Hac suresi

Hac suresi, 55. ayet

Hac suresi, 55. ayet. وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ

velâ yezâlü-lleẕîne keferû fî miryetim minhü ḥattâ te'tiyehümü-ssâ`atü bagteten ev ye'tiyehüm `aẕâbü yevmin `aḳîm.

Diyanet İşleri

İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 52–58 · surenin 55. ayeti / 78

Konu Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır Hac 49–57 3

  1. Hac 52

    Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Hac 53

    Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.

  3. Hac 54

    Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.

  4. 55

    İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.

  5. Hac 56

    İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naim Cennetleri'ndedirler.

  6. Hac 57

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.

  7. Hac 58

    Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. Yüce Allah, kâfirlerin durumunu, onların inatlarını ve yüz çevirmelerini haber vermektedir: Ey Muhammed, kendilerine getirdiğin kitap hakkında şüphe içerisinde kalmaya devam edecekler ve bu hallerini “kıyamet kendilerine ansızın gelinceye dek yahut da kısır bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar” sürdüreceklerdir ki o kısır günde kendileri hakkında hiçbir hayır olmayacaktır. Kıyamet günü yahut o kısır gün, kendilerine geleceği vakit kâfirler yalan söylediklerini bilecekler ve pişmanlığın kendilerine fayda sağlayamayacağı bir vakitte pişmanlık duyacaklardır. Her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş olacaklar, peygambere iman etselerdi ve onunla birlikte yol tutmuş olsalardı diye arzu edeceklerdir. O nedenle bu buyruklarda şüphelerini ve iftiralarını sürdürmeye devam etmekten sakındırılmaktadırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a iman etmede küfre düşen ve rasûlünü yalanlayanlar Yüce Allah'ın sana indirdiği Kur'an hakkında şüphe içindedirler. Kıyamet günü yani içinde rahmet ve hayrın bulunmadığı günün azabı ansızın onlara gelene kadar bu hal üzere olmaya devam ederler. Kıyamet günü onlar için hayır ve rahmet yoktur.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. يَزَالُ yezalu bitmez kök: زيل
  3. ٱلَّذِينَ ellezine
  4. كَفَرُوا۟ keferu inkar edenlerin kök: كفر
  5. فِى fi içinde (olmaları)
  6. مِرْيَةٍۢ miryetin kuşku kök: مري
  7. مِّنْهُ minhu o(Kur'a)ndan
  8. حَتَّىٰ hatta kadar
  9. تَأْتِيَهُمُ te'tiyehumu kendilerine gelinceye kök: اتي
  10. ٱلسَّاعَةُ s-saatu o sa'at kök: سوع
  11. بَغْتَةً begteten ansızın kök: بغت
  12. أَوْ ev yahut
  13. يَأْتِيَهُمْ ye'tiyehum kendilerine gelinceye kadar kök: اتي
  14. عَذَابُ azabu azabı kök: عذب
  15. يَوْمٍ yevmin günün kök: يوم
  16. عَقِيمٍ akimin kısır (hayırsız) kök: عقم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi…

  • Aynı kök: عقم (4 geçiş)

    Yahut o çocukları erkekler, dişiler olmak üzere çift verir, dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü…

  • Aynı kök: عقم (4 geçiş)

    Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

  • Aynı kök: عقم (4 geçiş)

    Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

  • Aynı kök: مري (20 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü…

  • Aynı kök: مري (20 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar, kendilerine o (Son) Saat ansızın gelinceye dipnot 1 veya kısır bir günün dipnot 2 azabı gelinceye kadar onun (Kur'an'ın) hakkında hep şüphe içindedir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada sözü edilen "kısır gün", mahşerin inkarcılar için hiçbir iyilik ve huzur içermemesi anlamında mecazi bir ifadedir.

Mustafa İslamoğlu

İnkarda direnen kimseler ise, Son Saat kendilerine ansızın gelip buluncaya, ya da (yaşama sevincinin) kökünü kurutan bir günün tarifsiz azabı kendilerine kavuşuncaya kadar, bu mesajın kaynağı hakkında kuşku duymaya devam edecekler.

Muhammed Esed

Hakkı inkara şartlanmış olanlar ise, Son Saat kendilerini apansız yakalayıncaya ve bütün ümitlerin boş olduğu o Gün'ün azabı başlarına çökünceye kadar O'nun hakkında kapıldıkları şüpheden sıyrılmayacaklardır.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler ise, kendilerine ansızın ölüm gelinceye kadar yahut umutların boşa çıkacağı sürecin azabı gelinceye kadar, O'ndan (Teklik'ten) şüphe içinde kalmaya devam edecek. . .

Ali Bulaç

İnkar edenler ise, kıyamet saati onlara apansız gelinceye veya kesintiye uğramış (akim, verimsiz) bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur'an'dan) yana şüphe içinde sür git kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kur'an) hakkında hep şüphe içindedirler.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler ise evrenlerin sonu onlara ansızın gelinceye veya Kısır Gün'ün cezası gelip çatıncaya dek, Ondan kuşku duymaya devam ederler.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, kendilerine son saat ansızın gelinceye ya da her kurtulma gayretinin sonuçsuz kalacağı günün azabı gelinceye kadar, Kur'an hakkında hep şüphe içinde olacaklardır.

Edip Yüksel

İnkarcılar ise, o an kendilerine ansızın gelinceye kadar, yahut o müthiş günün cezası kendilerine çatıncaya kadar sürekli ondan kuşku duyacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılar ise, Saat (dünyanın sonu) kendilerine ansızın gelinceye kadar, yahut o müthiş günün cezası kendilerine çatıncaya kadar sürekli ondan kuşku duyacaklardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnkar edenler de kendilerine kıyamet ansızın gelinceye veya her kurtulma gayretinin sonuçsuz kalacağı bir günün azabı gelinceye kadar Kur'an'dan şüphe etmekte devam edip giderler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O küfredenler de kendilerine o saat bağteten gelinciye veya akim bir günün azabı gelinciye kadar ondan bir şekk içinde kalır giderler

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler de, Sa'at dipnot 1 ansızın gelinceye veya ardından başka bir gün olmayan günün azabı gelinceye kadar ondan dipnot 2 kuşku duymaya devam edeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin kopma anı.
  2. metne dön, dipnot 2
    İlimden/Allah'tan gelen bilgiden, vahiyden.

Gültekin Onan

Küfredenler ise, kıyamet saati onlara apansız gelinceye veya kesintiye uğramış (akim, verimsiz) bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kuran'dan) yana şüphe içinde sürgit kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Küf (ü inkar) edenler ise kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahud kısır bir günün azabı çatıncaya kadar ondan (Kur'andan) yana mütemadi bir şek içinde kalırlar.

İbni Kesir

Küfredenler; kendilerine o saat ansızın gelinceye veya gecesi olmayan günün azabı çatana kadar ondan yana devamlı bir şüphe içinde kalırlar.

Mehmet Alagaş

(55-57) Kafirler, kıyamet saati ansızın gelinceye kadar veya sonlandırıcı gün / kesintiye uğratıcı gün /akamete uğratıcı gün gelinceye kadar onun hakkında tereddütte / miryede kalırlar. (Acaba g elecek mi gelmeyecek mi tereddütü) O gün egemenlik / mülkiyet / mülk üzerindeki tüm yetki, Allah’a aittir, onlar arasında ilgili son kararını verir, iman edenler ve ıslah edici ameller yapanlar naîm cennetlerindedir, kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için aşağılayıcı / küçük düşürücü / onur kırıcı bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur’an’dan bir şüphe içinde kalırlar.

Süleyman Ateş

İnkar edenler ise ansızın o sa'at (kıyamet veya ölüm) kendilerine gelinceye yahut o kısır (hayırsız) günün azabı kendilerine gelinceye kadar o(Kur'a)ndan yana, kuşku içinde olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, o saat dipnot 1 aniden gelinceye, sonrası olmayan bir günün azabı gelinceye kadar ondan (Allah'ın kitabından) üretilmiş bir kurgu içinde olmaya devam edeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama O'nun tebliğini görmezlikten gelenler, beklemedikleri bir anda kıyamet saati kendilerine gelinceye ya da kısır bir günün azabı ulaşıncaya kadar şüphe içinde olmaya devam edeceklerdir.

Şaban Britch

Kâfirler ise, kendilerine o saat, ansızın gelinceye veya hayır yönünden kısır bir günün azabı çatıncaya kadar ondan şüphe etmeye devam ederler.

Şaban Piriş

Kafirler ise, kendilerine o saat, ansızın gelinceye veya sonsuz bir günün azabı çatıncaya kadar ondan şüphe etmeye devam ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edenler ise kıyamet ansızın başlarına patlayıncaya kadar, yahut kısır bir günün azabı kendilerine gelip çatıncaya kadar, o Kur'an'dan yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nevertheless, the infidels continue to be in doubt of the divine nature of it -the Quran- and will remain undecided until the sudden encounter with death taking them by surprise planting their great Hereafter in the now or until they face the disastrous Day of Judgement which is barren of their expectations and their hopes are doomed to disappointment.

Abdul Haleem

The disbelievers will remain in doubt about it until the Hour suddenly overpowers them or until torment descends on them on a Day devoid of all hope.

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject Faith will not cease to be in doubt concerning (Revelation) until the Hour (of Judgment) comes suddenly upon them, or there comes to them the Penalty of a Day of Disaster.

Abul A'la Maududi

The unbelievers will not cease to be in doubt about it until the Hour suddenly comes upon them, or the chastisement of an ominous day dipnot 1 overtakes them.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The epithet "barren" has been applied to the day in its metaphorical and not literal sense. :A day is barren if all the plans, hopes and devices remain unproductive in it, or it does not bring forth its night. For instance, the days on which the people of Prophet Noah, the tribes of Aad and Thamud, the people of Lot and of Midian met with their destruction by scourge from Allah, were barren days in this sense, because those days did not bring forth any tomorrow for them, and no device of theirs could avert their doom.

Aisha Bewley

But those who are kafir will not cease to be in doubt of it until the Hour comes on them suddenly or the punishment of a desolate Day arrives.

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieved will not cease to be in doubt about it (this Qur’ân) until the Hour comes suddenly upon them, or there comes to them the torment of the Day after which there will be no night (i.e. the Day of Resurrection).

Ali Quli Qarai

Those who are faithless persist in their doubt about it, until the Hour overtakes them suddenly, or they are overtaken by the punishment of an inauspicious day.

Amatul Rahman Omar

And those who have disbelieved will continue to have doubt about this (Qur'ân) until the Hour overtakes them suddenly, or the scourge of a destructive day befalls them.

Arthur John Arberry

And the unbelievers will not cease to be in doubt of it, until the Hour comes on them suddenly, or there shall come upon them the chastisement of a barren day.

Bijan Moeinian

The disbelievers have to constantly debate their doubts until they suddenly come face to face either with their worldly punishment or the Day of Judgment (which in either case it will be to late to make a choice. )

E. Henry Palmer

But those who misbelieve will not cease to be in doubt thereof until the Hour comes on them suddenly, or there comes on them the torment of the barren day.

Edip-Layth

Those who have rejected will remain in doubt from it until the moment comes to them suddenly, or the retribution will come to them on a day which will stand still.

George Sale

But the infidels will not cease to doubt concerning it, until the hour of judgment cometh suddenly upon them; or until the punishment of a grievous day overtake them.

Hamid S. Aziz

And that those who have been given knowledge may know that it is the truth from your Lord, and may believe therein, and that their heart may surrender humbly unto Him. Verily, Allah surely will guide those who believe into the Straight Way.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved will not cease wrangling about it until the Hour comes suddenly or there comes up to them the torment of a sterile Day.

Marmaduke Pickthall

And those who disbelieve will not cease to be in doubt thereof until the Hour come upon them unawares, or there come unto them the doom of a disastrous day.

Mohamed Ahmed - Samira

The infidels will remain in doubt about it till the Hour overtakes them unawares, or the punishment of the barren day destructive should come upon them.

Muhammad Asad

whereas those who are bent on denying the truth will not cease to be in doubt about Him until the Last Hour comes suddenly upon them and [supreme] suffering befalls them on a Day void of all hope.

Mustafa Khattab

Yet the disbelievers will persist in doubt about this ˹revelation˺ until the Hour takes them by surprise, or the torment of a terminating[1] Day comes to them.

Progressive Muslims

And those who have rejected will remain to be in doubt from it until the Hour comes to them suddenly, or the retribution will come to them on a Day which will stand still.

Rashad Khalifa

As for those who disbelieve, they will continue to harbor doubts until the Hour comes to them suddenly, or until the retribution of a terrible day comes to them.

Sahih International

But those who disbelieve will not cease to be in doubt of it until the Hour comes upon them unexpectedly or there comes to them the punishment of a barren Day.

Sam Gerrans

And those who ignore warning will not cease to be in doubt about it until the Hour comes upon them unexpectedly, or there comes to them the punishment of a barren day.

Shabbir Ahmed

And those who disbelieve in the Divine Word (by failing to sort out the human aspirations), will remain in suspense until the Hour befalls them suddenly, or there comes to them the doom of a disastrous day.

Syed Vickar Ahamed

And those who reject Faith will never stop to remain in doubt about (the Revelation) until the Hour (of Judgment) falls suddenly upon them, or the penalty of a Day of disaster comes to them.

Taqi Usmani

Those who disbelieve will remain in doubt about it (the Qur’ān) forever, until the Hour (of Judgment) comes upon them suddenly, or there comes to them the punishment of a barren day.

The Monotheist Group

Andthose who have rejected will remain to be in doubt from it until the Hour comes to them suddenly, or the retribution of a barren Day comes to them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩