Diyanet İşleri
Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
A'lâ suresi · 6–13. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
A'lâ suresi, 6. ayet. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
(6, 7) Sana (Kur'an'ı) okutacağız ve sen -Allah'ın dilemesi hariç- (onu) unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da gizli olanı da bilir.
(Ey muhatab) Biz sana okutacağız ve sen asla unutmayacaksın;
Biz sana öğreteceğiz ve (öğrendiklerinden hiçbirini) unutmayacaksın,
Sana OKUtacağız da unutmayacaksın!
Sana okutacağız, sen de unutmayacaksın.
Sana (Kur'an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.
Sana okutacağız; artık unutmayacaksın.
- Bundan böyle seni okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah açığı ve gizleneni bilir.
Seni okutacağız; sen de unutmayacaksın.
Seni okutacağız; sen de unutmayacaksın.
Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın.
Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın
Sana okutacağız; dipnot 1 bir daha unutmayacaksın; dipnot 2
Sana okutacağız dipnot 1 ; bir daha unutmayacaksın; dipnot 2
Sana okutacağız dipnot 1 ; bir daha unutmayacaksın; dipnot 2
Sana okutacağız, sen de unutmayacaksın.
(Habibim) seni okutacağız da (asla) unutmayacaksın.
Seni okutacağız da hiç unutmayacaksın.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
Sana (Kur’an’ı) okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
Sana (Kur'an'ı), okutacağız, unutmayacaksın.
Biz sana ayet kümelerini dipnot 1 kurduracağız; sen de unutmayacaksın,
Sana Kur'an'ı okutacağız, sen unutmayacaksın.
Sana (Kur’an’ı) okutacağız, sen de unutmayacaksın.
Sana (Kur'an'ı) okutacağız, sen de unutmayacaksın.
Seni/sana okutacağız da artık unutmayacaksın.
A'lâ suresi, 7. ayet. إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
(6, 7) Sana (Kur'an'ı) okutacağız ve sen -Allah'ın dilemesi hariç- (onu) unutmayacaksın. Şüphesiz ki O, açığı da gizli olanı da bilir.
Allah'ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü O açığa çıkanı da bilir gizleneni de;
Allah'ın (unutmanı) diledikleri hariç; çünkü, (yalnız) O'dur (insanın) kavrayışına açık olan her şeyi ve (ondan) gizli olanları bilen.
Allah'ın dilediği müstesna. . . Muhakkak ki O, açığa çıkanı da bilir, gizleneni de.
Ancak Allah'ın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.
Artık Allah'ın dilediği hariç, şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.
Ancak, Allah'ın dilediği başkadır. Kuşkusuz, O, açık olanı da gizli olanı da bilir.
- Bundan böyle seni okutacağız; artık Allah'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz Allah açığı ve gizleneni bilir.
ALLAH'ın dilediği hariç; O açığı da bilir, gizliyi de.
ALLAH'ın dilediği hariç; O açığı da bilir, gizliyi de.
Yalnız Allah'ın dilediği başka; çünkü O, açığı da bilir, gizliyi de.
Yalnız Allahın dilediği başka çünkü o açığı da bilir gizliyi de
Allah, aksini dilemedikçe. Kuşkusuz O, açık ve gizli olanı bilir. dipnot 1
Allah, aksini dilemedikçe. Kuşkusuz O, açık ve gizli olanı bilir. dipnot 1
Allah, aksini dilemedikçe. Kuşkusuz O, açık ve gizli olanı bilir. dipnot 1
Ancak Tanrı'nın dilediği başka. Çünkü O, açıkta olanı da bilir, saklı duranı da.
Allahın dilediği başka. Çünkü O, aşikarı da bilir, gizliyi de.
Yalnız Allah'ın dilediği başka. Çünkü O, açığı da, gizli olanı da bilir.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
Ancak Allah’ın dilediği hariç. Şüphesiz O; açık olanı da bilir, gizliyi de.
Yalnız Allah'ın dilediğini unutursun. O, açığı da bilir, gizli olanı da.
ancak Allah'ın tercih ettiği bunun dışındadır. O açıkta olanı da bilir, gizli olanı da! dipnot 1
Allah unutturmuş olursa başka; o açığı da bilir, gizli olanı da.
Allah’ın dilediği dışında… Çünkü O, açıktakini de gizli olanı da bilir.
Allah'ın dilediği dışında.. Çünkü O, açıktakini de gizli olanı da bilir.
Allah'ın dilediği müstesna. O, açıklananı da gizleneni de bilir.
A'lâ suresi, 8. ayet. وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.
Kolay olanı sana (daha da) kolaylaştıracağız.
böylece zaten kolay olan (vahyi anlamayı) sana daha da kolaylaştırmış olacağız.
Biz, (böylece) (nihai) huzura ve rahatlığa giden yolu senin için kolaylaştıracağız.
Biz sana en kolayı kolaylaştıracağız!
Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız.
Seni en kolaya muvaffak kılacağız.
Ve sana kolay olması için kolaylaştıracağız.
- Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.
Sana kolayı daha da kolaylaştıracağız.
Sana kolayı daha da kolaylaştıracağız.
Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız.
Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız
Kolay gelmesi için, sana yeterince kolaylaştıracağız. dipnot 1
Kolay gelmesi için, sana yeterince kolaylaştıracağız. dipnot 1
Kolay gelmesi için, sana yeterince kolaylaştıracağız. dipnot 1
Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız.
Seni en kolay olana muvaffak edeceğiz.
Ve seni kolay olana muvaffak edeceğiz.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
Ve sana en kolay olanı kolaylaştırırız.
Seni en kolay yola muvaffak edeceğiz.
Senin en kolay olana (en kolay yollara) kolayca ulaşmanı sağlayacağız! dipnot 1
Seni en kolaya kolayca ulaştıracağız dipnot 1 .
Ve sana en kolay olanı kolaylaştırırız.
Kolay olması için seni başarılı kılacağız.
Sana, en kolay olanı kolaylaştıracağız.
A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
Hatırlamak yarar sağlayacağı için (gerçeği) hatırlat! dipnot 1
Şu halde sen, -öğüt (sadece bazılarına) fayda verse de- hep (fıtratlara nakşolan Allah'ı) hatırlat,
O halde, (hakikati başkalarına) hatırlat, bu hatırlatma ister fayda ver(iyor görün)sün, (ister görünmesin).
Eğer zikra (hatırlatma) fayda verirse, hatırlat!
Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.'
O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.
Öyleyse hatırlat. Hatırlatmak yarar sağlasa da sağlamasa da.
- Başarıya giden yolu sana kolaylaştıracağız. O halde öğüt ver, çünkü öğüdün mutlaka faydası olacaktır.
Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.
Öğüt yararlı olacaksa öğüt ver.
Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.
Onun için öğüd ver, öğüd faide verirse
O halde öğüt ver, dipnot 1 öğüt yararlı olacaksa!
O halde öğüt ver dipnot 1 , öğüt yararlı olacaksa!
O halde öğüt ver dipnot 1 , öğüt yararlı olacaksa!
Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat'.
O halde eğer öğüd faide verirse (durma) öğüd ver.
O halde öğüt fayda verecekse, öğüt ver.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
O halde –eğer öğüt fayda verirse- sen de öğüt ver.
O halde eğer hatırlatmak yarar verirse hatırlat, öğüt ver.
Faydalı olacaksa doğru bilgi ver dipnot 1 / Kur'an'ı anlat dipnot 2 .
Eski Ahit · Mezmurlar 1:1
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, 2 Günahkârların yolunda durmaz, 2 Alaycıların arasında oturmaz. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Bilgi dipnot 1 vermenin (Kur'an'ı anlatmanın) faydası olacaksa bilgi ver!
O halde, öğüt fayda verecekse öğüt ver.
O halde, öğüt/uyarı fayda verecekse öğüt ver.
Eğer hatırlatmak yarar sağlarsa hatırlat/öğüt ver!
A'lâ suresi, 10. ayet. سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.
(Allah'a) saygılı olan kişi (gerçeği) hatırlayacaktır.
Nasıl olsa Allah'ın sevgisini kaybetmekten korkanlar öğüt alacaklardır;
(Allah'tan) korkan, düşünüp ondan ders alır,
Haşyet duyan hatırlayıp düşünecektir!
Allah'tan 'içi titreyerek korkan' öğüt alır düşünür.
(Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak.
Derin saygı duyan öğüt alır.
Allah'a saygılı olan, öğüt alır.
Saygı duyanlar öğüt alacaktır.
Saygı duyanlar öğüt alacaktır.
Saygısı olan öğüt alacaktır.
Saygısı olan öğüd alacaktır
Huşu dipnot 1 duyan kimse öğüt alacaktır.
Huşu dipnot 1 duyan kimse öğüt alacaktır.
Huşu dipnot 1 duyan kimse öğüt alacaktır.
Tanrı'dan 'içi titreyerek korkan' öğüt alır düşünür.
(Allahdan) korkacak olan öğüdü kabul eder.
Korkacak olan öğüt alacaktır.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
(Allah'tan) İçi titreyerek korkan hatırlayıp kendine gelir.
(Allah'a) Saygılı olan hatırlar (öğüt alır).
(Allah'tan) çekinen kimse, o bilgiden yararlanacaktır; dipnot 1
Kendine çekidüzen veren, o bilgiden yararlanacaktır.
Korkan öğüt alacaktır.
Korkan öğüt alacaktır.
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır.
A'lâ suresi, 11. ayet. وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
En azgın (kâfir) ise ondan kaçınacaktır.
bedbaht olanlar ise öğüttün kaçacaktır;
ona yabancılaşan ise bir zavallı biçare olarak kalır;
En şaki ise ondan kaçacaktır!
'Mutsuz, bedbaht' olan ondan kaçınır.
Kötü kimse ise öğütten kaçınır.
Ve kötü olan Ondan uzak durur.
- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Mutsuz ise ondan yan çizecektir.
Mutsuz ise ondan yan çizecektir.
Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.
Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır
Şaki dipnot 1 olan ondan kaçınır.
Şaki dipnot 1 olan ondan kaçınır.
Şaki dipnot 1 olan ondan kaçınır.
'Mutsuz, bedbaht' olan ondan kaçınır.
Peki bedbaht olan ise ondan kaçınır,
Bedbaht olan ise ondan kaçınır.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
Kötü kimse ise öğütten kaçınır.
Bahtsız olan da ondan kaçınır.
en hayırsız olan ise ondan uzak duracaktır. dipnot 1
Hayırsız kişi dipnot 1 ise ondan kaçacaktır.
İsyankâr olan ondan kaçar.
İsyankar olan ondan kaçar.
İçi kararmış bedbaht ise ondan kaçınacaktır.
A'lâ suresi, 12. ayet. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
O en büyük ateşe girecek olandır.
bu gibiler en korkunç ateşi boylayacaktır;
böylesi, (öteki dünyada) büyük ateşe atılacak
O (en şaki) ki, en büyük ateşe (Allah'tan ebedi uzak düşmüşlüğe) maruz kalır!
Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.
En büyük ateşe girecek olan
Büyük ateşe atılacaktır.
- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Ve büyük ateşe girecektir.
Ve büyük ateşe girecektir.
O ki, en büyük ateşe yaşlanacaktır.
O ki en büyük ateşe yaslanacaktır
Ki o, büyük ateşe atılacaktır.
Ki o, büyük ateşe atılacaktır.
Ki o, büyük ateşe atılacaktır.
Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.
Ki o, en büyük ateşe girecek,
Ki o, en büyük ateşe girecek olandır.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
O kimsedir ki, en büyük ateşe girecektir.
O da en büyük ateşe girer.
O, en büyük ateşe girip kalacak olandır. dipnot 1
En büyük ateşe girip kızaracak olan odur.
O, büyük ateşe girecektir.
O, büyük ateşe girecektir.
En büyük ateşe girer o.
A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Sonra, orada (tam) ölmeyecek ve (tam) yaşamayacak. dipnot 1
sonra orada ne ölebilecek, ne yaşayabilecektir.
ve orada ne ölecektir ne de diri kalacak.
Sonra orada ne ölür (kurtulur); ne de dirilir (hakikatin ilmiyle)!
onun içinde o, ne ölür, ne yaşar.
sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
Sonra, orada, ne ölür ne de yaşar.
- En şaki olan da ondan kaçınır. O da en büyük ateşe girer. Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.
Nitekim, orada ne ölecek, ne de yaşayacaktır.
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
Sonra ne ölecek onda ne hayat bulacaktır
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1
Sonra orada ölüm de yok, yaşam da. dipnot 1
Sonra onun içinde o ne ölür ne yaşar.
sonra orada hem ölmeyecek, hem dirilmeyecek olandır O.
O, orada ne ölecek, ne de dirilecektir.
(6-13) Sana okuyacağız Allah ’ın istedikleri hariç unutmayacaksın. O /Allah, aşikarı ve de gizliyi kesinlikle bilir. Seni kolaylığa ulaştıracağız / müyesser edeceğiz . Eğer ha tırlatma fayda verecekse hatırlat. Tedirgin olan / haşyet duyan kişi hatırlayacaktır. İsyancı / şaki ise ondan kaçınacaktır. Büyük ateşe atılacak ve ardından orada ne ölecek ne de dirilecektir.
Sonra onun içinde ne ölür, ne de yaşar.
Sonra orada ne ölür, ne de yaşar.
Artık orada ne ölür ne de yaşar. dipnot 1
Sonra orada ne ölecek, ne de hayat sürecektir.
Orada ne ölür; ne de yaşar.
Orada ne ölür; ne de yaşar.
Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.