Hadîd suresi · 16–19. ayetler

Kalplerin yumuşaması ve sadaka verenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hadîd suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hadîd suresi, 16. ayet. أَلَمْ يَأْنِ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ ٱلْحَقِّ وَلَا يَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ ٱلْأَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَٰسِقُونَ

    Diyanet İşleri

    İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

    Mehmet Okuyan

    İman edenlerin kalplerinin Allah'ı anmaya ve (O'nun katından) inen gerçeğe (Kur'an'a) boyun eğme zamanı gelmedi mi? Onlar (müminler), daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar! dipnot 1 Zira üzerinden uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Huşu‘]unda sıkıntı yaşananların durumlarını düzeltmeleri, [huşu‘]da devamlı olanların bu durumlarını daha artırmaları noktasında kendilerine bir teşvik yapılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    İman (ettiğini iddia) edenlerin, Allah'ın zikrine, yani Hak katında inen vahye karşı, ta kalplerinde ürperti duymalarının vakti hala gelmedi mi? Ta ki kendilerine daha önce vahiy verilip de, üzerlerinden uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar; ki onların bir çoğu yoldan sapmıştır.

    Muhammed Esed

    İmana ermiş olanların kalplerinin Allah'ı ve (kendilerine) indirilen hakikati anarken acizliklerini fark etmelerinin zamanı gelmedi mi? (Ve vakti gelmedi mi) kendilerine daha önce vahiy indirilmiş olanlara ve zamanın geçmesiyle kalpleri katılaşarak çoğu (bugün) yoldan sapmış olanlara benzememelerinin?

    Ahmed Hulusi

    İman edenler için, Allah'ın zikri (hatırlanışı) ve Hak'tan inzal olana bilinçlerinin huşu duyması vakti gelmedi mi? Ki daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar (ibadetleri adete dönüşmesin, çalışmalarını düşünerek hissederek yapsınlar)! Onların (İsrailoğullarının) üzerlerinden uzun müddet geçmişti de (ibadetleri adete dönüşmüştü), bu yüzden kalpleri katılaşmıştı (yaptıklarını düşünüp hissedip yaşamadan, adet diye yapmaya başlamışlardı)! Onlardan (Yahudilerden) çoğunun inançları bozuktur!

    Ali Bulaç

    İman edenlerin, Allah'ın ve haktan inmiş olanın zikri için kalplerinin 'saygı ve korku ile yumuşaması' zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun bir süre geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasık olanlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın Öğretisine ve indirilen gerçeğe, inanca çağırılanların yüreklerinin saygı duymasının zamanı gelmedi mi? Daha önce kitap verilen ve üzerinden zaman geçince yürekleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu zaten yoldan çıkmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Müminlerin Allah'ı anmaları ve O'ndan gelen bu gerçeğe karşı kalplerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? İnananlar, kendilerinden önce kitap verilenler gibi olmasınlar. Çünkü onların üzerinden uzun zaman geçip kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar için ALLAH'ın mesajına ve inen gerçeğe gönüllerini açmanın vakti gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilmiş olanlar gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğunluğu yoldan çıkmış kimselerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar için ALLAH'ın mesajına ve inen gerçeğe gönüllerini açmanın vakti gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilmiş olanlar gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğunluğu yoldan çıkmış kimselerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O iman edenlere zamanı gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikrine ve inen gerçek aşkına saygı ile coşsun ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalpleri katılaşmış, Çoğu da günaha dalmış bulunanlar gibi olmasınlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya o iyman edenlere çağı gelmedi mi? ki kalbleri Allahın zikrine ve inen hak aşkına huşu' ile çoşsun ve bundan evvel kendilerine kitab verilmiş sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalbleri katılaşmış ve ekserisi fıska dalmış bulunanlar gibi olmasınlar.

    Erhan Aktaş

    İman Edenler'in; Allah'ın öğütlerini dinleyip de Hakk'tan gelen şeyle kalplerinin yumuşaması zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip, üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fasık kimselerdi. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, dinde gevşeklik göstererek, zamanla inandığı gibi değil de yaşadığı gibi inanmaya başlayan kimseler için önemli bir uyarıdır. İman Edenler, Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri Allah'ın buyruklarına göre değerlendirmezlerse, kalplerinin katılaşıp, fasıklaşacaklarını bilmelidirler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnananların; Allah'ın öğütlerini dinleyip de Hakk'tan gelen şeyle kalplerinin yumuşaması zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip, üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fasık kimselerdi. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, dinde gevşeklik göstererek, giderek yaşadığı gibi inanmaya başlayan kimseler için önemli bir uyarıdır. İnananlar, Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri Allah'ın buyruklarına göre değerlendirmezlerse, kalplerinin katılaşıp, fasıklaşacaklarını bilmelidirler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnananların; Allah'ın öğütlerini dinleyip de Hakk'tan gelen şeyle kalplerinin yumuşaması zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine Kitap verilip, üzerinden uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların çoğu fasık kimselerdi. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, dinde gevşeklik göstererek, giderek yaşadığı gibi inanmaya başlayan kimseler için önemli bir uyarıdır. İnananlar, Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri Allah'ın buyruklarına göre değerlendirmezlerse, kalplerinin katılaşıp, fasıklaşacaklarını bilmelidirler.

    Gültekin Onan

    İnananların, Tanrı'nın ve haktan inmiş olanın zikri için kalplerinin 'saygı ve korku ile yumuşaması' zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden (uzun) bir müddet geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasıktı.

    Hasan Basri Çantay

    iman edenlerin, Allahı ve Hakdan ineni zikr için, kalblerinin saygı ile yumuşaması zamanı hala gelmedi mi? Onlar, daha evvel kendilerine kitab verilib de üzerlerinden uzun zaman geçmiş, artık kalbleri kararmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan bir çoğu (dinlerinden çıkmış) faasıklardı.

    İbni Kesir

    İman edenlerin, Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçek için kalblerinin yumuşaması zamanı hala gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitab verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmiş, artık kalbleri katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan bir çoğu fasıklardır.

    Mehmet Alagaş

    (15-16) İman edenlerin, Allah’ı zikirle ve gerçek olarak indirilenle kalplerinin derin bir saygı / huşu dönemleri hâlâ gelmedi mi? Onlar da önceki kitap verilenlerin durumu gibi olmasınlar , ü zerlerinden vakit geçtikçe onların kalpleri katılaşmıştı , onların çoğu ise yoldan çıkmışlardı. Biliniz! ki Allah , muhakkak ki öldükten sonra arzı diriltir , kesinlikle size ayetleri açıkladık, böylelikle belki akledersiniz / verilerle bağlantı kurabilirsiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

    Süleyman Ateş

    İnananlar için hala vakit gelmedi mi ki kalbleri Allah'ın Zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine Kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?

    Süleymaniye Vakfı

    İman etmiş olanlar için, Allah'ın zikrine yani inen o gerçeğe (Kur'an'a) karşı, kalplerinin derin bir saygı duyma zamanı gelmedi mi dipnot 1 ? Sakın daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden (yeni bir elçinin gönderilmediği dipnot 2 ) uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendini inanıp güvenmiş (mümin) sayanların dipnot 1 kalplerini, Allah'ın Zikrine (Kitabına) ve o gerçekten süzülen hikmetlere dipnot 2 bağlamalarının zamanı gelmedi mi? Sakın daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; üzerlerinden uzun zaman geçmişti de kalpleri katılaşmıştı. Onların çoğu yoldan çıkmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki amenu آمنوا fiili if'al babındandır. Bu bab fiile vicdan=bulma anlamı da yüklediğinden ayete "vecedu enfusehüm muminine" anlamı verilmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki el-hak kelimesi Allah'ın zikrini yani Kur'an'ı gösterir. Ondan inen de Kur'an'dan süzülen hikmet olur. Nitekim Allah Teala şöyle buyurmuştur: "O, indirdiği kitap ve hikmet ile size öğüt vermektedir"(Bakara 2/231)

    Şaban Britch

    İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin titreyerek ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Çoğu da yoldan çıkmışlardı

    Şaban Piriş

    Allah'ın ve haktan inenin uyarıları için iman edenlerin kalblerinin titreme (zamanı) gelmedi mi? Kendilerinden önce kitap verilenler gibi olmasınlar. Uzun süre geçince kalpleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmışlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnananlar için hala vakti gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikri/Kur'an'ı ve Hak'tan inen için ürpersin de daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır.

  2. Hadîd suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hadîd suresi, 17. ayet. ٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye gerçekten, size ayetleri açıkladık.

    Mehmet Okuyan

    Bilin ki ölümünden sonra yeri canlandıran şüphesiz ki Allah'tır. Akıl edesiniz diye ayetleri size elbette açıkladık.

    Mustafa İslamoğlu

    İyi bilin ki Allah, ölümünden sonra toprağa can verir. İşte aklınızı kullanabilesiniz diye ayetlerimizi size böyle açıklamış bulunuyoruz.

    Muhammed Esed

    (Ama) bilin ki Allah cansız hale gelen toprağa yeniden hayat verir! Ve aklınızı kullanabilesiniz diye mesajlarımızı sizin için kolay anlaşılır kıldık.

    Ahmed Hulusi

    İyi bilin ki Allah, ölümünden sonra arzı diriltir! Aklınızı kullanasınız diye size işaretleri açık - seçik beyan ettik.

    Ali Bulaç

    Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.

    Ali Özek ve heyeti

    Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü canlandırıyor. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık.

    Ali Rıza Safa

    İyi bilin ki, Allah, yeryüzünü, ölümünden sonra canlandırır. Ayetleri size açıkladık; belki aklınızı kullanırsınız diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Biliniz ki Allah, kuruduktan sonra toprağa can verir. Şüphesiz, aklınızı kullanasınız diye ayetleri size açık açık anlattık.

    Edip Yüksel

    Biliniz ki ALLAH ölümünden sonra yeri diriltir. Düşünesiniz diye size ayetleri böyle açıklıyoruz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biliniz ki ALLAH ölümünden sonra yeri diriltir. Düşünesiniz diye size ayetleri böyle açıklıyoruz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İyi biliniz ki, Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir! Anlayasınız diye size ayetleri açıkladık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İyi biliniz ki Allah Arzı ölümünden sonra diriltir, işte size ayetleri beyan ettik gerek ki aklınız ersin.

    Erhan Aktaş

    Bilin ki yeryüzünü ölümünden sonra dirilten Allah'tır. Aklınızı kullanırsınız diye ayetleri dipnot 1 sizin için açıkça ortaya koyduk.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gücümüzün ve üstünlüğümüzün göstergelerini, kanıtlarını.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bilin ki yeryüzünü ölümünden sonra dirilten Allah'tır. Aklınızı kullanırsınız diye ayetleri dipnot 1 sizin için açıkça ortaya koyduk.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gücümüzün ve üstünlüğümüzün göstergelerini, kanıtlarını.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bilin ki yeryüzünü ölümünden sonra dirilten Allah'tır. Aklınızı kullanırsınız diye ayetleri dipnot 1 sizin için açıkça ortaya koyduk.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gücümüzün ve üstünlüğümüzün göstergelerini, kanıtlarını.

    Gültekin Onan

    Bilin ki gerçekten Tanrı ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz biz size ayetleri açıkladık; umulur ki akledersiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Şu hakıykatı bilin ki Allah yere, ölümünden sonra, can veriyor. Muhakkak ki biz, aklınız ersin diye, size ayetleri açıkça bildirdik.

    İbni Kesir

    Bilin ki; Allah, ölümünden sonra yeryüzünü diriltiyor. Akledesiniz diye, size ayetleri açıkça bildirdik.

    Mehmet Alagaş

    (17-19) Muhakkak ki erkek sadaka verenler ve kadın sadaka verenler, Allah’a güzel bir borç vermiştirler , Allah onları / verdiklerini kat kat artırır, onlar için ikram edilen bir karşılık vardır. Allah’a ve Resulüne iman edenler ve şehitler, işte onlar Rabbinin yanında, doğru / sadık kişilerdir , onların ödülleri vardır, nurları vardır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlar cehennem halkıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bilin ki Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Belki akıl edersiniz diye size ayetleri açıkladık.

    Süleyman Ateş

    Biliniz ki Allah yeri, ölümünden sonra diriltir. Belki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.

    Süleymaniye Vakfı

    Bilin ki Allah, yeryüzünü, ölümünden sonra canlandırır dipnot 1 . Aklınızı kullanasınız /doğru bağlantılar kurasınız diye ayetleri size, o açıklamıştır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Hud 11/1-2. Bu ayette iltifat sanatı kullanılmıştır. Sözlükte eğmek /bükmek /çevirmek anlamındaki left (لفت) kökünden türeyen iltifat, bir şeyi yöneldiği taraftan başka bir tarafa çevirmek anlamına gelir. Terim olarak iltifat, üslupla ilgili edebi bir sanattır. Kullanıldığı yerlerde ifadeye tehdit ve korkutma, tenbih, kınama, silkeleme, uyarma ve hatırlatma, sebep gösterme, talebin önemini ifade etme gibi anlamlar katar. Dinleyicinin ilgi ve dikkatini canlı tutmayı sağlar. İltifat; kişide, tekillik-çoğullukta ve zamanda yapılabilir. Türkçede de benzer amaçlarla, konuşurken kişi değiştirme, tekil kişiyi çoğul zamirle ifade etme ve kipte değişiklik yapma vardır; ancak her dilin dinamikleri kendine özgü olduğu için bir dilden başka bir dile çeviri yapılırken aynı anlam inceliklerini yansıtmak her zaman mümkün olmaz. Bu yüzden mealimizde Kur'an'da geçen iltifat sanatlı söyleyişler, Türkçede daha iyi anlaşılması amacıyla yer yer lafzen değil, manen aktarılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bilin ki Allah, (sadece insanlara değil) ölümünden sonra toprağa da hayat verir. Bu ayetleri size aklınızı kullanasınız diye açıklıyoruz.

    Şaban Britch

    Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümden sonra canlandırır. Aklınızı kullanasınız diye delilleri açıkça bildirdik.

    Şaban Piriş

    Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümden sonra canlandırır. Aklınızı kullanasınız diye delilleri açıkça bildirdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bilin ki Allah, toprağa ölümünden sonra hayat verir. Ayetleri size açık seçik bildiriyoruz ki, aklınızı işletebilesiniz.

  3. Hadîd suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hadîd suresi, 18. ayet. إِنَّ ٱلْمُصَّدِّقِينَ وَٱلْمُصَّدِّقَٰتِ وَأَقْرَضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَٰعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ أَجْرٌ كَرِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükafat da vardır.

    Mehmet Okuyan

    (Gerçeği) doğrulayan dipnot 1 erkeklere ve kadınlara, Allah'a güzel bir borç vermiş (olanlara) dipnot 2 (verdiklerinin karşılığı) kat kat ödenecektir; onlara değerli ödül de vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki iki kelime [el-mudassikîne] ve [el-musaddikâti] okunuşuna göre "doğrulayanlar" demektir. Ancak [el-mussaddikîne] ve [el-mussaddikâti] kelimeleri [tâ/te] harfiyle birlikte [el-mütesaddıkîne] ve [el-mutesaddıkâti] şeklinde "tefa‘‘ul bâbı"ndan okuyarak anlamı "sadaka veren erkekler ve kadınlar" şeklinde yorumlayanlar da vardır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:245; Mâide 5:12; Hadîd 57:11; Teğâbun 64:17; Müzzemmil 73:20.

    Mustafa İslamoğlu

    İmana sadakatin bedelini ödeyen erkekler ve kadınlar ile Allah'a güzel bir borç verenlere gelince: (bu) onlara kat kat fazlasıyla geri dönecek ve tarifsiz güzellikte bir ödül onları bekleyecek.

    Muhammed Esed

    Hakikati tasdik eden kadınlara ve erkeklere ve (böylece) Allah'a güzel bir borç verenlere gelince, onlara kat kat fazlası geri ödenecek ve (öteki dünyada) değerli bir mükafat kazanacaklar.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir ödünç verenler var ya, onlara kat kat artırılır. . . Onlar için cömert bir bedel de vardır.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler; onlar için kat kat arttırılır ve 'kerim (üstün ve onurlu)' olan ecir de onlarındır.

    Ali Özek ve heyeti

    Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir mükâfat vardır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, karşılıksız yardımda bulunan erkeklere, karşılıksız yardımda bulunan kadınlara ve Allah'a güzel bir borç verenlere katlanarak geri verilir. Zaten onlar için, büyük bir ödül vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz sadaka veren erkeklerin ve kadınların, Allah'a güzelce ödünç verenlerin, karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir ödülde vardır.

    Edip Yüksel

    Sadaka veren erkekler ve kadınlar, ALLAH'a güzel bir borç vermişlerdir. Onlara kat kat ödenir ve onlar cömert bir ödül hak etmişlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sadaka veren erkekler ve kadınlar, ALLAH'a güzel bir borç vermişlerdir. Onlara kat kat ödenir ve onlar cömert bir ödül hakketmişlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz sadaka veren erkek ve dişilere ve Allah'a öyle (karz-ı hasen) güzel ödünç verenlere, verdikleri kat kat artırılır; bir de onlara pek hoş bir mükafat vardır!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz sadaka veren erkekler ve dişiler ve Allaha öyle karz-ı hasen takdim edenler, verdikleri kendileri hisabına kat kat katlanır, bir de onlara pek hoş bir ecir vardır

    Erhan Aktaş

    Sadaka dipnot 1 veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hak gözetirlik; sahip olduğumuz mal üzerinde başkasının hakkını gözetmek. Yardım etmek. Sadaka, başkalarının sahip olduğumuz mal üzerindeki hakkıdır. Sadaka, malın şükrüdür. Allah'ın bize verdiklerine şükretmek, sözle değil, sadaka vermekle olur. Sadaka vermek farzdır (Bkz.9:60). Maldan çıkarılan, verilen şey demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sadaka dipnot 1 veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hak gözetmek; sahip olunan mal üzerinde başkasının hakkını gözetmek. Yardım etmek. Sadaka, başkalarının sahip olunan mal üzerindeki haklarıdır. Maldan çıkarılan, verilen şey demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sadaka dipnot 1 veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hak gözetmek; sahip olunan mal üzerinde başkasının hakkını gözetmek. Yardım etmek. Sadaka, başkalarının, sahip olunan mal üzerindeki haklarıdır. Maldan çıkarılan, verilen şey demektir.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar ve Tanrı'ya güzel bir borç verenler; onlar için kat kat arttırılır ve kerim olan ecir de onlarındır.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allaha karz-ı hasenle Ödüne verenler (yok mu?) onlar (ın mükafatı) kat kat artırılır. Onlar için çok şerefli (başka) bir mükafat da vardır.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere; işte onlara, kat kat artırılır ve onlara değerli bir mükafat vardır.

    Mehmet Alagaş

    (17-19) Muhakkak ki erkek sadaka verenler ve kadın sadaka verenler, Allah’a güzel bir borç vermiştirler , Allah onları / verdiklerini kat kat artırır, onlar için ikram edilen bir karşılık vardır. Allah’a ve Resulüne iman edenler ve şehitler, işte onlar Rabbinin yanında, doğru / sadık kişilerdir , onların ödülleri vardır, nurları vardır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlar cehennem halkıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.

    Süleyman Ateş

    Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel borç verenler, işte onlara, (verdikleri), kat kat yapılır ve onlar için değerli bir mükafat da vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Sadaka dipnot 1 veren erkeklere, sadaka veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere karşılıkları kat kat verilir. Onlar için değerli bir ödül daha vardır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sadaka (صدقة)" kelimesi "doğru söylemek, sözünü yerine getirmek" anlamına gelen "sıdk (صدق)" kökünden türemiş bir isimdir (Kitabü'l-Ayn). Sadakanın terim anlamı, Allah rızası için gönüllü olarak veya dini bir vecibeyi yerine getirmek için ihtiyaç sahiplerine yapılan maddi yardımlardır (DİA, Sadaka). Sadaka kelimesi hem farz hem de nafile harcamalar için kullanılır. Farz olan zekata sadaka ismi verilmesinin sebebi, kişinin sözünün doğruluğunu fiiliyle ispatlamasıdır (Müfredat). Kur'an'da zekatın devlet eliyle alınıp dağıtılmasından bahseden ayetlerde devlete olan sadakatı bildiren sadaka kelimesi kullanılmıştır (Tevbe 9/60, 103). Yine zekatın faizle karşılaştırılması (Bakara 2/276) ve borcun zekata sayılabilmesi (Bakara 2/280) ile ilgili ayetlerde de bu kökten gelen kelimeler kullanılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a güzel bir ödünç vererek sadaka (zekat) dağıtan erkeklerle kadınlara, karşılıkları kat kat verilecektir. Onlar için büyük bir ödül vardır.

    Şaban Britch

    Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.

    Şaban Piriş

    Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir ödünçle ödünç verenlere kat kat fazlası geri ödenecek ve değerli bir mükafat kazanacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek: Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, bir de Allah'a güzelce borç verenler için karşılıklar kat kat yapılır. Onlar için, onur verici bir ödül de vardır.

  4. Hadîd suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hadîd suresi, 19. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصِّدِّيقُونَ وَٱلشُّهَدَآءُ عِندَ رَبِّهِمْ لَهُمْ أَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    Diyanet İşleri

    Allah'a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddiklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ve elçilerine iman edenler -evet sadece onlar- (gerçeği) çok doğrulayanlardır ve Rableri katında şahit olanlardır. (Mahşerde) onlar için ödülleri ve nûrları (ışıkları) vardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennem halkıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'a ve elçilerine (sadakatin bedelini ödeyerek) iman edenler var ya: onlardır doğruluk ve dürüstlük sembolü olanlar, yine onlardır Rableri katında şahitliğine (değer) verilenler; ödül de onların, ışık da onların olacak. Ama inkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, gözleri fal taşı gibi açan ateşe mahkum olacak.

    Muhammed Esed

    Allah'a ve Elçisi'ne inananlar, işte onlardır hakikate sahip çıkan ve Allah'ın huzurunda (ona) tanıklık edenler. (Böylece) onlar ödüllerini ve nurlarını elde edecekler. Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, onlar yakıcı ateşe mahkum olanlardır!

    Ahmed Hulusi

    Esma'sıyla hakikatleri olan Allah'a ve Rasulüne iman edenlere gelince, işte onlar sıddıkların ve Rablerinin indinde şehidlerin (Al-u İmran: 18'de belirtilen şehadet; halk anlayışına göre şehit değil. A. H. ) ta kendileridirler! Onların mükafatları ve nurları vardır (hem Nebiye hem Rasule iman etmişler). . . Hakikat bilgisini inkar edenler ve varlıklarındaki Esma işaretlerimizi yalanlayanlar var ya, işte onlar cahim (cehennem)in ashabıdırlar.

    Ali Bulaç

    Allah'a ve O'nun Resulü'ne iman edenler; işte onlar Rableri katında sıddiklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nûrları vardır. İnkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a ve O'nun elçisine inananlar; işte onlar, dosdoğru olanlar ve tanık olanlardır. Onların ödülleri ve aydınlıkları, Efendilerinin katındadır. Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; cehennemin yoldaşları, işte onlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a ve Peygamberlerine inananlar var ya, özü sözü doğru kişiler onlardır. Rableri katında tanık olanlar onlardır. Onların ödülleri ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem yaranı olacaklardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ı ve elçisini onaylayanlar, dosdoğru olanlar ve tanıklardır. Efendi'leri katında onlar için ödülleri ve ışıkları vardır. İnkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkıdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a ve elçisine inananlar, dosdoğru olanlar ve şehidlerdir. Rab'leri katında onlar için ödülleri ve ışıkları vardır. İnkar edip ayet ve mucizelerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkıdır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, Rableri yanında tıpkı sıddıklar ve şehitler gibidir. Onlara, onların mükafatları ve nurları vardır. Ayetlerimizi yalan diyenlere gelince, işte onların tümü cehennemin adamlarıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Allaha ve Resulüne iyman edenler hep onlar aynı sıddiklar ve şehidlerdir, Rablarının ındinde onlara onların ecirleri ve nurları vardır, ayetlerimizi tekzib edenlere gelince işte onlar hep Eshab-ı Cahim'dir.

    Erhan Aktaş

    Allah'a ve Resuller'ine iman edenler; işte onlar Sıddıklardır. dipnot 1 Ve Rabb'leri yanında şahitlerdir. dipnot 2 Onların ödülleri ve nurları dipnot 3 vardır. Küfreden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyenler, özü sözü doğru olanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gerçeğe tanıklık edenler. Yaptıkları her işi, Allah'ın kendilerini gördüğünün bilinciyle yapanlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Aydınlık, ışık. Gidecekleri yönü belirleyen aydınlık. Dünyada "iman eden ve salihatı yapanlar" olmaları, bu yaptıkları bir ışık olarak ahirette önlerini aydınlatacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'a ve Resullerine iman edenler; işte onlar Sıddıklardır. dipnot 1 Ve Rableri yanında şahitlerdir. dipnot 2 Onların ödülleri ve nurları dipnot 3 vardır. İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyenler, özü sözü doğru olanlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gerçeğe tanıklık edenler. Yaptıkları her işi, Allah'ın kendilerini gördüğünün bilinciyle yapanlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Aydınlık, ışık. Gidecekleri yönü belirleyen aydınlık. Dünyada "inanan ve salihatı yapanlar" olmaları, bu yaptıkları bir ışık olarak ahirette önlerini aydınlatacaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'a ve Rasul'üne inananlar; dipnot 1 işte onlar Rabb'leri katında Sıddıklar dipnot 2 ve şehitler dipnot 3 konumunda olanlardır. Onların ödülleri ve nurları dipnot 4 vardır. İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar Cehennem halkıdırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekke döneminin zor koşullarında, malından ve canından olmayı göze alarak iman eden kimseler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her zaman doğruyu söyleyenler, özü sözü doğru olanlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Gerçeğe tanıklık edenler. Yaptıkları her işi, Allah'ın kendilerini gördüğünün bilinciyle yapanlar. İslam davası uğrunda canlarını verenler.
    4. metne dön, dipnot 4
      Aydınlık, ışık. Gidecekleri yönü belirleyen aydınlık. "Dünyada "inanan ve salihatı yapanlar" olmaları, bu yaptıkları bir ışık olarak ahirette önlerini aydınlatacaktır.

    Gültekin Onan

    Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne inananlar; işte onlar rableri katında sıddıklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.

    Hasan Basri Çantay

    Allaha ve peygamberlerine iman edenler (yok mu?) Onlar sözü özü doğru olanlar, Allah için şahidlik edenlerdir. Onların hem mükafatları, hem nuurları vardır. Küfredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da cehennemin yaranıdırlar.

    İbni Kesir

    Allah'a ve peygamberlerine iman edenler; işte onlar, Rabbları katında doğrular ve şahidlerdir. Onların hem mükafatları, hem de nurları vardır. Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da cehennem yaranıdırlar.

    Mehmet Alagaş

    (17-19) Muhakkak ki erkek sadaka verenler ve kadın sadaka verenler, Allah’a güzel bir borç vermiştirler , Allah onları / verdiklerini kat kat artırır, onlar için ikram edilen bir karşılık vardır. Allah’a ve Resulüne iman edenler ve şehitler, işte onlar Rabbinin yanında, doğru / sadık kişilerdir , onların ödülleri vardır, nurları vardır , kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlar cehennem halkıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a ve rasullerine iman edenler işte onlar Rablerinin nezdinde sıddikler/dosdoğru olanlar ve şehitlerdir. Onlara ecirleri ve nurları verilecektir. Kâfir olup, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemlik olanlardır.

    Süleyman Ateş

    Allah'a ve elçilerine inananlar (yok mu) işte Rableri yanında, sıddikler (çok doğru olanlar) ve şehidler onlardır. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar(a gelince), onlar da cehennem halkıdır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'a ve elçilerine /kitaplarına inanıp güvenenler var ya! İşte onlar özü sözü doğru olan ve Rableri katında şahitlik edecek olanlardır dipnot 1 . Onların alacakları ödülleri ve ışıkları dipnot 2 vardır. Kafirlik eden ve ayetlerimiz karşısında yalana sarılanlara gelince, onlar da yakıcı ateşin ahalisidir dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a ve elçisine inanıp güvenenler, Rableri katında özü sözü doğru ve şahit sayılacak kimselerdir. Onların hem alacakları ödül hem de ışıkları (nurları) vardır. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılarak ayetleri görmezlikten gelenler ise cehennem ahalisidir.

    Şaban Britch

    Allah’a ve elçisine iman edenler, işte onlar sıddiklerdir ve şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. Kâfirler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

    Şaban Piriş

    Allah'a ve elçisine inananlar, işte onlar sıddikler ve şahitlerdir. Onlar mükafatlarını ve nurlarını elde edeceklerdir. Ayetlerimizi inkar edip yalanlayanlar ise işte onlar cehennem arkadaşlarıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'a ve resulüne inananlar var ya, özü sözü doğru kişiler onlardır. Rableri katında tanık olanlar/şehitlik mertebesine erenler de onlardır. Onların ödülleri ve ışıkları vardır. Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemin dostu olacaklardır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.