Diyanet İşleri
"(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler.
Furkân suresi
Furkân suresi, 5. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ٱكْتَتَبَهَا فَهِىَ تُمْلَىٰ عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
veḳâlû esâṭîru-l'evvelîne-ktetebehâ fehiye tümlâ `aleyhi bükratev veeṣîlâ.
"(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Furkān'ın indirilişi ve "bu ne biçim peygamber" itirazı Furkân 1–9 3
O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.
(İnkar edenler), Allah'ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilahlar edindiler.
İnkar edenler, "Bu Kur'an, Muhammed'in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir" dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.
"(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler.
(Ey Muhammed!) De ki: "O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
5. Onların Kur'ân hakkındaki sözleri arasında şunlar da vardır: Muhammed’in getirmiş olduğu bu Kitap “öncekilerin efsaneleridir. Onları başkalarına yazdırmıştır.” Yani bu, dilden dile dolaşan, herkesin aktarıp durduğu ve Muhammed’in de yazdırdığı öncekilere ait hikayeler ve masallardır, “ve sabah akşam onlar kendisine okunmaktadır.” Onların bu sözleri birkaç büyük ve asılsız iddiayı içermektedir:
1- Evvela insanların en iyisi, en doğru sözlüsü olan Allah Rasûlünü yalancılıkla ve Allah’a karşı cüretkârlıkla itham etmektedirler.
2- Sözlerin en doğrusu, en büyüğü ve en değerlisi olan bu Kur’ân-ı Kerîm’in yalan ve iftira olduğunu söylemektedirler.
3- Bu iddiaları, onların Kur'ân’ın benzeri bir söz söyleyebilecekleri ve her açıdan eksik olan insanın, her bakımdan kamil olan Yaratıcı’ya sıfatlarından birisi olan kelam sıfatında denk olduğu anlamını içermektedir.
4- Allah Rasûlünün durumu onlar tarafından bilinmekteydi. Onu en iyi bilenler onlardı. Ve onlar bilirlerdi ki o, yazmayı bilen birisi değildi. Kendisi için bir şeyler yazan kimselerle de bir araya gelmemişti. Onlar, herhangi bir dayanakları bulunmaksızın böyle bir iddiada bulunmuşlardı. Bundan dolayı Allah, onların iddialarını reddetmek üzere şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kur'an'ı yalanlayan bu kimseler yine şöyle dediler: "Kur'an; Muhammed'in öncekilerden aktardığı, masallardır ve bu; (Kur'an) gündüzün başında ve sonunda ona okunmaktadır." dediler.
Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: بكر (12 geçiş)
O'nu sabah akşam tespih edin.
Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: بكر (12 geçiş)
Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i…
Aynı kök: اصل (10 geçiş) · Aynı kök: بكر (12 geçiş)
Sabah akşam Rabbinin adını an.
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye…
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Aynı kök: ملو (10 geçiş)
Andolsun, senden önce de nice peygamberler alaya alındı da ben inkar edenlere bir süre (mühlet) verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Benim…
Aynı kök: بكر (12 geçiş)
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Aynı kök: بكر (12 geçiş)
Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Müşrikler) "Bu (ayetler, başkasına) yazdırıp sabah akşam kendisine okunmakta olan öncekilerin masallarıdır!" dediler.
Ve; "Bu, sabah akşam (ezberlemesi için) kendisine okunsun diye, başkalarına yazdırdığı eskilerin efsaneleridir" dediler.
Ayrıca, "Onun, sabah akşam kendisine okunsunlar diye yazdırdığı eskilerin masalları, efsaneleridir bu!" diyorlar.
Dediler ki: "Bunlar, sabah - akşam okunması için kendisinin yazdırtmış olduğu, eskilerin masallarıdır. "
Ve dediler ki: "Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır."
Yine onlar dediler ki: (Bu âyetler), onun, başkasına yazdırıp da kendisine sabah akşam okunmakta olan, öncekilere ait masallardır.
Bir de şöyle dediler: "Onun yazdırdığı, sabah-akşam kendisine okunan öncekilerin söylenceleridir!"
Kafirler, "Kur'an ayetleri, öncekilerin masallarıdır. Onları kendisi yazdırmıştır. Bunlar sabah-akşam kendisine okunmaktadır" dediler.
Dediler, "Yazıp durduğu şey evvelkilerin masallarıdır; gece gündüz kendisine dikte edilmektedir." dipnot 1
Dediler, 'Yazıp durduğu şey evvelkilerin masallarıdır; gece gündüz kendisine dikte edilmektedir.'
Yine dediler ki: "Bu eskilerin masallarıdır, onları yazdırtmış da akşam sabah onlar kendisine okunuyor."
"Ve o evvelkilerin esatıyrı, onları yazdırtmış da sabah akşam kendisine onlar okunuyor" dediler
Ve "O, onun yazdırdığı ve sabah akşam dipnot 1 ona dikte ettikleri evvelkilerin masallarıdır." dediler.
Ve "O, onun yazdırdığı ve sabah akşam dipnot 1 ona dikte ettikleri evvelkilerin masallarıdır." dediler.
Ve "O, onun yazdırdığı ve sabah akşam dipnot 1 ona okunan evvelkilerin masallarıdır." dediler.
Ve dediler ki: "Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır."
(Şöyle) dediler: "(Bu ayetler) onun başkasına yazdırıb da kendisine sabah akşam okunmakda olan, evvelkilere aaid masallardır"!
Ve dediler ki: Öncekilerin masallarıdır. Başkalarına yazdırıp sabah akşam kendisine okunmaktadır.
(4-20) Kafirler dedi ki, bu onun uydurduğu bir iftiradır, başka bir kavim de ona, bu iftirada yardım etti dediler. Böylece zulüm ve yalana kadar işi vardırdılar. Evvelkilerin masallarını birilerine yazdırtmış ve de ona sabah akşam o masallar okunuyor dediler. De ki Onu göklerin ve yerin gizliliğini / sırrını bilen indirdi. O, bağışlayan dır, esirgeyendir. Dediler ki bu Resule ne oluyor ki yemek yiyor çarşılarda yürüyor , oysa ki ona bir melek inmeliydi ve onunla beraber uyarı işini yapmalıydı. Ona bir hazine verilmeliydi veya yedi ği bir bahçesi olmalıydı. Zalimler dediler ki sadece ve sadece büyülenmiş / sihirlenmiş bir adama uyuyorsunuz o kadar. Bak! nasıl da sana misaller veriyorlar, artık onlar saptılar ve artık herhangi bir yola da girmeye güçleri yetmez. Eğer isterse sana, bun ların dediklerinden de h ayırlı, altlarından nehirler akan cennetleri ve sarayları / kasırları yapacak olan ne de mübarektir. Bilakis, saati de yalanladılar, biz de saati yalanlayan kişi için alevli ateşi hazır ettik . Uzak bir yerden göründüğünde onun / cehennemin öfkelenişinin uğultusunu işitirler. Dokuna dokuna çarpa çarpa dar bir yerden onunla /cehennemle buluştuklarındaysa işte tam da orada, yok olmak için çağrıda bulunurlar / dua ederler. B ugün yok olmayı bir kez çağırmayın, yok olmayı çok kez çağırın. Deki bu mu hayırlı ya da sakınanlara vaad edilen kalıcı cennet mi? Orası onlara varacakları bir ödüldür. Onlara orada ne istiyorlarsa vardır, orada kalıcı olmaları Rabbinin sorumlu olduğu bir vaadidir. R abbin onları ve Allah ’tan başka taptıklarını biraraya topladığında der ki, sizler mi işte şu kullarımı saptırdınız? ya da onlar kendileri mi yoldan saptılar? Seni üstün tutarız ki bize senden başkasını dost edinmek yakışmaz ve lakin onlar ı da ve atalarını da sen nimetlerinle geçindirdin, onlar da hatırlatıcıyı unuttular ve de helake layık bir kavim oldular dediler. İşte taptıklarınız, söylediklerinizi de reddedip sizi yalancı çıkardı, artık azabı savmaya da yardım görmeye de güç yetiremeyeceksiniz. Sizden kim zulmederse ona büyük bir azap tattıracağız. Senden önce Resulleri de yemek yiyenler ve çarşılarda yürüyenler olarak gönderdik. Sizin kiminizi kiminizle sınayarak ayrıştırdı bakalım sabredebilecek misiniz? Rabbin görendir. Bizimle buluşmayı ü mit etmeyenler keşke üzerimize melekler indirilse veya rabbimizi görsek dediler. Onlar kendilerini büyük gördüler ve büyük bir azgınlık gösterdiler. Melekleri görecekleri gün , işte o gün , suçlulara müjde yoktur , onlara size yasaktır, size yasaklanmıştır, denilecektir. Amel olarak ne yapmışlarsa onları ele alırız ve saçılmış uçuşan toz haline getiririz / heba ederiz. Cennet halkının durdukları yer ise hayırlı istirahat ettikleri yer ise güzeldir. O gün sema bulutlu bir şekilde parçalanacak ve melekler ard arda indirilecektir. O gün, gerçek egemenlik / mülkiyet Rahman’ındır. Kafirlere de çok zorlu bir gündür. O gün zalimler ellerini ısıracak eyvah keşke Resullerle beraber bir yol tutsaydım diyecekler. Veyl olsun bana ki keşke falanı filanı dost edinmeseydim. Kesin olan şu ki bana hatırlatıcı geldikten sonra beni ondan saptıran şeytan, insanı yapayalnız bırakır.
Ve dediler ki: “(Bu) öncekilerin masallarıdır. Onu başkalarından alıp yazmıştır. Onlar sabah akşam kendisine okunmaktadır.”
Dediler: "Evvelkilerin masalları, onları yazmış, sabah akşam onlar kendisine yazdırılıyor."
Bir de şunu dediler: "Bu; öncekilerin yazılarıdır dipnot 1 , Muhammed onlardan derleyip toplamaktadır. Bu ona sabah akşam yazdırılıyor."
Bir de şunu dediler: "Bunlar eskilerin masallarıdır dipnot 1 ; yazdırtmış, ve sabah akşam ona okutturuluyor. ezberletiliyor."
(Bu Kur'an) Öncekilerin masallarıdır ve Onu birisine yazdırmış, sabah akşam kendisine okunuyor, dediler.
-Öncekilerin masalları.. Onu birisine yazdırmış, sabah akşam kendisine okunuyor, dediler.
Dediler ki: "Öncekilerin masallarıdır bu. Birilerine yazdırdı onu. O ona sabah akşam birileri tarafından yazdırılıyor."
And they designate the divine discourse a fictitious narrative and say: "Tales of those of old which he -the Messenger- reduced to writing as they are dictated to him morning and evening.
and they say, ‘It is just ancient fables, which he has had written down: they are dictated to him morning and evening.’
And they say: "Tales of the ancients, which he has caused to be written: and they are dictated before him morning and evening."
They say: "These are merely fairy tales of the ancients which he has got inscribed and they are then recited to him morning and evening."
They say, ‘It is myths of previous peoples which he has had transcribed and which are read out to him in the morning and the evening. ’
And they say: "Tales of the ancients, which he has written down: and they are dictated to him morning and afternoon."
They say, ‘He has taken down myths of the ancients, and they are dictated to him morning and evening. ’
They (also) say, `(This Qur'ân consists of) fables of the ancients that he has got written down and now they are read out to him morning and evening. '
They say, 'Fairy-tales of the ancients that he has had written down, so that they are recited to him at the dawn and in the evening. '
The unbeliever say: "Qur’an is nothing but ancient stories/ myths given to him in writing early in the morning and at night (when nobody witnesses it). "
And they say, 'Old folks' tales, which he has got written down while they are dictated to him morning and evening. '
They said, "Mythologies of the ancient people; he wrote them down while they were being dictated to him morning and evening."
They also say, these are fables of the ancients, which he hath caused to be written down; and they are dictated unto him morning and evening.
And those who disbelieve say, "This is nothing but a lie which he has invented, and another people hath helped him with it;" But, in truth, it is they who have wrought an injustice and a falsehood.
And they have said, "Myths of the earliest (people) that he has had written down so that they are dictated to him before sunrise and at nightfall. "
And they say: Fables of the men of old which he hath had written down so that they are dictated to him morn and evening.
And they say: "These are fables of antiquity he has invented, which are dictated to him morning and evening. "
And they say, "Fables of ancient times which he has caused to be written down, so that they might be read out to him at morn and evening!"
And they say, "˹These revelations are only˺ ancient fables which he has had written down, and they are rehearsed to him morning and evening."[1]
And they said: "Tales of the people of old, he wrote them down while they were being dictated to him morning and evening. "
They also said, "Tales from the past that he wrote down; they were dictated to him day and night.",
And they say, "Legends of the former peoples which he has written down, and they are dictated to him morning and afternoon. "
And they say: “Legends of the former peoples he has written, and they are dictated to him morning and evening.”
And they say, "Fables of ancient times which he has written down as they are dictated to him morning and evening. "
And they say: "Stories of the old times, which he has made to be written: And they are dictated before him morning and afternoon. "
And they said, "(These are) the tales of the ancients he (the messenger) has caused to be written, and they are read out to him at morn and eve."
And they said: "Fictional tales of old! He wrote them down while they were being dictated to him morning and evening."