Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 5. ayet

Enbiyâ suresi, 5. ayet. بَلْ قَالُوٓا۟ أَضْغَٰثُ أَحْلَٰمٍۭ بَلِ ٱفْتَرَىٰهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌ فَلْيَأْتِنَا بِـَٔايَةٍ كَمَآ أُرْسِلَ ٱلْأَوَّلُونَ

bel ḳâlû aḍgâŝü aḥlâmim beli-fterâhü bel hüve şâ`ir. felye'tinâ biâyetin kemâ ürsile-l'evvelûn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 2–8 · surenin 5. ayeti / 112

Konu Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler Enbiyâ 1–15 3

  1. Enbiyâ 2–3

    (2-3) Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: "Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?"

  2. Enbiyâ 4

    Peygamber, onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."

  3. 5

    Onlar, "Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler.

  4. Enbiyâ 6

    Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?

  5. Enbiyâ 7

    Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

  6. Enbiyâ 8

    Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yüce Allah, yalanlayıcıların Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hakkında ve getirdiği Kur’an-ı Kerim’e dair söyledikleri yalanları, hakkında neler uydurduklarını ve çeşitli batıl sözlerini söz konusu etmektedir. Onlar bazen Kur'ân hakkında: “anlamsız rüyalardır”, uykuda olup da ne söylediğini bilmeyen ve rüyasında saçmalayan bir kimsenin sözü gibidir, derken kimi zaman da “onu kendisi uydurmuştur”, demişler; bir başka sefer de “o, bir şairdir”, söylediği de bir şiirdir, demişlerdir. Allah Rasûlünün durumunu gerçek şekliyle asgari seviyede bilip onun getirdiğini tetkik eden bir kimse, en ufak bir şüphe söz konusu olmaksızın onun bu getirdiğinin en üstün ve en yüce söz olduğuna, Allah tarafından gönderildiğine, hiçbir insan tarafından kısmen dahi benzerinin ortaya konulamayacağına kesin olarak inanır. Nitekim Yüce Allah, düşmanlarına bu hususta meydan okumuş ve onun benzerini ortaya koymalarını istemiştir. Onların da Kur’an’ın benzerini ortaya koymalarını gerektiren sebepler ve ona karşı duydukları bir düşmanlık vardı ama hiçbir şekilde ona karşı çıkıp benzeri bir söz meydana getirmeye güçleri yetmedi. Onlar da bunu biliyorlardı. Yoksa onları hop kaldırıp hop oturtan, yataklarında rahatlarını bozan, ne söylediklerini bilemez hale getiren ne idi? Karşısında hiçbir şeyin direnemediği haktan başkası mıydı? Onların Kur'ân hakkında bu sözleri söylemelerinin tek sebebi, ona kendileri iman etmedikleri gibi onu yakından tanımayan kimseleri de ondan uzaklaştırma arzularıydı. Halbuki Kur’an-ı Kerim, Allah Rasûlünün getirdiğinin doğruluğuna, onun söylediklerinin gerçek olduğuna en büyük delil teşkil eden ve ebedi olan en büyük mucizedir. Kur’an-ı Kerim, mucize olarak yeterlidir ve tatmin edicidir. Onun dışında bir delil isteyen yahut onun dışında herhangi bir mucize gösterilmesini teklif eden kimse, şüphesiz cahildir, zalimdir, onu yalanlayan ve teklif ettikleri birtakım mucizelerin gösterilmesini isteyen bu inatçılara benzemektedir. Halbuki bu, onlar için çok tehlikeli bir şeydi ve böyle bir teklifte bulunmalarının kendilerine sağlayacağı bir fayda da yoktu. Çünkü eğer maksatları, delili ile ortaya çıkması halinde hakkı bilmek ise işte onların istedikleri mucizeler olmaksızın da hakkın delili apaçık ortadadır. Eğer maksatları hakkı öğrenmek değil de karşılarındakini aciz bırakmak ve istediklerini getirmediği için iman etmemekte kendilerinin mazur olduğunu ileri sürmek ise hiç şüphesiz istedikleri mucizeler gösterilse dahi yine de iman etmeyeceklerdir. “Doğrusu… onlara her türlü âyet/mucize gelse bile acıklı azabı görene kadar iman etmezler.” (Yunus, 10/96-97) Bundan dolayı Yüce Allah onların: “bize öncekilere gönderilenlere benzer” Salih’in dişi devesi, Mûsâ’nın asası vb. gibi “bir mucize getirsin, bakalım” dediklerini nakletmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği din hakkında bocaladılar. Hakkında, kimi zaman; "Açıklaması olmayan karmakarışık rüya!" dediler. Bazen, "Hayır! Bu aslı olmayan bir yalandır" dediler. Kimi zaman da: "O şairdir" dediler. Eğer çağırdığı şeyde doğru söylüyor ise bize daha önceki peygamberlerin, Musa'nın asası ve Salih'in devesi gibi bir mucize getirsin.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلْ bel hayır
  2. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  3. أَضْغَـٰثُ edgasu (bu) karmakarışık kök: ضغث
  4. أَحْلَـٰمٍۭ ehlamin hayallerdir kök: حلم
  5. بَلِ beli hayır
  6. ٱفْتَرَىٰهُ fterahu onu uydurmuş kök: فري
  7. بَلْ bel hayır
  8. هُوَ huve o
  9. شَاعِرٌۭ şairun şa'irdir kök: شعر
  10. فَلْيَأْتِنَا felye'tina bize getirse ya kök: اتي
  11. بِـَٔايَةٍۢ biayetin bir mu'cize kök: ايي
  12. كَمَآ kema gibi
  13. أُرْسِلَ ursile gönderildikleri kök: رسل
  14. ٱلْأَوَّلُونَ l-evvelune öncekilerin kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضغث (3 geçiş) · Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    Dediler ki: "Bunlar karma karışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz."

  • Aynı kök: ضغث (3 geçiş)

    Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyub'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O,…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler:) "Hayır! (Bunlar) karmakarışık rüyalardır; aksine onu kendisi uydurmuştur; dipnot 1 dahası o bir şairdir. dipnot 2 (Öyle değilse) bize hemen, öncekilere gönderilenin benzeri bir ayet (mucize) getirsin!" demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Muhammed'e "müfteri" suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Sâffât 37:36; Tûr 52:30; Hâkka 69:41.

Mustafa İslamoğlu

"Hayır!" dediler; "(Bunlar) karma karışık düşlerdir!.. Yok yok, onu kendisi uydurmuştur!.. Bu da değilse, o bir şair olmalı... İyi ama, önceden gönderilen (peygamberler) gibi bize bir mucize getirse ya!.."

Muhammed Esed

"Yoo", diyorlar, "(Muhammed'in bu söyledikleri) karmakarışık rüyalardan ibaret!" "Yok yok, bütün bunları kendisi uyduruyor!" "Hayır, o sadece bir şairdir!" "Peki, madem öyle, önceki (peygamberlerin mucizelerle) gönderildiği gibi o da bize bir mucize getirse ya!"

Ahmed Hulusi

Şöyle de dediler: "Konuştukları kuruntulardan oluşan rüyalarıdır! Muhtemelen uyduruyor. . . Hayır, O bir şairdir! (Eğer böyle değilse) geçmişte yaşamış Rasullerdeki gibi mucizesini göstersin!"

Ali Bulaç

"Hayır" dediler. (Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır o bir şairdir. Böyle değilse, öncekilere gönderildiği gibi bize de bir ayet (mucize) getirsin."

Ali Özek ve heyeti

«Hayır, dediler, (bunlar) saçma sapan rüyalardır; bilakis onu kendisi uydurmuştur; belki de o, şairdir. (Eğer öyle değilse) bize hemen, öncekilere gönderilenin benzeri bir mucize getirsin.»

Ali Rıza Safa

"Hayır!" dediler; "Karmakarışık düşler!" "Hayır, Onu, kendisi uyduruyor!" "Hayır, O, bir ozan!" "Madem öyle, öncekilere gönderildiği gibi, bize de bir mucize getirsin!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar,"Hayır, bunlar karışık rüyalardır, onu kendisi uydurmuştur. Hayır o şairdir. Haydi, önceki peygamberler gibi bir belge getirsin!" dediler.

Edip Yüksel

Hatta, "Boş hayallerdir" "Onu o uydurmuş" ve "O bir şairdir, daha önceki elçiler gibi o da bize mucizeler getirsin" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hatta, 'Boş hayallerdir,' 'Onu o uydurmuş,' ve 'O bir şairdir, daha önceki elçiler gibi o da bize mucizeler getirsin,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Onlar): "Bunlar bir takım karışık rüyalar; yok onu kendisi uydurdu; yok o bir şairdir; öyle değilse, önceki peygamberlerin gönderdikleri gibi, bize bir mucize getirsin!" derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: adgasü ahlam, yok onu uydurdu, yok o bir şair, yoksa bize evvelkilerin gönderildikleri gibi bir ayet getirsin

Erhan Aktaş

"Hayır, bunlar karmakarışık düşlerdir. Hayır, belki onu uydurdu. Hayır, o bir şairdir. Öyleyse öncekilere gönderildiği gibi bize bir ayet dipnot 1 getirsin." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, mucize.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hayır, bunlar karmakarışık düşlerdir. Hayır, belki onu uydurdu. Hayır, o bir şairdir. Öyleyse öncekilere gönderildiği gibi bize bir ayet dipnot 1 getirsin." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, mucize.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hayır, bunlar karmakarışık düşlerdir. Hayır, belki onu uydurdu. Hayır, belki de o bir şairdir. Öyleyse öncekilere gönderildiği gibi bize bir ayet dipnot 1 getirsin." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt, mucize.

Gültekin Onan

"Hayır" dediler. "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır, o bir şairdir. Böyle değilse, öncekilere gönderildiği gibi bize de bir ayet getirsin."

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Hayır, (bunlar) saçma sapan rü'yalardır. Hayır, onu kendisi uydurmuşdur. Hayır, o, bir şairdir. (Bunlar değilse) o halde evvelki (peygamber) lere gönderildiği gibi o da bize bir mu'cize getirsin".

İbni Kesir

Onlar: Hayır, bunlar saçma sapan rüyalardır. Hayır onu uydurmuştur, hayır o, şairdir. Haydi önceki peygamberler gibi o da bize bir mucize getirsin dediler.

Mehmet Alagaş

(1-9) İnsanlar için, hesaplaşmaları yaklaştı, onlar da gaflet halinde sırt çeviriyorlar, Rablerinden ve zikirden onlara verilen her anlatıyı oyun oynayarak dinliyorlar, kalpleri ilgisiz / dikkatleri başka yerde, zalimlerin gizli konuşmalarının etkisindeler, bu da bizim gibi bir beşer değil mi? Gördüğünüz dururken, sihrin etkisine mi gireceksiniz ki? (Gizli konuşmaları buymuş) Dedi ki Rabbim gökte ve yerde konuşulanı bilir , O işitendir, bilendir, evet onlar, karışık rüyalar / düşler dediler , evet ona iftira attıla r, O şair dediler, o da bize evvelki gönderilenler gibi bir ayet getirsin dediler. Onlardan önceki memleketlerde kimi helak etti isek iman etmedi , onlar mı iman edecekler? Sen den önce de vahyettiğmiz erkekleri , onlara gönderdik, eğer ki bil miyorsanız kitap ehline sorun , biz onları (Resulleri) yemek yemez birer ceset yapmadık (hepsi canlı ve yemek yer halde idiler) kalıcı da olmadılar (Süreleri gelince hepsi öldü) sonra onlara olan / o kavimlere olan sözümüze sadık kaldık, onlardan istediğimizi kurtardık, savurganları / israf edenleri ise helak ettik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, “Hayır, bunlar (Kur'an) anlamsız rüyalardır. Üstelik, onu kendisi uydurdu; dahası, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin.” dediler.

Süleyman Ateş

"Hayır, dediler, (bu) karmakarışık hayallerdir; hayır onu uydurmuş; hayır o şa'irdir. (Eğer gerçekten peygamberse) öncekilerin, (mu'cizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mu'cize getirsin."

Süleymaniye Vakfı

Aslında şunları dediler: "Karmakarışık düşler! Hayır, onu kendisi uydurdu dipnot 1 . Yok, o bir şairdir dipnot 2 . (Eğer elçi ise) Bize, öncekilere gönderilenler gibi bir mucize getirse ya dipnot 3 !".

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aslında onlar şöyle derler: "Bunlar karma karışık hayallerdir. Hayır, bu adam Allah'a iftira ediyor. Belki de şairdir. Eğer elçi ise bize bir belge (mucize) getirsin dipnot 1 ; öncekilere gönderilen belgelerden olsun."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ankebut 29/50-51

Şaban Britch

Hayır, dediler. Bunlar karma karışık rüyalardır. Hayır, onu o uydurmuştur. Hayır, O şairdir! Haydi, önceki peygamberler gibi bize bir ayet/mucize getirsin!

Şaban Piriş

-Hayır, dediler. Bunlar rüya saçmalıkları .. Hayır, onu o uydurmuştur. Hayır, O şairdir! Haydi, önceki peygamberler gibi bize bir mucize getirsin!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle de dediler: "Saçma sapan rüyalar bunlar! Belki de uydurduğu bir yalandır. Belki de bir şairdir o. Hadi bir mucize getirsin bize, öncekilere gönderildiği gibi..."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They -the infidels- went further and fared worse -in their description of the Quran and of the Prophet They said: "confused dreams, no, but he forged it, no, but he is a poet; he must present us with a miraculous sign like those with which were equipped the prophets of old".

Abdul Haleem

Some say, ‘Muddled dreams’; others, ‘He made it up’; yet others, ‘He is just a poet, let him show us a sign as previous messengers did.’

Abdullah Yusuf Ali

"Nay," they say, "(these are) medleys of dream! - Nay, He forged it! - Nay, He is (but) a poet! Let him then bring us a Sign like the ones that were sent to (Prophets) of old!"

Abul A'la Maududi

They say: "Nay, these are confused dreams; nay, he has forged it; nay, he is a poet. dipnot 1 So let him bring us a sign, even as the Messengers of the past were sent with signs."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The background of this verse is this: When the message of the Prophet (peace be upon him) started gaining adherents, the chiefs of Makkah decided among themselves to start a propaganda campaign to counteract it. For this purpose they decided that every visitor to Makkah for pilgrimage should be approached and his mind so poisoned against the Prophet (peace be upon him) that he does not even go near and listen to him. Though this campaign continued throughout the year, in the pilgrimage season specially a large number of men were deputed to go to the tents of the pilgrims to warn them to beware of the Prophet (peace be upon him). Different sorts of things were said against the Prophet (peace be upon him) during these talks. Sometimes it was said that he was a sorcerer or that he had fabricated the Quran by himself but attributed it to Allah. Some would say that his revelations were the words of an insane person and a bundle of incoherent ideas. Others would say that these were ordinary poetic ideas which were being dubbed as the words of Allah. All they wanted to do was to poison the minds of the visitors irrespective of the correctness of their own versions. They had no considered and definite opinion in the matter.

Aisha Bewley

Furthermore they say, ‘A muddled jumble of dreams!’ and, ‘He has invented it!’ and, ‘He is a poet!’ and, ‘Let him bring us a Sign like those sent to previous peoples. ’

Al-Hilali & Khan

Nay, they say: "These (revelations of the Qur’ân which are revealed to Muhammad صلى الله عليه وسلم) are mixed up false dreams! Nay, he has invented them! - Nay, he is a poet! Let him then bring us an Ayâh (sign as a proof) like the ones (Prophets) the former were sent (with)!"

Ali Quli Qarai

Rather they said, ‘[They are] confused nightmares!’ ‘Rather he has fabricated it!’ ‘Rather he is a poet!’ ‘Let him bring us a sign, like those sent to the ancients. ’

Amatul Rahman Omar

Nay, they say, `This (Qur'ân) is (no revelation), but a jumble of confused dreams, rather he (- the Prophet) has forged it himself; he is a poet. (If it is not) so let him then bring us some sign (of destruction) just as the former (Prophets) were sent with.'

Arthur John Arberry

Nay, but they say: 'A hotchpotch of nightmares! Nay, he has forged it; nay, he is a poet! Now therefore let him bring us a sign, even as the ancient ones were sent as Messengers. '

Bijan Moeinian

They have called you names saying: "These are his dreams; he has forged it; he is nothing but a poet, etc. " They also say: “Why cannot he come up with a miracle like the previous prophets?”

E. Henry Palmer

'Nay!' they say, 'a jumble of dreams; nay! he has forged it; nay! he is a poet; but let him bring us a sign as those of yore were sent. '

Edip-Layth

They said, "No, these are just bad dreams; no, he made it up; no, he is a poet. So let him bring us a sign like those who were sent before."

George Sale

But they say, the Koran is a confused heap of dreams: Nay, he hath forged it; nay, he is a poet: Let him come unto us therefore with some miracle, in like manner as the former prophets were sent.

Hamid S. Aziz

Say, "My Lord knows what is said in the heavens and the earth, He is Hearer and Knower. "

Mahmoud Ghali

"No indeed, " they said, "Jumbled dreams! No indeed, he has fabricated it; no indeed, he is a poet! Then let him come up to us with a sign, as the earliest ones were sent (as Messengers). "

Marmaduke Pickthall

Nay, say they, (these are but) muddled dreams; nay, he hath but invented it; nay, he is but a poet. Let him bring us a portent even as those of old (who were Allah's messengers) were sent (with portents).

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they say: "These are only confused dreams, " or rather: "He has invented them;" or: "He is only a poet. Let him therefore bring a miracle to us as the earlier (apostles) were sent with."

Muhammad Asad

"Nay, " they say, “[Muhammad propounds] the most involved and confusing of dreams!” “Nay, but he has invented [all] this!” - “Nay, but he is [only] a poet!” - [and,] “Let him, then, come unto us with a miracle, just as those [prophets] of old were sent [with miracles]?”

Mustafa Khattab

Yet they say, "This ˹Quran˺ is a set of confused dreams! No, he has fabricated it! No, he must be a poet! So let him bring us a ˹tangible˺ sign like those ˹prophets˺ sent before."

Progressive Muslims

They said: "No, these are just bad dreams; no, he made it up; no, he is a poet. So let him bring us a sign like those who were sent before."

Rashad Khalifa

They even said, "Hallucinations," "He made it up," and, "He is a poet. Let him show us a miracle like those of the previous messengers."

Sahih International

But they say, "[The revelation is but] a mixture of false dreams; rather, he has invented it; rather, he is a poet. So let him bring us a sign just as the previous [messengers] were sent [with miracles]."

Sam Gerrans

“But,” — they say — “a confused medley of dreams; but he has invented it; but he is a poet. So let him bring us a proof like that sent to the former peoples!”

Shabbir Ahmed

"Nay, " they say, "Muddled dreams! Nay, he has but invented it! Nay, he is but a poet! Let him then bring us a miracle (as we have heard), like the ones that were given to Prophets of old!"

Syed Vickar Ahamed

They (the disbelievers) say, "No, (they are) confused (songs) of dreams! No, he wrote it (by himself)! No, he is (only) a poet! Let him then bring us a Sign like those that were sent to (prophets) of old!"

Taqi Usmani

Further they said, "(The Qur’ān is) a mixture of jumble dreams. Rather, he (the prophet) has fabricated it. Rather, he is a poet. So, let him bring a sign to us, as the earlier ones were sent with."

The Monotheist Group

They said: "No, these are just bad dreams; no, he made it up; no, he is a poet. So let him bring us a sign like those who were sent before."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩