Enfâl suresi · 59–66. ayetler

Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Enfâl suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 59. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَبَقُوٓا۟ إِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ

    Diyanet İşleri

    İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Nitekim, küfre saplanan kimseler (Bizi) aşabileceklerini sanmasınlar. Unutmasınlar ki onlar (Allah'ı) atlatamazlar.

    Muhammed Esed

    (Bunun için) o hakkı inkara şartlanmış olanlar, (Allahtan) kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar: (Onun murad ettiği şeyin gerçekleşmesine) asla engel olamayacaklar.

    Ahmed Hulusi

    O hakikat bilgisini inkar edenler, sakın kaçarak kendilerini kurtaracaklarını sanmasınlar. . . Kesinlikle onlar (Allah'ı) dilediğini yapmaktan aciz bırakamazlar!

    Ali Bulaç

    İnkar edenler, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

    Ali Özek ve heyeti

    İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) âciz bırakamazlar.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar. Kuşkusuz, güçsüz bırakamazlar.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkar edenler, bizim elimizden kurtulup geçtiklerini sanmasınlar. Onlar bizi aciz bırakamazlar.

    Edip Yüksel

    Kafirler, kurtulduklarını sanmasınlar. Kaçamazlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kafirler, kurtulduklarını sanmasınlar. Kaçamazlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve sakın küfredenler ileri gidip kurtulduklarını sanmasınlar, çünkü onlar aciz bırakamazlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o küfr edenler asla zannetmesinler ki ileri gitmişlerdir çünkü onlar aciz bırakamazlar

    Erhan Aktaş

    Kafirler kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.

    Gültekin Onan

    Küfredenler kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

    Hasan Basri Çantay

    O küfredenler (yakalarını kurtarıb) geçdiklerini ve (sizi) aciz bırakacaklarını asla zannetmesin (ler).

    İbni Kesir

    Küfredenler; asla öne geçtiklerini ve bizi aciz bırakacaklarını sanmasınlar.

    Mehmet Alagaş

    (55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler, kaçıp-kurtardıklarını zannetmesinler. Onlar asla aciz bırakamazlar.

    Süleyman Ateş

    İnkar edenler (bizim elimizden kurtulup) geçtiklerini sanmasınlar. Onlar (bizi) aciz bırakamazlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler, kaçıp kurtulabileceklerini sanmasınlar; onlar sizi çaresiz bırakamazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O kafirler, kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar. Sizi çaresiz bırakamazlar.

    Şaban Britch

    O kâfirler asla kurtulduklarını sanmasınlar. Çünkü onlar aciz bırakamazlar.

    Şaban Piriş

    O kafirler asla üstün geldiklerini sanmasınlar. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanlar sakın öne geçtiklerini düşünmesinler. Onlar bizi aciz bırakamazlar.

  2. Enfâl suresi, 60. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 60. ayet. وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

    Mehmet Okuyan

    Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki dipnot 1 onunla Allah'ın düşman(lar)ını, sizin düşman(lar)ınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği diğerlerini korkutursunuz. Allah yolunda ne infak ederseniz (verirseniz) size eksiksiz ödenir; siz asla haksızlığa uğratılmazsınız. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu emir, düşmana karşı saldıran olmayı değil, hazırlıklı olmayı içerir. Yüce Allah düşmanlara karşı güç hazırlamanın gerekliliğine değinmekte ve tarihsel şartları içeren, ancak bütün zamanları kapsayacak evrensel bir hükme değinmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Konuyla ilgili ayetlerden anlaşılıyor ki iyiliklerin ödülleri "en az" o iyilik kadar, hatta sınırsız olabilir. Kötülüklerin karşılığı ise affedilmezse "en fazla" o kötülük kadardır. Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Yâsîn 36:54; Zümer 39:10; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe' 78:36.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz de onlara karşı gücünüz oranında kuvvet ve atlı birlik hazırlayıp, bu yolla hem Allah düşmanlarını, hem kendi düşmanlarınızı, hem de bunlar dışında sizin bilmeyip Allah'ın bildiği daha başkalarını yıldırıp caydırabilesiniz. Ve Allah yolunda her ne harcarsanız size tümüyle geri ödenecektir; ve siz asla zulme uğramayacaksınız.

    Muhammed Esed

    O halde, onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve binek hayvanı hazır edin ki bununla hem Allahın, hem sizin düşmanınız olan bu insanları, hem de sizin bilmediğiniz ama Allahın bildiği başkalarını caydırabilesiniz; (ve bilin ki), Allah yolunda her ne sarf ederseniz size bütünüyle ödenecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Onlar için gücünüz yettiğince kuvvet toplayın ve (cihad için) bağlanarak beslenmiş atlar hazırlayın ki onunla Allah düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka, Allah'ın bilip sizin bilmediğiniz diğerlerini korkutasınız. . . Allah uğruna ne bağışlarsanız, mükafatı size tam ödenir ve hakkınız asla yenmez!

    Ali Bulaç

    Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilmeyip Allah'ın bildiği diğer (düşmanları) korkutup caydırasınız. Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

    Ali Rıza Safa

    Onlara karşı, toplayabildiğiniz kadar güç ve besili atlar hazırlayın. Böylece, hem Allah'ın hem sizin düşmanlarınızı hem de sizin bilmediğiniz, ama Allah'ın bildiği başkalarını yıldırabilirsiniz. Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla ne paylaşırsanız, eksiksiz olarak size geri verilir; haksızlık yapılmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara karşı gücünüzün yettiğince kuvvet hazırlayınız. Ordugahlarda atlar besleyiniz. Böylece hem Allah'ın düşmanını, hem kendi düşmanınızı, hem de onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği düşman kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir; siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

    Edip Yüksel

    Onlar için elinizden gelen kuvvet ve binekler hazırlayıp seferber edin. Böylece onlarla ALLAH'ın düşmanlarını, düşmanlarınızı ve onlardan başka bilmediğiniz, ancak ALLAH'ın bildiği kimseleri caydırırsınız. ALLAH yolunda ne harcarsanız size tam olarak ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar için elinizden gelen kuvvet ve atlı birlikler (savaş araçları) hazırlayıp seferber edin. Böylece onlarla ALLAH'ın düşmanlarını, düşmanlarınızı ve onlardan başka bilmediğiniz, ancak ALLAH'ın bildiği kimseleri caydırırsınız. ALLAH yolunda ne harcarsanız size tam olarak ödenir ve hiç haksızlığa uğratılmazsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizler de onlara karşı gücünüzün yettiği her çeşit kuvvetten savaş için beslenen atlardan hazırlayın; onunla hem Allah'ın düşmanı hem sizin düşmanınızı, hem de sizin bilmediğinizi fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız mükafatı size tamamen ödenir ve hiç zarara uğramazsınız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği her kuvvetten ve cihad için beslenen atlardan hazırlık yapın, onunla hem Allah düşmanını korkutursunuz hem sizin düşmanınızı hem de onlardan başka diğerlerini ki onları siz bilmezsiniz, Allah bilir ve Allah yolunda her ne masraf verseniz ecri size tamamen ödenir, hiç de ziyan etmezsiniz.

    Erhan Aktaş

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları dipnot 1 hazırlayın ki, bununla Allah'ın ve sizin düşmanınızı ve onların dışındaki sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Savaş atları ile kast edilen şey, savaş için gerekli olan araç ve gereçleri bulundurmaktır. Savaş gereçleri, o gün kılıçtı, oktu, attı, deveydi… Günümüzde ise, uçaktır, bombadır, füzedir… Burada verilen mesajı günümüze uyarladığımız zaman, "Savaş için uçak, füze vb. şeyler yapın, bulundurun." olarak anlaşılmalıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları dipnot 1 hazırlayın ki, bununla Allah'ın ve sizin düşmanınızı ve onların dışındaki sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Savaş atları ile kast edilen şey, savaş için gerekli olan araç ve gereçleri bulundurmaktır. Savaş gereçleri, o gün kılıçtı, oktu, attı, deveydi... Günümüzde ise, bombadır, füzedir... Burada verilen mesajı günümüze uyarladığımız zaman, "Savaş için uçak, füze vb. şeyler yapın, bulundurun." olarak anlaşılmalıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları dipnot 1 hazırlayın ki, bununla Allah'ın düşmanlarını, sizin düşmanınızı ve sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Savaş atları ile kast edilen şey, savaş için gerekli olan araç ve gereçleri bulundurmaktır. Savaş gereçleri, o gün kılıçtı, oktu, attı, deveydi… Günümüzde ise, bombadır, füzedir… Burada verilen mesajı günümüze uyarladığımız zaman, "Savaş için uçak, füze vb. şeyler yapın." olarak anlaşılmalıdır.

    Gültekin Onan

    Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Tanrı'nın düşmanı ve sizin düşmanınız ve bunların dışında sizin bilmeyip Tanrı'nın bildiği diğer (düşmanları) korkutup caydırasınız. Tanrı yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.

    Hasan Basri Çantay

    Siz de onlara (düşmanlara) karşı gücünüzün yetdiği kadar kuvvet ve (cihad için) bağlanıb beslenen atlar hazırlayın ki bununla (bu hazırlanma ile) Allahın düşmanı ve sizin düşmanınız (olanlar) ı ve bunlardan başka sizin bilemeyib de Allahın bildiği diğerlerini korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız (ecri) size eksiksiz ödenir ve siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

    İbni Kesir

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki bununla Allah'ın düşmanı, sizin düşmanınız ve bunlardan başka sizin bilmeyip te Allah'ın bildiği diğerlerini korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, size ödenir ve siz asla zulmolunmazsınız.

    Mehmet Alagaş

    (55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara karşı gücünüzün yettiğince kuvvet ve (cihad için) bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bunlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan ayrı sizin bilmediğiniz ama Allah'ın bildiği daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

    Süleyman Ateş

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Bununla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız tam olarak size ödenir, hiç haksızlığa uğratılmazsınız.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar dipnot 1 hazırlayın. Onlar ile Allah'ın düşmanını, kendi düşmanınızı ve ayrıca sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği öbür düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, size tam olarak ödenir, haksızlığa uğratılmazsınız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Atlar, insanlarla kurdukları bağ, sahip oldukları güç ve zor şartlara uyum sağlayıp dayanıklılık göstermeleri bakımından savaş ve çatışma ortamlarının vazgeçilmezleri arasında yer alırlar. Ne kadar modern olursa olsun günümüz kara araçları her şeyden önce yakıta ihtiyaç duyar. Bu araçların işlevsiz kaldıkları durumlarda atlar tek alternatif olacaktır. Çünkü atlar doğada buldukları hemen her türden otu yer, en ucuz ve yaygın tahıllarla beslenerek en sarp arazilerde bile zorlanmadan ilerleyebilirler. Üstelik insanla yakın bir bağ kurduklarından binicisini tanır ve zor durumlarda yardımcısı ve koruyucusu olurlar. Bu sebeple Arapçada at anlamına gelen bir diğer kelime de (حصان) hisan" dır. Binicisini kale gibi koruduğu için kale anlamına gelen (حصن) hısn" kelimesinden türetilmiştir. Ayette at beslenmesinin emredilmesi ayetin tarihsel olduğunu değil, savaş ve benzeri durumlar için at beslemenin tüm zamanlarda yapılması gereken evrensel bir görev olduğunu gösterir. Nitekim bu ayetin indirilmesinden yaklaşık 1300 yıl sonra gerçekleşmiş olan ve tank, top, uçak, roket gibi silahların belirleyici olduğu 2. Dünya Savaşı'nda Alman ordusunda 2,75 milyon, Sovyet ordusunda 3,5 milyon at kullanılmıştır. Günümüzde birçok ülke özellikle engebeli arazide belirli devriye ve keşif görevleri için atlı askeri birlikleri tercih etmektedir. Ayrıca toplumsal olaylara müdahalelerde atlı birlikler gelişmiş ülkeler tarafından etkin biçimde kullanılmaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve atlı birlikler hazırlayın ki Allah'ın düşmanını, kendi düşmanınızı ve ayrıca sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği öbür düşmanları korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Haksızlığa uğratılmazsınız.

    Şaban Britch

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın ki bununla Allah’ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve sizin bilmeyip Allah’ın bildiği bundan başka düşmanları korkutasınız. Allah yolunda harcadığınız her şey size hiçbir haksızlık yapılmadan (eksiksiz) verilecektir.

    Şaban Piriş

    Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın ki bununla Allah'ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve sizin bilmeyip Allah'ın bildiği bundan başka düşmanları korkutasınız. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size hiç bir haksızlık yapılmadan ödenecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlara karşı, gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın. Ordugahlarda atlar besleyin. Böylece hem Allah'ın düşmanını hem kendi düşmanınızı hem de bunlardan başkalarını korkutabilirsiniz. Siz onları bilmezsiniz ama Allah hepsini bilir. Allah yolunda harcadığınız herşey size tam olarak ödenir; hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

  3. Enfâl suresi, 61. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 61. ayet. وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    Diyanet İşleri

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona (barışa) yanaş ve Allah'a güven! Şüphesiz ki yalnızca O duyandır, bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama eğer onlar barışa yönelirlerse sen de bu yönelişe uy! Ne ki yalnızca Allah'a güven: unutma ki O duyulmayanı duyan, bilinmeyeni bilendir.

    Muhammed Esed

    Ama eğer onlar barıştan yana eğilim gösterirlerse, sen de barıştan yana ol ve Allaha güven: çünkü O, gerçekten her şeyi işiten, her şeyin aslını bilendir!

    Ahmed Hulusi

    Eğer barışa yanaşırlar ise, sen de ona (barışa) yanaş! Allah'a tevekkül et (Allah'ı vekil tut = El Vekiyl isminin kuvvesine yönel)! Çünkü O, Semi'dir, Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et, çünkü O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Barışa eğilim gösterirlerse, sen de eğilim göster ve Allah'a güven. Kuşkusuz, O, Duyandır; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et! Çünkü Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.

    Edip Yüksel

    Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster ve ALLAH'a güven. O, İşitendir, Bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster ve ALLAH'a güven. O, İşitendir, Bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a dayan; çünkü işiten, bilen ancak O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve eğer selme yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allaha mütevekkil ol, çünkü işiden bilen ancak odur

    Erhan Aktaş

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

    Gültekin Onan

    Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Tanrı'ya tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer (düşmanlar) barışa meylederlerse sen de ona yanaş ve Allaha güvenib dayan. Çünkü her şey'i hakkıyle işiden, kemaliyle bilen bizzat Odur.

    İbni Kesir

    Eğer barışa yanaşırlarsa; sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Muhakkak ki Semi, Alim, O'dur.

    Mehmet Alagaş

    (55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer onlar; barışa yanaşırlarsa, sen de onlara yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Süleyman Ateş

    Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a dayan, çünkü O, işitendir, bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Eğer barış için geri çekilirlerse aynı şekilde sen de çekil ve Allah'a güvenip dayan. O, her şeyi dinleyen ve bilendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eğer barışa yanaşırlarsa, sen de barıştan yana ol ve Allah'a güvenip dayan. Her şeyi dinleyen ve bilen O'dur.

    Şaban Britch

    Eğer barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah’a tevekkül et. Şüphesiz O her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

    Şaban Piriş

    Eğer barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a güven. Şüphesiz O işiten ve bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer barışa eğilim gösterirlerse sen de buna yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, en iyi işitenin, en iyi bilenin ta kendisidir.

  4. Enfâl suresi, 62. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 62. ayet. وَإِن يُرِيدُوٓا۟ أَن يَخْدَعُوكَ فَإِنَّ حَسْبَكَ ٱللَّهُ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِۦ وَبِٱلْمُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    (62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Sana hile yapmak isterlerse, sana Allah yeter. O seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Ahzâb 33:43 ve 56'daki Yüce Allah'ın ve meleklerin müminlere ve Hz. Muhammed'e [salât] etmesinin "destek vermek" anlamına geldiğinin delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Tut ki onlar seni (barış tuzağıyla) aldatmayı planlamış olsunlar; o zaman de elbet Allah sana yeter: O'dur seni yardımıyla ve imanlı insanlarla güçlendiren:

    Muhammed Esed

    (Ama barış yanlısı gözükmekle) niyetleri sadece seni aldatmaksa, (o zaman) bil ki, Allah sana yeter! Odur seni, yardımıyla ve inanmış yandaşlarla güçlendiren;

    Ahmed Hulusi

    Eğer sana hile yapmak isterlerse, muhakkak Allah sana yeter! O ki, yardımı ve diğer iman edenler ile seni desteklemiştir.

    Ali Bulaç

    Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve mü'minlerle destekledi.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer sana hile yapmak isterlerse, şunu bil ki, Allah sana kâfidir. O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir.

    Ali Rıza Safa

    Seni aldatmak isterlerse, kuşkusuz, Allah, sana yeterlidir. O, sana ve inananlara, yardımıyla destek verir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer sana hile yapmak isterlerse bil ki Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir.

    Edip Yüksel

    Seni aldatmak isterlerse, ALLAH sana yeter. O ki seni yardımıyla ve iman edenlerle destekledi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Seni aldatmak isterlerse, ALLAH sana yeter. O ki seni yardımıyla ve inananlarla destekledi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer sana hile yapmak isterlerse, sana Allah yeter. O'dur seni yardımı ile ve inananlarla destekleyen.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve eğer sana hud'a yapmak isterlerse sana yetişecek Allahdır, odur ki seni nusratıyle ve mü'minlerle te'yid buyurdu

    Erhan Aktaş

    Eğer sana hile yapmak isterlerse, şunu bil ki Allah sana yeter. O, seni yardımı ile ve Mü'minlerle destekledi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer sana hile yapmak isterlerse, şunu bil ki Allah sana yeter. O, seni yardımı ile ve Mü'minlerle destekledi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer sana hile yapmak isterlerse, şunu bil ki Allah sana yeter. O, seni yardımı ile ve mü'minlerle destekledi.

    Gültekin Onan

    Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Tanrı sana yeter. O, seni yardımıyla ve inançlılarla destekledi.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer sana hıylekarlık yapacakları (tutarsa, bunu) dilerse muhakkak ki sana Allah yetişir. O, seni yardımıyle ve mü'minlerle destekleyen,

    İbni Kesir

    Eğer seni aldatmak isterlerse; muhakkak ki Allah, sana yeter. Seni ve mü'minleri yardımıyla destekleyen O'dur.

    Mehmet Alagaş

    (55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Seni aldatmak isterlerse bil ki, şüphesiz Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve Müminlerle destekleyendir.

    Süleyman Ateş

    Eğer sana hile yapmak isterlerse (korkma) Allah sana yeter. O ki, yardımıyle seni ve mü'minleri destekledi.

    Süleymaniye Vakfı

    Sana oyun kurmak isterlerse Allah sana yeter. Seni, kendi yardımıyla ve müminlerle destekleyen odur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana oyun kurmak isterlerse Allah sana yeter. Seni yardımıyla ve müminlerle destekleyen O'dur.

    Şaban Britch

    Seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter. O, yardımıyla müminler ile seni destekler.

    Şaban Piriş

    Seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter. O, yardımıyla seni ve müminleri güçlendirir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer sana hile-oyun yapmak isterlerse Allah sana yeter. Yardımıyla ve müminlerle seni destekleyen O'dur.

  5. Enfâl suresi, 63. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 63. ayet. وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    (62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) onların kalplerinin arasını birleştirmiştir. dipnot 1 Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların kalplerinin arasını birleştiremezdin fakat Allah onların arasını kaynaştırdı. Şüphesiz ki O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:103.

    Mustafa İslamoğlu

    ki onların yüreklerini O kaynaştırdı; eğer sen yeryüzünün bütün servetini harcasaydın, onların yüreklerinin arasını kaynaştıramazdın, ama Allah onları birleştirdi: çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden yalnızca O'dur.

    Muhammed Esed

    (O inanmış kimseler ki) kalplerini O bağdaştırdı, kaynaştırdı: (O inanmış kimseler ki,) uğrunda yeryüzündeki her şeyi toptan harcasaydın onların kalplerini birbirine ısındırıp kaynaştıramazdın; ama işte Allah onları bir araya getirdi. Gerçekten de Allah hikmetle edip eyleyen en yüce iktidar sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    (İman edenlerin) kalplerini, verdiği paylaşım sevgisi ile tek kalp gibi yapmıştır! Şayet sen yeryüzünde ne varsa toptan bağışlamış olsan, onların kalplerinin arasını birleştiremezsin. . . Fakat Allah onların arasını ülfetle birleştirdi. . . Muhakkak ki O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Ve onların kalblerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın bile, onların kalblerini uzlaştıramazdın. Ama Allah, aralarını bulup onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O, mutlak galiptir , hikmet sahibidir .

    Ali Rıza Safa

    Zaten yüreklerini birleştirdi. Yeryüzündeki şeylerin tümünü harcasaydın, onların yüreklerini birleştiremezdin; fakat Allah, birleştirdi. Kuşkusuz, O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Müminlerin kalplerini kaynaştırmıştır. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini kaynaştıramazdın; fakat Allah onların gönüllerini kaynaştırdı. Çünkü Allah, mutlak galiptir; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzünde bulunanların hepsini harcasaydın bile kalplerini uzlaştıramazdın. Ancak, onların kalplerini ALLAH uzlaştırdı. O, Üstündür, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzünde bulunanların hepsini harcasaydın bile kalplerini uzlaştıramazdın. Ancak, onların kalplerini ALLAH uzlaştırdı. O, Üstündür, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve onların gönüllerini uzlaştıran da. Yoksa yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın yine de onların kalplerini birleştiremezdin. Ancak Allah, onların arasında birleşmeyi sağladı; çünkü O, güçlüdür, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve kalblerinin arasını te'lif eyledi, yoksa yer yüzünde ne varsa hepsini sarf etse idin yine onların kalblerini te'lif edemezdin ve lakin Allah onların beyinlerini te'lif buyurdu çünkü o aziz, hakimdir.

    Erhan Aktaş

    Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak dipnot 1 etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Harcasaydın. Yardım olarak verseydin.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak dipnot 1 etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Harcasaydın. Yardım olarak verseydin.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak dipnot 1 etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yardım olarak verseydin.

    Gültekin Onan

    Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın bile, onların kalplerini uzlaştıramazdın. Ama Tanrı, aralarını bulup onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    ve onların gönüllerine sevgi verib birleşdirendir. Sen yer yüzünde olan (her) şey'i topdan harcamış olsan yine onların gönüllerini (böyle) birleşdiremezdin. Fakat Allah onların aralarını bulub kaynaşdırdı. Çünkü O, mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Ve onların kalblerini birleştirmiştir. Eğer yeryüzünde bulunan her şeyi sarfetsen yine de onların kalblerini birleştiremezdin. Fakat Allah birleştirdi onların arasını. Muhakkak ki Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (55-63) Allah katında yaratıkların en şerlisi / en fenası inanmayanlardır, kafir olanlardır, öyle ki onlarla sözleşirsin / ahitleşirsin sonra ahitlerini her defasında bozarlar, bundan da sakınmazlar / çekinmezler, harpte onları yakalasan (tesgafe) onlara şaşırtıcı bir azap ver ki artlarından gelenler böylelikle belki ibret alırlar. Eğer ki kavmin hıyanetinden korkarsan aynı şekilde senin de sözleşmeyi bozduğunu onlara bildir , m uhakkak ki Allah hainleri sevmez. Kafirler sanmasınlar ki yendiler, onlar kesinlikle bizi aciz bırakamazlar. Kapasitenizce / İstidadınızca onlara kuvvet, besili atlar hazırlayın, Allah’ın düşmanlarını, sizin de düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği sizin bilmediğiniz diğer başkalarını da onla korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız / infak edersen iz onun geri ödenmesinde size vefalı davranılır size zulmedilmez. Barışa yanaşırlarsa sende yanaş ve Allah’ı vekil tayin et, muhakkak o işitendir bilendir. Seni kandırmak isterlerse muhakkak ki Allah sana yeter. O seni yardımıyla / nusretiyle ve müminler i le destekler. Onların gönüllerini arasını ısındırır , sen arzdakilerin hepsini harcasan onların kalplerinin arasını ısındıramazdın ve lakin Allah aralarını ısındırdı , muhakkak ki o azizdir hakimdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve (Allah), onların kalplerini birleştirmiştir. Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin, fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Şüphesiz O Aziz'dir, Hakim'dir.

    Süleyman Ateş

    Ve onların kalblerinin arasını uzlaştırdı. Sen yeryüzünde bulunan herşeyi verseydin, yine onların kalblerinin arasını uzlaştıramazdın; fakat Allah, onların arasını uzlaştırdı. Çünkü O, daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Müminlerin kalplerini birbirine o ısındırdı. Dünya kadar mal harcasaydın kalplerini ısındıramazdın. Ama onların aralarını Allah kaynaştırdı. Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan odur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Müminlerin kalplerini O kaynaştırdı. Dünya kadar mal harcasaydın kalplerini kaynaştıramazdın. Ama Allah onları kaynaştırdı. Üstün olan ve kararları doğru olan O'dur. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      (Enfal 8/55-63)

    Şaban Britch

    Kalplerinizin arasını kaynaştırdı. Eğer yeryüzünde olan her şeyi harcasaydın bile onların kalplerini birleştirip, kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onların arasını kaynaştırmıştır. Şüphesiz O Aziz'dir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Kalplerinizin arasını birleştirdi. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetseydin bile onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah, onların arasını birleştirmiştir. Şüphesiz O güçlüdür, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların kalplerini kaynaştıran da O'dur. Sen, yeryüzündeki herşeyi bağışlasaydın, onların kalplerini yine de kaynaştıramazdın; ama Allah onları birbirine ısıtıp yaklaştırmıştır. O'dur Aziz ve Hakim.

  6. Enfâl suresi, 64. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 64. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَسْبُكَ ٱللَّهُ وَمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü'minlere Allah yeter.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter!

    Mustafa İslamoğlu

    Sen ey Peygamber! Allah sana da yeter, sana tabi olan gerçek mü'minlere de!

    Muhammed Esed

    Ey Peygamber! Allah sana da yeter, sana uyan inanmış kimselere de!

    Ahmed Hulusi

    Ey Nebi! Allah, sana ve iman edenlerden sana tabi olanlara yeter.

    Ali Bulaç

    Ey Peygamber, sana ve seni izleyen mü'minlere Allah yeter.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.

    Ali Rıza Safa

    Ey peygamber! Allah, sana ve seni izleyen inananlara yeterlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.

    Edip Yüksel

    Ey peygamber, ALLAH sana ve seni izleyen iman edenlere yeter.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey peygamber, ALLAH sana ve seni izleyen inananlara yeter.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey peygamber, Allah, sana ve arkandan gelen mü'minlere yeter!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o Peygamber! Yetişir sana Allah arkanda gelen mü'minlerle

    Erhan Aktaş

    Ey Nebi! Allah, sana ve sana uyan Mü'minlere yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey Nebi! Allah, sana ve sana uyan mü'minlere yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Nebi! Allah, sana ve sana uyan mü'minlere yeter.

    Gültekin Onan

    Ey Peygamber, sana ve seni izleyen inançlılara Tanrı yeter.

    Hasan Basri Çantay

    Ey peygamber, sana da, mü'minlerden senin izince gidenlere de Allah yeter.

    İbni Kesir

    Ey Peygamber; Allah, sana ve sana tabi olan mü'minlere yeter.

    Mehmet Alagaş

    (64-66) Ey nebi sana , Allah ve iman edenlerden sana tabi olanlar yeterlidir. Ey nebi müminleri savaşa teşvik et / hırslandır. Sizden sabırlı 20 kişi olursa 200 üne galip gelir. Sizden 100 kişi olursa kafirlerden 1000 ine galip gelir. Çünkü onlar gerçeği kavrayamayan / fevkinde olmayan kavimdir. Şu an Allah sizden hafifletti ve bildi ki sizde bir zaaflık var, sizden 100 sabırlı olursa 200 üne galip gelir, sizden 1000 olursa Allah’ın izniyle 2000 ine galip gelir. Allah sabırlılarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey Peygamber! Sana ve sana uyan Müminlere Allah yeter.

    Süleyman Ateş

    Ey peygamber, Allah sana ve sana tabi olan mü'minlere yeter.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Sana da sana uyan müminlere de Allah yeter.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey nebi! Allah, sana da sana uyan müminlere de yeter.

    Şaban Britch

    Ey Peygamber! Allah sana ve sana uyan müminlere yeter.

    Şaban Piriş

    -Ey Peygamber! Allah'ın yardımı sana ve sana uyan müminlere yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Peygamber! Allah ve inanananlardan seni izleyenler sana yeter/Allah, sana da seni izleyen müminlere de yeter!

  7. Enfâl suresi, 65. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 65. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَى ٱلْقِتَالِ إِن يَكُن مِّنكُمْ عِشْرُونَ صَٰبِرُونَ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَفْقَهُونَ

    Diyanet İşleri

    Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! (Saldırıya karşılık) müminleri savaşa teşvik et! Sizden sabırlı yirmi (kişi) olursa, iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden yüz (kişi) olursa, (gerçeği) anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyle kâfir olanlardan bin (kâfir)e galip gelebilir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle savaşta kalabalıkların değil, inanmış kaliteli kişilerin galip geleceğini göstermektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:249; Enfâl 8:19; Tevbe 9:25.

    Mustafa İslamoğlu

    Sen ey Peygamber! Savaşta ölüm korkusunu yenmeleri için inananları yüreklendir: Eğer sizden dirençli yirmi kişi olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; yok eğer sizden yüz kişi olursa, inkarda direnenlerden bin kişiyi alt eder: çünkü onlar derin kavrayıştan mahrum bir yığındırlar.

    Muhammed Esed

    Ey Peygamber! İnananları, kavgada ölüm korkusunu alt etmeleri yönünde (şöyle) yüreklendir: Sizden zor durumlara göğüs germesini bilen yirmi kişi çıkarsa, bunlar iki yüz kişiyi tepele(yebil)melidir; sizden böyle yüz kişi çıkarsa, hakkı inkara kalkışanlardan bin kişiyi tepele(yebil)melidir; çünkü onlar bunu kavrayamayan bir güruhturlar.

    Ahmed Hulusi

    Ey Nebi! İman edenleri harbe teşvik et! Eğer sizden sabreden yirmi (kişi) olursa, iki yüze galip gelirler. . . Şayet sizden yüz (kişi) olursa, hakikat bilgisini inkar edenlerden bine (kişiye) galip gelirler. . . Onlar anlayışsız bir topluluktur!

    Ali Bulaç

    Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

    Ali Rıza Safa

    Ey peygamber! İnananları, savaşa yüreklendir. Aranızda dirençli yirmi olsa, iki yüze üstün gelir. Aranızda yüz olsa, nankörlük edenlerden bine üstün gelir. Çünkü onlar, anlamayan bir toplumdur.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kafire galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kafir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

    Edip Yüksel

    Ey peygamber, iman edenleri savaşa yüreklendir. Sizden dirençli yirmi kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir. Sizden yüz kişi, kafirlerden bin kişiyi yenebilir. Çünkü onlar, anlamayan bir topluluktur. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet ideal standardı veriyor, 8:66 ayeti de normal veya minimum standardı veriyor. Demek ki zaaflarımızı gidersek 8:65 ayetindeki ideal standardı yakalayabiliriz. Örneğin Yahudiler zekalarını kullanarak kendilerinin yüz katı büyüklüğünde düşmanlarını yenebiliyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey peygamber, inananları savaşa özendir. Sizden dirençli yirmi kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir. Sizden yüz kişi, kafirlerden bin kişiyi yenebilir. Çünkü onlar, anlamayan bir topluluktur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey peygamber, mü'minleri cihada teşvik et! Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa ikiyüz kişinin üstesinden gelir ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden binini alteder. Çünkü onlar, gerçeği kavrayamayan anlayışsız bir topluluktur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o Peygamber! Mü'minleri cihade teşvik eyle, eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galebe ederler ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden birine galebe ederler, çünkü onlar hakkı ve akıbeti iyi idrak etmez fıkıhsız bir kavmdirler

    Erhan Aktaş

    Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden dipnot 1 yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, Kafirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz dipnot 2 bir halktır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dayanan, direnen, kararlılık gösteren.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce değerlerden yoksun, yalnızca dünyaya bağlı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden dipnot 1 yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, Kafirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz dipnot 2 bir halktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dayanan, direnen, kararlılık gösteren.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce değerlerden yoksun, yalnızca dünyaya bağlı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, gerçeği yalanlayan nankörlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz dipnot 1 bir topluluktur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce değerlerden yoksun, yalnızca dünyaya bağlı.

    Gültekin Onan

    Ey Peygamber, müminleri savaşa karşı hazırlayıp teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, küfredenlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan (la yefkahun) bir topluluktur.

    Hasan Basri Çantay

    Ey peygamber, mü'minleri harbe teşvik et. Eğer içinizden sabr-u sebata malik yirmi (kişi) bulunursa onlar iki yüze galebe ederler. Eğer sizden yüz (kişi) olursa kafirlerden binini yener. Çünkü onlar anlamazlar güruhudur.

    İbni Kesir

    Ey Peygamber; mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa; ikiyüz kişiyi mağlup ederler. Eğer sizden yüz kişi bulunursa; küfretmiş olanlardan binini mağlup ederler. Çünkü onlar, anlamazlar güruhu dur.

    Mehmet Alagaş

    (64-66) Ey nebi sana , Allah ve iman edenlerden sana tabi olanlar yeterlidir. Ey nebi müminleri savaşa teşvik et / hırslandır. Sizden sabırlı 20 kişi olursa 200 üne galip gelir. Sizden 100 kişi olursa kafirlerden 1000 ine galip gelir. Çünkü onlar gerçeği kavrayamayan / fevkinde olmayan kavimdir. Şu an Allah sizden hafifletti ve bildi ki sizde bir zaaflık var, sizden 100 sabırlı olursa 200 üne galip gelir, sizden 1000 olursa Allah’ın izniyle 2000 ine galip gelir. Allah sabırlılarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamaz bir topluluktur.

    Süleyman Ateş

    Ey peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz(kafir)i yenerler. Sizden yüz kişi olursa, kafirlerden bin kişiyi yenerler. Çünkü kafirler, anlamaz bir topluluktur.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı /duruşunu bozmayan yirmi kişi olursa, iki yüz kişiyi yener; içinizden yüz kişi olursa onlar da kafirlik edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar (direnç göstermenin önemini) kavrayamayan bir topluluktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi olursa, ikiyüz kişiyi yener. İçinizden sabırlı yüz kişi de kafirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar, anlayışsız dipnot 1 bir topluluktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      anlayışsız anlamı verdiğimiz kelime la yefgahun (لَا يَفْقَهُونَ) ‘dur. Anlama, kavrama yeteneğini kullanmayan, kalın kafalı anlamında kullanılmıştır. (Bakınız TDK Sözlük: anlayışsız). Anlama ve kavrama özelliği insanın kalbinde olan ruh ile yaptığı bir eylemdir. Bkz.: Araf 7/179

    Şaban Britch

    Ey Peygamber! Müminleri savaş için hırslandır. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan iki yüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz kâfirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlayışsız bir toplumdur.

    Şaban Piriş

    -Ey Peygamber! Müminleri savaş için hırslandır. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan iki yüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz kafirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlayışsız bir toplumdur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.

  8. Enfâl suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 66. ayet. ٱلْـَٰٔنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًا فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Okuyan

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. Sizden sabırlı yüz (kişi) olursa, (onlardan) iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) iki bin (kâfir)e galip gelebilir. Allah sabredenlerle beraberdir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu iki ayet arasında [nesh] yani "hüküm iptali" yoktur. Kaliteli olan az sayıdaki mümin grubun bu özellikte olmayan çok sayıdaki insanlara galip gelebileceği müjdelenmekte, oran yarı yarıya gelince de savaştan kaçılmaması gerektiği hükme bağlanmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Mevcut şartlarda Allah yükünüzü hafifletmiştir; zira sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor: O halde, sizden dirençli yüz kişi çıkacak olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; ama eğer sizden bin kişi çıkarsa, Allah'ın izni sayesinde iki bin kişiyi alt eder: zira Allah (hakta) direnenlerle beraberdir.

    Muhammed Esed

    (Ama yine de) Allah, şimdilik yükünüzü hafifletmiş bulunuyor, çünkü zayıf olduğunuzu biliyor: Şöyle ki: Sizden eğer zor durumlarda sabretmesini bilen yüz kişi çıkarsa, bunlar iki yüz kişiyi tepeleye(bile)cektir; ve sizden böyle bin kişi çıkarsa, Allahın izniyle iki bin kişiyi tepeleye(bile)cektir, çünkü Allah zor durumlara göğüs germesini bilenlerle beraberdir.

    Ahmed Hulusi

    Şu an Allah sizden yükünüzü hafifletti, çünkü biliyor ki sizde zayıflık var. . . (O halde) sizden dayanan yüz olursa, iki yüze galip gelirler. . . Sizden bin olursa, Allah'ın izniyle (Bi-iznillah), iki bine galip gelirler. . . Allah sabredenlerle beraberdir.

    Ali Bulaç

    Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa. Allah'ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, sizde güçsüzlük olduğunu bildiği için, sizden azaltmıştır. Aranızda dirençli yüz olsa, iki yüze üstün gelir. Aranızda bin olsa, Allah'ın izniyle, iki bine üstün gelir. Çünkü Allah, Dirençli Olanlarla Birliktedir.

    Bayraktar Bayraklı

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, sizde bir zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, onlardan iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle onlardan iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Edip Yüksel

    Ancak, ALLAH sizde zayıflık bulunduğunu bildiğinden şimdi sizden yükü hafifletti. Sizden dirençli yüz kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir. Sizden bin kişi olsa, ALLAH'ın izniyle iki bin kişiyi yenebilir. ALLAH sabredip direnenlerle beraberdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak, ALLAH sizde zayıflık bulunduğunu bildiğinden şimdi sizden yükü hafifletti. Sizden dirençli yüz kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir. Sizden bin kişi olsa, ALLAH'ın izniyle iki bin kişiyi yenebilir. ALLAH sabredip direnenlerle beraberdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi Allah sizin yükünüzü hafifletti ve sizde bir zaaf bulunduğunu bildi. Şimdi sizden sabredecek yüz kişi olursa, ikiyüz kişiyi alteder. Sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle ikibin kişiye üstün gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve bildi ki sizde bir za'f var, şimdi sizden sabredecek yüz kişi olursa iki yüze galebe ederler, sizden bin olursa Allahın izniyle iki bine galebe ederler, ve Allah sabredenlerledir

    Erhan Aktaş

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti. Çünkü sizde bir zayıflık olduğunu bilmektedir. Yine de, eğer sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile dipnot 1 iki bin kişiye galip gelir. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah'ın izni ile" terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallarının belirleyici olması, Allah'ın bilgisi ve onayı anlamlarına gelmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti. Çünkü sizde bir zayıflık olduğunu bilmektedir. Yine de, eğer sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile dipnot 1 iki bin kişiye galip gelir. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre, " Allah'ın bilgisine göre ve bilgisi gereği anlamlarına gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti. Çünkü sizde bir zayıflık olduğunu bilmektedir. Yine de, eğer sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Gültekin Onan

    Şimdi, Tanrı sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Tanrı'nın izniyle (onların) iki binini yener. Tanrı, sabredenlerle beraberdir.

    Hasan Basri Çantay

    Şimdi Allah sizden (yükü) hafifletdi. Bildi ki size muhakkak bir za'f vardır. O halde eğer içinizden (azimli) sabırlı yüz (kişi) olursa iki yüzü yenerler, eğer, sizden bin (kişi) olursa iki bine galebe çalarlar, Allahın izniyle. Allah sabr-u sebat edenlerle beraberdir.

    İbni Kesir

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti ve bildi ki; sizde bir zaaf vardır. O halde şayet sizden sabırlı yüz kişi olursa; ikiyüz kişiyi mağlup ederler. Şayet sizden bin kişi olursa; Allah'ın izniyle ikibin kişiyi mağlup ederler. Ve Allah; sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Alagaş

    (64-66) Ey nebi sana , Allah ve iman edenlerden sana tabi olanlar yeterlidir. Ey nebi müminleri savaşa teşvik et / hırslandır. Sizden sabırlı 20 kişi olursa 200 üne galip gelir. Sizden 100 kişi olursa kafirlerden 1000 ine galip gelir. Çünkü onlar gerçeği kavrayamayan / fevkinde olmayan kavimdir. Şu an Allah sizden hafifletti ve bildi ki sizde bir zaaflık var, sizden 100 sabırlı olursa 200 üne galip gelir, sizden 1000 olursa Allah’ın izniyle 2000 ine galip gelir. Allah sabırlılarla beraberdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Süleyman Ateş

    Şimdi Allah sizden hafifletti, sizde zayıflık bulunduğunu bildi. Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kafir)i yenerler. Ve eğer sizden bin kişi olsa Allah'ın izniyle iki bin(kafir)i yenerler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, sizde bir zayıflık olduğunu bildi ve şimdi yükümlülüğünüzü hafifletti. Sizden dirençli yüz kişi olursa iki yüz kişiyi yener; sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle, iki bin kişiyi yener. Allah direnç gösterenlerle beraberdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şimdi Allah, sizde bir zayıflık olduğunu bildi ve yükünüzü hafifletti. Artık sizden sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiyi yener. Sizden bin kişi de Allah'ın izniyle onlardan iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Şaban Britch

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti ve sizdeki zayıflığı bildi. Sizden sabırlı yüz kişi iki yüz kişiye galip gelir. Sizden bin kişi olursa Allah’ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Şaban Piriş

    Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti ve içinizdeki zayıfları bilmektedir. Bu sebeple sizden sabırlı yüz kişi iki yüz kişiye galip gelir. Sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.