Diyanet İşleri
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 11. ayet. وَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ
veleya`lemenne-llâhü-lleẕîne âmenû veleya`lemenne-lmünâfiḳîn.
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar Ankebût 1–13 3
Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.
İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, "Allah'a inandık" derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah'ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, "Biz de sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–11. ayetler için yazılmıştır.
10. Yüce Allah, iman iddiasında bulunan kimseler içindeki doğrularla yalancıların ayırt edilmesi için imtihanın kaçınılmaz olduğunu söz konusu ettikten sonra şimdi de insanlardan bir kesimin imtihan ve sıkıntılara sabır gösteremediğini, sarsıcı bazı olaylar karşısında sebat gösteremediğini beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan bir kısmı: “Allah’a iman ettik” derler. Ama Allah yolunda” dininden dönmeleri ve tekrar batılla kucaklaşmaları için dayak, malın alınması ve ayıplanmak gibi “bir eziyete uğradıklarında insanların eziyetini Allah’ın azabı gibi görür (de sabırsızlık gösterirler).” İnsanların yaptıkları bu eziyeti, kendisini imandan alıkoyabilecek ve iman üzere sebat etmesini engelleyecek bir sebep sayar. Zra azap, azaba sebep olan şeylerden alıkoyar.
“Eğer Rabbinden bir zafer gelirse andolsun onlar: Şüphesiz biz sizinle beraberdik, diyeceklerdir.” Çünkü zafer, insanın arzusuna uygundur. Bu kesim insanlar, Yüce Allah’ın şu buyruğunda sözünü ettiği kimselerin arasında yer alırlar: “İnsanlardan bazısı vardır ki Allah’a bir yönden kulluk eder. Eğer bir hayır elde ederse onunla tatmin olur. Şâyet başına bir musibet gelirse yüz üstü geri (küfre) döner. Böylece dünyayı da âhireti de kaybeder. İşte bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.” (el-Hac, 22/11)
“Allah herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?” Nitekim O, bu halde olan bu kesimi size nitelediği şekilde haber verip bildirmektedir. Bununla siz, Allah’ın ilmini, kemalini ve hikmetinin genişliğini anlayabilmelisiniz.
11. “Andolsun Allah, mü’minleri de ortaya çıkaracaktır, münafıkları da.” Yani Yüce Allah’ın birtakım sıkıntı ve sınamaları takdir etmesi, onlar hakkındaki bilgisinin ortaya çıkması içindir. Buna bağlı olarak O, onları sadece kendi bilgisine göre değil ortaya çıkan kendi davranışları ile cezalandıracaktır. Zira insanlar, eğer sınanmış olsalardı mutlaka sebat göstereceklerine dair Yüce Allah’a karşı bahane ileri sürebilirlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Elbette Allah; kendisine gerçekten iman edenleri bilir, kendisine iman ettiklerini izhar edip küfrü gizleyen münafıkları da kesinlikle bilir.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah iman edenleri elbette bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır); dipnot 1 iki yüzlüleri de elbette bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır). dipnot 2
Ve Allah her halükarda imanda sebat edenleri de elbet seçip ayıracak, ikiyüzlü olup çıkanları da elbet seçip ayıracaktır.
(Evet!) Allah, (gerçekten) imana erenlerin de, ikiyüzlülerin de kimler olduğunu mutlaka gösterecektir.
Allah, elbette iman edenleri bilecektir; elbette münafıkları da (zekalarını, Hak olan doğrultusunda değil, çıkarları doğrultusunda kullanan ikiyüzlüleri) bilecektir.
Allah muhakkak iman edenleri de bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.
Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de bilir, iki yüzlüleri de bilir (ortaya çıkaracaktır).
Allah, inananları kesinlikle bilir; ikiyüzlüleri de kesinlikle bilir.
Allah kesinlikle kimlerin gerçekten inandığını ve kimlerin de münafık olduğunu bilmektedir.
ALLAH elbette iman edenlerle ikiyüzlüleri açığa çıkaracaktır.
ALLAH elbette inananlarla ikiyüzlüleri açığa çıkaracaktır.
Ve kesinlikle Allah, iman etmiş olanları herhalde bilecektir; münafıkları da bilecek elbette.
Ve elbette Allah iyman etmiş olanları her halde bilecek ve elbet münafıkları da behemehal bilecek.
Allah, elbette iman edenleri bilir ve elbette kimlerin de Münafık dipnot 1 olduğunu da bilir.
Allah, elbette inananları bilir ve elbette kimlerin de münafık dipnot 1 olduğunu da bilir.
Allah, elbette inananları bilir ve elbette kimlerin de münafık dipnot 1 olduğunu da bilir.
Tanrı muhakkak inananları da bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.
Allah iman edenleri de elbet bilir, münafıkları da elbet bilir.
Elbette Allah; inananları bilir. Ve elbette münafıkları da bilir.
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
Allah, elbette inananları da bilir ve elbette iki yüzlüleri de bilir.
Allah inanıp güvenenleri elbette bilecektir. Münafıkları /iki yüzlüleri de elbette bilecektir dipnot 1 .
Allah inananları elbette bilecektir. İki yüzlüleri de elbette bilecektir.
Allah, elbette iman edenleri biliyor ve elbette münafıkları da biliyor.
Allah, elbette iman edenleri biliyor ve elbette münafıkları da biliyor.
Allah iman edenleri elbette bilecektir. Ve münafık olanları da elbette bilecektir.
And Allah does indeed know those who acknowledge His divine nature and His Omnipotence and Authority and conformed their will to His will and also He knows the hypocrites who falsely profess to be religiously inclined.
God will be sure to mark out which ones are the believers, and which the hypocrites.
And Allah most certainly knows those who believe, and as certainly those who are Hypocrites.
Allah will surely ascertain who are the believers and who are the hypocrites. dipnot 1
Allah knows those who have iman and He knows the hypocrites.
Verily, Allâh knows those who believe, and verily, He knows the hypocrites [i.e. Allâh will test the people with good and hard days to discriminate the good from the wicked, although Allâh knows all that before putting them to test].
Allah shall surely ascertain those who have faith, and He shall surely ascertain the hypocrites.
Indeed, Allâh will bring to light those who believe, and He will also reveal the hypocrites.
God surely knows the believers, and He knows the hypocrites.
God has to know [and prove to man through the trials of life] who is a believer and who is a hypocrite.
God will surely know those who believe, and will surely know the hypocrites.
God is fully aware of those who acknowledged, and He is fully aware of the hypocrites.
Verily God well knoweth the true believers, and He well knoweth the hypocrites.
And there are those among men who say, "We believe in Allah!" but when they suffer for the sake of Allah, they mistake the persecution of men for the punishment of Allah; but if help come from your Lord they will say, "Verily, we were with you!" Is not Allah best aware of what is in the breasts of His creatures?
And indeed Allah definitely knows the ones who have believed, and indeed He definitely knows the hypocrites.
Verily Allah knoweth those who believe, and verily He knoweth the hypocrites.
God will surely know the believers and know the hypocrites.
[Yea-] and most certainly will God mark out those who have [truly] attained to faith, and most certainly will He mark out the hypocrites.
Allah will certainly distinguish between those who have ˹sure˺ faith and the hypocrites.
God is fully aware of those who believed, and He is fully aware of the hypocrites.
GOD will most certainly distinguish those who believe, and He will most certainly expose the hypocrites.
And Allah will surely make evident those who believe, and He will surely make evident the hypocrites.
And God will know those who heed warning, and He will know the waverers.
Verily, Allah knows those who believe, and verily He knows the pretenders.
And indeed, Allah most truly knows those who believe, and as truly (He knows) those who are the hypocrites (who hide the truth).
Allah will certainly know those who believe and He will certainly know the hypocrites.
God is fully aware of those who believed, and He is fully aware of the hypocrites.