Diyanet İşleri
"Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."
Cin suresi
Cin suresi, 3. ayet. وَأَنَّهُۥ تَعَٰلَىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّخَذَ صَٰحِبَةً وَلَا وَلَدًا
veennehû te`âlâ ceddü rabbinâ me-tteḫaẕe ṣâḥibetev velâ veledâ.
"Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cinlerin Kur'an'ı dinlemesi ve söyledikleri Cin 1–15 3
(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."
"Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."
"Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş."
"Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."
"Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
3. “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir.” Azameti, şanı çok yüce, isimleri pek mukaddestir. “O ne bir zevce edinmiştir, ne de bir evlât.” Onlar, Allah’ın yücelik ve azametini anladıkları için Allah’ın zevcesi yahut evlâdı olduğunu iddia edenlerin bu kanaatlerinin batıl olduğunu da anladılar. Çünkü O, bütün kemâl sıfatlarında azamet ve celâle sahiptir. Zevce ve evlât edinmek ise buna aykırıdır. Çünkü bu, mutlak ve kemâl derecesindeki Ğanî oluşa (hiçbir şeye/kimseye muhtaç olmayışa) zıttır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Onun -Rabbimizin azameti ve şanı pek yücedir- müşriklerin iddia ettiği gibi, O'nun bir hanım ve çocuk edinmediğine iman ettik.
Aynı kök: جدد (10 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)
(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)
(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka…
Aynı kök: علو (70 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…
Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde, nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi…
Aynı kök: جدد (10 geçiş)
Allah'ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Eşi de çocuğu da olmayan Rabbimizin şanı çok yücedir.
ve şu bir hakikat ki, Rabbimizin şanı pek yücedir: O kendisine ne bir eş ne de çocuk edinmiştir.
çünkü (biliriz ki) Rabbimizin şanı yücedir: O, kendisine ne bir eş, ne de bir erkek çocuk edinmiştir!
"Muhakkak ki Rabbimizin ceddi (azamet ve sultanlığı) çok yücedir. . . Ne bir dişi eş edinmiştir ne de bir çocuk!"
Elbette, Rabbimizin şanı yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."
Hakikat şu ki, Rabbimizin şânı çok yücedir. O, ne eş ne de çocuk edinmiştir.
"Kuşkusuz, Efendimizin şanı Yüceler Yücesidir. O, eş ve çocuk edinmemiştir!"
"Gerçek şu ki, Rabbimizin şanı çok yücedir. Ne bir eş, ne de bir çocuk edinmiştir."
"Efendimiz çok yücedir. O ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir."
'Rabbimiz çok yücedir. O ne bir eş ne de bir çocuk edinmemiştir. '
Doğrusu O Rabbimizin şanı çok yüksektir, ne bir arkadaş edinmiş, ne de bir çocuk.
Ve doğrusu o rabbımızın şanı çok yüksek, ne bir arkadaş edinmiş ne de bir veled
"Rabb'imizin şanı çok yücedir. O, asla eş ve çocuk edinmemiştir."
"Rabb'imizin şanı çok yücedir. O, asla eş ve çocuk edinmemiştir."
"Rabb'imizin şanı çok yücedir. O, asla eş ve çocuk edinmemiştir."
Elbette, rabbimizin şanı yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."
"Hakıykat şudur ki: Rabbizimin büyüklüğü (her büyüklükden) yücedir. O, ne bir zevce, ne de bir evlad edinmemişdir".
Muhakkak ki Rabbımızın şanı yücedir. O; eş ve çocuk edinmemiştir.
(1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.
Rabbimizin azameti çok yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir.
Doğrusu Rabbimizin şanı yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir.
Şu bir gerçek ki Rabbimizin şanı çok yücedir; o, ne bir eş edinmiştir ne de bir çocuk dipnot 1 .
Rabbimiz çok yücedir; ne bir eş ne de bir çocuk edinmiştir.
Rabbimizin azameti çok yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir.
Rabbimiz'in şanı çok yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir.
"Rabbimizin adı/kudreti/işi/gayreti çok yücedir. O, ne bir dişi dost edinmiştir ne de bir çocuk."
"Exalted be He Who is far above all and beyond all comprehension. Never did He take a wife nor did He beget a son".
and that He––exalted be the glory of our Lord!––has neither spouse nor child.
'And Exalted is the Majesty of our Lord: He has taken neither a wife nor a son.
and that "He – exalted be His Majesty – has not taken to Himself either a wife or a son"; dipnot 1
He – exalted be the Majesty of our Lord ! – has neither wife nor son.
‘And He, exalted be the Majesty of our Lord, has taken neither a wife nor a son (or offspring or children).[1]
Exalted be the majesty of our Lord, He has taken neither any spouse nor son.
"And the truth is that the Majesty of our Lord is exalted. He has taken to Himself no consort nor (has He begotten) a son,
He -- exalted be our Lord's majesty! has not taken to Himself either consort or a son.
"The Jinns, therefore, bear witness the majesty of the Lord and that He has not taken anyone as His wife or child. "
for, verily, He - may the majesty of our Lord be exalted!- has taken to Himself neither consort nor son.
"Exalted is the majesty of our Lord, He has not taken a wife nor a son."
He -- may the majesty of our Lord be exalted! -- hath taken no wife, nor hath He begotten any issue.
"And that He, exalted be the majesty of our Lord, has not taken a consort, nor a son:
And (we believe) that He-Supremely Exalted be our Lord's Dignity- in no way has He taken to Him either a female companion or a child.
And (we believe) that He - exalted be the glory of our Lord! - hath taken neither wife nor son,
Exalted is the glory of our Lord; He has neither wife nor son.
for [we know] that sublimely exalted is our Sustainer's majesty: no consort has He ever taken unto Himself, nor a son!
˹Now, we believe that˺ our Lord—Exalted is His Majesty—has neither taken a mate nor offspring,
"And exalted is the majesty of our Lord, He has not taken a wife nor a son. "
" 'The Most High is our only Lord. He never had a mate, nor a son.
And [it teaches] that exalted is the nobleness of our Lord; He has not taken a wife or a son
“And that: ‘Exalted be the majesty of our Lord! He has taken neither consort nor son.’
"And that Exalted in Glory is our Lord. No wife has He ever taken nor a son."
" ‘And unequaled is the Majesty of our Lord: He has taken neither a wife nor a son.
and (then the Jinns started talking to each other) that exalted is the Glory of our Lord; He has taken neither a wife, nor a son,
"And Exalted is the Majesty of our Lord, He has not taken a wife nor a son."