Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 135. ayet

Âl-i İmrân suresi, 135. ayet. وَٱلَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا۟ فَٰحِشَةً أَوْ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ ذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ فَٱسْتَغْفَرُوا۟ لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَلَمْ يُصِرُّوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلُوا۟ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

velleẕîne iẕâ fe`alû fâḥişeten ev żalemû enfüsehüm ẕekerü-llâhe festagferû liẕünûbihim. vemey yagfiru-ẕẕünûbe ille-llâh. velem yüṣirrû `alâ mâ fe`alû vehüm ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 132–138 · surenin 135. ayeti / 200

Konu Faiz; bağışa koşun; sakınanların vasıfları Âl-i İmrân 130–138 3

  1. Âl-i İmrân 132

    Allah'a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin.

  2. Âl-i İmrân 133

    Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.

  3. Âl-i İmrân 134

    Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.

  4. 135

    Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.

  5. Âl-i İmrân 136

    İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların mükafatı ne güzeldir!

  6. Âl-i İmrân 137

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  7. Âl-i İmrân 138

    Bu (Kur'an), insanlar için bir açıklama, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir hidayet ve bir öğüttür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

135. “Onlar çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri vakit” yani ister büyük olsun ister daha aşağı türden olsun kötü ameller işleyecek olurlarsa tevbe edip Allah’tan mağfiret dilemekte acele ederler. Rablerini ve O’nun isyankârlara yaptığı tehditleri ve takvâ sahiplerine yaptığı vaatleri hatırlarlar. Böylece günahlarının bağışlanmasını, kusurlarının örtülmesini isterler, bununla birlikte o kötü işlerden vazgeçer ve yaptıklarından dolayı da pişmanlık duyarlar. Bundan dolayıdır ki şöyle buyurmaktadır “bir de işledikleri üzerinde bile bile ısrar etmezler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar büyük günah işlediklerinde ya da nefislerinin değerini düşürerek büyük günahların dışında kalan diğer günahları işlediklerinde Allah Teâlâ'yı zikrederler. Allah'ın günahkârlar için tehdidini, muttakiler için vaadini hatırlarlar. Pişmanlık duyarak Rablerinden günahlarını örtmesini ve ondan hesaba çekmemesini talep ederler. Çünkü günahları, Allah'tan başka bağışlayacak bir ilah yoktur. Onlar işledikleri günahlarda ısrar etmeyen kimselerdir. Onlar günahkâr olduklarını bilirler. Şüphesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve onlar
  2. إِذَا iza zaman
  3. فَعَلُوا۟ fealu yaptıkları kök: فعل
  4. فَـٰحِشَةً fahişeten bir kötülük kök: فحش
  5. أَوْ ev ya da
  6. ظَلَمُوٓا۟ zelemu zulmettikleri kök: ظلم
  7. أَنفُسَهُمْ enfusehum nefislerine kök: نفس
  8. ذَكَرُوا۟ zekeru hatırlayarak kök: ذكر
  9. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  10. فَٱسْتَغْفَرُوا۟ festegferu bağışlanmasını dilerler kök: غفر
  11. لِذُنُوبِهِمْ lizunubihim günahlarının kök: ذنب
  12. وَمَن ve men ve kim
  13. يَغْفِرُ yegfiru bağışlayabilir kök: غفر
  14. ٱلذُّنُوبَ z-zunube günahları kök: ذنب
  15. إِلَّا illa başka
  16. ٱللَّهُ llahu Allah'tan kök: اله
  17. وَلَمْ velem
  18. يُصِرُّوا۟ yusirru ve onlar ısrar etmezler kök: صرر
  19. عَلَىٰ ala
  20. مَا ma şeylerde (hatalarında)
  21. فَعَلُوا۟ fealu yaptıkları kök: فعل
  22. وَهُمْ vehum onlar
  23. يَعْلَمُونَ yea'lemune bile bile kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri…

  • Aynı kök: صرر (6 geçiş)

    Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…

  • Aynı kök: صرر (6 geçiş)

    Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap…

  • Aynı kök: صرر (6 geçiş)

    Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş)

    O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş)

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah,…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, bir çirkinlik yaptıklarında veya kendilerine haksızlık ettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen bağışlanma dilerler. dipnot 1 (Zaten) günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Onlar, işledikleri kötülüklerde bilerek ısrar etmezler.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: A‘râf 7:201.

Mustafa İslamoğlu

Yine onlar, utanç verici bir iş yaptıkları ya da kendi kendilerine bir kötülük ettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahları için istiğfar ederler; zira Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir ki? Üstelik onlar, yaptıkları kötülük üzerinde bile bile ısrar da etmezler.

Muhammed Esed

Ve onlar, utanç verici bir iş yaptıkları veya kendi kendilerine (başka türlü) bir zulüm işledikleri zaman, Allah'ı anar ve günahlarının affı için yalvarırlar -zaten Allah'tan başka kim günahları affedebilir?- ve her ne (zulüm) işlemişlerse onda bilerek ısrar etmezler.

Ahmed Hulusi

Onlar utanılacak bir iş yaptıklarında veya (Allah'tan perdelenerek) nefslerine zulmettiklerinde; Allah'ı düşünüp yaptıkları yanlış, kusur dolayısıyla istiğfar ederler. Suçları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir (ki)! Onlar yaptıkları yanlışlarda ısrarlı değillerdir.

Ali Bulaç

Ve 'çirkin bir hayasızlık' işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.

Ali Rıza Safa

Ve sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunduklarında veya kendilerine yazık ettiklerinde, Allah'ı hatırlayıp, suçları için hemen bağışlanma dilerler. Allah'tan başka, kim suçları bağışlayabilir? Zaten onlar, yaptıklarını bilerek sürdürmezler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, utanç verici bir iş yaptıkları veya kendi kendilerine haksızlık ettikleri zaman Allah'ı anar ve günahlarının affı için yalvarırlar. Zaten günahları Allah'tan başka kim affedebilir? Bunlar yaptıkları fenalık üzerinde bile bile ısrar etmezler.

Edip Yüksel

Onlar ki bir günah işledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman ALLAH'ı anımsar ve günahları için bağışlanma dilerler -zaten ALLAH'tan başka kim günahları bağışlayabilir ki?- ve onlar bile bile günah işlemeye devam etmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki bir günah işledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman ALLAH'ı anımsar ve günahları için bağışlanma dilerler -Zaten ALLAH'tan başka kim günahları bağışlayabilir ki?- ve onlar bile bile günah işlemeye devam etmez

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar bir kusur işledikleri veya kendilerine bir zulmettiklerinde Allah'ı ananlar ve hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenlerdir. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki? Bir de onlar, yaptıklarına bile bile ısrar etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki bir kabahat yaptıkları veya nefislerine bir zulmettikleri vakıt Allahı anarlar da derhal günahlarına istiğfar ederler, günahları da Allahdan başka kim mağfiret eder? Hem yaptıklarına bile bile ısrar etmezler

Erhan Aktaş

Ve onlar, kötü bir şey yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri dipnot 1 zaman, Allah'ı hatırlayıp, suçlarının bağışlanması için O'na yalvarırlar. Zaten Allah'ın dışında kim suçları bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıkları kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsan, Allah'ın gösterdiği yoldan gitmemekle kendisine zulmetmiş olmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onlar, kötü bir şey yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri dipnot 1 zaman, Allah'ı hatırlayıp, suçlarının bağışlanması için O'na yalvarırlar. Zaten Allah'ın dışında kim suçları bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıkları kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsan, Allah'ın gösterdiği yoldan gitmemekle kendisine zulmetmiş olmaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onlar, kötü bir şey yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri dipnot 1 zaman, Allah'ı hatırlayıp, suçlarının bağışlanması için O'na yalvarırlar. Zaten Allah'ın dışında kim suçları bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıkları kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsan, Allah'ın gösterdiği yoldan gitmemekle aslında kendisine zulmetmiş olmaktadır.

Gültekin Onan

Ve 'çirkin bir hayasızlık' işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman. Tanrı'yı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Tanrı'dan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.

Hasan Basri Çantay

Ve çirkin bir günah işledikleri, yahud nefslerine zulmetdikleri vakit Allahı hatırlayarak hemen günahlarının yarlığanmasını isteyenlerdir. Günahları Allahtan başka kim yarlığar? Bir de onlar işledikleri (günah) üzerinde, bilib dururlarken ısrar etmeyenlerdir.

İbni Kesir

Onlar ki; fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı anarlar. Hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları, Allah'tan başka kim bağışlar? Hem onlar yaptıklarında bile bile ısrar da etmezler.

Mehmet Alagaş

(130-136) Ey İman edenler, katlandıkça katlanan faizi yemeyin, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtuluşa erersiniz , K afirlere hazırlanmış olan ateşten sakının, Allah’a ve Resule uyun, böylelikle belki esirgenirsiniz. Rabbinizden bağışlanma için ve takva sahipleri için hazırlanmış, genişliği semalar ve yer kadar olan cennet için koşuşun. Onlar ki bollukta ve darlıkta harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler , Allah güzel davrananları sever. İğrenç bir şey yaptıklarında yahut kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlarlar, günahları için bağışlanma isterler , Allah’tan başka kim günah bağışlayabilir? Bildikleri halde / bile bile yaptıklarında ısrar etmezler. Onların karşılığı Rablerinden bağışlanmaktır ve altlarından nehirler akan cennetlerdir, orada kalıcıdırlar, yapanların ecri ne güzeldir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yine onlar, bir günah işlediklerinde veya nefislerine zulmettiklerinde Allah’ı zikredip günahları için mağfiret dilerler. Allah’tan başka günahları kim bağışlar? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.

Süleyman Ateş

Ve onlar bir kötülük yaptıkları, ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler; günahları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, hatalarında bile bile, ısrar etmezler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, cinsel bir suç işlediklerinde dipnot 1 veya kendilerini yanlış bir işe soktuklarında Allah'ı hatırlar ve hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! dipnot 2 Bir de onlar yaptıkları yanlışta bile bile ısrar etmezler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Cinsel bir suç" anlamı verdiğimiz kelime, fuhuş anlamındaki "fahişe (فَاحِشَة)"dir. Türkçede para karşılığı yapılan cinsel ilişkiye fuhuş dendiğinden, yanlış anlamaya yol açmasın diye bu anlam verilmiştir. Ayrıntılar için bkz. Nisa 4/15-16 ve dipnotları.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar bir çirkinlik yapar veya kendilerini kötü duruma düşürürlerse derhal Allah'ı hatırlar ve günahlarının bağışlanmasını isterler. Günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Bir de yaptıkları yanlışta bile bile direnmezler.

Şaban Britch

Onlar, bir günah işlediklerinde veya nefislerine zulmettiklerinde Allah’ı zikredip günahları için mağfiret dilerler. Allah’tan başka günahları kim bağışlar? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.

Şaban Piriş

Muhsinler, bir çirkin iş yaptıklarında veya nefislerine zulmettiklerinde Allah'ı zikredip günahları için mağfiret dilerler. Allah'tan başka günahları kim bağışlar? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, çirkin bir iş yaptıklarında yahut öz benliklerine zulmettiklerinde, Allah'ı hatırlar da günahları için af dilerler. Günahları Allah'tan başka kim affeder ki? Ve onlar yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who no sooner do they commit an immoral act, than they at once recall Allah to mind and invoke His forgiveness. Who can forgive transgression of the divine law and the offence against Allah but Him? They do not insist on their course of action when they know it is wrong.

Abdul Haleem

those who remember God and implore forgiveness for their sins if they do something shameful or wrong themselves- who forgives sins but God?- and who never knowingly persist in doing wrong.

Abdullah Yusuf Ali

And those who, having done something to be ashamed of, or wronged their own souls, earnestly bring Allah to mind, and ask for forgiveness for their sins,- and who can forgive sins except Allah?- and are never obstinate in persisting knowingly in (the wrong) they have done.

Abul A'la Maududi

These are the ones who, when they commit any indecency and wrong against themselves, instantly remember Allah and implore forgiveness for their sins - for who will forgive sins save Allah? - and who do not wilfully persist in the wrong they did.

Aisha Bewley

those who, when they act indecently or wrong themselves, remember Allah and ask forgiveness for their bad actions (and who can forgive bad actions except Allah?) and do not knowingly persist in what they were doing.

Al-Hilali & Khan

And those who, when they have committed Fâhishah (illegal sexual intercourse) or wronged themselves with evil, remember Allâh and ask forgiveness for their sins; - and none can forgive sins but Allâh - and do not persist in what (wrong) they have done, while they know.[1]

Ali Quli Qarai

and those who, when they commit an indecent act or wrong themselves, remember Allah, and plead [Allah’s] forgiveness for their sins —and who forgives sins except Allah?— and who do not persist in what they have committed while they know.

Amatul Rahman Omar

And those who when they commit any act of indecency or do injustice to themselves remember Allâh and implore (Him for) protection against their sins - and who can protect against sins except Allâh? - And they do not deliberately persist in doing wrong.

Arthur John Arberry

who, when they commit an indecency or wrong themselves, remember God, and pray forgiveness for their sins -- and who shall forgive sins but God? -- and do not persevere in the things they did and that wittingly.

Bijan Moeinian

As to those who have committed indecencies or have been unjust to their own soul, they better immediately recourse to God and ask forgiveness for their sins and unintentional persistence in their wrongdoings. Who else but God can forgive the sins?

E. Henry Palmer

Those who when they do a crime, or wrong themselves, remember God, and ask forgiveness for their sins,- and who forgives sins save God?- and do not persevere in what they did, the while they know;-

Edip-Layth

If they commit any evil, or wrong themselves, they remember God and seek forgiveness for their sins. Who can forgive the sins except God? They do not persist in what they have done while they know.

George Sale

And who, after they have committed a crime, or dealt unjustly with their own souls, remember God, and ask pardon for their sins, -- for who forgiveth sins except God? -- and persevere not in what they have done knowingly:

Hamid S. Aziz

Those who when they do an evil, or wrong themselves, remember Allah, and ask forgiveness for their sins - and who forgives sins save Allah alone? - And do not knowingly repeat the wrong they did.

Mahmoud Ghali

And who, when they (perform) an obscenity or do an injustice to themselves, remember Allah, and so they ask forgiveness for their guilty deeds- and who forgives guilty deeds except Allah (only)? - and who do not persist in the actions they performed, and they know (that).

Marmaduke Pickthall

And those who, when they do an evil thing or wrong themselves, remember Allah and implore forgiveness for their sins - Who forgiveth sins save Allah only? - and will not knowingly repeat (the wrong) they did.

Mohamed Ahmed - Samira

And those who, if they commit a shameful act or some wrong against themselves, remember God and seek forgiveness for their sins: For who can forgive except God? They should not be perverse about their doings, knowingly.

Muhammad Asad

and who, when they have committed a shameful deed or have [otherwise] sinned against themselves, remember God and pray that their sins be forgiven - for who but God could forgive sins? - and do not knowingly persist in doing whatever [wrong] they may have done.

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who, upon committing an evil deed or wronging themselves, remember Allah and seek forgiveness for their sins—and who forgives sins except Allah?—and they do not knowingly persist in wrongdoing?

Progressive Muslims

And those who, if they commit any evil, or wrong themselves, they remember God and seek forgiveness for their sins. And who can forgive the sins except God And they do not persist in what they have done while they know.

Rashad Khalifa

If they fall in sin or wrong their souls, they remember GOD and ask forgiveness for their sins - and who forgives the sins except GOD - and they do not persist in sins, knowingly.

Sahih International

And those who, when they commit an immorality or wrong themselves [by transgression], remember Allah and seek forgiveness for their sins - and who can forgive sins except Allah ? - and [who] do not persist in what they have done while they know.

Sam Gerrans

And those who, when they commit sexual immorality or wrong their souls, remember God, and ask forgiveness for their transgressions — and who forgives transgressions save God? — and persist not in what they did when they know.

Shabbir Ahmed

Such men and women quickly correct any wrong or indecency that has occurred from them, they remember Allah, and protect themselves from trailing behind in dignity. And who can absolve imperfections but Allah? They refrain from willfully persisting in error.

Syed Vickar Ahamed

And those who, after having done something to be ashamed of, or (after having) wronged their own souls, earnestly bring Allah to conscience, and ask for forgiveness for their sins— And who can forgive sins except Allah? And are never obstinate in persisting in (the wrong that) they have done, after they know;

Taqi Usmani

-and those who, when they happen to commit a shameful act or wrong themselves, remember Allah, then, seek forgiveness for their sins-and who is there to forgive sins except Allah?-and do not persist in what they have done, knowingly.

The Monotheist Group

And those who, if they commit lewdness, or wrong themselves, they remember God and seek forgiveness for their sins. And who can forgive the sins except God? And they do not persist in what they have done while they know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 135. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 135. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 135. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩