları da adil bir şekilde helak eder. Amellerinin karşılığının verilmesi hususunda onlara hiçbir şekilde zulmedilmez.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِكُلِّ velikulli ve hepsi için vardır kök: كلل
  2. أُمَّةٍۢ ummetin ümmetin kök: امم
  3. رَّسُولٌۭ ۖ rasulun bir resulu kök: رسل
  4. فَإِذَا feiza ne zaman ki
  5. جَآءَ ca'e geldiğinde kök: جيا
  6. رَسُولُهُمْ rasuluhum resulleri kök: رسل
  7. قُضِىَ kudiye hükmedilir kök: قضي
  8. بَيْنَهُم beynehum aralarında kök: بين
  9. بِٱلْقِسْطِ bil-kisti adaletle kök: قسط
  10. وَهُمْ ve hum ve onlar
  11. لَا la
  12. يُظْلَمُونَ yuzlemune haksızlığa uğratılmazlar kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde)…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Ümmet

    Musa'nın kavminden (insanları) hak ile doğru yola ileten ve onunla adaletli davranan bir topluluk da vardı.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Ümmet

    Yarattıklarımızdan, hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır.

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Her ümmetin bir elçisi vardır. dipnot 1 Elçileri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara haksızlık edilmez.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:42; Ra‘d 13:7; Hicr 15:10; Nahl 16:36, 63; Fâtır 35:24; Zuhruf 43:6. Ayrıca İsrâ 17:15'te geçtiği üzere, vahiy birilerine hiç ulaşmamış veya doğru ulaşmamış ise o kişilere de vahiyle ilgili azap edilmeyeceği ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Her ümmet için bir elçi olagelmiştir: ve onlara elçileri geldikten (ve hakikati tebliğ ettikten) sonradır ki ancak aralarında adil yargıda bulunulabilir; onlara asla haksızlık da yapılmaz.

Muhammed Esed

Her ümmet için mutlaka bir elçi olagelmiştir: ancak (her ümmetin) elçisi geldikten (ve tebliğini yaptıktan) sonra onlar hakkında bütünüyle adaletle yargıda bulunulur; ve onlara asla haksızlık yapılmaz.

Ahmed Hulusi

Her ümmet için (Hakk'ı bildiren) bir Rasul vardır. . . Rasulleri geldiği vakit aralarında adl üzere (hak ettiklerine göre) hükmolunur. . . Onlar zulme uğratılmazlar.

Ali Bulaç

Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.

Ali Özek ve heyeti

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

Ali Rıza Safa

Her toplumun bir elçisi vardır. Elçiler onlara geldiğinde, aralarında adaletle yargı verilir; onlara haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiğinde, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlara asla zulmedilmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Her bir toplum için bir elçi vardır. Elçileri geldiği zaman adaletle yargılanırlar ve hiç zulmedilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her ümmetin bir peygamberi vardır; o peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir, hiçbirine zulmedilmez

Elmalılı Hamdi Yazır

Her ümmet için bir Resul vardır, o Resulleri geldiği vakıt aralarında adaletle huküm verilir, hiçbirine zulmedilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her ümmetin dipnot 1 bir resulü dipnot 2 vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında hakkaniyetle hükmedilir. Asla haksızlığa uğratılmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Topluluğun.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir elçisi. Bu elçi ahiretteki elçidir. Zira bu ayet, Ahiret hayatıyla ilgilidir.

Gültekin Onan

Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar.

Hasan Basri Çantay

Her ümmetin bir peygamberi vardır. Resulleri geldiği zaman aralarında adaletle hükm edilir ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

İbni Kesir

Her ümmetin bir rasulü vardır. Onların rasulleri gelince aralarında adaletle hükmedilir. Ve asla zulme uğratılmazlar.

Mehmet Alagaş

(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Her ümmet için bir rasûl vardır. (Ahirette) onlara Rasulleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.

Süleyman Ateş

Her ümmetin bir elçisi vardır. Elçileri gel(ip de bunlar onu yalanlay)ınca aralarında adaletle hükmolunur, onlara hiç haksızlık edilmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her toplumun(ümmetin) bir elçisi vardır. Elçileri yanlarına geldiği zaman, aralarında hakka uygun şekilde hükmedilir. Onlara haksızlık yapılmaz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ahiretteki yargılamanın, elçinin şahitliğinde olduğunu gösteren ayetler yazılacak.

Şaban Britch

Her ümmet için bir rasûl vardır. (Ahirette) Onlara Resulleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.

Şaban Piriş

Her ümmet için bir resul vardır. Onlara Resulleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Her ümmet için bir resul öngörülmüştür. Resulleri gelince, aralarında adaletle hüküm verilir. Hiçbir zulme uğratılmazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

To every people, generation or nation has a Messenger been sent to admonish them to seek Allah, their Creator and draw near to him. Following his death, the legacy of thought and the message of truth were committed to a delegate until another Messenger was sent, And in Day of judgment shall every Messenger bear witness to his peoples' response, and people shall be judged and every one is rendered his due and no one shall be wronged.

Abdul Haleem

Every community is sent a mes-senger, and when their messenger comes, they will be judged justly; they will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

To every people (was sent) a messenger: when their messenger comes (before them), the matter will be judged between them with justice, and they will not be wronged.

Abul A'la Maududi

A Messenger is sent to every people; dipnot 1 and when their Messenger comes, the fate of that people is decided with full justice; they are subjected to no wrong. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the word ummat does not merely mean a nation or a community but includes all those people whom the message of a Messenger reaches after his appointment, even though he may not be alive among them. More than this: as long as his teachings remain intact and within the reach of everyone to ascertain what they really are, all such people will be treated and judged as his ummat and their cases decided with justice in accordance with (Ayat 47). According to this standard, all the people of the world are the ummat of Prophet Muhammad (peace be upon him), and will remain so, as long as the Quran continues to be published in its original and complete form as today. That is why it has not been said, "There is a Messenger in every ummat" but “There is a Messenger for every ummat.”
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, when the message of a Messenger reaches a people, they should know that henceforth they are on trial and that no excuse would be accepted that they were ignorant of it. Then judgment is passed on them with scrupulous justice. Those, who accept the message and mend their way in accordance with it, are declared to be worthy of Allah’s blessings, and those who reject it are doomed to a torment that may be inflicted both in this world and in the next world or only in the Hereafter.

Aisha Bewley

Every nation has a Messenger and when their Messenger comes everything is decided between them justly. They are not wronged.

Al-Hilali & Khan

And for every Ummah (a community or a nation) there is a Messenger; when their Messenger comes, the matter will be judged between them with justice, and they will not be wronged.

Ali Quli Qarai

There is an apostle for every nation; so when their apostle comes, judgement is made between them with justice, and they are not wronged.

Amatul Rahman Omar

And for every nation there is a Messenger. So when their Messenger (of God) comes, the issue between them is judged with all fairness, and they are not done injustice to.

Arthur John Arberry

Every nation has its Messenger; then, when their Messenger comes, justly the issue is decided between them, and they are not wronged.

Bijan Moeinian

Every nation is blessed with a prophet (to tell them what is right and what is wrong. ) They will be tried at the presence of their own prophet so that no one be unjustly sentenced (for not having heard the truth.)

E. Henry Palmer

Every nation has its apostle; and when their apostle comes to them, it is decided between them with justice, and they are not wronged.

Edip-Layth

For every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.

George Sale

Unto every nation hath an apostle been sent: And when their apostle came, the matter was decided between them with equity; and they were not treated unjustly.

Hamid S. Aziz

Whether We show you something of that which We promised them, or whether We will take you to Ourself, still unto Us is their return; and Allah is also a witness to what they do.

Mahmoud Ghali

And for every nation there is a Messenger, so when their Messenger comes, (the case) is decreed between them with equity, and they are not done an injustice.

Marmaduke Pickthall

And for every nation there is a messenger. And when their messenger cometh (on the Day of Judgment) it will be judged between them fairly, and they will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

For every people there is an apostle; and when their apostle is come the matter is decided between them equitably, and no one is wronged.

Muhammad Asad

NOW every community has had an apostle; and only after their apostle has appeared [and delivered his message] is judgment passed on them, in all equity; and never are they wronged.

Mustafa Khattab

And for every community there is a messenger. After their messenger has come,[1] judgment is passed on them in all fairness, and they are not wronged.

Progressive Muslims

And for every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.

Rashad Khalifa

To each community, a messenger. After their messenger comes, they are judged equitably, without the least injustice.

Sahih International

And for every nation is a messenger. So when their messenger comes, it will be judged between them in justice, and they will not be wronged

Sam Gerrans

And for every community is a messenger; then when their messenger comes, it will be concluded between them with equity, and they will not be wronged.

Shabbir Ahmed

For every nation there has been a Messenger. And he always explained to them the distinction between justice and injustice. The Law of Requital has never unjustly dealt with any nation.

Syed Vickar Ahamed

And for every nation a messenger was sent when their messenger has come (and told them), the matter will be decided between them justly, and they will not be wronged.

Taqi Usmani

For every people there is a messenger. So, when their messenger comes, the matter is decided between them with justice, and they are not wronged.

The Monotheist Group

And for every nation is a messenger; so when their messenger comes, the matter is decreed between them with justice, and they are not wronged.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩