Burûc suresi

Burûc suresi, 10. ayet

Burûc suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

inne-lleẕîne fetenü-lmü'minîne velmü'minâti ŝümme lem yetûbû felehüm `aẕâbü cehenneme velehüm `aẕâbü-lḥarîḳ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Burûc 7–13 · surenin 10. ayeti / 22

Konu Ashâb-ı Uhdûd: hendek sahipleri Burûc 1–10 3

  1. Burûc 7

    (6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.

  2. Burûc 8–9

    (8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.

  3. 10

    Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

  4. Burûc 11

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.

  5. Burûc 12

    Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.

  6. Burûc 13

    Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Daha sonra Yüce Allah, böylelerini tehdit etmekte ve tevbe etmelerini teklif ederek şöyle buyurmaktadır: “Mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip sonra da tevbe etmeyenler var ya; onlar için cehennem azabı vardır ve yine onlar için yakıcı bir azap vardır.” Yani oldukça çetin ve yakıcı bir azap onları beklemektedir.

Hasan-ı Basrî -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- şöyle der: “Şu kereme ve cömertliğe bakın: Onlar, O’nun gerçek dostlarını ve kendisine itaat edenleri öldürdükleri halde O, onları tevbe etmeye çağırmaktadır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Mümin erkek ve kadınlara; onları bir olan Allah’a iman etmekten döndürmek için ateşle işkence edip, sonra da günahlarından Allah’a tövbe etmeyenler için kıyamet günü cehennem azabı vardır. Müminleri ateşte yakmalarının bir karşılığı olarak onları yakacak olan ateşin azabı vardır.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. فَتَنُوا۟ fetenu işkence eden(ler) kök: فتن
  4. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine inanan erkeklere kök: امن
  5. وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ velmu'minati ve inanan kadınlara kök: امن
  6. ثُمَّ summe sonra
  7. لَمْ lem
  8. يَتُوبُوا۟ yetubu tevbe etmeyenler kök: توب
  9. فَلَهُمْ felehum onlar için vardır
  10. عَذَابُ azabu azabı kök: عذب
  11. جَهَنَّمَ cehenneme cehennem
  12. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  13. عَذَابُ azabu azabı kök: عذب
  14. ٱلْحَرِيقِ l-hariki yangın kök: حرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd

    Burçlarla dolu göğe andolsun,

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd

    Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Uhdûd

    (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş)

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe etmeyenlere cehennem azabı vardır ve onlar için yakıcı azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Bakın, mü'min erkekler ve mü'min kadınlara işkence yapıp da sonra pişman olmayanlar var ya: elbet onlar derin bir mahrumiyet gayyasını boylayacaklar ve onları harlı ateşin azabı bekleyecektir.

Muhammed Esed

İnanan erkekler ile inanan kadınlara işkence edenlere ve sonra hiçbir pişmanlık duymayanlara gelince, onları cehennem azabı beklemektedir; evet, yakıcı azap beklemektedir onları!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki, iman eden erkeklere ve iman eden kadınlara işkence yapıp, tövbe de etmeyenler var ya, onlar için cehennemin azabı vardır ve onlar için yakıcı azabı vardır.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azab onlaradır.

Ali Özek ve heyeti

Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, dînden döndürmek için işkence edip sonra da tövbe etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, inanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence yaptılar. Sonra pişmanlık göstermediler. Artık, onlar için, cehennem cezası vardır. Ve onlar için, yakıcı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, inanan erkekler ile inanan kadınlara işkence edenlere ve sonra tövbe etmeyenlere, cehennem azabı ve orada yanma cezası vardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayan erkeklere ve kadınlara zulüm ve işkencede bulunan ve daha sonra tövbe etmeyenler cehennem azabını hak etmişlerdir. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanan erkeklere ve kadınlara zulüm ve işkencede bulunan ve daha sonra tevbe etmeyenler cehennem azabını haketmişlerdir. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnanan erkeklere ve inanan kadınlara eziyet edip de sonra tevbe etmeyenlere kesinlikle cehennem azabı vardır ve de yangın azabı!

Elmalılı Hamdi Yazır

O kimseler ki mü'minin ve mü'minata fitne yapmışlar, sonra da tevbe etmemişlerdir muhakkak artık onlara Cehennem azabı var ve onlara yangın azabı vardır

Erhan Aktaş

Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne dipnot 1 yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı ve zulüm.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne dipnot 1 yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Baskı ve zulüm yapan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanan erkeklere ve kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, inançlı (erkek)lerle inançlı (kadın)lara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azab onlaradır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, erkek mü'minlerle kadın mü'minleri belaye uğratanlar, sonra da tevbe etmeyenler (yok mu?) onlar için cehennem azabı vardır, onlar için bir de yangın azabı.

İbni Kesir

Şüphesiz ki mü'min erkekleri ve mü'min kadınları belaya uğratanlar sonra da tevbe etmemiş olanlar, işte onlar için cehennem azabı vardır. Ve yakıcı azab da onlaradır.

Mehmet Alagaş

(1-11) Burçlar özelliği olan semaya. Vaad olunan güne. Şahide ve şahi t olunana yemin olsun. Tutuşmuş yakıtla dolu ateş çukuru sahipleri gebertildi. O’nun çevresinde oturmuşlardı. Müminlere yaptıklarına şahit oluyorlardı / seyrediyorlardı. Onlara kızdıkları şeyse Aziz ve Hamid Allaha güvenmeleri / iman etmeleri idi. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) ona aittir. Allah her şeye şahittir / şehittir. Muhakkak ki mümin erkek ve kadınları sınayanlar / deneyenler sonra da t övbe etmeyenlere cehennem azabı vardır. Sönmeyen azap onlaradır. İnananlara ve salih amel işleyenlere kesinlikle altlarından nehirler akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz Mümin erkeklerle Mümin kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenlere Cehennem azabı ve yakıcı azap vardır.

Süleyman Ateş

İnanmış erkek ve kadınlara işkence edip sonra (yaptıklarına) tevbe etmeyenler (yok mu), onlar için cehennem azabı vardır ve onlar için yangın azabı vardır.

Süleymaniye Vakfı

Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara işkence eden, dipnot 1 sonra da tövbe dipnot 2 etmeyen /dönüş yapmayanların hak ettikleri Cehennem azabıdır. Onların hak ettikleri yangın azabıdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İşkence" anlamı verdiğimiz kelimenin kökü fitne (فتنة)"dir. Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında da kullanılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Arapçada tövbe, dönüş yapmak demektir. Tövbe edip girdiği yanlış yolu bırakan ve iyi işler yapmaya başlayan kişilerin işledikleri günah ne olursa olsun Allah o günahı bağışlar. Tövbe kapısı, Müslümanlara bu büyük zulmü yapanlara dahi açıktır (Al-i İmran 3/135, Nisa 4/17, Taha 20/82, Furkan 25/68-71, Zümer 39/53).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mümin erkeklerle mümin kadınları o çukurda yakıp da dipnot 1 tevbe dipnot 2 etmeyenlerin payına düşen Cehennem azabı ve yangın dipnot 3 azabıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fitne, altını ve gümüşü ateşte eriterek saflaştırma işlemidir (Lisan'ul-Arab c.13 s.317). Bunlar da Müslümanları ateşe atarak imanlarının saflığını görmüşlerdir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tevbe, dönüş yapmak demektir. Tevbe kapısı, Müslümanlara bu zulmü yapanlara dahi açıktır. Allah Teala şöyle buyurur: "Ey kendilerini aşırı derecede kötü duruma sokmuş kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlar, ikramda bulunur." (Zümer 39/53)
  3. metne dön, dipnot 3
    Onlar Müslümanları yaktıkları için kendileri de yanacaklardır.

Şaban Britch

Erkek ve kadın mü’minleri ateşe atıp, sonra da tevbe etmeyenlere, onlara Cehennem azabı vardır. Onlara yakıcı azap vardır.

Şaban Piriş

Erkek ve kadın mü'minleri ateşe atıp, sonra da tevbe etmeyenlere, onlara cehennem azabı vardır. Onlara yakıcı azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, inanan erkeklerle inanan kadınlara işkence edip sonra da tövbe etmemiş olanlar için, cehennem azabı vardır. Onlar için yangın azabı da vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who persecuted the believers among the men and the women and did not repent, shall have the painful requital in Hell and shall suffer the blazes.

Abdul Haleem

For those who persecute believing men and women, and do not repent afterwards, there will be the torment of Hell and burning.

Abdullah Yusuf Ali

Those who persecute (or draw into temptation) the Believers, men and women, and do not turn in repentance, will have the Penalty of Hell: They will have the Penalty of the Burning Fire.

Abul A'la Maududi

Surely those who tormented the believing men and the believing women and then did not repent, theirs shall be the chastisement of Hell, and theirs shall be the chastisement of burning. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Punishment of burning has been mentioned separately from the torment of Hell because they had burnt the oppressed people to death by casting them into the pits of fire. Probably this will be a different and severer kind of fire from the fire of Hell in which those people will be burnt.

Aisha Bewley

Those who persecute men and women of the muminun, and then do not make tawba, will have the punishment of Hell, will have the punishment of the Burning.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who put into trial the believing men and believing women (by torturing them and burning them), and then do not turn in repentance (to Allâh), then they will have the torment of Hell, and they will have the punishment of the burning Fire.

Ali Quli Qarai

Indeed those who persecute the faithful men and women, and then do not repent, for them there is the punishment of hell, and for them there is the punishment of burning.

Amatul Rahman Omar

Those who (deliberately) persecute the believing men and women and then do not repent, shall suffer the punishment of Gehenna and they shall suffer the torment of (heart) burning (in the present life).

Arthur John Arberry

Those who persecute the believers, men and women, and then have not repented, there awaits them the chastisement of Gehenna, and there awaits them the chastisement of the burning.

Bijan Moeinian

Those who persecute the believers, and do not take advantage of the time that God has given them to repent, they will suffer in the Hell and will be thrown in the Hellfire.

E. Henry Palmer

Verily, those who make trial of the believers, men and women, and then do not repent, for them is the torment of hell, and for them is the torment of the burning!

Edip-Layth

Those who have put the acknowledging men and women under ordeal, and then did not repent, they will have the retribution of hell, and they will have the retribution of burning.

George Sale

Verily for those who persecute the true believers of either sex, and afterwards repent not, is prepared the torment of hell; and they shall suffer the pain of burning.

Hamid S. Aziz

Verily, those who persecute (or mislead or tempt) the believers, men and women, and then do not repent, for them is the penalty of Hell: they will have the torment of the burning Fire!

Mahmoud Ghali

Surely the ones who tempted the male believers and the female believers, (and) thereafter they have not repented, then they will have the torment of Hell, and they will (also) have the torment of the burning.

Marmaduke Pickthall

Lo! they who persecute believing men and believing women and repent not, theirs verily will be the doom of hell, and theirs the doom of burning.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely for those who persecute believers, men and women, and do not repent afterwards, is the punishment of Hell, and the punishment of burning.

Muhammad Asad

Verily, as for those who persecute believing men and believing women, and thereafter do not repent, hell's suffering awaits them: yea, suffering through fire awaits them!

Mustafa Khattab

Those who persecute the believing men and women and then do not repent will certainly suffer the punishment of Hell and the torment of burning.

Progressive Muslims

Those who have put the believing men and women under ordeal, and then did not repent, they will have the retribution of Hell, and they will have the retribution of burning.

Rashad Khalifa

Surely, those who persecute the believing men and women, then fail to repent, have incurred the retribution of Gehenna; they have incurred the retribution of burning.

Sahih International

Indeed, those who have tortured the believing men and believing women and then have not repented will have the punishment of Hell, and they will have the punishment of the Burning Fire.

Sam Gerrans

Those who subject the believing men and the believing women to means of denial, then repent not: they have the punishment of Gehenna — and they have the punishment of the consuming fire.

Shabbir Ahmed

Behold, those who persecute the believing men and the believing women, and then repent not, theirs, verily, is the doom of Hell - yes, theirs is the doom of burning.

Syed Vickar Ahamed

Those who are cruel or unkind to (or draw into evil) the believing men and women, and do not turn in repentance, will have the penalty of Hell: They will have the penalty of the burning Fire.

Taqi Usmani

Surely, those who persecuted the believing men and the believing women, then did not repent, -for them there is the torment of Jahannam (Hell), and for them there is the torment of burning.

The Monotheist Group

Those who have persecuted the believing males and the believing females, and then did not repent, they will have the retribution of Hell, and they will have the retribution of the burning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Burûc suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Burûc suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Burûc suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩