Diyanet İşleri
Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
A'râf suresi
A'râf suresi, 28. ayet. وَإِذَا فَعَلُوا۟ فَٰحِشَةً قَالُوا۟ وَجَدْنَا عَلَيْهَآ ءَابَآءَنَا وَٱللَّهُ أَمَرَنَا بِهَا قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
veiẕâ fe`alû fâḥişeten ḳâlû vecednâ `aleyhâ âbâenâ vellâhü emeranâ bihâ. ḳul inne-llâhe lâ ye'müru bilfaḥşâ'. eteḳûlûne `ale-llâhi mâ lâ ta`lemûn.
Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ey Âdemoğulları: giysi, ziynet ve ölçü; her milletin eceli A'râf 26–36 3
Allah, dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."
Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).
Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."
Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.
Ey Ademoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. Yüce Allah günah işleyen ve bu günahı Allah’a nispet ederek bunu kendilerine Allah’ın emrettiğini ileri süren müşriklerin durumunun çirkinliğini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Onlar bir hayasızlık yapsalar” ki hayasızlık her türlü çirkin ve hoş karşılanmayan iştir. Beytullah’ı çıplak tavaf etmeleri de bunlardan birisidir. “Biz atalarımızı böyle bulduk” bu iddiaları doğrudur “Allah da bize bunu emretti, derler”; ancak bu iddiaları yalandır. Çünkü Yüce Allah, bu iddialarını redederek şöyle buyurmaktadır: “De ki: Allah (asla) hayasızlığı emretmez.” Yani ister müşriklerin bu yaptıkları olsun, ister başkalarınınkiler olsun, kulların hayasızlıkları işlemesini emretmesi O’nun kemaline ve hikmetine yakışmaz.
“Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” ki bundan daha büyük bir iftira olabilir mi?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşrikler; şirk koşmak, Kâbe’yi çırılçıplak tavaf etmek ve benzeri son derece çirkin işleri yapınca, atalarını bunları yaparken bulduklarını ve Yüce Allah’ın kendilerine bunu emrettiğini mazeret olarak sunarlar. -Ey Muhammed!- Onlara cevap olarak de ki: "Allah asla günah işlemenizi emretmez. Bilakis bunu size yasaklar. Nasıl olur da Ona karşı bunu iddia edersiniz? -Ey müşrikler!- Allah adına bilmediğiniz, yalan ve iftira olan şeyler mi söylüyorsunuz?"
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi.…
Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki…
Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yahut, "Bizden önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Dediler ki: "Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar bir çirkinlik yaptıkları zaman "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti." derler. dipnot 1 De ki: "Allah çirkinliği emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Ve ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) "Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki bunu bize Allah emretmiştir" derler. De ki: "Şu kesin: Allah çirkin bir şeyi emretmez. Yoksa siz, hiç bilmediğiniz bir şeyi Allah'a mı yakıştırıyorsunuz?"
Ve (bunun içindir ki) ne zaman utanç verici bir iş işleseler, "biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize" derler hemen. De ki: "Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allaha yakıştırıyorsunuz?"
Ne zaman fahişet (şirk veya hakikati inkara yol açan bir fiil veya düşünce) ortaya koysalar: "Babalarımızı da bu hal üzere bulduk ve Allah bunu emretti bize" dediler. . . De ki: "Kesinlikle Allah fahşayı (ihtiva edenleri) emretmez! Bilgisine sahip olmadığınız şeyleri Allah'a mı atfediyorsunuz?"
Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: «Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti» derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
Sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunduklarında, şöyle derler: "Atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bize böyle buyruk verdi!" De ki: "Kuşkusuz, Allah, sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunmanızı buyruk vermez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Onlar bir kötülük işlediklerinde, "Babalarımızı bu kötülük üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, "Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti" derler. De ki: "ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?"
Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, 'Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti,' derler. De ki: 'ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?'
Onlar bir edepsizlik yaptıkları zaman da: "Atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti." derler. De ki: "Allah, edepsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"
Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?
Onlar bir fuhuş dipnot 1 yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"
Onlar bir fuhuş dipnot 1 yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"
Onlar bir fuhuş dipnot 1 yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah da böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"
Onlar 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Tanrı bunu bize böyle buyurdu / bunu bize Tanrı buyurdu" derler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı 'çirkin hayasızlıkları' buyurmaz. Tanrı'ya karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?"
Onlar (o iman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman "Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi" dediler. (Onlara) söyle: "Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz"?
Onlar; bir hayasızlık yaptıkları zaman: Biz atalarımızı da onun üzerinde bulduk. Allah da bize onu emretti, dediler. De ki: Allah; hiçbir zaman hayasızlığı emretmez. Siz, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?
(28-34) İğrenç / Fahiş bir şey yaptıklarında derler ki babalarımızı onun üzerinde bulduk , Allah da bize onu emretti. Deki Muhakkak Allah iğrençlik / fuhşiyat emretmez, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? De ki Rabbim kıstaslı / ölçülü olmayı emretti, her mescidin yanında yüzlerinizi kaldırın ve O’nun dinini ona halis kılarak ona dua edin. Sizi ilk yaratmaya başladığında ki gibi ona iade edileceksiniz. Bir bölümü yola girmiştir / h idayettedir, bir bölümünün ise sapmışlık / dalalet hakikatleri oldu. Muhakkak Allah’ın yerine şeytanları dostlar edinenler kesin hidayette olduklarını değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar. Ey Âdem oğulları, her mescitte ziynetlerinizi alınız, yiyiniz ve içiniz, israf etmeyiniz, O / Allah, israf edenleri sevmez. De ki kim, Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve rızıktan hoş olanları haram edebilir ki? Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir ve kıyamet günü de sadece iman edenlere hastır. Bu şekilde bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılı açıklıyoruz / tafsil ediyoruz. Muhakkak rabbin iğrençliğin / fuhşiyâtın gizlisini, açığını, kötülüğü, haksız ye re haddi aşmayı , Allah’a, hakkında delil indirmediği şeyde şirk koşmayı , Allah hakkında bilmediklerinizi söylemenizi haram kıldı. Her toplumun / her ümmetin süresi / eceli vardır. Ecelleri geldiği vakit, ne bir saat ertelenir / tehir edilir, ne de erkene alınır.
Onlar, çirkin bir iş yaptıkları zaman: “Biz, atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bunu bize emretti.” derler. Onlara de ki: “Allah, asla kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Onlar, çirkin bir iş yaptıkları zaman "Atalarımızı bu işi yaparken bulduk, bunu bize Allah emretmiştir." derler. De ki: "Allah çirkin davranışlar yapılmasını emretmez. Bilgisizce söylediklerinizi Allah'a mı mal ediyorsunuz?"
Bir edepsizlik yaptılar mı "Atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir." derler. De ki "Allah çirkin davranışları emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah’a karşı mı söylüyorsunuz?
Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: -Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: -Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a mı atıyorsunuz?
Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
And when the Pagans commit themselves to an evil line of conduct* they claim this has been the system on which their fathers were bent, and they insolently allege that Allah has enjoined this set of correlated principles belonging to their belief. Say to them O Muhammad: "Allah does not enjoin immorality nor ordain what is evil or impure, viscious or dissolute; do you people relate to Allah a world you see in a grain of sand or a heaven in a wild flower and from ignorance your comfort flows! "
Yet when [these people] do something disgraceful, they say, ‘We found our forefathers doing this,’ and, ‘God has commanded us to do this.’ Say [Prophet], ‘God does not command disgraceful deeds. How can you say about God things that you do not know [to be true]?’
When they do aught that is shameful, they say: "We found our fathers doing so"; and "Allah commanded us thus": Say: "Nay, Allah never commands what is shameful: do ye say of Allah what ye know not?"
And when such people commit an indecent act they say: 'We found our fathers doing that, and Allah has enjoined it on us. dipnot 1 Say: 'Surely Allah never enjoins any indecency. dipnot 2 Do you say things regarding Allah that you do not know?'
Whenever they commit an indecent act, they say, ‘We found our fathers doing it and Allah commanded us to do it too. ’ Say: ‘Allah does not command indecency. Do you say things about Allah you do not know?’
And when they commit a Fâhishah (evil deed, going round the Ka‘bah in naked state, and every kind of unlawful sexual intercourse), they say: "We found our fathers doing it, and Allâh has commanded it on us." Say: "Nay, Allâh never commands Fâhishah. Do you say of Allâh what you know not?"
When they commit an indecency, they say, ‘We found our fathers practising it, and Allah has enjoined it upon us. ’ Say, ‘Indeed Allah does not enjoin indecencies. Do you attribute to Allah what you do not know?’
And when they (- the disbelievers) commit an act of indecency, they say, `We found our forefathers (practising) on it, and it is Allâh Who has enjoined it upon us. ' Say, `Surely, Allâh never enjoins indecencies. Do you attribute to Allâh what you do not know (that it is from Him).'
And whenever they commit an indecency they say, 'We found our fathers practising it, and God has commanded us to do it. ' Say: 'God does not command indecency; what, do you say concerning God such things as you know not?'
When the latter commit an indecency, they say: "We found our forefathers doing the same thing; therefore, what we do is the will of God!" Say to them: "God never commands indecencies. " You do not know what you are talking about and [worse than that] you attribute [these nonsense] to the Lord.
and when they commit an abomination they say, 'We found our fathers at this, and God bade us do it. ' Say, 'God bids you not to do abomination; do ye say against God that which ye do not know?'
When they commit evil acts, they say, "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say, "God does not order evil! Do you say about God what you do not know?"
And when they commit a filthy action, they say, we found our fathers practising the same; and God hath commanded us to do it. Say, verily God commandeth not filthy actions. Do ye speak concerning God that which ye know not?
And when they commit an abomination (shameful things) they say, "We found our fathers at this, and Allah bade us do it. " Say, " Nay, Allah bids you not to do abominations (shameful things); do you say against Allah that which you know not?"
And when they perform an obscenity, they say, "We found our fathers (performing) it, and Allah has commanded us to (perform) it. " Say, "Surely Allah does not command obscenity; do you say against Allah that which you do not know?"
And when they do some lewdness they say: We found our fathers doing it and Allah hath enjoined it on us. Say: Allah, verily, enjoineth not lewdness. Tell ye concerning Allah that which ye know not?
Who say when they commit shameful acts: "Our ancestors used to do so, and God has enjoined us to do the same. " Say to them: "God never enjoins a conduct that is shameful. You impute such lies to God as you do not know."
and [so, ] whenever they commit a shameful deed, they are wont to say, "We found our forefathers doing it," and, "God has enjoined it upon us. " Say: "Behold, never does God enjoin deeds of abomination. Would you attribute unto God something of which you have no knowledge?"
Whenever they commit a shameful deed,[1] they say, "We found our forefathers doing it and Allah has commanded us to do it." Say, “No! Allah never commands what is shameful. How can you attribute to Allah what you do not know?”
And if they commit evil acts, they Say: "We found our fathers doing such, and God ordered us to it. " Say: "God does not order evil! Do you say about God what you do not know"
They commit a gross sin, then say, "We found our parents doing this, and GOD has commanded us to do it." Say, "GOD never advocates sin. Are you saying about GOD what you do not know?"
And when they commit an immorality, they say, "We found our fathers doing it, and Allah has ordered us to do it. " Say, "Indeed, Allah does not order immorality. Do you say about Allah that which you do not know?"
And when they commit sexual immorality, they say: “We found our fathers doing it,” and: “God enjoined it upon us.” Say thou: “God enjoins not sexual immorality; do you ascribe to God what you know not?”
(As an example) when people commit an indecency they say, "We found our forefathers doing it and Allah has enjoined it upon us. " (Made it natural for us). Say (O Prophet), "Allah never enjoins indecency. Do you attribute to Allah of which you have no knowledge?"
And when they do a little that is shameful, they say: "We found our fathers doing the same;" And, "Allah commands us like this (or that):" Say: "No! Allah never commands what is shameful: Do you speak about Allah what you do not know?"
When they do a shameful act, they say, "We have found our fathers doing it, and Allah has ordered us to do so." Say, “Allah never orders anything shameful. Do you say about Allah what you do not know?”
And if they commit immorality, they say: "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say: "God does not order immorality! Do you say about God what you do not know?"