Diyanet İşleri
(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 24. ayet. قَٰلَ أَوَلَوْ جِئْتُكُم بِأَهْدَىٰ مِمَّا وَجَدتُّمْ عَلَيْهِ ءَابَآءَكُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ
ḳâle evelev ci'tüküm biehdâ mimmâ vecettüm `aleyhi âbâeküm. ḳâlû innâ bimâ ürsiltüm bihî kâfirûn.
(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere kız isnadı ve atalara uyma Zuhruf 15–25 3
Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.
İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz" demiş olmasınlar.
(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: "Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım."
"Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı (onlara uyacaksınız)?” hidâyete ulaşmak için bana uymayacak mısınız? “dediğinde onlar: Şüphesiz biz, sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz, dediler.” Böylelikle onların hakka ve hidâyete tâbi olmak istemedikleri, asıl maksatlarının batılın ve hevânın ardından gitmek olduğu anlaşılmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Resulleri onlara şöyle demiştir: "Ben, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu size getirmiş olsam da mı bana uymazsınız?" Onlar da şöyle demişlerdir: "Şüphesiz, biz senin ve senden önceki resullerin gönderildikleri şeyi inkâr ediyoruz."
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Dediler ki: "Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hakimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Elçi) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine de bana uymaz mısınız?)" deyince, onlar "Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz!" demişlerdi. dipnot 1
(O peygamberler de): "Ne yani, ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu göstersem de mi?" dedi(ler). Cevapları şu oldu: "Sizinle gönderildiğini (iddia ettiğiniz) şeylerin gerçekliğini kabul etmiyoruz."
(Bunun üzerine her peygamber) "Nasıl?" derdi, "Atalarınızı inanır bulduğunuzdan daha iyi bir kılavuz getirmiş olsam da mı?" Berikiler, buna, "Sizin mesajlarınızda bir doğruluk payı olduğunu inkar ediyoruz!" diye cevap verirlerdi.
(Hz. Rasulullah) dedi ki: "Eğer size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğruyu getirmişsem de mi?" Dediler ki: "İrsal olunduğun bilgiyi reddederiz!"
(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: "Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?" Onlar da demişlerdi ki: "Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız."
Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine mi bana uymazsınız)? deyince, dediler ki: Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.
Dedi ki: "Atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir yol gösteren getirmiş olsam da mı?" Şöyle dediler: "Aslında, sizinle gönderileni inkar ediyoruz!"
Peygamberler, "Size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsakda mı?" diye sormuştu. Onlar da, "Şüphesiz biz, seninle gönderileni kesinlikle inkar ediyoruz" diye cevap vermişlerdi.
O da, "Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş isem de mi?" derdi. Onlar da, "Sizin getirdiğiniz mesajı inkar ediyoruz" derlerdi.
O da, 'Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş isem de mi?' derdi. Onlar da, 'Sizin getirdiğiniz mesajı inkar ediyoruz,' derlerdi.
(Uyarıcı): "Size atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirdimse de mi?" deyince, onlar: "Biz sizin gönderildiğiniz şeylere inanmıyoruz" dediler.
Ya, dedi: size atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirdimse de mi? Ha! dediler: biz o sizin gönderildiğiniz şeylere inanmıyoruz
Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene kafirlik dipnot 1 ediyoruz." dediler.
Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderilene Kafirlik dipnot 1 ediyoruz." dediler.
Size, "Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" deyince, onlar: "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz." dediler.
(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: "Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?" Onlar da demişlerdi ki: "Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız."
(O peygamberlerden her biri şöyle) dedi: "Ben, atalarınızı üstünde bulunduğunuzdan daha doğrusunu size getirdimse de mi"? Onlar da "Biz, dediler, o sizin gönderildiğiniz şeylere (doğru da olsa) küfr edicileriz".
Şayet size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmişsem; yine mi bana uymazsınız? deyince, dediler ki: Doğrusu sizin gönderildiğiniz şeyi, biz inkar ediyoruz.
(15-25) Onun kullarından O'na bir parça / bir cüz isnat ettiler, muhakkak ki insan apaçık örtbas edendir / görmezden gelendir / kafirdir, yarattığı kızları kendine edindi de oğlanları size mi bıraktı? Onlardan herhangi birisine Rahmana isnad ettiği gibi kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü simsiyah olur ve öfkelenir , Süs içerisinde yetiştirilen ve tartışmada açık ve net olamayan kimse mi? / kız çocuğu mu? Rahman'ın kulları Melekleri de dişi yaptılar, peki onların yaratılmalarına şahit miydiler? Şahitliklerini (Şahitmiş gibi konuşmalarını) yazacağız ve onları sorgulayacağız, eğer Rahman dileseydi onlara (Meleklere) kulluk yapmazdık dediler, o nların bunun hakkında herhangi bir bilgileri yok. Onlar muhakkak yalan tahminde bulunuyorlar / hars ediyorlar, Ondan önce / kitaptan önce onlara kitap vermişiz de ona mı tutunuyorlar . (Herhangi bir veriye dayanmıyorlar) Bilakis dediler ki bizler atalarımızı bir ümmet olarak bulduk ve eserleri üzere yol buluyoruz. (Gördüğünü taklit, d ayanılacak bir veri değil ki) Yine böyle, senden önce bir memlekete uyarıcı kimi gönderdiysek oranın refahta olanları / müreffeh olanları dediler ki , biz atalarımızı ümmet olarak bulduk ve kesinlikle izleri üzere / eserleri üzere takipçileriz. Babalarınızı üzerinde bulduğumuzdan daha hidayet edeni / daha iyi yola ileteni getirmiş olsam da mı? dediğinde ise dediler ki sizinle gönderilen şeyleri yok say ıyoruz. Onlardan intikam aldık, Hadi Bak! yalancıların sonu / akıbeti nasıl oldu.
“Ya ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirdi isem de mi” dedi. Onlar: "Biz, sizinle gönderilene kâfir kimseleriz." dediler.
"Ben size, babalarınızı, üzerinde bulduğunuz(din)den daha doğrusunu getirmiş olsam da (yine babalarınızın yolunu)mu (tutacaksınız)?" dedi. "Doğrusu biz sizinle gönderilen mesajı tanımıyoruz." dediler.
O da: "Peki ya size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirdiysem?" deyince, onlar şöyle dediler: "Biz sizinle gönderilen mesajları tanımayız dipnot 1 ."
Uyarıda bulunan kişi de onlara:"Size getirdiğim, atalarınızı bağlı bulduğunuz dinden daha doğruysa ne olacak?" deyince şöyle demişlerdir: "İşin doğrusu biz sizinle gönderilen dinin kafirleriyiz (onu görmek ve duymak istemiyoruz)".
Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir şey getirmiş olsam da mı? dedi. Onlar: Biz, sizinle gönderilene kâfir kimseleriz dediler.
-Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir şey getirmiş olsam da mı? dedi. Onlar: -Biz, sizinle gönderileni tanımıyoruz, dediler.
Uyarıcı dedi: "Peki, ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha iyi yol göstereni getirmiş olsam da mı?" Dediler: "Doğrusu, biz seninle gönderilen şeyi tanımıyoruz."
And when the Messenger said to them: " Even if I present you with what belongs to the highest region of thought and reality and is more guiding than that you found your fathers bent on and it guides you into all truth"? Yet they said: "But we do not acknowledge your mission nor do we give credence to your message".
The messenger said, ‘Even though I bring you a truer religion than what you saw your fathers following?’ and they replied, ‘But we do not believe the message you bring.’
He said: "What! Even if I brought you better guidance than that which ye found your fathers following?" They said: "For us, we deny that ye (prophets) are sent (on a mission at all)."
Each Prophet asked them: "Will you do so even if we were to show you a way better than the way of your forefathers?" They answered: “We disbelieve in the religion with which you have been sent.”
Say: ‘What if I have come with better guidance than what you found your fathers following?’ They say, ‘We reject what you have been sent with. ’
(The warner) said: "Even if I bring you better guidance than that which you found your fathers following?" They said: "Verily, we disbelieve in that with which you have been sent."
He would say, ‘What! Even if I bring you a better guidance than what you found your fathers following?!’ They would say, ‘We indeed disbelieve in what you are sent with. ’
(Thereupon the Warner to them) said, `(Would you still follow the wrong course in their footsteps) even though I bring a (teaching giving) better guidance than that on which you found your fathers. ' They said, `We are disbelievers altogether (in the teaching) with which you are sent.'
Say: 'What, though I should bring you a better guidance than you found your fathers upon?' They say, 'We disbelieve in that you were sent with. '
Every Prophet would ask, "What if I guide you to a better path than the footsteps of your forefathers?" They would simply reply: “We do not care about your way!”
Say, 'What! if I come to you with what is a better guide than what ye found your fathers agreed upon?' and they will say, 'Verily, we, in what ye are sent with disbelieve!'
He said, "What if I brought to you better guidance than what you found your fathers upon?" They said, "We reject the message you deliver."
And the preacher answered, what, although I bring you a more right religion than that which ye found your fathers to practise? And they replied, verily we believe not that which ye are sent to preach.
He (The Warner) said, "What! Even if I bring to you a better guide than that in which you found your fathers?" They said, "Lo! We deny that you are sent (or that with which you are sent). "
He said, " (Even) if I should come to you with a better guidance than you found your fathers upon?" They said, "Surely we are disbelievers in what you have been sent with. "
(And the warner) said: What! Even though I bring you better guidance than that ye found your fathers following? They answered: Lo! in what ye bring we are disbelievers.
"Even if I bring you a better guidance, " he rejoined, "than the one you found your fathers on?" Still they said: "We do not believe in what you have brought. "
[Whereupon each prophet] would say, "Why, even though I bring you guidance better than that which you found your forefathers believing in?" - [to which] the others would reply, “Behold, we deny that there is any truth in [what you claim to be] your messages!”
Each ˹warner˺ asked, "Even if what I brought you is better guidance than what you found your forefathers practicing?" They replied, “We totally reject whatever you have been sent with.”
He said: "What if I brought to you better guidance than what you found your fathers upon" They said: "We are disbelievers in that with which you have been sent. "
(The messenger) would say, "What if I brought to you better guidance than what you inherited from your parents?" They would say, "We are disbelievers in the message you brought."
[Each warner] said, "Even if I brought you better guidance than that [religion] upon which you found your fathers?" They said, "Indeed we, in that with which you were sent, are disbelievers. "
He said: “What — though I bring you better guidance than what you found your fathers upon?” They said: “We are deniers of that wherewith you have been sent,”
(Whereupon the Prophet would say), "Why! Even though I bring you better guidance than that you found your ancestors following?" They replied, "Behold, We deny what you are sent with. "
He (the warner) said: "Even if I brought you better guidance than that which you found your fathers following?" They said: "Verily, for us, we deny that you (prophets) are sent (for any purpose at all). "
He said, "Even if I bring to you something better in guidance than that on which you have found your fathers?" They said, “We totally disbelieve in what you are sent with.”
He said: "What if I brought to you better a guidance than what you found your fathers upon?" They said: "We are disbelievers in that with which you have been sent."