Cin suresi

Cin suresi, 2. ayet

Cin suresi, 2. ayet. يَهْدِىٓ إِلَى ٱلرُّشْدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدًا

yehdî ile-rruşdi feâmennâ bih. velen nüşrike birabbinâ eḥadâ.

Diyanet İşleri

(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cin 1–5 · surenin 2. ayeti / 28

Konu Cinlerin Kur'an'ı dinlemesi ve söyledikleri Cin 1–15 3

  1. 1–2

    (1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

  2. Cin 3

    "Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."

  3. Cin 4

    "Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş."

  4. Cin 5

    "Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. “O yolu gösteriyor.” Doğru yol (rüşd); insanlığa din ve dünyalarının maslahatlarını göstererek onları irşâd eden her bir şeyi kapsayan genel bir isimdir.

"Bundan ötürü biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir kimseyi asla ortak koşmayacağız.” Böylelikle onlar, bütün hayırlı amellerin kapsamına girdiği iman ile birlikte kötülükleri terk etmeyi ihtiva eden takvâya bir arada sahip olmuş oldular. Kendilerini imana girmeye ve imana bağlı olan diğer hususları yerine getirmeye iten sebep olarak da Kur’ân-ı Kerîm’den öğrendikleri irşâd edici buyruklar ve onun ihtiva ettiği çeşitli maslahatlar, faydalı hususlar ve zararlı şeylerden kaçınma prensibidir.

Bu, Kur'ân’la aydınlanan, onun hidâyeti ile doğru yolu bulan kimseler için pek büyük bir âyet ve kesin bir delildir. İşte her türlü hayrı meyve olarak veren ve Kur’ân-ı Kerîm’in hidâyetine dayalı olan faydalı iman budur.

Böyle bir iman, âdet üzere sahip olunan ve terbiye yolu ile çevreden elde edilen yahut alışkanlık veya buna benzer yollarla elde edilen bilinçsiz imandan çok farklıdır. Çünkü o, taklide dayalı ve her zaman için şüphe ve pek çok arızi haller karşısında tehlike ile karşı karşıya kalabilecek bir imandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu işittiğimiz söz; itikatta, sözde ve amelde doğruluğa irşat ediyor. Biz de ona iman ettik. Bunu indiren Rabbimize asla hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَهْدِىٓ yehdi iletiyor kök: هدي
  2. إِلَى ila
  3. ٱلرُّشْدِ r-ruşdi doğru yola kök: رشد
  4. فَـَٔامَنَّا fe amenna ve inandık kök: امن
  5. بِهِۦ ۖ bihi ona
  6. وَلَن velen artık
  7. نُّشْرِكَ nuşrike ortak koşmayacağız kök: شرك
  8. بِرَبِّنَآ birabbina Rabbimize kök: ربب
  9. أَحَدًۭا ehaden hiç kimseyi kök: احد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Ancak Allah'a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: رشد (19 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Ortak kavram: Şirk

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Ortak kavram: Şirk

    (Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(1, 2) De ki: "Cinlerden dipnot 1 bir grubun (beni) dinlediği ve şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: ‘Şüphesiz ki doğruya götüren dipnot 2 harikulade bir Kur'an dinledik ve ona inandık; artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Cin] kelimesi, "örtülü", "saklı", "görünmeyen" anlamlarına gelen [cinnî] kelimesinin çoğuludur. Görünmedikleri için saklı varlıkların bir bölümüne [cin/cân] adı verilmektedir. Cinlerin, sanılanın aksine güçsüz oldukları, insanların onları gereksiz yere şımartıp daha da azgınlaşmalarına sebep oldukları, cinlerin çeşitli itiraflarından anlaşılmaktadır. 13. ayette ise, Allah'a güvenen insanlara hiçbir şekilde zarar veremeyecekleri belirtilmektedir. Burada sözü edilen cinler, sorumluluk sahibi kılınan görünmeyen varlıklardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cinlerin Kur'an'la ilgili bu değerlendirmelerini Tevrat için de yaptıkları Ahkâf 46:30'da dile getirilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

doğru bir bilinç inşa eden (bir hitab)... Böylece ona iman ettik: artık asla Rabbimizden başkasına ilahlık yakıştırmayacağız;

Muhammed Esed

doğru ile eğriyi ayırd etme bilincine bizi ulaştıran (bir hitabe); ve böylece ona iman ettik. Ve artık Rabbimizden başka kimseye asla ilahlık yakıştırmayacağız,

Ahmed Hulusi

"(O,) rüşde (olgunluğa) yönlendiriyor. Bu sebeple iman ettik Ona! Rabbimize hiç kimseyi asla ortak tutmayacağız. "

Ali Bulaç

"O (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız."

Ali Özek ve heyeti

Gerçekten biz, doğru yola ileten de ona iman ettik. (Artık) kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.

Ali Rıza Safa

"Doğruya eriştiriyor; Ona inandık. Artık, hiç kimseyi, asla Efendimize ortak koşmayacağız!"

Bayraktar Bayraklı

- De ki: Cinlerden bir grubun, Kur'an'ı dinleyip toplumlarına şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz, doğru yola ileten eşsiz bir Kur'an dinledik. Bu yüzden ona inandık. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Edip Yüksel

"O doğruya iletiyor ve biz onu onayladık; bundan böyle Efendimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'O doğruya iletiyor ve biz ona inandık; bundan böyle Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğru yola iletiyor. Biz de ona iman ettik, Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rüşde irdiriyor, biz de ona iyman eyledik, rabbımıza hiç kimseyi şerik koşmıyacağız

Erhan Aktaş

"Her konuda doğru yola iletiyor; ona iman ettik. Artık kesinlikle Rabb'imize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Her konuda doğru yola iletiyor; ona iman ettik. Artık kesinlikle Rabb'imize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ona iman ettik, artık kesinlikle Rabb'imize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Gültekin Onan

"O (Kuran), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip iletiyor. Bu yüzden ona inandık. Bundan böyle rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız."

Hasan Basri Çantay

"ki o, Hakka ve doğruya götürüyor. Bundan dolayı biz de ona iman etdik. Rabbimize (bundan sonra) hiçbir (şey') i asla ortak tutmayacağız".

İbni Kesir

O, doğru yola iletiyor. Biz de ona iman ettik. Ve Rabbımıza hiç bir şeyi şirk koşmayacağız.

Mehmet Alagaş

(1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Doğru yola hidayet ediyor, biz ona iman ettik. Rabbimize hiç kimseyi ortak tutmayacağız.

Süleyman Ateş

Doğru yola iletiyor, ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

Şaban Britch

Doğru yola hidayet ediyor, biz ona iman ettik. Rabbimize hiç kimseyi ortak tutmayacağız

Şaban Piriş

Doğru yolu gösteriyor. Biz ona iman ettik. Rabbimiz'e hiç kimseyi ortak tutmayacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Doğruya ve hayra kılavuzluyor. Biz de inandık ona. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"It guides to the path of righteousness and impresses the image of virtue upon the hearts, that it prompted giving credence to it and holding it as true, and never shall we incorporate with Allah, our Creator, anyone else ",

Abdul Haleem

that gives guidance to the right path, and we have come to believe it––We shall never set up partners with our Lord––

Abdullah Yusuf Ali

'It gives guidance to the Right, and we have believed therein: we shall not join (in worship) any (gods) with our Lord.

Abul A'la Maududi

"We have indeed heard a wonderful Qur'an dipnot 1 which guides to the Right Way; so we have come to believe in it, and we will not associate aught with Our Lord in His Divinity"; dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words in the original are: Quran-un-ajaba, which means "something which is read again and again", and the jinn probably used this word in this very meaning, for they were introduced to this divine revelation for the first time, and they did not perhaps know then that what they were hearing, was the Quran itself. Ajab is a superlative, which is used in Arabic for a wonderful thing. So, what the jinn said means: We have heard such a wonderful recital which is unique both in its language and in its subject-matter.
  2. metne dön, dipnot 2
    This also shows that the jinn not only hear what human beings say but also understand their language, although it is not necessary that all the jinn might know all the human languages. It is possible that those of them who live in a particular region of the earth might know the language of the people of that region. But in any case this statement of the Quran clearly shows that the jinn who listened to the Quran at that time were so conversant with the Arabic language that they not only appreciated the matchless eloquence of the divine word but also understood its sublime subject-matter.

Aisha Bewley

It leads to right guidance so we have iman in it and will not associate anyone with our Lord.

Al-Hilali & Khan

‘It guides to the Right Path, and we have believed therein, and we shall never join (in worship) anything with our Lord (Allâh).

Ali Quli Qarai

which guides to rectitude. Hence we have believed in it and we will never ascribe any partner to our Lord.

Amatul Rahman Omar

"It guides towards righteousness, so we declare our faith in it. We shall no longer worship any god besides our Lord.

Arthur John Arberry

guiding to rectitude. We believe in it, and we will not associate with our Lord anyone.

Bijan Moeinian

"The Jinns have, therefore, arrived to the conclusion that Qur’an guides man and Jinns to the straight path and that they have decided not to worship but God. "

E. Henry Palmer

that guides to the right direction; and we believe therein, and we join no one with our Lord,

Edip-Layth

"It guides to what is correct, so we acknowledged it, and we will not set up anyone with our Lord."

George Sale

which directeth unto the right institution: Wherefore we believe therein, and we will by no means associate any other with our Lord.

Hamid S. Aziz

"Guiding to the right way. So we believe in it, and we will not join any one with our Lord (in worship):

Mahmoud Ghali

Guiding to right-mindedness; so we believe in it, and we will never associate with our Lord anyone.

Marmaduke Pickthall

Which guideth unto righteousness, so we believe in it and we ascribe no partner unto our Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

Which guides to the right path; and we have come to believe in it, and will not associate any one with our Lord.

Muhammad Asad

guiding towards consciousness of what is right; and so We have come to believe in it. And we shall never ascribe divinity to anyone beside our Sustainer,

Mustafa Khattab

It leads to Right Guidance so we believed in it, and we will never associate anyone with our Lord ˹in worship˺.

Progressive Muslims

"It guides to what is correct, so we believed in it, and we will not set up anyone with our Lord. "

Rashad Khalifa

" 'It guides to righteousness, and we have believed in it; we will never set up any idols beside our Lord.

Sahih International

It guides to the right course, and we have believed in it. And we will never associate with our Lord anyone.

Sam Gerrans

“‘Guiding to sound judgment, and we have believed in it, and will not ascribe a partnership with our Lord to anyone.’

Shabbir Ahmed

"It shows the way to Enlightenment, so we have come to believe in it. And we shall never again ascribe a partner unto our Lord."

Syed Vickar Ahamed

" ‘It gives guidance to the Right (Path, ) and we have believed in it (what is read, i. e., the Quran): We shall not join (in worship) any (gods) with our Lord.

Taqi Usmani

that guides to the right way, so we have believed in it, and we will never associate a partner with our Lord.’

The Monotheist Group

"It guides to what is correct, so we believed in it, and we will not set up anyone with our Lord."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩