Diyanet İşleri
Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 25. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ
fenteḳamnâ minhüm fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmükeẕẕibîn.
Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere kız isnadı ve atalara uyma Zuhruf 15–25 3
Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.
İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz" demiş olmasınlar.
(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: "Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım."
"Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir."
İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
25. “Biz de” onlar, bu batıl şüphelerine dayanarak hakkı yalanlayıp reddettikleri için “onlardan intikam aldık. Yalanlayanların âkıbetlerinin nasıl olduğuna bir bak!” O halde bunlar, yalanlamalarını sürdürmekten sakınsınlar. Yoksa öncekilerin başına gelenlerin bir benzeri onların başına da gelir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Senden önce resulleri yalanlayan ümmetleri helak edip onlardan intikam aldık. Resullerini yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak. Kesinlikle sonuç elem verici olmuştur.
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Aynı kök: نقم (17 geçiş)
(3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak…
Aynı kök: نقم (17 geçiş)
De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz de onlardan intikam almıştık. dipnot 1 Bak yalanlayanların sonu nasıl olmuştu!
Bunun üzerine, Biz de onlara yaptıklarının acısını tattırdık: Bak(ın) işte, hakikati yalanlayanların sonu nasılmış gör(ün)!
Ama sonunda onlardan intikamımızı aldık; işte bakın hakikati yalanlayanların sonu ne oldu!
Bunun üzerine onlardan intikam aldık. . . Yalanlayanların sonu nasıl oldu bir bak!
Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?
Biz de onlardan intikam aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?
Bunun üzerine, hak ettikleri cezayı onlara verdik. Artık, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?
Biz de bundan dolayı onları cezalandırmıştık. Yalancıların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Biz de onlardan öc aldık. Yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Biz de onlardan öc aldık. Yalanlayanların sonu nasıl olduğuna bir bak.
Bunun üzerine Biz de onlardan intikamını aldık. Bak o yalan söylüyorsun diyenlerin sonu nasıl oldu?
Onun üzerine biz de onlardan intikamını aldık da bak o tekzib edenlerin akıbeti nasıl oldu?
Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?
Bunun üzerine biz de onlardan intikaam aldık. İşte bak, tekzib edenlerin akıbeti nice oldu!
Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
(15-25) Onun kullarından O'na bir parça / bir cüz isnat ettiler, muhakkak ki insan apaçık örtbas edendir / görmezden gelendir / kafirdir, yarattığı kızları kendine edindi de oğlanları size mi bıraktı? Onlardan herhangi birisine Rahmana isnad ettiği gibi kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü simsiyah olur ve öfkelenir , Süs içerisinde yetiştirilen ve tartışmada açık ve net olamayan kimse mi? / kız çocuğu mu? Rahman'ın kulları Melekleri de dişi yaptılar, peki onların yaratılmalarına şahit miydiler? Şahitliklerini (Şahitmiş gibi konuşmalarını) yazacağız ve onları sorgulayacağız, eğer Rahman dileseydi onlara (Meleklere) kulluk yapmazdık dediler, o nların bunun hakkında herhangi bir bilgileri yok. Onlar muhakkak yalan tahminde bulunuyorlar / hars ediyorlar, Ondan önce / kitaptan önce onlara kitap vermişiz de ona mı tutunuyorlar . (Herhangi bir veriye dayanmıyorlar) Bilakis dediler ki bizler atalarımızı bir ümmet olarak bulduk ve eserleri üzere yol buluyoruz. (Gördüğünü taklit, d ayanılacak bir veri değil ki) Yine böyle, senden önce bir memlekete uyarıcı kimi gönderdiysek oranın refahta olanları / müreffeh olanları dediler ki , biz atalarımızı ümmet olarak bulduk ve kesinlikle izleri üzere / eserleri üzere takipçileriz. Babalarınızı üzerinde bulduğumuzdan daha hidayet edeni / daha iyi yola ileteni getirmiş olsam da mı? dediğinde ise dediler ki sizinle gönderilen şeyleri yok say ıyoruz. Onlardan intikam aldık, Hadi Bak! yalancıların sonu / akıbeti nasıl oldu.
Bunun üzerine biz de onlardan intikam aldık. Bir bak! Yalanlayanların akıbeti nasıl oldu?
Biz de onlardan öç aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?
Sonra onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalan söyleyip duranların sonunun ne olduğuna bir bak dipnot 1 !
Bunun arkasından onlara hak ettikleri cezayı vermişizdir. Yalan söyleyip duran o insanların ne hale geldiklerini bir düşün!
Biz de onlardan intikam aldık Bir bak, yalanlayanların akibeti nasıl oldu?
Biz de onları cezalandırmıştık. Bir bak, yalanlayanların akibeti nasıl oldu?
Bunun üzerine onlardan öç aldık. Bir bak, nice olmuştur o yalanlayanların sonu!
In consequence We took just vengeance on them; and there you can see what was the end of those who denied the truth.
We punished them: think about how those who rejected the Truth met their end.
So We exacted retribution from them: now see what was the end of those who rejected (Truth)!
Then We exacted retribution from them. So do consider the end of those who gave the lie (to the Prophets).
So We took revenge on them. And see the final fate of the deniers!
So We took revenge on them, then see what was the end of those who denied (Islâmic Monotheism).
Thereupon We took vengeance on them; so observe how was the fate of the deniers.
So We were displeased with them. Behold! how miserable was the end of those who cried lies (to Our Prophets).
So We took vengeance upon them; and behold how was the end of them that cried lies.
In consequence, I took vengeance on them. See what the destiny of the rejecters of the Truth was.
Then we took vengeance on them, and see how was the end of those who called the (apostles) liars.
Consequently, We took revenge upon them. So see what the consequence of the deniers was!
Wherefore We took vengeance on them: And behold what hath been the end of those who accused our apostles of imposture.
So We inflicted retribution on them, then see how was the end of the rejecters.
Then We took vengeance upon them; so look into how was the end of the beliers.
So We requited them. Then see the nature of the consequence for the rejecters!
Then We punished them. So look at the fate of those who denied.
And so We inflicted Our retribution on them: and behold what happened in the end to those who gave the lie to the truth!
So We inflicted punishment upon them. See then what was the fate of the deniers!
Consequently, We took revenge upon them. So see how was the consequences of the deniers.
Consequently, we requited them. Note the consequences for the rejectors.
So we took retribution from them; then see how was the end of the deniers.
So We took vengeance on them; then see thou how was the final outcome of the deniers.
And so We requited them. Then see what the outcome of the deniers was.
So We took the toll from them: Now see what was the end of those who rejected (the Word of Allah)!
So, We took revenge from them. Now look, how was the end of those who rejected (Our messengers).
Consequently, We took revenge upon them. So see how was the consequences of the deniers.