Bakara suresi · 130–141. ayetler

İbrâhim'in dini ve Ya'kūb'un vasiyeti

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Bakara suresi, 130. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 130. ayet. وَمَن يَرْغَبُ عَن مِّلَّةِ إِبْرَٰهِـۧمَ إِلَّا مَن سَفِهَ نَفْسَهُۥ وَلَقَدِ ٱصْطَفَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    Diyanet İşleri

    Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.

    Mehmet Okuyan

    Kendini bilmezlerden başka kim İbrahim'in dininden yüz çevirir ki! Yemin olsun ki biz onu dünyada (elçi) seçmiştik; şüphesiz ki o, ahirette de iyilerden (olacak)tır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kişiliksiz tipler hariç, kim İbrahim'in inanç sisteminden yüz çevirebilir ki? Biz onu dünyada seçkin kılmıştık, ahirette ise o kesinlikle erdemliler arasında yer alacak.

    Muhammed Esed

    Ve düşünme melekeleri dumura uğramış olanlar dışında kim, bu dünyada gerçekten yücelttiğimiz ve şüphesiz ahirette de dürüst ve erdemliler arasında yer alacak olan İbrahim'in inanç sistemini terk etmek ister?

    Ahmed Hulusi

    İbrahim milletinden (varlığın-ın hakikatine iman etmişlerden), kendini bilmez akılsızlardan başka kim yüz çevirebilir ki! Andolsun ki biz Onu dünyada seçtik - saflaştırdık ve sonsuz gelecek sürecinde de salihlerdendir.

    Ali Bulaç

    Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O salihlerdendir.

    Ali Özek ve heyeti

    İbrâhim'in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz dünyada onu (elçi) seçtik, şüphesiz o âhirette de sâlih kullardandır.

    Ali Rıza Safa

    Kendini bilmezden başka, İbrahim'in dininden, kim yüz çevirir? Gerçek şu ki, dünyada, Onu seçtik. Ve sonsuz yaşamda da kesinlikle erdemli olanlar arasında olacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim'in yolundan, kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada seçtik; şüphesiz o, ahirette de iyilerdendir.

    Edip Yüksel

    Kendini kandırandan başkası İbrahim'in dininden yüz çevirmez. Onu bu dünyada seçtik, ahirette de erdemli kişilerden olacak.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendini kandırandan başkası İbrahim'in dininden yüz çevirmez. Onu bu dünyada seçtik, ahirette de erdemli kişilerden olacak.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İbrahim'in milletinden, kendine kıyandan başka kim yüz çevirir? Gerçek şu ki, Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, ahirette de hiç şüphe yok ki o iyiler arasındadır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İbrahimin milletinden kim yüz çevirir? Ancak kendine kıyan sefih, hakikat biz onu Dünyada ıstıfa ettik, Ahırette de o hiç şüphe yok salahile seçilenlerdendir

    Erhan Aktaş

    İbrahim'in milletinden dipnot 1 , kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Ant olsun onu dünyada Biz seçtik; o, ahirette de iyiler arasında yer alacaktır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanç sisteminden, uygarlığından, yaşam biçiminden, yolundan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İbrahim'in milletinden dipnot 1 , kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Ant olsun onu dünyada Biz seçtik; o, ahirette de iyiler arasında yer alacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanç sisteminden, uygarlığından, yaşam biçiminden, yolundan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İbrahim'in milletinden dipnot 1 , kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Ant olsun onu dünyada Biz seçtik; o, ahirette de iyilerdendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanç sisteminden, uygarlığından, yaşam biçiminden, yolundan.

    Gültekin Onan

    Kendi nefsini aşağılık kılandan başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de o salihlerdendir.

    Hasan Basri Çantay

    Kendini bilmeyenden başka kim İbrahimin dininden yüz çevirir? Andolsun ki biz onu dünyada beğenip seçmişizdir. O, şüphe yok ahiretde de muhakkak saalihlerden (yüksek derece erbabından) dır.

    İbni Kesir

    Kendini bilmezden başka kim İbrahim'in dininden yüz çevirir. And olsun ki dünyada onu seçmiştik. Muhakkak ki o, ahirette de salihlerdendir.

    Mehmet Alagaş

    (124-134) Rabbi bir vakit İbrahim’i kelimelerle sınadı (Bağlılık sınavı) o da tamamladı, seni kesinlikle insanlara lider/ öncü/ imam yapacağım dedi, dedi ki ve soyumdan da / zürriyetimden de? (Sadece ben olmasam ayrıca zürriyetimden de istesem) Dedi ki benim söz verişim zalimlere ulaşmaz / nail olmaz. İnsanlar için gelinen toplanılan ve güvende / emin kalınabilen bir yer olması ve İbrahim makamından namaz yeri / musalla edin ebilmeleri için, beyti / Beytullah’ı yaptık. İbrahim ve İsmail’le tavaf edenler ibadete kapana nlar / itikafa kapananlar rükû ve secde edenler için evimi temiz tutmaları konusunda sözleştik /ahitleştik. Bir vakit İbrahim dedi ki Rabbim, Bu kasabayı / bu beldeyi güvenilir kıl / emin kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri ürünlerle rızıklandır. Dedi ki kim de kafirlik ederse azcık onu geçindiririm ve sonra ateş azabına onu zorlarım / sürüklerim , orası ne kötü varış yeridir. İbrahim ve İsmail evin temellerini / kaidelerini yükseltiyorlarken Rabbimiz bizden kabul et, muhakkak sen işitensin bilensin, Rabbimiz bizi sana teslim olanlar eyle ve soyumuzdan da sana teslim olan ümmetler yap, bize ibadet yerlerimizi göster ve tövbemizi kabul et sen vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edensin, esirgeyensin, Rabbimiz onların içlerinden onlara senin ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve gerekçesini / hikmetini öğreten ve onları arındıran / temizleyen bir Resul yarat , Muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin diye dua ettiler. İbrahim dînî topluluğundan / İbrahim milletinden yüz çevirenden başka kim kendisini aşağılık eder ki? Kesinlikle biz Onu dünyada seçtik, ahirette de O Salihlerdendir. Bir Vakit Rabbi Ona demişti ki “Teslim ol” O da dedi ki “Alemlerin Rabbine teslim oldum” İbrahim de oğullarına ve Yakub’a şunu vasiyet etti: “Ey oğullarım! Allah sizin için belirli bir din seçti , ancak Müslüman iseniz ölün. Ayrıca siz Yakup ölüm için hazırlandığında şahitler miydiniz? O vakit oğullarına benim ardımdan neye ibadet edeceksiniz dedi. Dediler ki senin İlah’ına, babalarımız İbrahim İsmail ve İshak’ın tek olan İlah’ına tapacağız, biz ona teslim olduk dediler. İşte bu, gelip geçmiş bir toplumdu / ümmetti, kazandıkları kendilerine sizin de kazandıklarınız size, onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendini bilmezden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim’i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerdendir.

    Süleyman Ateş

    Nefsini aşağılık yapan (beyinsiz)den başka, kim İbrahim dininden yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada beğenip seçmiştik, ahirette de, o iyilerdendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendini zavallı duruma sokandan başka, kim İbrahim'in dininden yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin kıldık, ahirette de iyiler arasında olacaktır.

    Şaban Britch

    Kendini bilmeyenlerden başka kim İbrahim’in yolundan yüz çevirir? Biz dünyada onu seçmiştik. O, şüphesiz ahirette de salih kimselerdendir.

    Şaban Piriş

    Kendini bilmeyenlerden başka kim İbrahim'in yolundan yüz çevirir? Biz dünyada onu seçmiştik. O, şüphesiz ahirette de iyilerdendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öz benliğini beyinsizliğe itenden başka kim, İbrahim'in milletinden yüz çevirir? Yemin olsun ki biz onu dünyada seçip yüceltmiştik. Ve o, ahırette de barış ve iyilik sevenlerden biri olacaktır elbette...

  2. Bakara suresi, 131. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 131. ayet. إِذْ قَالَ لَهُۥ رَبُّهُۥٓ أَسْلِمْ قَالَ أَسْلَمْتُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbi ona "Teslim ol!" demişti; o da "Âlemlerin Rabbine teslim oldum." cevabını vermişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İbrahim'in bu cevabı, bir müslüman duruşunun nasıl olması gerektiğini öğretmeyi amaçlamaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbi ona 'teslim ol' dediğinde, karşılığı şu oldu: Alemlerin Rabbine teslim oldum."

    Muhammed Esed

    Rabbi, O'na: "Bana teslim ol!" dediğinde; "(Sana), bütün alemlerin Rabbine teslim oldum!" diye cevap verdi.

    Ahmed Hulusi

    Hani Ona Rabbi: "Teslim ol" demiş, O da: "Alemlerin Rabbi'ne teslimim" demişti (İbrahim'e Alemlerin Rabbi'ne teslim durumunda olduğu fark ettirilmişti).

    Ali Bulaç

    Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O:) "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü Rabbi ona: "Teslim ol," demiş, o da: Âlemlerin Rabbine teslim oldum, demişti.

    Ali Rıza Safa

    Efendisi, "Teslim ol!" dediğinde; "Evrenlerin Efendisine teslim oldum!" demişti.

    Bayraktar Bayraklı

    Hani Rabbi, İbrahim'e, "Teslim ol!" deyince, o da, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.

    Edip Yüksel

    Efendisi, kendisine "Barış içinde teslim ol" dediğinde; "Evrenlerin Efendisine barış içinde teslim oldum" diye karşılık vermişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabb'i, kendisine 'Teslim ol,' dediğinde; 'Evrenlerin Rabbine teslim oldum,' diye karşılık vermişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rabbi ona: "Bana teslim ol!" emrini verince, o da: "Alemlerin Rabbine teslim oldum." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbı ona İslam emrini verince, teslim oldum Rabbilalemine dedi

    Erhan Aktaş

    Hani Rabb'i ona: "Müslim dipnot 1 ol" dediğinde; o da: "Alemlerin Rabb'i için müslim oldum." demişti.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle teslim olan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani Rabb'i ona: "Müslim dipnot 1 ol" dediğinde; o da: "Âlemlerin Rabbi için müslim oldum." demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına teslim olan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani Rabb'i ona: "Müslim dipnot 1 ol" dediğinde; o da: "Âlemlerin Rabbi için müslim oldum." demişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına teslim olan.

    Gültekin Onan

    Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O:) "Alemlerin rabbine teslim oldum" demişti.

    Hasan Basri Çantay

    Rabbi ona: "(Kendini Hakka) teslim et" dediği zaman o, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişdi.

    İbni Kesir

    Hani, Rabbı ona; teslim ol buyurduğu zaman, o da, alemlerin Rabbına teslim oldum, demişti.

    Mehmet Alagaş

    (124-134) Rabbi bir vakit İbrahim’i kelimelerle sınadı (Bağlılık sınavı) o da tamamladı, seni kesinlikle insanlara lider/ öncü/ imam yapacağım dedi, dedi ki ve soyumdan da / zürriyetimden de? (Sadece ben olmasam ayrıca zürriyetimden de istesem) Dedi ki benim söz verişim zalimlere ulaşmaz / nail olmaz. İnsanlar için gelinen toplanılan ve güvende / emin kalınabilen bir yer olması ve İbrahim makamından namaz yeri / musalla edin ebilmeleri için, beyti / Beytullah’ı yaptık. İbrahim ve İsmail’le tavaf edenler ibadete kapana nlar / itikafa kapananlar rükû ve secde edenler için evimi temiz tutmaları konusunda sözleştik /ahitleştik. Bir vakit İbrahim dedi ki Rabbim, Bu kasabayı / bu beldeyi güvenilir kıl / emin kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri ürünlerle rızıklandır. Dedi ki kim de kafirlik ederse azcık onu geçindiririm ve sonra ateş azabına onu zorlarım / sürüklerim , orası ne kötü varış yeridir. İbrahim ve İsmail evin temellerini / kaidelerini yükseltiyorlarken Rabbimiz bizden kabul et, muhakkak sen işitensin bilensin, Rabbimiz bizi sana teslim olanlar eyle ve soyumuzdan da sana teslim olan ümmetler yap, bize ibadet yerlerimizi göster ve tövbemizi kabul et sen vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edensin, esirgeyensin, Rabbimiz onların içlerinden onlara senin ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve gerekçesini / hikmetini öğreten ve onları arındıran / temizleyen bir Resul yarat , Muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin diye dua ettiler. İbrahim dînî topluluğundan / İbrahim milletinden yüz çevirenden başka kim kendisini aşağılık eder ki? Kesinlikle biz Onu dünyada seçtik, ahirette de O Salihlerdendir. Bir Vakit Rabbi Ona demişti ki “Teslim ol” O da dedi ki “Alemlerin Rabbine teslim oldum” İbrahim de oğullarına ve Yakub’a şunu vasiyet etti: “Ey oğullarım! Allah sizin için belirli bir din seçti , ancak Müslüman iseniz ölün. Ayrıca siz Yakup ölüm için hazırlandığında şahitler miydiniz? O vakit oğullarına benim ardımdan neye ibadet edeceksiniz dedi. Dediler ki senin İlah’ına, babalarımız İbrahim İsmail ve İshak’ın tek olan İlah’ına tapacağız, biz ona teslim olduk dediler. İşte bu, gelip geçmiş bir toplumdu / ümmetti, kazandıkları kendilerine sizin de kazandıklarınız size, onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbi ona: “Teslim ol”! dediğinde, "Âlemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.

    Süleyman Ateş

    Rabbi ona: "İslam ol!" demişti, "Alemlerin Rabbine teslim oldum." dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sahibi (Rabbi) ona "Teslim ol!" dediğinde o, "Varlıkların Sahibine (Rabbine) teslim oldum!" demişti.

    Şaban Britch

    Rabbi, O’na; “Teslim ol”! dediği zaman: Alemlerin Rabbine teslim oldum, demişti.

    Şaban Piriş

    Rabbi, O'na "teslim ol" dediği zaman: -Alemlerin Rabbine teslim oldum, demişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabb'i ona, "Müslüman olup bana teslim ol!" dediğinde o şu cevabı vermişti: "Teslim oldum alemlerin Rabb'ine!"

  3. Bakara suresi, 132. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 132. ayet. وَوَصَّىٰ بِهَآ إِبْرَٰهِـۧمُ بَنِيهِ وَيَعْقُوبُ يَٰبَنِىَّ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰ لَكُمُ ٱلدِّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ

    Diyanet İşleri

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün" dedi.

    Mehmet Okuyan

    İbrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etmişti. Yakup da "Ey yavrularım! Allah sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Sadece müslümanlar olarak ölün!" (demişti). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:102.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte İbrahim, kendi oğullarına bu dini vasiyet etmişti; nitekim Yakub da öyle yaptı: "Yavrucuklarım! Allah size en saf, en temiz inancı seçti! Şu halde (Allah'a) tam teslim olmadan can verecekseniz sakın ölmeyin!"

    Muhammed Esed

    Ve İbrahim çocuklarına bunu aynen vasiyet etti; Yakup da (böyle yaptı): "Evlatlarım! Bakın, Allah size en saf ve temiz inancı bahşetti; öyleyse O'na teslim olmadan ölümün sizi alt etmesine izin vermeyin."

    Ahmed Hulusi

    İbrahim (bu gerçek doğrultusunda) oğullarına vasiyette bulundu, Yakup da: "Oğullarım, Allah sizin için bu dini (sistem anlayışını) seçti. Allah'a teslim olmuşluğunuzun farkında olmadan sakın ölmeyin. " (Müslim, Allah'a tam - kesin teslim olmuş olduğunun bilincine ermiş olan. )

    Ali Bulaç

    Bunu İbrahim, oğullarına vasiyet etti, Yakup da: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak müslüman olarak can verin" (diye benzer bir vasiyette bulundu.)

    Ali Özek ve heyeti

    Bunu İbrâhim de kendi oğullarına vasiyet etmiş, Ya'kûb da: (aynı şeyi yapmış ve): Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm'ı) seçti. O halde sadece müslümanlar olarak ölünüz (dedi).

    Ali Rıza Safa

    İbrahim, kendisinden sonrası için, bunu oğullarına öğütledi; Yakup da öyle: "Ey oğullarım! Kuşkusuz, Allah, sizin için bu dini seçti. Artık, yalnızca teslim olanlar olarak ölün!"

    Bayraktar Bayraklı

    Bunu İbrahim de oğullarına vasiyet etti. Yakub da, "Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. O halde Müslüman olarak ölünüz" dedi.

    Edip Yüksel

    İbrahim ve daha sonra Yakup şunu çocuklarına öğütledi: "Evlatlarım! ALLAH sizin için bu dini seçti; Müslüman olarak ölmeye bakın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İbrahim ve daha sonra Yakup şunu çocuklarına öğütledi: 'Evlatlarım! ALLAH sizin için bu dini seçti; müslüman olarak ölmeye bakın.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bu dini İbrahim kendi oğullarına vasiyet ettiği gibi Yakup da vasiyet etti ve: "Oğullarım, Allah sizin için o dini seçti, başka dinlerden sakının yalnız müslüman olarak can verin! dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu dini İbrahim kendi oğullarına vasıyet ettiği gibi Yakub da vasıyet etti: Oğullarım "Allah sizin için o dini ıstıfa buyurdu, başka dinlerden sakının yalnız müslim olarak can verin dedi

    Gültekin Onan

    Bunu İbrahim oğullarına vasiyet etti. Yakup da: "Oğullarım, kuşkusuz Tanrı sizlere bu dini seçti, siz de ancak / yalnızca müslüman olarak can verin [diye benzer bir vasiyette bulundu].

    Hasan Basri Çantay

    İbrahim, bunu (ayni şey'i) oğullarına da tavsiye etdi. (Torunu) Ya'kub da (öyle yapdi:) "Ey oğullarım, Allah sizin için (İslam) dini (ni) beğenib seçdi. O halde siz de (başka değil) ancak müslümanlar olarak can verin (dedi)".

    İbni Kesir

    İbrahim bunu oğullarına da tavsiye etti. Ya'kub da: Ey oğullarım, Allah sizin için dinini seçti. Onun için siz de yalnız Müslüman olarak can verin, dedi.

    Mehmet Alagaş

    (124-134) Rabbi bir vakit İbrahim’i kelimelerle sınadı (Bağlılık sınavı) o da tamamladı, seni kesinlikle insanlara lider/ öncü/ imam yapacağım dedi, dedi ki ve soyumdan da / zürriyetimden de? (Sadece ben olmasam ayrıca zürriyetimden de istesem) Dedi ki benim söz verişim zalimlere ulaşmaz / nail olmaz. İnsanlar için gelinen toplanılan ve güvende / emin kalınabilen bir yer olması ve İbrahim makamından namaz yeri / musalla edin ebilmeleri için, beyti / Beytullah’ı yaptık. İbrahim ve İsmail’le tavaf edenler ibadete kapana nlar / itikafa kapananlar rükû ve secde edenler için evimi temiz tutmaları konusunda sözleştik /ahitleştik. Bir vakit İbrahim dedi ki Rabbim, Bu kasabayı / bu beldeyi güvenilir kıl / emin kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri ürünlerle rızıklandır. Dedi ki kim de kafirlik ederse azcık onu geçindiririm ve sonra ateş azabına onu zorlarım / sürüklerim , orası ne kötü varış yeridir. İbrahim ve İsmail evin temellerini / kaidelerini yükseltiyorlarken Rabbimiz bizden kabul et, muhakkak sen işitensin bilensin, Rabbimiz bizi sana teslim olanlar eyle ve soyumuzdan da sana teslim olan ümmetler yap, bize ibadet yerlerimizi göster ve tövbemizi kabul et sen vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edensin, esirgeyensin, Rabbimiz onların içlerinden onlara senin ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve gerekçesini / hikmetini öğreten ve onları arındıran / temizleyen bir Resul yarat , Muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin diye dua ettiler. İbrahim dînî topluluğundan / İbrahim milletinden yüz çevirenden başka kim kendisini aşağılık eder ki? Kesinlikle biz Onu dünyada seçtik, ahirette de O Salihlerdendir. Bir Vakit Rabbi Ona demişti ki “Teslim ol” O da dedi ki “Alemlerin Rabbine teslim oldum” İbrahim de oğullarına ve Yakub’a şunu vasiyet etti: “Ey oğullarım! Allah sizin için belirli bir din seçti , ancak Müslüman iseniz ölün. Ayrıca siz Yakup ölüm için hazırlandığında şahitler miydiniz? O vakit oğullarına benim ardımdan neye ibadet edeceksiniz dedi. Dediler ki senin İlah’ına, babalarımız İbrahim İsmail ve İshak’ın tek olan İlah’ına tapacağız, biz ona teslim olduk dediler. İşte bu, gelip geçmiş bir toplumdu / ümmetti, kazandıkları kendilerine sizin de kazandıklarınız size, onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti. Ya'kûb da öyle yaptı ve: “Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak Müslümanlar olarak can verin!” dedi.

    Süleyman Ateş

    İbrahim de bunu kendi oğullarına vasiyyet etti, Ya'kub da: "Oğullarım, Allah, sizin için o dini seçti, bundan dolayı sadece müslümanlar olarak ölünüz." (dedi).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İbrahim, bu dine uymayı oğullarına vasiyet etmişti. Yakup da öyle yaptı. Dedi ki: "Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti, son nefesinize kadar Allah'a teslim olmuş kişiler olarak yaşayın."

    Şaban Britch

    İbrahim, bunu oğullarına da tavsiye etti. Yakup da öyle yaptı (ve onun da oğullarından son dileği şuydu:) Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. Öyleyse, siz de ancak müslüman olarak can verin!

    Şaban Piriş

    İbrahim, bunu oğullarına da tavsiye etti. Yakup da öyle yaptı (ve onun da oğullarından son dileği şuydu:) -Ey oğullarım, Allah sizin için bu dini seçti. Öyleyse, siz de ancak müslüman olarak can verin!

    Yaşar Nuri Öztürk

    İbrahim de oğullarına şunu vasiyet etti, Yakub da: "Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçmiştir. O halde ancak müslümanlar olarak can verin."

  4. Bakara suresi, 133. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 133. ayet. أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ ٱلْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنۢ بَعْدِى قَالُوا۟ نَعْبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِلَٰهًا وَٰحِدًا وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler O'na boyun eğmiş müslümanlarız." dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?

    Mehmet Okuyan

    Yakup'a ölüm geldiği zaman siz orada mıydınız yoksa! O zaman (Yakup), oğullarına "Benden sonra neye (kime) kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek Allah'a kulluk edeceğiz; biz yalnızca O'na teslim olmuşuzdur." demişlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve siz (Ey İsrailoğulları), Yakub'un ölüm döşeğinde oğullarına "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" diye sorduğunda, onların da "Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın da ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz ve yalnızca O'na teslim olacağız" dediklerine şahit olmadınız mı?"

    Muhammed Esed

    Evet, siz, (ey İsrailoğulları) Yakub'un, son nefesini vermeye yaklaşırken oğullarına: "Ben gittikten sonra siz kime kulluk edeceksiniz? diye seslendiğine şahitsiniz. Onlar: "Senin tanrına, ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın tanrısına, O Tek Tanrıya kulluk edecek ve O'na teslim olacağız!" diye cevap verdiler.

    Ahmed Hulusi

    Yoksa siz Yakup ölmek üzereyken olaya şahit olanlardan mıydınız? Hani O oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti de, onlar da:"Senin ve babaların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan İlahun VAHİD'e (hakikatlerini meydana getiren Allah Esma'sına) kulluğumuza devam edeceğiz. Biz ona teslim olmuşluğun bilincinde olanlarız" demişlerdi.

    Ali Bulaç

    Yoksa siz, Yakub'un ölüm anında, orada şahidler miydiniz? O, oğullarına: "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediğinde, onlar: "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler ona teslim olduk" demişlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa Ya'kûb'a ölüm geldiği zaman siz orada mı idiniz? O zaman (Ya'kûb) oğullarına: Benden sonra kime ibâdet (kulluk) edeceksiniz? demişti. Onlar: Senin ve ataların İbrâhim, İsmâil ve İshâk'ın bir tek ilâhına (Allah'a) kulluk edeceğiz; biz ancak O’na teslim olmuşuzdur, dediler.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa Yakup'a ölüm geldiğinde, siz tanık mıydınız? Oğullarına, şöyle demişti: "Benden sonra, kime hizmet edeceksiniz?" Dediler ki: "Senin Tanrına; ataların, İbrahim, İsmail ve İshak'ın Tanrısı olan Tanrıya, Tek ve Eşsiz olarak hizmet edeceğiz. Çünkü biz, O'na teslim olanlarız!"

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa Yakub'a ölüm geldiğinde siz orada mıydınız? O zaman Yakub, oğullarına, "Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?" diye sormuştu. Onlar da, "Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz; biz sadece O'na teslim olmuşuz" diye cevap vermişlerdi.

    Edip Yüksel

    Yakup can verirken tanık olsaydınız. O, çocuklarına: "Benden sonra kime hizmet edeceksiniz" diye sormuştu. Onlar da, "Senin Tanrın, ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın Tanrısı olan tek Tanrıya hizmet edeceğiz, biz O'na teslim olanlarız" demişlerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yakup can verirken tanık olsaydınız. O, çocuklarına: 'Benden sonra kime kulluk edeceksiniz,' diye sormuştu. Onlar da, 'Senin Tanrın, ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın Tanrısı olan tek Tanrıya kulluk edeceğiz, biz O'na teslim olanlarız,' demişlerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa ölüm Yakub'a geldiği vakit siz de orada mıydınız. O oğullarına: "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" dediği vakit onlar: "Senin Allah'ına, ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın Allah'ına, tek olan İlah'a ibadet ederiz, biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız." dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    yoksa siz şahidler mi idiniz, Yakuba ölüm hali geldiği vakit: oğullarına benim arkamdan neye ibadet edeceksiniz? dediği vakit? Dediler ki senin Allahın ve ataların İbrahim ve İsmail ve İshak'ın Allahı, ilah-ı vahide ibadet ederiz, biz ancak ona boyun eğen müslimleriz

    Erhan Aktaş

    Yoksa siz, Yakub'un ölümü anında onun yanında mıydınız? Hani oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz. Biz, O'na teslim olanlardanız." demişlerdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa siz, Yakup'un ölümü anında onun yanında mıydınız? Hani oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz. Biz, O'na teslim olanlardanız." demişlerdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa siz, Yakup'un ölümü anında onun yanında mıydınız? Hani oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz. Biz, O'na teslim olanlardanız." demişlerdi.

    Gültekin Onan

    Yoksa siz Yakub'un ölüm anında orada şahitler miydiniz? O, oğullarına: "Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?" dediğinde, onlar: "Senin tanrına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın tanrısı olan tek bir tanrıya kulluk edeceğiz, biz O'na teslim olanlarız / bizler ona teslim olduk" demişlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa (Ey Yahudiler), ölüm Yakubun önüne geldiği vakit siz de orada haazır mı idiniz? (Hayır) o, oğullarına: "Benden (ölümümden) sonra neye ibadet edeceksiniz?" dediği zaman onlar: "Senin Tanrına ve babaların İbrahimin, İsmailin, İshakın birtek Tanrı olan Allahına ibadet edeceğiz. Biz, ona teslim olmuşuzdur" demişlerdi.

    İbni Kesir

    Yoksa Ya'kub 'a ölüm geldiğinde siz orada mıydınız? Hani o, oğullarına: Benden sonra neye ibadet edeceksiniz? demişti. Onlar da: Senin İlah'ına ve ataların İbrahim'in, İshak'ın İlah'ına tek ilah olarak ibadet edeceğiz. Ve biz O'na teslim olmuşuz, demişlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (124-134) Rabbi bir vakit İbrahim’i kelimelerle sınadı (Bağlılık sınavı) o da tamamladı, seni kesinlikle insanlara lider/ öncü/ imam yapacağım dedi, dedi ki ve soyumdan da / zürriyetimden de? (Sadece ben olmasam ayrıca zürriyetimden de istesem) Dedi ki benim söz verişim zalimlere ulaşmaz / nail olmaz. İnsanlar için gelinen toplanılan ve güvende / emin kalınabilen bir yer olması ve İbrahim makamından namaz yeri / musalla edin ebilmeleri için, beyti / Beytullah’ı yaptık. İbrahim ve İsmail’le tavaf edenler ibadete kapana nlar / itikafa kapananlar rükû ve secde edenler için evimi temiz tutmaları konusunda sözleştik /ahitleştik. Bir vakit İbrahim dedi ki Rabbim, Bu kasabayı / bu beldeyi güvenilir kıl / emin kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri ürünlerle rızıklandır. Dedi ki kim de kafirlik ederse azcık onu geçindiririm ve sonra ateş azabına onu zorlarım / sürüklerim , orası ne kötü varış yeridir. İbrahim ve İsmail evin temellerini / kaidelerini yükseltiyorlarken Rabbimiz bizden kabul et, muhakkak sen işitensin bilensin, Rabbimiz bizi sana teslim olanlar eyle ve soyumuzdan da sana teslim olan ümmetler yap, bize ibadet yerlerimizi göster ve tövbemizi kabul et sen vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edensin, esirgeyensin, Rabbimiz onların içlerinden onlara senin ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve gerekçesini / hikmetini öğreten ve onları arındıran / temizleyen bir Resul yarat , Muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin diye dua ettiler. İbrahim dînî topluluğundan / İbrahim milletinden yüz çevirenden başka kim kendisini aşağılık eder ki? Kesinlikle biz Onu dünyada seçtik, ahirette de O Salihlerdendir. Bir Vakit Rabbi Ona demişti ki “Teslim ol” O da dedi ki “Alemlerin Rabbine teslim oldum” İbrahim de oğullarına ve Yakub’a şunu vasiyet etti: “Ey oğullarım! Allah sizin için belirli bir din seçti , ancak Müslüman iseniz ölün. Ayrıca siz Yakup ölüm için hazırlandığında şahitler miydiniz? O vakit oğullarına benim ardımdan neye ibadet edeceksiniz dedi. Dediler ki senin İlah’ına, babalarımız İbrahim İsmail ve İshak’ın tek olan İlah’ına tapacağız, biz ona teslim olduk dediler. İşte bu, gelip geçmiş bir toplumdu / ümmetti, kazandıkları kendilerine sizin de kazandıklarınız size, onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa siz Ya'kûb’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına: “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da: “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz. Bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?

    Süleyman Ateş

    Yoksa siz, Ya'kub'a ölüm (hali) geldiği zaman orada mı idiniz? O zaman (Ya'kub), oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti. "Senin tanrın ve ataların İbrahim, İsma'il ve İshak'ın tanrısı olan tek Tanrı'ya kulluk edeceğiz, biz O'na teslim olanlarız." dediler.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa siz Yakup ölmek üzere iken orada mıydınız! O sırada evlatlarına, "Benim arkamdan kime kulluk edeceksiniz?" diye sordu. Onlar, "Senin ilahına, ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahına yani tek ilaha kulluk edeceğiz. Biz, ona teslim olmuş kimseleriz!" dediler. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yakub'un ölmek üzere iken ne yaptığını biliyor musunuz? Oğullarına, "Benden sonra neye kul olacaksınız?" diye sordu. Onlar, "Senin İlahına; ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın İlahına, o bir tek İlaha kul olacağız. Biz, zaten, O'na teslim olmuş kimseleriz!" dediler.

    Şaban Britch

    Yoksa siz, Yakub’a ölüm yaklaşıp da oğullarına: Ey oğullarım, Benden sonra kime ibadet edeceksiniz? diye sorduğu ve onların da: Senin ilahına, ataların İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, bir tek ilahına ibadet edeceğiz. Biz O’na teslim olanlarız! dediklerinde, siz onların yanında şahit miydiniz?

    Şaban Piriş

    Yoksa siz, Yakub'a ölüm yaklaşıp da oğullarına: -Ey oğullarım, Benden sonra neye kulluk edeceksiniz? diye sorduğu ve onların da: -Senin ilahına, ataların İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, bir tek ilahına kulluk edeceğiz. Biz O'na teslim olanlarız! dediklerinde, siz onların yanında şahit miydiniz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa siz, Yakub'a ölümün gelip çatışına tanıklar mıydınız? Hani, oğullarına şunu sormuştu: "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" Cevapları şu olmuştu: "Senin ilahına, ataların İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın ilahına, tek ve biricik olan ilaha kulluk edeceğiz; biz yalnız O'na teslim olanlarız."

  5. Bakara suresi, 134. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 134. ayet. تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

    Mehmet Okuyan

    Onlar bir ümmetti, elbette gelip geçti(ler). Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. dipnot 1 Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:141, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Bakara 2:141.

    Mustafa İslamoğlu

    "Şimdi o toplumlar geçmişte kaldı: onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir; ve siz onların yaptıklarından asla sorumlu tutulmayacaksınız."

    Muhammed Esed

    Şimdi o toplumlar geçip gittiler; onların kazandıkları kendilerine yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size; ve siz, onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz.

    Ahmed Hulusi

    İşte onlar bir ümmetti (topluluktu), geçtiler gittiler! Onların kazandıkları kendilerine aittir, sizin kazandıklarınız da size! Ve size onların yaptıklarının hesabı sorulmayacaktır.

    Ali Bulaç

    Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.

    Ali Rıza Safa

    İşte, o topluluklar gelip geçtiler. Onların kazandıkları onların, sizin kazandıklarınız sizindir. Zaten onların yaptıklarından, siz sorumlu değilsiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.

    Edip Yüksel

    Geçmişteki bir toplum bu! Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Geçmişteki bir toplum bu! Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız; siz onların yaptıklarından sorulacak değilsiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O, bir ümmetti geldi geçti, ona kendi kazandığı, size de kendi kazandığınız, siz onların amellerinden sorulacak değilsiniz

    Erhan Aktaş

    Onlar gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluktu, toplumdu.

    Gültekin Onan

    Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız / siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar birer ümmetdi (gelib) geçdi. (o ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da (ey Yahudiler) sizin ve siz, onların işlemiş olduklarından mes'ul olacak değilsiniz.

    İbni Kesir

    Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandığınız da sizin. Ve siz, onların yapmış olduklarından sorulmazsınız.

    Mehmet Alagaş

    (124-134) Rabbi bir vakit İbrahim’i kelimelerle sınadı (Bağlılık sınavı) o da tamamladı, seni kesinlikle insanlara lider/ öncü/ imam yapacağım dedi, dedi ki ve soyumdan da / zürriyetimden de? (Sadece ben olmasam ayrıca zürriyetimden de istesem) Dedi ki benim söz verişim zalimlere ulaşmaz / nail olmaz. İnsanlar için gelinen toplanılan ve güvende / emin kalınabilen bir yer olması ve İbrahim makamından namaz yeri / musalla edin ebilmeleri için, beyti / Beytullah’ı yaptık. İbrahim ve İsmail’le tavaf edenler ibadete kapana nlar / itikafa kapananlar rükû ve secde edenler için evimi temiz tutmaları konusunda sözleştik /ahitleştik. Bir vakit İbrahim dedi ki Rabbim, Bu kasabayı / bu beldeyi güvenilir kıl / emin kıl ve halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri ürünlerle rızıklandır. Dedi ki kim de kafirlik ederse azcık onu geçindiririm ve sonra ateş azabına onu zorlarım / sürüklerim , orası ne kötü varış yeridir. İbrahim ve İsmail evin temellerini / kaidelerini yükseltiyorlarken Rabbimiz bizden kabul et, muhakkak sen işitensin bilensin, Rabbimiz bizi sana teslim olanlar eyle ve soyumuzdan da sana teslim olan ümmetler yap, bize ibadet yerlerimizi göster ve tövbemizi kabul et sen vazgeçmeleri / tövbeleri kabul edensin, esirgeyensin, Rabbimiz onların içlerinden onlara senin ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve gerekçesini / hikmetini öğreten ve onları arındıran / temizleyen bir Resul yarat , Muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin diye dua ettiler. İbrahim dînî topluluğundan / İbrahim milletinden yüz çevirenden başka kim kendisini aşağılık eder ki? Kesinlikle biz Onu dünyada seçtik, ahirette de O Salihlerdendir. Bir Vakit Rabbi Ona demişti ki “Teslim ol” O da dedi ki “Alemlerin Rabbine teslim oldum” İbrahim de oğullarına ve Yakub’a şunu vasiyet etti: “Ey oğullarım! Allah sizin için belirli bir din seçti , ancak Müslüman iseniz ölün. Ayrıca siz Yakup ölüm için hazırlandığında şahitler miydiniz? O vakit oğullarına benim ardımdan neye ibadet edeceksiniz dedi. Dediler ki senin İlah’ına, babalarımız İbrahim İsmail ve İshak’ın tek olan İlah’ına tapacağız, biz ona teslim olduk dediler. İşte bu, gelip geçmiş bir toplumdu / ümmetti, kazandıkları kendilerine sizin de kazandıklarınız size, onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar bir ümmetti gelip, geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

    Süleyman Ateş

    Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar gelip geçmiş bir topluluktur. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız size! Onların yaptıkları işler size sorulmayacaktır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size! Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.

    Şaban Britch

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Onların yaptıklarından siz sorguya çekilmeyeceksiniz.

    Şaban Piriş

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Onların yaptıklarından siz sorguya çekilmeyeceksiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerinindir. Sizin kazandıklarınız da sizin olacaktır. Siz onların yapıp ettiklerinden sorguya çekilmeyeceksiniz.

  6. Bakara suresi, 135. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 135. ayet. وَقَالُوا۟ كُونُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ تَهْتَدُوا۟ قُلْ بَلْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِـۧمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    Diyanet İşleri

    (Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine uyarız. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

    Mehmet Okuyan

    (Kitap ehli olanlar:) "Yahudi veya hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız." demişlerdi. De ki: "Hayır! (Biz), hanîf (Allah'ı birleyen) olarak İbrahim'in milletine (dinine uyarız). dipnot 1 O, müşriklerden değildi."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:95; Nisâ 4:125; En‘âm 6:79, 161; Nahl 16:123; Hacc 22:78.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar dediler ki: "Yahudileşin ya da Hıristiyanlaşın ki doğru yolu bulasınız!" De ki: "Hayır, biz dosdoğru yol üzere bulunan İbrahim'in inanç sistemine mensubuz; üstelik o Allah'tan başkasına ilahlık da yakıştırmazdı."

    Muhammed Esed

    Onlar: "Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" derler. De ki: "Hayır, (bizimki) batıl olan her şeyden yüz çeviren ve Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlardan olmayan İbrahim'in inanç sistemi(dir)."

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "Yahudi veya Nasara olun ki hidayete eresiniz!". . . De ki (onlara): "Hayır biz, hanif olan İbrahim milletindeniz (aynı inancı paylaşanlardanız); o, müşriklerden değildi!. . "

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Yahudi veya Hristiyan olun ki hidayete eresiniz." De ki: "Hayır, (doğru yol) Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dini(dir); O müşriklerden değildi."

    Ali Özek ve heyeti

    (Yahûdiler ve hristiyanlar müslümanlara:) Yahûdi ya da hristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanîf olan İbrâhim'in (dosdoğru) dinine uyarız. O, müşriklerden değildi.

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Yahudi veya Nasrani gibi olun ki, doğru yola erişebilesiniz!" De ki: "Hayır! Gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan İbrahim'in dinidir. Çünkü O, ortaklar koşanlar arasında değildi!"

    Bayraktar Bayraklı

    Yahudiler ve Hıristiyanlar,Müslümanlara şöyle dediler: "Doğru yolu bulmanız için Yahudi ya da Hıristiyan olunuz." De ki: "Hayır! Biz, Hanif olan İbrahim'in yoluna uyarız. O, müşriklerden değildi."

    Edip Yüksel

    "Yahudi veya Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, biz İbrahim'in tektanrıcı dinine uyarız. O, ortak koşanlardan olmadı." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İslam, bir özel isim değildir. Adem'den itibaren tüm elçiler ve onların mesajını onaylayanlar, kendilerini tanımlamak için, İslam ve Müslüman kelimelerinin kendi dillerindeki karşılıklarını kullanmışlardır (2:131; 3:95; 6:161; 7:126; 10:72; 27:31, 32; 28:53). * Tanrı yanında tek makbul din İslam'dır, yani Allah'a teslimiyettir, barışseverliktir. * İbrahim, salat, zekat, oruç ve Konferans pratiklerini öğretti (22:78). İbrahim'in izleyicisi Muhammed peygamber (16:123) ise Kuran'ı iletti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Yahudi veya Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız,' dediler. De ki: 'Hayır, biz İbrahim'in tektanrıcı dinine uyarız. O, ortak koşanlardan olmadı.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de: "yahudi veya hıristiyan olunuz ki, hidayet bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, biz bir tek Allah'a inanan İbrahim'in dinindeyiz ki, o hiç bir zaman Allah'a ortak koşanlardan olmadı."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de Yehud veya Nasara olun ki hidayet bulasınız dediler, de ki: hayır, hakperest hanif olarak İbrahim milleti ki o hiç bir zaman müşriklerden olmadı

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, "Yahudi veya Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız." dediler. De ki: "Hayır; biz, hiçbir zaman müşrik olmayan, hanif dipnot 1 olan İbrahim'in milletindeniz. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      İbrahim ümmetinin yaşam biçimini, o toplumun uygarlığını benimseyenlerdeniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, "Yahudi ve Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız." dediler. De ki: "Hayır; biz, hiçbir zaman müşrik olmayan, hanif dipnot 1 olan İbrahim'in milletindeniz. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      İbrahim'in ümmetinin yaşadığı yaşam biçimini, o toplumun uygarlığını benimseyenlerdeniz.

    Gültekin Onan

    "Yahudi veya Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız / hidayete eresiniz" dediler. De ki: "Hayır, (doğru yol) hanif olan İbrahim'in dini(dir); o müşriklerden değildi.

    Hasan Basri Çantay

    (Yahudi ve Hıristiyanlar Müslümanlara:) "Yahudi veya Nasraani olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki (Habibim): "Hayır, (biz) muvahhid (Allah'ı bir tanıyarak ve müslim) olarak İbrahimin dini (n deyiz). O, Allaha eş tutanlardan değildi".

    İbni Kesir

    Yahudi veya Hristiyan olun ki hidayete eresiniz, dediler. De ki: Hayır, biz Hanif olan İbrahim'in dinine uyarız. O, müşriklerden değildi.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yahudi ve Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, demektedirler. Sen de ki: "Hayır! Hanif (her türlü batıl dinden uzak durup, yalnızca hak dine yönelen kimse) olarak, İbrahim’in dinine (tabi oluruz). O, müşriklerden değildi."

    Süleyman Ateş

    "Yahudi veya hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız." dediler. De ki: "Hayır, biz dosdoğru İbrahim dinine (uyarız). O, (Allah'a) ortak koşanlardan değildi."

    Süleymaniye Vakfı

    Dediler ki: "Yahudi veya Hristiyan olun ki doğru yolda olasınız". dipnot 1 De ki: "Hayır, İbrahim'in dini dosdoğru yaşama biçimine uyun! O, hiç müşriklerden olmadı." dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yahudiler, İsa'ya inanmayarak Tevrat'taki şu ayete uymamış ve müşrik olmuşlardır: "Bundan ötürü Rabbin kendisi size bir işaret verecek: İşte, bakire kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adı "Emanuel /Allah bizimledir" olacak." (
      Yeşeya 7:14 — Eski Ahit, Yeşaya; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yeşaya 7:14

      Bundan ötürü Rabbin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ). Hristiyanlar da Tevrat'ın "Benden başka ilahın olmayacak" (Çıkış 20:3) emrine rağmen İsa'yı ilahlaştırarak müşrik olmuşlardır. İncil'de de şöyle bir ifade vardır: "En önemli (emir) şudur: 'Dinle, ey İsrail! İlahımız Rab tek Rabdir. İlahın olan Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle seveceksin'." (
      Markos 12:29-30 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Markos 12:29

      İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‹Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rabdir.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Bir taraf) "Doğru yola gelmek için Yahudi olmalısınız", (diğeri) "Hristiyan olmalısınız!" dedi. De ki: "Hayır, İbrahim'in dosdoğru şeriatına uymalısınız! O, müşriklerden değildi."

    Şaban Britch

    Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız, demektedirler; sen de ki: Hayır, hanif olarak, İbrahim’in dinine (tabi oluruz). O, müşriklerden değildi.

    Şaban Piriş

    -Yahudi ve Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız, demektedirler; Sen de ki: -Hayır, hanif olarak, müşriklerden olmayan İbrahim'in dinine (uyunuz ki hidayete eresiniz)

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yahudi yahut Hıristiyan olun ki doğruya kılavuzlanasınız." dediler. De ki: "Hayır, öyle değil. Şirk ve yozlaşmadan uzak bir biçimde, İbrahim milletinden olalım. O, şirke bulaşanlardan değildi."

  7. Bakara suresi, 136. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 136. ayet. قُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَمَآ أُوتِىَ ٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    Diyanet İşleri

    Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab'lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz."

    Mehmet Okuyan

    (Onlara) şöyle deyin: "Biz Allah'a, bize indirilene; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve (onların) torunlar(ın)a indirilene; Rableri tarafından Musa'ya ve İsa'ya verilenlere, (ayrıca) diğer peygamberlere verilenlere inandık. Onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeyiz. dipnot 1 Biz yalnızca O'na (Allah'a) teslim olanlarız." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:285; Al-i İmrân 3:84; Nisâ 4:152.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:84.

    Mustafa İslamoğlu

    Deyiniz ki: "Biz Allah'a inanırız; bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a Yakub'a ve onların (iman) soyundan gelen (peygamberlere) indirilenlere; Musa'ya ve İsa'ya indirilene; yani tüm nebilere Rablerinden indirilenlere inanırız; onların arasından hiçbirini ayırt etmeyiz: zira biz sadece O'na teslim olanlarız.

    Muhammed Esed

    Deyin ki: "Biz Allah'a inanırız; ve bize indirilene ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onların soyundan gelenlere indirilene; ve Musa'ya, İsa'ya ve Rableri tarafından (diğer) tüm peygamberlere tevdi edilmiş olana (inanırız); onların arasında hiçbir ayrım yapmayız. Ve biz O'na teslim olanlarız."

    Ahmed Hulusi

    Deyin ki: "(Biz tüm varlığın aslı ve hakikati olan) Allah'a, bize inzal olana, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve oğullarına inzal olunana; Musa ve İsa'ya verilenlere; Rablerinden Nebilere verilenlere iman ettik. . . Onlardan hiçbirini ayırmayız bu yönden. Biz O'na teslim olmuşlardanız!"

    Ali Bulaç

    Deyin ki: "Biz Allah'a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiç birini diğerinden ayırdetmeyiz ve biz O'na teslim olmuşlarız."

    Ali Özek ve heyeti

    «Biz, Allah'a iman ettik ve (yine) bize indirilene; İbrâhim, İsmâil, İshâk, Ya'kûb ve Esbât (Ya'kûb'un torunların)a indirilene, Musâ ve İsâ'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk» deyin.

    Ali Rıza Safa

    Deyin ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene ve Efendilerinden peygamberlere verilenlere inanıyoruz. Onların arasında hiçbir ayrım yapmayız. Çünkü biz, O'na teslim olanlarız!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve onların torunlarına indirilene; Musa ve İsa'ya verilenlere, Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbirisinin arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk" deyiniz.

    Edip Yüksel

    "ALLAH'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilenlere, Musa'ya, İsa'ya verilene ve tüm peygamberlere Efendi'leri tarafından verilenleri onayladık. Onların hiçbiri arasında ayrım yapmayız. Biz sadece O'na teslim olanlarız" deyiniz. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 2:285. Demek ki elçilerin isimlerini "hazret" "efendi" vesaire eklemeden tek başına söylememiz emrediliyor. * Bak: 3:84; 33:56; 33:43; 9:99, 103; 33:41-42.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'ALLAH'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilenlere, Musa'ya, İsa'ya verilene ve tüm peygamberlere Rab'leri tarafından verilenlere inandık. Onların hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Biz sadece O'na teslim olanlarız,' deyiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve deyin ki: "Biz Allah'a iman ettiğimiz gibi, bize ne indirildiyse; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına ne indirildiyse; Musa'ya, İsa'ya ne verildiyse ve bütün peygamberlere Rableri tarafından ne verildiyse hepsine iman ettik. O'nun elçilerinden hiçbirini ayırt etmeyiz. Ve biz, ancak O'nun için boyun eğen müslümanlarız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ve deyin ki biz Allaha iman ettiğimiz gibi bize ne indirildiyse, İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakuba ve Esbata ne indirildise, Musaya ve İsaya ne verildiyse ve bütün Pegyamberlere rablarından olarak ne verildiyse hepsine iman ettik, onun Resullerinden birinin arasını ayırmayız ve biz ancak onun için boyun eğen müslimleriz

    Erhan Aktaş

    Deyin ki: "Biz; Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onların soyundan gelenlere indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve diğer Nebilere Rabb'lerinden verilenlere, iman ettik. Onları birbirinden ayırt etmeyiz. Ve biz O'na teslim olanlardanız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Deyin ki: "Biz; Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve onların soyundan gelenlere indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve diğer nebilere Rabb'lerinden verilenlere, iman ettik. Onları birbirinden ayırt etmeyiz. Ve biz O'na teslim olanlardanız."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Deyin ki: "Biz; Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve onların soyundan gelenlere indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve diğer nebilere Rabb'lerinden verilenlere, iman ettik. Onları birbirinden ayırt etmeyiz. Ve biz O'na teslim olanlardanız."

    Gültekin Onan

    Deyin ki: "Biz Tanrı'ya, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilen ile peygamberlere rabbinden verilene inandık. Onların hiçbiri arasında ayırım yapmayız / Onlardan hiçbirini diğerinden ayırdetmeyiz. Biz sadece O'na teslim olanlarız".

    Hasan Basri Çantay

    (Ey mü'minler) deyin ki: "Biz Allaha, bize indirilene (Kur'an-ı Kerime), İbrahime, İsmaile, İshaka, Yakuba ve torunlarına (esbaata) indirilenlere, Musaya, İsaye verilenlere ve (bütün) peygamberlere Rableri katından verilen (Kitab ve ayetler) e iman etdik. Onlardan hiçbirini (kimine inanmak, kimini inkaretmek suretiyle) diğerinden ayırd etmeyiz. Biz (Allaha) teslim olmuş (müslümanlar) ız".

    İbni Kesir

    Biz; Allah'a, bize indirilmiş olana, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kub 'a, ve torunlarına indirilmiş olanlara, Musa'ya, İsa'ya verilenlere, peygamberlere Rabbları tarafından verilmiş olanlara iman ettik. Onların hiçbirinin arasını diğerinden ayırmayız. Biz ona teslim olmuşlardanız, deyin.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Deyin ki: ''Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kûb ve torunlarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rablerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.''

    Süleyman Ateş

    "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsma'il'e, İshak'a, Ya'kub'a ve sıbt(torun kabile)lere indirilene, Musa ve İsa'ya verilene ve (diğer) peygamberlere Rabbleri tarafından verilene inandık, onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz Allah'a teslim olanlarız." deyin.

    Süleymaniye Vakfı

    Şöyle deyin: Biz Allah'a inanıp güvendik; bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a dipnot 1 ve torunlarına dipnot 2 indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilmiş olana, Rableri tarafından bütün nebilere verilenlere dipnot 3 inandık. Onlardan birini diğerinden ayırmayız. dipnot 4 Biz sadece Allah'a teslim olmuş kimseleriz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "İbrahim, İsmail, İshak ve Yakup" ifadeleri, Kur'an'ın Tevrat'ı tasdiki açısından önemlidir; çünkü Allah Musa aleyhisselama şu emri vermiştir: "İsrailliler'e de ki, 'Beni size atalarınız İbrahim'in, İshak'ın, Yakup'un Tanrısı gönderdi" (Çıkış 3:15). Tevrat'ta, İsmail ifadesinin geçmemesi ise İsmail'in onların değil Muhammed aleyhisselamın atası olmasından dolayıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yakup aleyhisselamın on iki oğluna ve onların soyundan gelenlere esbat denir. Ayetlere göre esbat içinden nebi olanlara da kitap indirilmiştir (Bakara 2/136,140; Al-i İmran 3/84; Nisa 4/163). Bunlardan İsa aleyhisselama İncil verildiği için (Maide 5/46) Tevrat, Musa'dan İsa'ya kadar İsrailoğullarının nebilerine verilmiş kitapların toplamından ibarettir. O nebiler, Tevrat ile hüküm verirlerdi (Maide 5/44).
    3. metne dön, dipnot 3
      Bütün nebilere, kitap ile birlikte hikmet de verilmiştir (Al-i İmran 3/81, En'am 6/89).
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayette geçen "Onlardan hiçbirini diğerinden ayırmayız" ifadesi, ayrım yapmaksızın tüm nebilere ve onlara indirilen /verilen tüm kitaplara inanmayı gerektirir. Onlardan bazısına inanıp bazısına inanmamak Allah'ın istediği şekilde bir iman olmaz (Nisa 4/150-152). Hem bu ayete hem de Bakara 213, Al-i İmran 81, 84 ve En'am 6/83-89. ayetlerde tüm nebilere kitap verildiği bildirilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz şöyle söyleyin: "Biz Allah'a inanıp güvendik; bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene, Sahipleri (Rableri) tarafından Nebilere ne verilmişse hepsine inandık. Hiçbirini diğerinden ayırmayız. Biz Allah'a teslim olmuş kimseleriz."

    Şaban Britch

    Ve deyin ki: Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, Yakub’a, İshak’a ve torunlarına indirilenlere, Musa’ya, İsa’ya verilenlere ve peygamberlere Rab’leri katından verilenlere iman ettik. Bunlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Biz Allah’a teslim olanlarız.

    Şaban Piriş

    Ve deyin ki: -Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, Yakub'a, İshak'a ve torunlarına indirilenlere, Musa'ya, İsa'ya verilenlere ve peygamberlere Rab'leri katından verilenlere iman ettik. Bunlardan hiç biri arasında ayırım yapmayız. Biz Allah'a teslim olanlarız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şöyle deyin: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, onun torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene ve diğer nebilere verilene inandık. Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız. Biz yalnız O'na/Allah'a teslim olanlarız."

  8. Bakara suresi, 137. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 137. ayet. فَإِنْ ءَامَنُوا۟ بِمِثْلِ مَآ ءَامَنتُم بِهِۦ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا هُمْ فِى شِقَاقٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ ٱللَّهُ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    Diyanet İşleri

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. dipnot 1 Dönerlerse, yalnızca anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. dipnot 2 O, duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Bakara 2:104. ayetinden itibaren ele aldığı konular bağlamında Medine ve civarındaki kitap ehlinin kendi yanlış inanışları ve müslümanlara karşı olumsuz tutumlarını ele aldıktan sonra, kurtuluşun onların dediği ve inandığı gibi değil de müslümanlarınki gibi olması gerektiğini işte bu ayette hükme bağlamaktadır. Onların inançlarında dönüştürdükleri türden milli veya ırkî bir kabulün değil, evrensel anlamda bütün peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi öğretilere inanmanın gerekliliği ortaya konulmakta, son peygamber Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği esasları benimsemenin kurtuluş için vazgeçilmez olduğu özellikle ifade edilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Hicr 15:95.

    Mustafa İslamoğlu

    Eğer onlar sizin inandığınız gibi inanırlarsa, işte asıl o zaman doğru yola girmiş olurlar. Yok eğer bundan kaçınırlarsa, o zaman ayrımcılık çıkarıp sapan onlar olmuş olur. Onlara karşı, (tam zamanında) Allah sana yetecektir: zira O'dur içinizden geçen dilekleri işiten, niyetlerinizi ayrıntısıyla bilen.

    Muhammed Esed

    Eğer (ötekiler de) sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar, ama Allah seni bundan korumaktadır. Zira yalnız O'dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.

    Ahmed Hulusi

    Eğer onlar da, sizin O'na iman ettiğiniz kapsamda iman ederlerse, hakikate giden yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, parçalanmış ve dar kafalı olarak kalırlar. Onlara karşı Allah sana yeterlidir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer onlar (Yahûdi ve hristiyanlar) da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulur (hidâyete erer) lar; yok eğer yüz çevirirlerse mutlaka anlaşmazlık (ve ayrılık) içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Eğer sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer dönerlerse, kesinlikle ayrılığa sürüklenmiş olurlar. Allah, onlara karşı sana yeterlidir. Çünkü O, Duyandır; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka ayrılık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir; bilendir.

    Edip Yüksel

    Sizin onayladığınız gibi onaylasalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizin inandığınız gibi inansalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer onlar da böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular. Yok, yüz çevirirlerse, onlar sadece bir ihtilaf ve çekişme içindedirler. Allah da senden yana onların haklarından geliverecektir. O, herşeyi işiten ve bilendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    eğer böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular, yok yüz çevirirlerse onlar sırf bir şikak içindedirler, Allah da sana onların haklarından geliverecektir, ve o, o işiden, o bilendir

    Erhan Aktaş

    Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Gültekin Onan

    Şayet onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir ayrılık içindedirler. Onlara karşı Tanrı sana yeter. O işitendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Artık, eğer onlar da sizin bu iman etdiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu bulmuşlardır. Şayed yüz çevirirlerse onlar (size karşı) ancak muhaalefetdedirler. (Habibim) o suretde onlara karşı Allah (sana) yeter (Allah seni sıyanet edecekdir). O, hakkıyle işiden hakkıyla bilendir.

    İbni Kesir

    Onlar da, sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu bulmuşlardır. Şayet yüz çevirirlerse; şüphesiz ki onlar çekişme içerisindedirle. Onlara karşı Allah sana yetecektir. O, Semi'dir, Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer onlar (Yahudi ve Hıristiyanlar) böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı sana yeter. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Süleyman Ateş

    Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yola girmiş olurlar. Ama yüz çevirirlerse kesinlikle ayrı yoldadırlar. dipnot 1 Onlara karşı Allah sana yetecektir. dipnot 2 O, daima dinleyen ve her şeyi bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şikak (شقاق) kelimesi, bir şeyde oluşan yarık ve bir şeyi yarma anlamındaki şakk (شَقّ) kökünden türemiştir; kişinin, arkadaşının durduğu taraftan farklı bir tarafta durmasını ifade eder (Mekayis, Müfredat, Lisan'ul Arab). Bu kökten türeyen kelimeler Kur'an'da, daha çok, inanç farklılığı (Bakara 2/137, Hud 11/89), haktan uzaklaşma (Bakara 2/176, Hac 22/53, Sad 38/2, Fussilet 41/52) ve Allah'ın gösterdiği yoldan başka bir yola girme anlamında kullanılmıştır (Nisa 4/115; Enfal 8/13).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar da sizin inandığınız gibi inansalar, yola gelmiş olurlar. Yüz çevirirlerse, tam bir parçalanma içine girerler. Onlara karşı Allah sana yetecektir. Dinleyen ve bilen O'dur.

    Şaban Britch

    Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.

    Şaban Piriş

    -Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuşkusuz iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artık onlar şıkak içindedirler/parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.

  9. Bakara suresi, 138. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 138. ayet. صِبْغَةَ ٱللَّهِ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ ٱللَّهِ صِبْغَةً وَنَحْنُ لَهُۥ عَٰبِدُونَ

    Diyanet İşleri

    "Biz, Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz" (deyin).

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın boyası dipnot 1 (ile boyanın)! Allah'ın boyasından daha güzel boyası olan kimmiş! Biz yalnızca O'na kulluk edicileriz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "Allah'ın boyası" ifadesi mecazdır ve kastedilen de Yüce Allah'ın fıtratımıza yerleştirdiği tevhid inancıdır. Bu ayet dini fıtratla eşitleyen Rûm 30:30. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ın vurduğu boya... Kim Allah'tan daha güzel boya vurabilir ki? İşte biz, (bunun için) yalnızca O'na kulluk ederiz.

    Muhammed Esed

    (De ki: "Hayatımız) Allah'ın rengi (ile renklenir!) Kim (hayata) Allah'tan daha güzel renk verebilir, eğer gerçekten O'na kulluk ediyorsak?"

    Ahmed Hulusi

    Allah boyası! Allah boyası ile boyanmış olmaktan güzel ne olabilir! Biz O'na kulluk edenleriz!

    Ali Bulaç

    Allah'ın boyası... Allah(ın boyasın)dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte Allah'ın boyası (İslâm Dini)… Allah’tan daha güzel boyası olan kim vardır? Biz ancak O'na kulluk ederiz.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın boyası... Allah'tan daha güzel boyası olan kimdir? "Biz, O'na hizmet ederiz!" dipnot 30

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 30
      Sözlük anlamı "Allah'ın boyası" olan "Sıbgatellah" terimi "Allah'ın ilkeleri" veya "Allah'ın düzeni" veya "Allah'ın sistemi" veya "Allah'ın rengi" olarak yorumlanmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz Allah'ın manevi rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz sadece O'na kulluk ederiz.

    Edip Yüksel

    Budur ALLAH'ın sistemi! Kimin sistemi ALLAH'ınkinden daha iyidir? "Biz yalnız O'na hizmet ederiz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Budur ALLAH'ın sistemi! Kimin sistemi ALLAH'ınkinden daha iyidir? 'Biz yalnız O'na kulluk ederiz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen Allah'ın boyasına bak! (Vaftiz de ne ki!) Kim Allah'tan daha güzel boya vurabilir? İşte biz O'na ibadet edenleriz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah boyasına bak (vaftiz nolacak) Allahdan güzel boya vuran kim? Biz işte ona ibadet edenleriz

    Erhan Aktaş

    Allah'ın boyası! dipnot 1 Allah'tan daha iyi boyası olan kim olabilir? Biz, yalnızca O'na kulluk edenlerdeniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kelimesi kelimesine, sibğatullah. Allah'ın buyurduğu yaşam biçimi, inanç sistemi, Vahiy, İslam.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın boyası! dipnot 1 Allah'tan daha iyi boyası olan kim? Biz, yalnızca O'na kulluk edenlerdeniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyuduğu yaşam biçimi, inanç sistemi, Vahiy, İslam.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın boyası! dipnot 1 Allah'tan daha iyi boyası olan kim? Biz, yalnızca ona kulluk edenlerdeniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın öngördüğü yaşam biçimi, inanç sistemi, Müslümanlık.

    Gültekin Onan

    Tanrı'nın boyası... Tanrı'dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz O'na kulluk edenleriz.

    Hasan Basri Çantay

    (Biz) Allahın boyasıyle (boyanmışızdır). Allahdan daha güzel boyası olan kim? Biz ona kulluk edenleriz.

    İbni Kesir

    Allah'ın boyası (ile boyandık) . Boyası Allah'tan daha güzel olan kimdir? Biz O'na kulluk edenleriz.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’ın boyası (dini ile boyanmaya bakın) Kimin boyası/dini Allah’ınkinden daha güzel olabilir? Biz yalnız ona ibadet edenleriz.''

    Süleyman Ateş

    Allah'ın boyası (ile boyan). Allah'ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir? Biz ancak O'na kulluk ederiz.

    Süleymaniye Vakfı

    "Siz, Allah'ın boyası ile boyanın! dipnot 1 Kimin boyası Allah'ın boyasından daha güzel olabilir! (Şöyle deyin:) Biz yalnız ona kulluk edenleriz."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın boyası, yarattığı her şeyi güzel ve değerli kılan kanun ve kurallar bütünüdür. Bunlara fıtrat denir. Rum 30/30'a göre din fıtrattır. Bu dine giren, Allah'ın boyasıyla boyanmış ve rengini belli etmiş olur. Bu boya insanı hem güzelleştirir hem de koruma altına alır (Al-i İmran 3/83, Nisa 4/125).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Onlara şöyle deyin:) "Biz Allah'ın boyasını bozmayız. dipnot 1 Kimin boyası Allah'ın boyasından güzel olabilir ki? Biz yalnız O'na kulluk eden kimseleriz."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Var olanı korur, Allah'ın yarattığını değiştirmeye kalkmayız.

    Şaban Britch

    İşte Allah’ın dini! Allah'ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir? Biz yalnız ona ibadet ederiz

    Şaban Piriş

    İşte Allah'ın boyası! Allah'tan daha güzel boyası olan kim vardır? Biz yalnız ona kulluk ederiz!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın boyasını esas alın. Allah'tan daha güzel kim boya vurabilir! Biz yalnız O'na kulluk ederiz.

  10. Bakara suresi, 139. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 139. ayet. قُلْ أَتُحَآجُّونَنَا فِى ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُخْلِصُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O'na gönülden bağlanmış kimseleriz."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu hâlde Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz yalnızca O'na gönülden bağlananlarız."

    Mustafa İslamoğlu

    (Kitap Ehli'ne) de ki: Allah hakkında bizimle tartışacak mısınz? Halbuki O bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim yaptıklarımızın sorumluluğu bize, sizin yaptıklarınızın sorumluluğu size aittir: biz varlığımızı sadece O'na adadık.

    Muhammed Esed

    (Yahudi ve Hıristiyanlara) de ki: "Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Nasıl olur? O, bizim gibi sizin de Rabbinizdir; bizim işimiz bize, sizin işiniz de size aittir; ve biz kendimizi yalnızca O'na adamışızdır."

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Allah hakkında bizle mi tartışıyorsunuz? O, Rabbimiz ve Rabbinizdir! Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız (-ın sonuçları da) sizedir. Biz O'na ihlasla yönelenleriz. "

    Ali Bulaç

    De ki: "O bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, bizimle Allah hakkında (sözde kanıtlarla) tartışmalara mı giriyorsunuz? Bizim amellerimiz bizim, sizin de amelleriniz sizindir. Biz, O'na gönülden bağlanmış (muhlis) olanlarız."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki ( Ey Yahûdi ve hristiyanlar): Siz, Allah hakkında bizimle delilli tartışmaya mı girişiyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz O'na (ibâdet ve taatlerimizde) ihlâs ile bağlananlarız.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Oysa O, hem bizim Efendimiz hem de sizin Efendinizdir. Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Biz, içtenlikle özgüleyerek O'na yöneliriz!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimizdir, sizin de. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz O'na gönülden bağlanmışız."

    Edip Yüksel

    "Bizimle ALLAH hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Efendimiz, sizin de Efendinizdir. Biz işlediğimizden, siz de işlediğinizden sorumlusunuz. Biz kendimizi sadece O'na adadık" de.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bizimle ALLAH hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Biz işlediğimizden, siz de işlediğinizden sorumlusunuz. Biz kendimizi sadece O'na adadık,' de.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Siz Allah hakkında bizimle mücadele mi edeceksiniz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size. Ancak biz O'na samimiyetle bağlılarız."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    deki Allah hakkında bizimle mücadele mi edeceksiniz? Halbuki o bizim de Rabbimiz sizin de, ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size, ancak biz ona muhlıslarız

    Erhan Aktaş

    De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabb'imiz sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz ona içtenlikle bağlananlarız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabb'imiz sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz ona içtenlikle bağlananlarız."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabb'imiz sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz ona içtenlikle bağlananlarız."

    Gültekin Onan

    De ki: "Bizimle Tanrı hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O bizim de rabbimiz, sizin de rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Biz O'na gönülden bağlanmış (muhlis) olanlarız".

    Hasan Basri Çantay

    De ki (Habibim) "Siz (Arabdan bir peygamber geldi diye) bizimle Allah hakkında çekişiyor musunuz? Halbuki o bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. (Dilediğini O seçer) Bizim yapdıklarımız (ın mükafatı) bize, sizin yapdıklarınız (ın mücazatı) size aid. Biz ona bütün samimiyyetimizle bağlanmışızdır".

    İbni Kesir

    Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Halbuki O, bizimde Rabbımız, sizim de Rabbınızdır. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Biz O'na muhlis kullarız, de.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara (Ehl-i kitaba) de ki: ''Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz O’na gönülden bağlanmış kimseleriz.''

    Süleyman Ateş

    Söyle (onlara): "Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, O'nun hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? O bizim Sahibimiz olduğu gibi sizin de Sahibinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Biz ona gönülden bağlı kimseleriz."

    Şaban Britch

    (O kitap ehline) De ki: Siz, bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz Allah’a içten ihlasla bağlananlarız.

    Şaban Piriş

    (O kitap ehline) De ki: -Siz, bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Halbuki, O, bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz Allah'a içten /katıksız olarak bağlananlarız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki onlara: "Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Oysaki Allah hem bizim Rabb'imizdir hem sizin Rabb'inizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Biz yalnız O'na/Allah'a gönül verenleriz."

  11. Bakara suresi, 140. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 140. ayet. أَمْ تَقُولُونَ إِنَّ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطَ كَانُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ قُلْ ءَأَنتُمْ أَعْلَمُ أَمِ ٱللَّهُ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa siz İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve (onların) torunlar(ın)ın yahudi veya hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz! De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir ki! dipnot 1 Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeklerin gizlenmemesi hakkında benzer mesajlar: Bakara 2:159-162, 174-175, 283; Al-i İmrân 3:187.

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa siz "İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve onların neslinden gelenler Yahudi ya da Hıristiyan'dılar mı demek istiyorsunuz? Söyle onlara: Siz Allah'tan daha mı iyi biliyorsunuz? Kendisine Allah'tan gelen bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Ama Allah yaptıklarınızdan gafil değildir."

    Muhammed Esed

    "İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve onların soyundan gelenlerin 'Yahudi' yahut 'Hıristiyan' olduklarını mı iddia ediyorsunuz?" De ki: "Allah'tan iyi mi biliyorsunuz? Allah tarafından kendilerine verilen bir delili örtbas edenden daha zalim kim olabilir? Ama Allah yaptıklarınızdan gafil değildir."

    Ahmed Hulusi

    Yoksa siz, "Şüphesiz ki İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve oğulları Yahudi veya Nasara idi" mi diyorsunuz?. . De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz yoksa Allah mı?". . . İndinde, Allah'ın şahitliğini gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah varlığınızın hakikati olarak, yaptıklarınızdan gafil değildir.

    Ali Bulaç

    Yoksa siz, gerçekten İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve torunlarının yahudi veya hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı? Allah'tan kendisinde olan bir şehadeti gizleyenden daha zalim olan kimdir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa siz, İbrâhim, İsmâil, İshâk, Ya'kûb ve Esbât (Ya'kûb'un torunların)ın yahûdi, yahut hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından gelen bir şâhitliği gizleyenden daha zâlim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.

    Ali Rıza Safa

    Yoksa siz, şöyle mi diyorsunuz: "İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunları, aslında, Yahudi veya Nasraniydiler!" De ki: "Siz mi biliyorsunuz; yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine verilen bir tanıklığı gizleyenden, daha aşırı, kim kendisine yazık edebilir? Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi yahut Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah katında bir tanıklığı gizleyenden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."

    Edip Yüksel

    İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hıristiyan olduğunu mu ileri sürüyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa ALLAH mı? ALLAH'ın bildirdiğini gizleyenden daha zalim kim olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil değil."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduğunu mu ileri sürüyorsunuz? De ki: 'Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa ALLAH mı? ALLAH'ın bildirdiğini gizleyenden daha zalim kim olabilir? ALLAH yaptıklarınızdan gafil değil.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa siz: "İbrahim de İsmail de İshak da Yakup da torunları da hep yahudi veya hıristiyan idiler." mi diyorsunuz? De ki: "sizler mi daha iyi bileceksiniz, yoksa Allah mı? Allah'ın şahitlik ettiği bir gerçeği bilerek gizleyenlerden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    yoksa İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub da, Esbat da hep Yehud veya Nesara idiler mi diyorsunuz? Deki sizler mi daha iyi bileceksiniz yoksa Allah mı? Allahın şahadet ettiği bir hakikati bilerek ketm edenden daha zalim kim olabilir? Allah ettiklerinizden gafil değil

    Erhan Aktaş

    İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve onların soyundan gelenlerin Yahudi veya Nesara dipnot 1 olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir gerçeği kendi yanında gizleyen kimseden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hıristiyan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakup'un ve onların soyundan gelenlerin Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir gerçeği kendi yanında gizleyen kimseden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakup'un ve onların soyundan gelenlerin Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir gerçeği kendi yanında gizleyen kimseden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Gültekin Onan

    Yoksa siz gerçekten İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Tanrı mı? Tanrı'dan kendisinde olan bir şehadeti gizleyenden daha zalim kim olabilir? Tanrı yaptıklarınızdan gafil değildir".

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa siz: "Gerçek, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve oğulları Yahudi, yahud Hıristiyanlar mı idi" diyorsunuz? De ki: "(Bunu) siz mi daha iyi bilensiniz, yoksa Allah mı? Nezdinde Allahdan (gelen) bir şahidliği (insanlardan) saklayandan daha zaalim kimdir ki? Allah, sizin yapmakda olduklarınızdan gaafil değil".

    İbni Kesir

    Yoksa siz: İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve oğulları Yahudi veya Hristiyan idiler mi, diyorsunuz? Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Allah tarafından yanında bulunan şehadeti gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah sizin yaptıklarınızdan gafil değildir, de.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Ya'kûb'un ve torunlarının, Yahudi yahut Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (Onlara) De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gâfil değildir.

    Süleyman Ateş

    "Yoksa siz, İbrahim, İsma'il, İshak, Ya'kub ve sıbt(torun kabile)lerin, yahudi, yahut hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz?" De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından bildiği bir (gerçeğin) tanıklığını gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

    Süleymaniye Vakfı

    Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? dipnot 1 De ki: "Siz mi iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir bilgiye şahit olup da onu gizleyenden daha büyük yanlışı yapan kimdir? dipnot 2 Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Yahudi ve Hristiyanların gizlediği bilgiler, Tevrat'ta ve İncil'de olanlardır (Bakara 2/159-162, Maide 5/15).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: "Siz mi iyi bilirsiniz, Allah mı?" Allah'ın, kendisine gösterdiği bir gerçeği gizleyenden daha kötü kim olabilir? Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.

    Şaban Britch

    Yoksa siz, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın, Yakub’un ve torunlarının, Yahudi yahut Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (onlara) de ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine bildirilen gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

    Şaban Piriş

    Yoksa siz, İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve torunlarının, Yahudi yahut Hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? (onlara) de ki: -Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah'tan gelen bir şahitliği yanında gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa siz, "İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları Yahudi yahut Hıristiyanlardı" mı diyorsunuz? Söyle onlara: "Siz mi daha bilgilisiniz yoksa Allah mı?" Allah'tan kendine ulaşmış bir tanıklığı gizleyenden daha zalim kim vardır! Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.

  12. Bakara suresi, 141. ayet — bütün mealleriyle aç

    Bakara suresi, 141. ayet. تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

    Mustafa İslamoğlu

    "O toplumlar şimdi geçip gittiler: Onların kazandıkları kendilerine sizin kazandırdıklarınız da size aittir; ve siz onların yaptıklarından kesinlikle sorumlu tutulmayacaksınız."

    Muhammed Esed

    "Şimdi o toplumlar gelip geçtiler; onların kazandıkları onlara yazılacak, sizin kazandıklarınız ise size. Ve siz onların yaptıklarından ötürü yargılanacak değilsiniz."

    Ahmed Hulusi

    İşte onlar bir ümmetti (topluluktu), geçtiler gittiler! Onların kazandıkları kendilerine aittir, sizin kazandıklarınız da size! Ve size onların yaptıklarının hesabı sorulmayacaktır.

    Ali Bulaç

    Onlar, bir ümmetti, gelip geçti; onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.

    Ali Rıza Safa

    İşte, o topluluklar gelip geçtiler. Onların kazandıkları onların, sizin kazandıklarınız sizindir. Zaten onların yaptıklarından, siz sorumlu değilsiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmeyeceksiniz.

    Edip Yüksel

    İşte onlar bir toplumdu; gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte onlar bir toplumdu; gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar bir ümmetti gelip geçtiler. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız ve siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O bir ümmetti geldi geçti, ona kendi kazandığı size de kendi kazandığınız ve siz onların işlediklerinden mes'ul değilsiniz

    Erhan Aktaş

    Onlar, gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, gelip geçen bir ümmetti dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluktu, toplumdu; Onların yaptıklarının size bir yararı yok.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar gelip geçen bir ümmettiler dipnot 1 . Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Topluluktular, toplumdular.

    Gültekin Onan

    İşte onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız / sorulmayacaksınız.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar birer ümmetdi, (gelib) geçdi. (O ümmetlerin) kazandığı kendilerinin, sizin kazandığınız da sizindir ve siz onların işlemiş olduklarından mes'ul de olacak değilsiniz.

    İbni Kesir

    Onlar bir ümmetti gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız da sizedir. Ve siz onların yapmış olduklarından sorulmazsınız.

    Mehmet Alagaş

    (135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar bir ümmetti gelip, geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

    Süleyman Ateş

    Onlar bir ümmetti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız size aittir. Siz onların yaptıklarından sorulmazsınız.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar gelip geçmiş bir topluluktur. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandıklarınız size! Onların yaptıkları işler size sorulmayacaktır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar ömürlerini tamamlamış bir toplumdur. Onların kazandığı onlara, sizin kazandığınız size. Onların yaptıkları size sorulmayacaktır.

    Şaban Britch

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Ve siz onların yaptıklarından dolayı sorumlu olmayacaksınız.

    Şaban Piriş

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir. Ve siz onların yaptıklarından dolayı sorumlu olmayacaksınız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte bunlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Kazandıkları kendilerine. Sizin kazandığınız da size. Onların yapıp ettiklerinden siz sorumlu olmayacaksınız.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.