Diyanet İşleri
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
Duhân suresi
Duhân suresi, 14. ayet. ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ
ŝümme tevellev `anhü veḳâlû mü`allemüm mecnûn.
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap Duhân 1–16 3
(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.
Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–16. ayetler için yazılmıştır.
10. “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle!” Onların azaba uğramalarını bekle. Çünkü onların azap edilme vakti yaklaşmış bulunuyor.
11-16. “O, insanları” bu duman, onların hepsini “bürüyecektir.” Ve onlara:
“Bu can yakıcı bir azaptır” denilecektir. Müfessirler, buradaki “duman”dan maksadın ne olduğu hususunda farklı görüşlere sahiptir:
1. Bir görüşe göre bu, Kıyamet gününde cehennem ateşi günahkârlara yakınlaştırılınca insanları bürüyüp kuşatacak olan bir dumandır. Buna göre Yüce Allah, bu buyruğunda Kıyamet gününün azabı ile onları tehdit etmekte ve peygamberine de onların bu gün ile karşılaşmalarını gözetlemesini emretmektedir.
Kâfirleri tehdit etmek ve onlara gelecek olan azabı acele istememek hususunda Kur’ân’ın izlediği yolun bu olması, bu manayı desteklemektedir. Zira bu tür buyruklarda o gün hatırlatılarak ve onun azabı bildirilerek kafirler korkutulmaktadır. Aynı zamanda peygamber ve mü’minlere de kendilerine eziyet verenlerin başına gelecek azap bildirilerek onlar teselli edilmektedirler.
Yine bu manayı şu âyet-i kerime de desteklemektedir: “Onlarda düşünüp öğüt almak nerede? Halbuki onlara açıklayıcı bir peygamber de gelmiştir.” (13. ayet) Zira bu sözler, Kıyamet gününde kâfirlere, dünyaya döndürülmeyi isteyecekleri vakit söylenecek ve onlara: Artık geri dönüş zamanı geride kalmıştır, denilecektir.
2. Bir diğer görüşe göre bu dumandan kasıt, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Kureyş kâfirlerine iman etmedikleri ve hakka karşı büyüklendikleri için beddua etmesi üzerine onların başına gelen bir musibettir. Peygamber, onlara yaptığı bedduasında: “Allah’ım Yusuf(un döneminde görülen kıtlık) yılları gibi yıllarla onlara karşı bana yardımcı ol!”[20] demişti.
Bunun üzerine Yüce Allah da onları çok büyük bir açlığa mahkûm etmiş ve sonunda leşleri, kemikleri yeme noktasına kadar varmışlar, gök ile yer arasında hiçbir şey olmadığı halde bir duman görecek hale gelmişlerdi. Bunun sebebi ise aşırı derecedeki açlıkları idi. Buna göre Yüce Allah’ın: “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle” buyruğundaki duman, onların bakışları ve algılayışları itibariyle bir dumandı. Yoksa gerçekte duman diye bir şey yoktu. Onların bu durumları, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den merhamet dilenip de Yüce Allah’a kendileri için bu azabı üzerlerinden kaldırması için dua etmesini istedikleri ve onun da dua etmesi üzerine Allah’ın bu azabı üzerlerinden kaldırması vaktine kadar devam etmişti.
Buna göre Yüce Allah’ın: “Biz, o azabı bir süre kaldıracağız; ama şüphesiz siz yine (eski halinize) döneceksiniz” buyruğu Yüce Allah’ın bu azabı üzerlerinden kaldıracağına dair bir haberdir. Ayrıca eğer tekrar büyüklenmeye ve yalanlamaya dönmesinler diye onlara bir tehdittir. Hem de ona döneceklerine dair bir haberdir ki haber verildiği gibi de gerçekleşmiştir. Yine Yüce Allah, bu şekilde hareket etmeleri halinde büyük yakalayışla onları cezalandıracağını da bildirmiştir. Müfessirlerin dediklerine göre bu, Bedir vakasıdır. Ancak bu görüşün tartışmaya çok açık bir görüş olduğu aşikardır.
3. Bir başka görüşe göre bu dumandan kasıt, Kıyamet alâmetlerinden olan dumandır ve âhir zamanda gerçekleşecektir. Bu duman, insanların nefes almalarını zorlaştıracak ve mü’minler de bir dumandan rahatsız olur gibi ondan rahatsız olacaklardır.
Ancak kabul edilmeye değer olan, birinci görüştür. Burada şöyle bir ihtimal de vardır: “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle. O (duman) insanları bürüyecektir. “Bu, can yakıcı bir azaptır. “Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır. Çünkü biz iman edeceğiz.” (derler.) Ama nerde onlarda düşünüp öğüt almak?! Halbuki onlara açıklayıcı bir peygamber de gelmiştir. Sonra yine ondan yüz çevirdiler ve: “O, kendisine bir şeyler öğretilmiş bir delidir” dediler.” buyruklarında kastedilen bütün hususlar, Kıyamet gününde gerçekleşecektir. Buna karşılık Yüce Allah’ın: “Biz, o azabı bir süre kaldıracağız; ama şüphesiz siz yine (eski halinize) döneceksiniz. En büyük azapla yakalayacağımız gün, hiç şüphe yok ki Biz, (onlardan) intikam alacağız” buyrukları ise az önce zikredildiği üzere Kureyşlilerin başından geçen musibete işaret olabilir.
Bu âyet-i kerimelerin bu iki mana ve hususa dair nâzil olduğu kabul edilecek olursa, âyetlerin lafzında buna mani herhangi bir husus olmadığı görülür. Aksine bu lafızların belirttiğimiz bu iki manaya tam olarak uyduğu görülür. Kanaatimizce kuvvetli olan ve doğru olma ihtimali daha ileri olan görüş de budur. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra onu tasdik etmekten yüz çevirdiler ve onun hakkında şöyle dediler: "O başka biri tarafından öğretilmiş biridir, resul değildir." Onun hakkında şöyle demişlerdi: "O bir delidir."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra ondan yüz çevirmiş ve "Bu, cinlenmiş, dipnot 1 (başkaları tarafından) öğretilmiş dipnot 2 biridir!" demişlerdi.
Sonra onlar yüz çevirmiş ve demişlerdi ki: "O (başkalarınca) doldurulmuş delinin teki."
ama yüz çevirip uzaklaşmışlar ve "O (başkalarınca) öğretilmiş biridir, bir delidir!" demişlerdi.
Sonra Ondan yüz çevirdiler ve: "Öğretilmiş bir cinnidir" dediler.
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir."
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.
Sonra, Ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "Öğretilmiş bir deli!"
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu, öğretilmiş bir delidir!" dediler.
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Öğrenim görmüş bir deli!" dediler.
Sonra ondan yüz çevirdiler ve, 'Öğrenim görmüş bir deli!' dediler.
sonra ondan döndüler. "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.
Sonra ondan döndüler, öğretilmiş dediler, bir mecnun dediler
"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.
"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.
"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu) Öğretilmiştir, bir delidir."
Yine ondan yüz çevirdiler. (Ona kimi) "bir öğretilmiş", (kimi) "bir mecnun" dediler.
Ondan yüz çevirmişler; belletilmiş delinin biri, demişlerdi
(9-16) Onlar bir kuşku içinde oynuyorlar , insanları kaplayacak , apaçık bir dumanın geldiği günü gözetle , işte bu acıtıcı bir azaptır, Rabbimiz bizden azabı gider / kaldır kesinlikle biz iman ediyoruz , onlar için artık hatırlamak / anmak artık ne kadar uzak! Onlara apaçık bir Resul gelmişti de sonra ondan yüz çevirmişlerdi öğretilmiş / belletilmiş / muallim divane / mecnun dediler. Biz az bir şey , azabı gidereceğiz siz yine kesinlikle küfre döneceksiniz. O gün büyük bir yakalayış ile yakalayacağız biz kesinlikle öc alıcıyız / intikam alıcıyız.
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.
Ondan yüz çevirdiler: "Bu, öğretilmiştir, cinlenmiştir" dediler.
Sonra ondan yüz çevirmiş ve şöyle demişlerdi: "(Bu bilgiler) ona öğretilmiş dipnot 1 . O, cinlerin etkisine girmiş dipnot 2 !"
Sonra ondan yüz çevirdiler de "Onu birisi yetiştirmiş; cinlerin etkisine girmiş!" dediler.
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: -Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.
Ama ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "Eğitilmiş bir mecnun!"
And they turned a deaf ear and refused to listen and they turned their backs upon him, accusing him at one time of "being taught by others " and at another time "a demoniac, possessed by an evil spirit".
they turned their backs on him, saying, ‘He is tutored! He is possessed!’
Yet they turn away from him and say: "Tutored (by others), a man possessed!"
yet they turned away from him and said: "This is a well-tutored madman." dipnot 1
But then they turned away from him and said, ‘He is an instructed madman!’
Then they had turned away from him (Messenger Muhammad صلى الله عليه و سلم) and said: (He is) one taught (by a human being), a madman!"
but they turned away from him, and said, ‘A tutored madman?’
Yet they turned away from him and said, `He is a man tutored (by others), a man bereft of his senses. '
then they turned away from him and said, 'A man tutored, possessed!'
[When there was still the opportunity], they turned away from the Prophet saying: "He is well educated but unfortunately gone crazy!"
and when they turned their backs away from him and said, 'Taught! mad!'
But they turned away from him and said, "Clearly educated, but crazy!"
but they retired from him, saying, this man is instructed by others, or is a distracted person?
Butt they had turned their backs on him and said, "He is one taught by others, a madman. "
(Yet) thereafter they turned away from him and said, "A man taught (by others), a madman!"
And they had turned away from him and said: One taught (by others), a madman?
But they turned away from him, and said: "He is well-instructed, (but) possessed. "
whereupon they turned their backs on him and said, "Taught [by others] is he, a madman"?
then they turned away from him, saying, "A madman, taught by others!"?
But they turned away from him and said: "Clearly educated, but crazy!"
But they turned away from him, saying, "Well educated, but crazy!"
Then they turned away from him and said, "[He was] taught [and is] a madman. "
Then they turned away from him and said: “One taught and possessed”?
Whereupon they had turned away from him, and said, "Taught and tutored is he, a man possessed?"
Yet they turned away from him and said: "Taught (by others), he is a madman (possessed by evil)!"
Then they turned away from him, and said, "(He is) tutored, crazy."
But then, they turned away from him and said: "Clearly educated, but crazy!"