Diyanet İşleri
Şüphesiz "Rabbimiz Allah'tır" deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: "Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va'dedilmekte olan cennetle sevinin!"
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 30. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ قَالُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ ثُمَّ ٱسْتَقَٰمُوا۟ تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَلَّا تَخَافُوا۟ وَلَا تَحْزَنُوا۟ وَأَبْشِرُوا۟ بِٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ
inne-lleẕîne ḳâlû rabbüne-llâhü ŝümme-steḳâmû tetenezzelü `aleyhimü-lmelâiketü ellâ teḫâfû velâ taḥzenû veebşirû bilcenneti-lletî küntüm tû`adûn.
Şüphesiz "Rabbimiz Allah'tır" deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: "Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va'dedilmekte olan cennetle sevinin!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Bu Kur'an'ı dinlemeyin"; dosdoğru olanlar Fussilet 26–32 3
İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.
İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.
(Ateşe giren) inkarcılar şöyle derler: "Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar."
Şüphesiz "Rabbimiz Allah'tır" deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: "Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va'dedilmekte olan cennetle sevinin!"
(31-32) "Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah'tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var."
Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Kuşkusuz ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
30. Yüce Allah, gerçek dostlarından söz etmekte ve onlara uymayı teşvik etme anlamını da kapsayacak şekilde şöyle buyurmaktadır:
“Rabbimiz Allahtır” deyip sonra dosdoğru yolu izleyenlerin” yani Yüce Allah’ın rubûbiyetini gönül hoşluğu ile kabul ettikten sonra bunu ikrar edip dile getirenlerin, O’nun emrine teslim olanların, sonra da ilim ve amelleri ile dosdoğru yol üzere gidenlerin dünyada da âhirette de bir müjdesi vardır.
“Onların üzerine” şerefli “melekler” ölümleri esnasında bu müjdeyi vermek için üzerlerine ardı arkasına tekrar tekrar “inerler (ve şöyle derler):” Gelecekte karşılaşacağınız şeyler dolayısı ile “korkmayın” geçmişte kalanlar dolayısı ile da “üzülmeyin.” Böylelikle hem geçmişte hem de gelecekte hoşlarına gitmeyecek bir şeyin söz konusu olmadığını ve olmayacağını onlara müjdelerler. “Size vaat edilen cennetle sevinin” Cennet sizin için hak olmuştur. Allah’ın vaadi mutlaka yerine gelecektir, diye de müjde verirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz "Rabbimiz Allah'tır, O'ndan başka Rabbimiz yoktur." diyerek, emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak istikamet üzere olanlara ölüm döşeğindeyken melekler iner ve onlara şöyle derler: "Ölümden ve sonrasından korkmayın. Dünyada bıraktıklarınız adına üzülmeyin. Dünyada Allah'a olan imanınız ve salih amellerinizden dolayı vadedildiğiniz cennet ile sevinin."
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"Sizin, 'Allah bunları rahmete erdirmez' diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dönerek) "Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Vaad
Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar,…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Vaad
"Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki "Rabbimiz Allah'tır." deyip sonra doğru yolda olanlara dipnot 1 melekler "Korkmayın, üzülmeyin, size vadedilen cennetle dipnot 2 sevinin!" (diyerek) inerler. dipnot 3
Öte yandan, "Rabbimiz Allah'tır" diyen, sonra da dosdoğru çizgide yaşama kararlılığı gösterenlere gelince: onlara melekler sürekli inerler (ve derler ki): "Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın! Haydi sevinin size vaad edilmiş olan cennetle!
(Fakat,) "Rabbimiz Allah'tır!" diyen ve sebatla doğru yolu izleyenlere gelince, onların üzerine sık sık melekler iner (ve şöyle derler:) "Korkmayın ve üzülmeyin, işte alın size vaad edilmiş olan cennet müjdesini!
Muhakkak ki: "Rabbimiz, Allah'tır" deyip sonra bilfiil o doğrultuda yaşayanların üzerine melekler tenezzül eder (ilahi sıfatların Cemal kuvveleri zahir olur ki, bu şu demektir): "Korkmayın, mahzun olmayın ve vadolunduğunuz cennetiniz ile sevinin. . . "
Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin."
Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler.
Kuşkusuz, "Bizim Efendimiz, Allah'tır!" diyerek doğru yolu izleyenlerin üzerine melekler iner: "Korkmayın ve üzülmeyin; size sözü verilen cennetle sevinin!" dipnot 411
"Rabbimiz Allah'tır" diyen ve sonra da doğruluktan ayrılmayanlara gelince, onların üzerine sık sık melekler iner ve şöyle der: "Korkmayınız ve üzülmeyiniz, size vaadolunan cennetle sevininiz!"
"Efendimiz ALLAH'tır" dedikten sonra doğru yolu izleyenlerin üzerine melekler iner: "Korkmayın, üzülmeyin ve davetli olduğunuz bahçeyle sevinin."
'Rabbimiz ALLAH'tır,' dedikten sonra doğru yolu izleyenlerin üzerine melekler iner:'Korkmayın, üzülmeyin ve davetli olduğunuz cennetle sevinin.'
Haberiniz olsun ki "Rabbimiz Allah'tır." deyip de sonra doğru gidenler yok mu, onların üzerine melekler şöyle iner: "Korkmayın, üzülmeyin, va'dolunup durduğunuz cennet ile neşelenin!
Haberiniz olsun ki "rabbımız Allah" deyip de sonra doğru gidenler yok mu onların üzerlerine şöyle melekler iner: korkmayın, mahzun olmayın va'dolunup durduğunuz Cennet ile neş'eyab olun!
"Rabb'imiz Allah'tır." deyip, dosdoğru olanlara gelince, onlara melekler gelerek: "Korkmayın ve üzülmeyin. Söz verildiğiniz Cennet'le sevinin!" derler.
"Rabb'imiz Allah'tır." deyip, dosdoğru olanlara gelince, onlara melekler gelerek: "Korkmayın ve üzülmeyin. Söz verildiğiniz Cennet'le sevinin!" derler.
"Rabb'imiz Allah'tır." deyip, dosdoğru olanlara gelince, onlara melekler gelerek: "Korkmayın ve üzülmeyin. Söz verildiğiniz Cennet'le sevinin!" derler.
Şüphesiz: "Bizim rabbimiz Tanrı'dır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin."
Hakıykat "Rabbimiz Allahdır" deyib de sonra doğruluğu iltizam edenler (yok mu?) Onların üzerlerine "Korkmayın, tasalanmayın, va'd olunduğunuz cennetle sevinin" diye diye melekler inecekdir.
Muhakkak ki; Rabbımız Allah'tır, deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanların üzerine melekler iner, onlara: Korkmayın, üzülmeyin size vaad olunan cennetle sevinin, derler.
(29-36) Kafirler dediler ki Rabbimiz (şimdi rab demeye başladılar) insanlardan ve cinlerden bizi saptıranları bize göster. Onların ikisini de ayaklarımızın altına alalım da aşağılanmışlardan / sefillerden olsunlar. Rabbimiz Allah diyenler ve sonrasında dosdoğru istikamet üzere olanlar, onların üzerlerine korkmayın ve üzülmeyin demek için melekler inerler ve onları söz verildikleri / vaat olundukları cennet ile müjdelerler , bizler dünya hayatında ahirette de sizlerin dostlarınız derler , burada size nefsinizin çektiği / iştahlandığı şeyler var burada sizin için çağırdığınız her şey var derler , b ağışlayan, esirgeyenden indirilmedir derler. Allah’a çağrıda bulunandan / dua edenden (ondan isteyenden) ve muhakkak ki ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir ki? Kötülükle güzellik aynı seviyede değildir, onu, (kötülüğü) sen iyilikle defet / kov , seninle arasında düşmanlık olan kişi işte o zaman samimi bir dost oluverir. (Kötülüğe iyilikle yanıt verirsen kendine onu dost edersin) Bununla da ancak ve ancak sabreden buluşur / mülaki olur, bununla ancak ve ancak bü yük kısmet / büyük haz sahipleri buluşur. Şeytandan bir vesvese / kışkırtma sana bulaşırsa Allah’a sığın Muhakkak ki O işiten ve bilendir.
Muhakkak: “Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler: “Korkmayın, üzülmeyin ve size vaat olunan cennetle sevinin” diye inerler.
"Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra doğru olanların üzerine melekler iner: "Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin! (derler)."
"Rabbimiz Allah'tır!" deyip de dosdoğru olanlara ise melekler inerek şöyle derler: "Korkmayın, üzülmeyin; size söz verilen Cennet ile sevinin dipnot 1 !
"Rabbimiz (Sahibimiz) Allah'tır" deyip doğru davrananlara, melekler inerek şöyle derler: "Korkmayın, kaygılanmayın; size söz verilen Cennet'le sevinin".
“Rabbimiz Allah’tır” diyen sonra da dosdoğru olanlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vadedilen Cennet'i müjdeleyin/sevinin, diye melekler iner.
"Rabbimiz Allah'tır" diyen sonra da dosdoğru olanlara: -Korkmayın, üzülmeyin, size vaat edilen cennete sevinin, diye melekler iner.
Şu bir gerçek ki, "Rabbimiz Allah'tır!" deyip sonra hiç şaşmadan yol alanlar üzerine, melekler ha bire iner de şöyle derler: "Korkmayın, üzülmeyin! Size vaat edilen cennetle sevinin."
Those who have proclaimed what they reverently entertained in their minds, and put their thoughts in words: " Our Ilah is Allah, the Creator. ", and they have always trodden the path of righteousness and lifted to Him their inward sight, invite the descent of the angels who come down to impel them to the feeling of security and intimate to them thus: " You are not to fear fate nor to grieve over predestined events, and rejoice your hearts and minds at the blissful tidings of winning the Paradise you were promised."
As for those who say, ‘Our Lord is God,’ and take the straight path towards Him, the angels come down to them and say, ‘Have no fear or grief, but rejoice in the good news of Paradise, which you have been promised.
In the case of those who say, "Our Lord is Allah", and, further, stand straight and steadfast, the angels descend on them (from time to time): "Fear ye not!" (they suggest), "Nor grieve! but receive the Glad Tidings of the Garden (of Bliss), the which ye were promised!
Those dipnot 1 who say "Allah is our Lord" and then remain steadfast, dipnot 2 upon them descend angels dipnot 3 (and say): “Do not fear nor grieve, dipnot 4 and receive good tidings of Paradise which you were promised.
The angels descend on those who say, ‘Our Lord is Allah,’ and then go straight: ‘Do not fear and do not grieve but rejoice in the Garden you have been promised.
Verily, those who say: "Our Lord is Allâh (Alone)," and then they stand firm,[1] on them the angels will descend (at the time of their death) (saying): "Fear not, nor grieve! But receive the glad tidings of Paradise which you have been promised!
Indeed those who say, ‘Our Lord is Allah!’ and then remain steadfast, the angels descend upon them, [saying,] ‘Do not fear, nor be grieved! Receive the good news of the paradise which you have been promised.
Verily, those who say, `Allâh is our Lord,' and then remain steadfast (and follow the straight path), the angels will descend upon them (saying), `Have no fear nor grieve rather rejoice at the glad tidings of receiving the Gardens (of Paradise) which you have been promised.
Those who have said, 'Our Lord is God. ' then have gone straight, upon them the angels descend, saying, 'Fear not, neither sorrow; rejoice in Paradise that you were promised.
Those who used to say: "God is our Lord" and led a righteous life, will be welcomed by the Angles, saying: “have no fear or worry, you will enjoy the Paradise which was promised to you. ”
Verily, those who say, 'Our Lord is God,' and then go straight, the angels descend upon them - 'fear not and be not grieved, but receive the glad tidings of Paradise which ye were promised;
Surely, those who have said, "Our Lord is God," then they did right, the controllers will descend upon them: "You shall not fear, nor shall you grieve. Rejoice in the good news of Paradise that you have been promised."
As for those who say, our Lord is God, and who behave uprightly; the angels shall descend unto them, and shall say, fear not, neither be ye grieved; but rejoice in the hopes of paradise, which ye have been promised.
As for those who say, "Our Lord is Allah", then continue steadfast in righteousness, the angels descend upon them, saying, "Fear not, nor be grieved, and receive good news of the Garden which you were promised.
Surely the ones who have said, "Our Lord is Allah, " thereafter they have gone straight, upon them the Angels keep coming down (saying), "Do not fear (anything), nor do you grieve, and have good tidings of the Garden that you are promised.
Lo! those who say: Our Lord is Allah, and afterward are upright, the angels descend upon them, saying: Fear not nor grieve, but hear good tidings of the paradise which ye are promised.
Surely the angels will come down to those who say, 'Our Lord is God' and then remain steadfast, saying: "You should have neither fear nor regret, but rejoice in the happy news of Paradise that has been promised you.
[But, ] behold, as for those who say, "Our Sustainer is God," and then steadfastly pursue the right way - upon them do angels often descend, [saying:] “Fear not and grieve not, but receive the glad tiding of that paradise which has been promised to you!
Surely those who say, "Our Lord is Allah," and then remain steadfast, the angels descend upon them,[1] ˹saying,˺ “Do not fear, nor grieve. Rather, rejoice in the good news of Paradise, which you have been promised.
Surely, those who have said: "Our Lord is God", then they did right, the Angels will descend upon them: "You shall not fear, nor shall you grieve. Rejoice in the good news of Paradise that you have been promised."
Those who proclaim: "Our Lord is GOD," then lead a righteous life, the angels descend upon them: "You shall have no fear, nor shall you grieve. Rejoice in the good news that Paradise has been reserved for you.
Indeed, those who have said, "Our Lord is Allah " and then remained on a right course - the angels will descend upon them, [saying], "Do not fear and do not grieve but receive good tidings of Paradise, which you were promised.
Those who say: “Our Lord is God,” and then take a straight path, the angels descend upon them: “Fear not, nor grieve; but rejoice at the Garden, which you are promised.
But, behold, as for those who say, "Our Lord is Allah," and then remain steadfastly upright - upon them descend angels, saying, "Fear not, and grieve not, but hear good news of the Paradise that you are promised. ('Angels descending and saying' = Allah's Laws supporting the steadfastly upright who submit to Allah alone. (3:124-125), (8:10-12), (33:43), (46:13)).
Verily, in the case of those (men) who say: "Our Lord is Allah," and further, (those who) stand straight and steadfast, the angels will descend upon them (from time to time and suggest) "You do not fear! And do not feel sad! But receive to the glad tidings (good news) of the paradise (of joy), about which you were promised!
Surely, those who have declared: "Our Lord is Allah", then remained steadfast, on them the angels will descend, saying, “Do not fear, and do not grieve; and be happy with the good news of the Jannah (Paradise) that you had been promised.
Those who have said: "Our Lord is God," then they did right, the angels will come down upon them: "You shall not fear, nor shall you grieve. Rejoice in the good news of the Paradise that you have been promised."