Cin suresi

Cin suresi, 12. ayet

Cin suresi, 12. ayet. وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن نُّعْجِزَ ٱللَّهَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَن نُّعْجِزَهُۥ هَرَبًا

veennâ żanennâ el len nü`cize-llâhe fi-l'arḍi velen nü`cizehû herabâ.

Diyanet İşleri

"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cin 9–15 · surenin 12. ayeti / 28

Konu Cinlerin Kur'an'ı dinlemesi ve söyledikleri Cin 1–15 3

  1. Cin 9

    "Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."

  2. Cin 10

    "Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

  3. Cin 11

    "Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."

  4. 12

    "Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

  5. Cin 13

    "Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."

  6. Cin 14

    "Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır."

  7. Cin 15

    "Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. Biz, şu anda Yüce Allah’ın kudretinin kemâlini, buna karşılık bizim de aczimizin en ileri derecede olduğunu açıkça anladık. Bizim idaremiz, tamamı ile Allah’ın elindedir. Yeryüzünde onu asla âciz bırakamayız. Kaçacak olsak da yine O’ndan asla kurtulamayız. Bizim O’nun kudretinden kaçmak, kudretinin dışına çıkmak için birtakım yollara ve sebeplere başvurmamızın da bir faydası yoktur. O’ndan kurtulmak için yine O’na sığınmaktan başka çaremiz yok.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, bize bir şey yapmak isterse ondan kurtulamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Bizi kuşatmış olması sebebiyle kaçarak onu geçip gidemeyiz.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّا ve enna biz
  2. ظَنَنَّآ zenenna anladık kök: ظنن
  3. أَن en
  4. لَّن len asla
  5. نُّعْجِزَ nua'cize aciz bırakamayacağımızı kök: عجز
  6. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. وَلَن velen ve asla
  10. نُّعْجِزَهُۥ nua'cizehu O'nu aciz bırakamayacağımızı kök: عجز
  11. هَرَبًۭا heraben kaçmakla kök: هرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı ve başka yere kaçmakla da (kurtulamayacağımızı) iyice anladık. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [zanennâ] fiili 7. ayetin zıddına cinler hakikati artık gördükleri için "sanmak" değil "anlamak" anlamına gelmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ve nihayet aklımız kesti ki, yeryüzünde asla Allah'a üstün gelemeyiz ve O'ndan asla kaçıp kurtulamayız.

Muhammed Esed

Ve sonunda anladık ki yeryüzünde (hayat sürerken) Allah'a asla üstün gelemeyiz ve (yine anladık ki) (hayattan) kaçarak da O'nun hükmünden kurtulamayız.

Ahmed Hulusi

"Biz anladık ki, arzda Allah hükmünü geçersiz kılamayız ve kaçarak da O'nun hükmünün yerine gelmesini önleyemeyiz!"

Ali Bulaç

"Biz şüphesiz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamıyacağımızı, kaçmak suretiyle de O'nu hiçbir şekilde aciz bırakamıyacağımızı anladık."

Ali Özek ve heyeti

(Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.

Ali Rıza Safa

"Aslında, Allah'ı, yeryüzünde asla güçsüz bırakamayacağımızı ve kaçarak da O'nu güçsüz bırakamayacağımızı anladık!"

Bayraktar Bayraklı

"Biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı ve kaçarak da O'ndan kurtulamayacağımızı kesin olarak anladık."

Edip Yüksel

"Biz, yeryüzünde ALLAH'ı aciz bırakamayacağımızı, kaçmakla da O'nu atlatamayacağımızı anladık."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Biz, yeryüzünde ALLAH'ı aciz bırakamıyacağımızı, kaçmakla da O'nu atlatamıyacağımızı anladık.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yeryüzünde aciz bırakmamıza ihtimal yok, kaçmakla da O'nu asla aciz bırakamayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu biz anladık ki Allahı Arzda acze düşürmemize ihtimal yok, kaçmakla da onu asla aciz bırakamayız

Erhan Aktaş

"Doğrusu biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Doğrusu biz, Yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

Gültekin Onan

"Biz şüphesiz, Tanrı'yı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de O'nu hiçbir şekilde aciz bırakamayacağımızı anladık."

Hasan Basri Çantay

"Şu hakıykatı da şübhesiz anladık ki: Yer (yüzün) de (bulunsak) da Allahı asla aaciz bırakamayız, (göğe) kaçmakla da Onu asla aaciz kılamayız".

İbni Kesir

Doğrusu biz, yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımızı, kaçsak da O'nu asla aciz bırakamayacağımızı anladık.

Mehmet Alagaş

(1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, şüphesiz Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de onu hiçbir şekilde aciz kılamayacağımızı anladık.

Süleyman Ateş

Biz yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamayacağımızı (yerden) kaçmakla da O'nu aciz bırak(ıp O'ndan kurtul)amayacağımızı anladık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde Allah'tan gizli bir şey yapamayacağımızı anladık. Başka yere de kaçsak yapamayız.

Şaban Britch

Biz şüphesiz Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de onu hiç bir şekilde aciz kılamayacağımızı anladık.

Şaban Piriş

İyice anladık ki yeryüzünde Allah'tan kaçamayız. Kaçarak ondan kurtulamayız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ve biz şunu sezdik: "Biz yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayız; kaçarak da onu aciz bırakamayız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We have realized that we will never be able to defeat Allah nor frustrate Him had we escaped".

Abdul Haleem

We know we can never frustrate God on earth; we can never escape Him.

Abdullah Yusuf Ali

'But we think that we can by no means frustrate Allah throughout the earth, nor can we frustrate Him by flight.

Abul A'la Maududi

and that "we thought that we will neither be able to frustrate Allah on earth, nor frustrate Him by flight"; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, we were led by this very idea to the way of success. As we were not fearless of Allah and we believed that we would not be able to avoid His punishment if we disobeyed Him. So when we heard the divine revelation that had been sent to show the right way, we could not have the courage and boldness to persist in the beliefs that our foolish people had spread among us after we have known the truth.

Aisha Bewley

We realised we would never thwart Allah on earth and would never thwart Him by flight,

Al-Hilali & Khan

‘And we think that we cannot escape (the punishment of) Allâh in the earth, nor can we escape Him by flight.

Ali Quli Qarai

We know that we cannot thwart Allah on the earth, nor can we thwart Him by fleeing.

Amatul Rahman Omar

"And we have come to know for certain that we can never frustrate the purpose of Allâh in the earth, nor can we escape Him by flight (in any direction).

Arthur John Arberry

Indeed, we thought that we should never be able to frustrate God in the earth, neither be able to frustrate Him by flight.

Bijan Moeinian

"We know well that on earth or in the space we can not escape God. "

E. Henry Palmer

'"And we thought that we could not frustrate God in the earth, and could not frustrate Him by flight.

Edip-Layth

"We acknowledge that we cannot escape God on earth, nor can we escape Him if we run."

George Sale

And we verily thought that we could by no means frustrate God in the earth, neither could we escape Him by flight:

Hamid S. Aziz

"But we know that we cannot escape (or frustrate) Allah in the earth, nor can we escape (or frustrate) Him by flight:

Mahmoud Ghali

And that we surmised that we can never defy Allah in the earth, and we can never defy Him by escaping.

Marmaduke Pickthall

And we know that we cannot escape from Allah in the earth, nor can we escape by flight.

Mohamed Ahmed - Samira

We realised that we could not weaken the power of God on earth, nor outpace Him by running away.

Muhammad Asad

"'And, withal, we have come to know that we can never elude God [while we live] on earth, and that we can never elude Him by escaping [from life].

Mustafa Khattab

˹Now,˺ we truly know that we cannot frustrate Allah on earth, nor can we escape from Him ˹into heaven˺.

Progressive Muslims

"And we acknowledge that we cannot escape God on Earth, nor can we escape Him if we run. "

Rashad Khalifa

" 'We knew full well that we can never run away from GOD on Earth; we can never run away and escape.

Sahih International

And we have become certain that we will never cause failure to Allah upon earth, nor can we escape Him by flight.

Sam Gerrans

“And that: ‘We know that we will never escape God in the earth, nor will we escape Him by flight.’

Shabbir Ahmed

"Now we know that wherever we are in the earth, we cannot defy the Laws of Allah nor can we flee to escape. "

Syed Vickar Ahamed

" ‘But we think that we cannot resist Allah all through the earth, nor can we resist Him by flight.

Taqi Usmani

and that we have now believed that we can never frustrate Allah on the earth, nor can we baffle Him by escape,

The Monotheist Group

"And we acknowledge that we cannot escape God on the earth, nor can we escape Him if we run."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩