Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 107. ayet

Yûsuf suresi, 107. ayet. أَفَأَمِنُوٓا۟ أَن تَأْتِيَهُمْ غَٰشِيَةٌ مِّنْ عَذَابِ ٱللَّهِ أَوْ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

efeeminû en te'tiyehüm gâşiyetüm min `aẕâbi-llâhi ev te'tiyehümü-ssâ`atü bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

Diyanet İşleri

Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 104–110 · surenin 107. ayeti / 111

Konu "Bu kıssa gayb haberidir"; akıl sahipleri için ibret Yûsuf 102–111 3

  1. Yûsuf 104

    Halbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) alemler içinde ancak bir öğüttür.

  2. Yûsuf 105

    Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

  3. Yûsuf 106

    Onların çoğu Allah'a ancak ortak koşarak inanırlar.

  4. 107

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

  5. Yûsuf 108

    De ki: "İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah'a çağırırız. Allah'ın şanı yücedir. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."

  6. Yûsuf 109

    Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

  7. Yûsuf 110

    Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

107. “Onlar” bu işleri yapan ve Allah’ın âyetlerinden yüz çeviren bu kimseler “Allah’ın kuşatıcı bir azabının” onların hepsini kuşatacak ve onları kökten imha edecek bir azabın “kendilerine gelip çatmasından veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın başlarına kopuvermesinden kendilerini güvende mi gördüler?” Halbuki onların yaptıkları, başlarına bunların gelmesini gerektirmektedir. O halde Allah’a tevbe etsinler ve cezalandırılmalarına sebep olacak şeyleri terk etsinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu müşrikler dünyada onları yerin dibine batıracak ve def edemeyecekleri azaptan ya da aniden kıyametin kopmasından emin mi oldular.? Onlar kıyametin gelmesini hissetmiyorlar ki onun için hazırlık yapsınlar. Bunun için mi iman etmiyorlar?

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَأَمِنُوٓا۟ efeeminu onlar emin midirler? kök: امن
  2. أَن en
  3. تَأْتِيَهُمْ te'tiyehum kendilerine gelmeyeceğinden kök: اتي
  4. غَـٰشِيَةٌۭ gaşiyetun sargın bir belanın kök: غشو
  5. مِّنْ min
  6. عَذَابِ azabi azabından kök: عذب
  7. ٱللَّهِ llahi Alah'ın kök: اله
  8. أَوْ ev veya
  9. تَأْتِيَهُمُ te'tiyehumu kendilerine gelmeyeceğinden kök: اتي
  10. ٱلسَّاعَةُ s-saatu O sa'atin kök: سوع
  11. بَغْتَةًۭ begteten ansızın kök: بغت
  12. وَهُمْ vehum ve onlar
  13. لَا la hiç
  14. يَشْعُرُونَ yeş'urune farkında değillerken kök: شعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): "Atalarımız da darlığa…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    (201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş)

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş)

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…

  • Aynı kök: غشو (29 geçiş)

    Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Yani şimdi onlar, Allah'ın cezasının kendilerini bularak çepeçevre kuşatmasından, ya da kendileri farkında dahi değilken son saatin ansızın gelip çatıvermesinden yana güvencede olduklarını mı düşünüyorlar?

Muhammed Esed

Peki, bunlar Allah'ın cezalandırıcı azabı olarak kuşatıcı bir örtünün kendilerini sarmasından ve Son Saat'in onlar (yaklaştığının) farkında değilken ansızın gelip çatmasından büsbütün güvencede mi görüyorlar kendilerini?

Ahmed Hulusi

(Yoksa) onların, Allah azabından hepsini sarıp sarmalayacak bir şeye veya onlar farkında değillerken o Saat'in (ölümün) ansızın kendilerine gelmesine karşı bir güvenceleri mi var?

Ali Bulaç

Şimdi bunlar, kendilerine Allah'ın azabından kapsamlı bir bürümenin gelivermesinden veya onların hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız gelmesinden kendilerini güvende mi buldular?

Ali Özek ve heyeti

Allah tarafından kuşatıcı bir felâket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emîn mi gördüler?

Ali Rıza Safa

Sonunda, karabasan gibi çöken bir yıkımın, Allah'tan gelmeyeceğine veya beklemedikleri bir sırada, evrenlerin sonunun ansızın gelmeyeceğine ilişkin güvenceleri mi var?

Bayraktar Bayraklı

Allah tarafından kuşatıcı bir felaket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini güvende mi gördüler?

Edip Yüksel

Onlar, ALLAH tarafından kuşatıcı bir azabın kendilerine çatmasından, yahut o anın aniden kendilerine gelmesinden emin mi oldular?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, ALLAH tarafından kuşatıcı bir azabın kendilerine çatmasından, yahut dünyanın sonunun (Saat) aniden kendilerine gelmesinden emin mi oldular?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa bunlar, Allah'ın azabından; hepsini saracak bir belanın gelivermesinden veya farkında değillerken kendilerine ansızın kıyametin gelivermesinden güven içinde midirler?

Elmalılı Hamdi Yazır

ya artık Allahın azabından umumunu saracak bir beliyye gelivermesinden veya şuurları yokken kendilerine ansızın saatin gelivermesinden emandamıdırlar?

Erhan Aktaş

Yoksa onlar, hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın her şeyi kaplayan azabının gelmesinden veya o Sa'at'in dipnot 1 onlara, farkında olmadan ansızın gelmesinden güvende midirler?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa onlar, hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın her şeyi kaplayan azabının gelmesinden veya o saatin dipnot 1 onlara, farkında olmadan ansızın gelmesinden güvende midirler?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa onlar, hiç beklemedikleri bir anda Allah'ın her şeyi kaplayan azabının gelmesinden veya o saatin dipnot 1 onlara, farkında olmadan ansızın gelmesinden güvende midirler?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin.

Gültekin Onan

Şimdi bunlar, kendilerine Tanrı'nın azabından kapsamlı bir bürümenin gelivermesinden veya onların hiç haberleri yokken kıyametin onlara apansız gelmesinden kendilerini güvende mi buldular?

Hasan Basri Çantay

Onlar (aammeyi) kaplayacak bir azab-ı ilahinin kendilerine gelib çatmasına, yahud kendileri farkında olmayarak onlara ansızın kıyamet kopub gelmesine (karşı) kendilerini emin mi gördüler?

İbni Kesir

Allah tarafından onları kuşatacak bir azabın kendilerine gelip çatmasından veya farkında olmadan kıyamet saatinin ansızın gelmesinden emin midirler?

Mehmet Alagaş

(102-111) Bu, Gaybden haberlerdi, sana vahyediyoruz , sen onlar / kardeşler iş için toplaşırlarken ve hile / tuzak kurarlarken yanlarında değildin. İnsanların çoğu / ekserisi sen hırs etsen dahi mümin olacak değiller, bunun karşılığında onlardan bir ücreti sormuyorsun / ücret sual etmiyorsun (ücretsiz geçmiş verilerin temini) O sadece Alemlere bir öğüttür. Gökler de ve yerde nice ayetler vardır üzerlerinden gelir geçer ler de onlardan yüz çevirirler (Bu ayet neyi ifade ediyor diye düşünmezler) Onların çoğu ancak ortak koşarak / şirk koşarak iman ederler. Allah’ın azabının onları sarmasından yahut saatin onlar bilincinde değillerken / şuursuz iken gelmesinden emin mi oldular? De ki bu benim yolumdur, Allah’a çağırırım, ben ve bana uyanlar bu görüş üzeredir , Allah’ı üstün tutarım ki / tesbih ederim ki ben, ortak koşanlardan değilim. Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahy ettiğimiz elçiler de memleket lerin halkından / ahalisinden erkeklerdi, yer de gezmiyorlar mı? kendilerinden öncekilerin sonları / akıbetleri nasıl olmuş bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır bağlantı kurmayacak mısınız / akletmeyecek misiniz? R esullerimiz ümitlerini artık kestiklerinde ve de kesinlikle yalanlanacaklarını sandıklarında / zannettiklerinde onlara yardımımız / nusretimiz geldi ve dilediklerimizi kurtardık suçlu kavimden azabımız geri çevrilmez / reddedilmez. Kesinlikle anlatılarda / kıssalarda akıl uluları için ibretler vardır / dersler vardır, iftira edilen bir söz değildir, bilakis i man eden kavim için ellerinde olanı doğrulayan / tasdik edendir, her şeyi açıklayandır, yola iletendir ve esirgemedir / rahmettir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

Süleyman Ateş

Onlar, Alah'ın azabından, sargın bir belanın, kendilerine gelmeyeceğinden veya hiç farkında değillerken ansızın O (Duruşma) sa'atin(in) kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın azabının kendilerini içine almasına veya beklemedikleri bir anda kıyamet saatinin gelmesine karşı bir güvenceleri mi vardır? Farkına bile varamazlar.

Şaban Britch

Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramayacaklarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmeyeceğinden emin midirler?

Şaban Piriş

Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramayacaklarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmeyeceğinden emin midirler?

Yaşar Nuri Öztürk

Peki onlar, Allah'ın azabından bir sarıp sarmalayanın gelmesinden yahut hiç farkında olmadıkları bir sırada kıyametin ansızın tepelerine inmesinden emin mi bulunuyorlar?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Are they certain in their minds that they are secure against a destructive punishment from the realm of heaven striking them at the root or against their Hereafter which might well be planted unexpectedly and unperceivably in the now!

Abdul Haleem

Are they so sure that an overwhelming punishment from God will not fall on them, or that the Last Hour will not come upon them suddenly when they least expect it?

Abdullah Yusuf Ali

Do they then feel secure from the coming against them of the covering veil of the wrath of Allah,- or of the coming against them of the (final) Hour all of a sudden while they perceive not?

Abul A'la Maududi

Do they, then, feel secure that an overwhelming chastisement shall not visit them, and the Hour shall not suddenly come upon them without their even perceiving it? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This question has been posed to rouse the people from their care free attitude towards life produced by temporary security from dangers, and by a feeling that there is a long life to enjoy: so the problems can be postponed safely to a distant future. This is obviously a wrong attitude, for no man has any guarantee that he will live up to a certain age: for no one knows when, where and how one would die. Therefore the questions meant to ask, "Does not your daily experience tell you that you knew nothing even a minute beforehand what your future was hiding for you? Therefore, wisdom demands that you should make preparations for it now, and consider seriously whether the path you are treading is the right path. Have you any real proof to show that it is right? Do you find any sound argument in the heavens and the earth to support your decision? Did the people who trod such a path before you reach their destinations safely and securely? Finally, do the results of following such a path, which are appearing in your own time and culture, confirm that you are treading the right path?

Aisha Bewley

Do they feel secure that the all-enveloping punishment of Allah will not come upon them, or that the Last Hour will not come upon them all of a sudden when they least expect it?

Al-Hilali & Khan

Do they then feel secure from the coming against them of the covering veil of the Torment of Allâh, or of the coming against them of the (Final) Hour, all of a sudden while they perceive not?

Ali Quli Qarai

Do they feel secure from being overtaken by a blanket punishment from Allah, or being overtaken by the Hour, suddenly, while they are unaware?

Amatul Rahman Omar

Do they then, feel secure from the coming of an overwhelming punishment on them from Allâh, or the sudden coming of the Hour upon them, taking them unawares.

Arthur John Arberry

Do they feel secure that there shall come upon them no enveloping of the chastisement of God, or that the Hour shall not come upon them suddenly when they are unaware?

Bijan Moeinian

Do they not realize that the Lord may subject them to a sever punishment? Do they not mind of the Day of Judgment which may catch up with them all of a sudden?

E. Henry Palmer

Are they safe, then, from overwhelming vengeance coming on them from the torment of God? or from the Hour coming upon them suddenly while they do not perceive?

Edip-Layth

Are they secure against the coming of a cover of retribution from God, or that the moment would come to them suddenly while they do not perceive?

George Sale

Do they not believe that some overwhelming affliction shall fall on them, as a punishment from God; or that the hour of judgment shall overtake them suddenly, while they consider not its approach?

Hamid S. Aziz

And most of them believe not in Allah without associating partners with Him.

Mahmoud Ghali

Do they then feel secure that there will not come up to them an Enveloper of the torment of Allah, or that the Hour will not come to them suddently and they are not aware?

Marmaduke Pickthall

Deem they themselves secure from the coming on them of a pall of Allah's punishment, or the coming of the Hour suddenly while they are unaware?

Mohamed Ahmed - Samira

Do they really believe that an all-embracing punishment of God will not come upon them, or the Day of Doom overtake them suddenly while they remain unaware?

Muhammad Asad

Do they, then, feel free from the fear that there might fall upon them the overwhelming terror of God's chastisement, or that the Last Hour might come upon them of a sudden, without their being aware [of its approach]?

Mustafa Khattab

Do they feel secure that an overwhelming torment from Allah will not overtake them, or that the Hour will not take them by surprise when they least expect ˹it˺?

Progressive Muslims

Are they secure against the coming of a cover of retribution from God, or that the Hour would come to them suddenly while they do not perceive

Rashad Khalifa

Have they guaranteed that an overwhelming retribution from GOD will not strike them, or the Hour will not come to them suddenly, when they least expect it?

Sahih International

Then do they feel secure that there will not come to them an overwhelming [aspect] of the punishment of Allah or that the Hour will not come upon them suddenly while they do not perceive?

Sam Gerrans

Do they then feel secure against an enveloping of the punishment of God coming upon them, or the Hour coming upon them unexpectedly when they perceive not?

Shabbir Ahmed

Do they deem themselves secure from the overwhelming Requital of Allah, or the coming of the Hour suddenly while they are unaware?

Syed Vickar Ahamed

Do they then feel safe from the approach against them of the covering curtain of the Anger of Allah— Or from the approach against them of the Final Hour— Suddenly, while they are not (even) aware?

Taqi Usmani

Do they feel themselves secure from the visit of Allah’s encircling punishment or from the sudden arrival of the Hour, while they are not conscious of it?

The Monotheist Group

Are they secure against the coming of an enveloping retribution from God, or that the Hour will come to them suddenly while they do not perceive?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 107. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 107. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 107. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩