Diyanet İşleri
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Abese suresi · 24–32. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Abese suresi, 24. ayet. فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Bu insan, yiyeceğine bir baksın!
İnsanoğlu yediklerine bir baksın:
Öyleyse insan, yiyeceklerin(in kaynağın)a bir baksın:
İnsan yediğine bir baksın!
Bir de insan, yediğine bir bakıversin;
İnsan, yediğine bir baksın!
Madem öyle, insan, yiyeceklerine bir baksın.
İnsan, yediğine bir baksın!
İnsan, yiyeceğine bir baksın!
İnsan, yiyeceğine bir baksın!
Bir de o insan yiyeceğine baksın!
Bir de insan taamına baksın
O insan dipnot 1 yiyeceğine bir baksın!
O insan dipnot 1 yiyeceğine bir baksın!
İnsan dipnot 1 yiyeceğine bir baksın!
Bir de insan, yediğine bir bakıversin;
Öyle ya, o insan (bir kerre) yediğine baksın.
Öyle ya insan yiyeceğine bir baksın.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
İnsan yiyeceğine bir baksın.
İnsan şu yiyeceğine baksın.
O insan, yiyeceğine bir baksın!
O adam bir de yiyeceğine baksın.
İnsan yemeğine bir baksın.
İnsan yemeğine bir baksın.
Hadi, bakıversin insan, kendi yiyeceğine!
Abese suresi, 25. ayet. أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Suyu bolca indirdik.
Elbet suyu tarifsiz bir cömertlikle Biz indirmekteyiz;
(nasıl) suyu bolca indirmekteyiz;
Doğrusu biz o suyu bolca akıtıp döktük.
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık.
Suyu akıttıkça akıttık.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Biz suyu döktükçe döktük.
Biz suyu döktükçe döktük.
Biz, o suyu bir döküş (bol bol) dökmekteyiz.
Biz o suyu bir döküş dökmekteyiz
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Hakıykat biz, o suyu (yağmuru) bol bol dökdük.
Doğrusu Biz; o suyu, bol bol indirdik.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Şüphesiz biz suyu/yağmuru döktükçe döktük.
Biz suyu iyice döktük.
Suyu (gökten) bol bol, biz boşalttık.
Suyu, bolca biz yağdırdık.
Ki, biz suyu döktükçe döktük.
Ki, biz suyu döktükçe döktük.
Biz suyu döktük de döktük.
Abese suresi, 26. ayet. ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا
Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
Toprağı yardıkça yardık.
sonra toprağı tarifsiz bir incelikle yarmaktayız;
ve sonra toprağı (daha da büyüterek) parça parça yarmaktayız,
Sonra arzı bir şakk ile yardık da (böylece),
Sonra yeri yardıkça yardık;
Sonra toprağı göz göz yardık da
Sonra, yeryüzünü yardıkça yardık.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Toprağı yardıkça yardık.
Toprağı yardıkça yardık.
Sonra o yeryüzünü bir yarış (iyiden iyiye) yarmaktayız.
Sonra o Arzı bir yarış yarmaktayız
Sonra yeri yardıkça yardık.
Sonra yeri yardıkça yardık.
Sonra yeri yardıkça yardık.
Sonra yeri yardıkça yardık;
Sonra toprağı iyiden iyi yardık.
Sonra toprağı iyiden iyiye yardık.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sonra toprağı iyiden iyiye yardık!
Sonra toprağı güzelce yardık da,
Sonra yeri (o suyla) parça parça ettik dipnot 1 .
Sonra toprağı çatlak çatlak ettik.
Sonra yeri yardıkça yardık.
Sonra yeri yardıkça yardık.
Sonra yeryüzünü yardık da yardık.
Abese suresi, 27. ayet. فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Orada (toprakta) taneler yetiştirdik.
derken orada tohumu yetiştirmekteyiz...
bu sayede ondan tahıllar yetiştirmekteyiz,
Orada ekinler yetiştirdik.
Böylece onda taneler bitirdik,
oradan ekinler bitirdik.
Ardından, çekirdekler yetiştirdik.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Ve orada taneler bitirdik,
Ve orada taneler bitirdik,
Bu şekilde orada daneler,
Bu suretle onda daneler
Böylece orada taneler yetiştirdik;
Böylece orada taneler yetiştirdik;
Böylece orada taneler yetiştirdik;
Şöylece onda taneler bitirdik,
Bu suretle onda dane (ler) bitirdik,
Böylece orada tane bitirdik.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Ve orada taneler bitirdik.
Orada bitirdik: Dane,
Böylece orada tahıl bitirdik.
Arkasından orada daneler bitirdik,
Ve orada taneler bitirdik.
Ve orada taneler bitirdik.
Ardından orada daneler bitirdik.
Abese suresi, 28. ayet. وَعِنَبًا وَقَضْبًا
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Üzüm ve sebze,
Mesela üzüm bağları, sebze bahçeleri,
ve üzüm bağları ve yenebilir otlar,
Üzüm, taze yonca,
Üzümler, yoncalar,
Üzüm bağları, sebzeler,
Üzümler ve yoncalar.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Üzümler, çayırlar,
Üzümler, çayırlar,
üzümler ve yoncalar,
Üzümler, yoncalar
Üzümler, sebzeler,
Üzümler, sebzeler,
Üzümler, sebzeler,
Üzümler, yoncalar,
Üzüm (ler), yonca (lar),
Üzüm ve yonca,
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Üzümler ve yoncalar,
Üzüm, yonca,
Üzüm, yonca,
Üzümü, yoncayı,
Üzümler, yoncalar.
Üzümler, sebzeler..
Üzümler, yoncalar,
Abese suresi, 29. ayet. وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Zeytin ve hurma,
zeytinlik ve hurmalıklar,
zeytin ağaçları ve hurmalıklar,
Zeytin, hurma,
Zeytinler, hurmalar,
zeytin ve hurma ağaçları,
Zeytinler ve hurmalar.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Zeytinler, hurmalar,
Zeytinler, hurmalar,
zeytinlikler ve hurmalıklar,
Zeytinlikler hurmalıklar
Zeytinler, hurmalar,
Zeytinler, hurmalar,
Zeytinler, hurmalar,
Zeytinler, hurmalar,
Zeytinlik (ler), hurmalık (lar),
Zeytin ve hurma,
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Zeytinler ve hurmalar,
Zeytin, hurma,
zeytin, hurma,
Zeytini, hurmayı,
Zeytinler, hurmalar.
Zeytinler, hurmalar..
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Abese suresi, 30. ayet. وَحَدَآئِقَ غُلْبًا
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Gür (ağaçlı) bahçe,
balta girmemiş sulak ormanlar,
ve ağaçlarla dolu bahçeler,
Sık ve iri ağaçlı bahçeler,
Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler.
iri ve sık ağaçlı bahçeler,
Sık ağaçlı bahçeler.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
afaka ser çekmiş dilber (gönül alan) bahçeler,
Afaka ser çekmiş dilber bağçeler
Dalları iç içe girmiş bahçeler,
Dalları iç içe girmiş bahçeler,
Dalları iç içe girmiş bahçeler,
Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler.
Sık ve bol ağaçlı (diğer) bahçeler,
Sık ve bol ağaçlı bahçeler.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sık ağaçlı bahçeler,
İri ve gür bahçeler,
gür bitkili bahçeler,
Gür bitkili bahçeleri,
İri ağaçlı bahçeler.
İri ağaçlı bahçeler.
Gür çimenli, bol ağaçlı bahçeler,
Abese suresi, 31. ayet. وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Meyve ve çayır,
meyveli ve meyvesiz bitkiler;
meyveler ve otlar,
Meyve ve çayır,
Meyveler ve otlaklıklar,
meyveler ve çayırlar.
Meyveler ve sebzeler.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Meyveler ve sebzeler...
Meyveler ve sebzeler...
meyveler, çayırlar; neler yetiştirmekteyiz.
Meyveler, çayırlar neler yetiştirmekteyiz
Meyveler ve otlaklar.
Meyveler ve otlaklar.
Meyveler ve otlaklar.
Meyveler ve otlaklıklar,
Meyve (ler), mer'a (lar bitirdik).
Meyve ve mer'a.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Meyveler ve otlaklar,
Meyva ve çayır;
meyveler ve otlar,
Meyveleri ve otlakları biz yetiştirdik.
Meyveler ve otlaklar.
Meyveler ve otlaklar..
Meyve, otlak/sebze.
Abese suresi, 32. ayet. مَّتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için (böyle yaptık).
sizin ve hayvanlarınızın (beslenmesi) için...
sizin için ve hayvanlarınızın beslenmesi için.
Siz ve en'amınız yararlansın diye.
Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.
(Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Size ve hayvanlarınıza bir geçimlik olarak.
Size ve hayvanlarınıza bir geçimlik olarak.
Sizin ve davarlarınızın yararlanması için.
Sizin ve davarlarınızın intifaı için
Size ve hayvanlarınıza geçim olarak.
Size ve hayvanlarınıza geçim olarak.
Size ve hayvanlarınıza geçim olarak.
Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.
(Bütün bunları biz) hem size, hem davarlarınıza faide olarak (yapdık).
Sizin ve hayvanlarınızın faydalanması için.
(17-32) Gebersin insan ne de kâfirdir. Onu hangi şeyden yarattı. Onu nutfeden yarattı ve onu ayarladı. Sonra yolu ona kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü ve kabre koydurttu. Sonra istediği zaman onu tekrar diriltecek. Hayır hayır, o emredildiği şeyi / işini tam yerine getirmedi. İnsan yemeğine bir baksın. Mutlaka biz, boşalacak suyu boşaltırız, Sonra, yeri de yardıkça yarmışızdır. Onda hububat / taneler bitirdik. Üzümler yoncalar zeytinler hurmalar bol ağaçlı bağlar. Meyveler çayırlar, sizlere ve hayvanlarınıza geçimlikler.
Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için,
Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.
hem sizin hem de en'am cinsi hayvanlarınızın /koyun, keçi, sığır ve develerinizin yararlanması için (bitirdik) dipnot 1 .
Hem siz yararlanın, hem küçük ve büyükbaş hayvanlarınız yararlansın diye.
Sizin ve hayvanlarınız için bir meta olarak.
Sizin ve hayvanlarınız için bir meta olarak..
Sizin ve hayvanlarınızın yararına.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.