Hicr suresi

Hicr suresi, 72. ayet

Hicr suresi, 72. ayet. لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

le`amruke innehüm lefî sekratihim ya`mehûn.

Diyanet İşleri

(Melekler, Lut'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 69–75 · surenin 72. ayeti / 99

Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3

  1. Hicr 69

    "Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.

  2. Hicr 70

    Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.

  3. Hicr 71

    Lut: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.

  4. 72

    (Melekler, Lut'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.

  5. Hicr 73

    Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

  6. Hicr 74

    Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

  7. Hicr 75

    Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 71–72. ayetler için yazılmıştır.

71. Lût, karşı karşıya kaldığı bu zorlu hâl dolayısı ile onlara: “Dedi ki: “İşte kızlarım (onlarla evlenin, bunu yapın) eğer yapacaksanız!” Ancak onlar, Lût’un sözlerine aldırmadılar bile. İşte bundan dolayı Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır:

72. “Hayatın hakkı için (ey Muhammed) onlar gerçekten sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.” Bu şarhoşluk, onları herhangi bir ayıplama ve kınanmaya aldırmamaları noktasına götüren ve yaptıkları hayasızca işe duydukları sevgiden kaynaklanan bir sarhoşluktu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Senin hayatına yemin olsun ki Lût kavmi, şehvetlerinin azgınlığında gelip gitmektedirler.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَعَمْرُكَ leamruke ömrüne andolsun ki kök: عمر
  2. إِنَّهُمْ innehum onlar
  3. لَفِى lefi içinde
  4. سَكْرَتِهِمْ sekratihim sarhoşlukları kök: سكر
  5. يَعْمَهُونَ yea'mehune bocalıyorlardı kök: عمه

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سكر (7 geçiş)

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…

  • Aynı kök: سكر (7 geçiş)

    (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

  • Aynı kök: سكر (7 geçiş)

    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş)

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş)

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: عمر (24 geçiş)

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Melekler Lut'a) şöyle demişlerdi: "Ömrüne yemin olsun: Şüphesiz ki onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Hûd 11:78-80.

Mustafa İslamoğlu

(Melekler) "Hay, sen bin yaşa!" dediler; "Baksana, onlar (şehvet) sarhoşluğuyla (gömüldükleri günah bataklığı) içerisinde debelenip duruyorlar!"

Muhammed Esed

(Fakat melekler Lut'a:) "Canı sağolasıca!" dediler, "(Onlar bu durumda seni hiç dinlerler mi?) Baksana, (şehvetten) gözleri dönmüş, körcesine sendeleyip, öteye beriye sarkıntılık yapıp duruyorlar!"

Ahmed Hulusi

Yaşamına yemin olsun ki, onlar (zevk) sarhoşlukları içinde, kör ve şaşkın bocalıyorlar!

Ali Bulaç

Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör sersemdiler.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Ali Rıza Safa

Ne yazık ki, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı. dipnot 193

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 193
    İnsan görünümünde gelen elçi meleklere, Lut toplumundaki eşcinsel erkeklerin sarkıntılık yapması, Tevrat, Yaratılış 19:4-9 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Onlar yatmadan, kentin erkekleri evi sardı. Lut'a seslenerek, şöyle dediler: ‘Bu gece sana gelen adamlar nerede? Getir onları da yatalım.' Lut, dışarı çıktı; arkasından kapıyı kapattı: ‘Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın. Erkek yüzü görmemiş iki kızım var; size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur; çatımın altına geldiler.' Şöyle dediler: ‘Çekil önümüzden! Adam buraya dışarıdan geldi; şimdi yargıçlık taslıyor. Sana daha beterini yaparız.' Lut'u iterek kapıyı kırmaya davrandılar."

Bayraktar Bayraklı

Senin ömrüne andolsun ki onlar, sarhoşluklarının içinde bocalıyorlardı.

Edip Yüksel

Yaşına ant olsun, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Resulüm, ömrüne yemin ederim ki, gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı

Erhan Aktaş

Ömrüne ant olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ömrüne ant olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana ant olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

Gültekin Onan

Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör sersemdiler.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) seni ebedi yad-ı cemiline yemin ederim ki onlar serhoşlukları (azgınlıkları) içinde muhakkak serseri bir halde idiler.

İbni Kesir

Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde muhakkak serseri bir halde idiler.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) Hayatına yemin olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.

Süleyman Ateş

Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Muhammed!) Senin hayatına yemin ederim ki onlar sarhoşlukları içinde bocalar halde duruyorlardı.

Şaban Britch

(Ey Muhammed!) Hayatına and olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.

Şaban Piriş

Hayatına and olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"To your life, O prophets" he was told, "they -the wicked- are wandering here and there being deceived by their vain illusive sensuous perception which shall melt when the sun beams glow".

Abdul Haleem

By your life [Prophet], they wandered on in their wild intoxication

Abdullah Yusuf Ali

Verily, by thy life (O Prophet), in their wild intoxication, they wander in distraction, to and fro.

Abul A'la Maududi

By your life, (O Prophet), they went about blindly stumbling in their intoxication.

Aisha Bewley

By your life! They were wandering blindly in their drunkenness!

Al-Hilali & Khan

Verily, by your life (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), in their wild intoxication, they were wandering blindly.

Ali Quli Qarai

By your life, they were bewildered in their drunkenness.

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) by your (holy) life and by your true faith these (your opponents) are (also) wandering distractedly in a fit of frenzy.

Arthur John Arberry

By thy life, they wandered blindly in their dazzlement,

Bijan Moeinian

Alas they were drunk and out of their mind.

E. Henry Palmer

By thy life! verily, they were surely in their intoxication blindly wandering on!-

Edip-Layth

By your life, they are in their drunkenness, blundering.

George Sale

As thou livest they wander in their folly.

Hamid S. Aziz

By your life (O Muhammad)! In their frenzy of intoxication (passion) they went blindly (distractedly) to and fro.

Mahmoud Ghali

By your life, surely they were indeed blundering in their stupor.

Marmaduke Pickthall

By thy life (O Muhammad) they moved blindly in the frenzy of approaching death.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.

Muhammad Asad

[But the angels spoke thus:] "As thou livest, [O Lot, they will not listen to thee:] behold, in their delirium [of lust] they are but blindly stumbling to and fro!"

Mustafa Khattab

By your life ˹O Prophet˺,[1] they certainly wandered blindly, intoxicated ˹by lust˺.

Progressive Muslims

By your life, they are in their drunkenness, blundering.

Rashad Khalifa

But, alas, they were totally blinded by their lust.

Sahih International

By your life, [O Muúammad], indeed they were, in their intoxication, wandering blindly.

Sam Gerrans

By thy life, they were in their intoxication wandering blindly!

Shabbir Ahmed

The Messengers said to Lot, "They won't listen to you even if you preach them all your life. " They were totally intoxicated, stumbling up and down.

Syed Vickar Ahamed

Surely, by your life (O Prophet), in their wild misled condition (of intoxication), they wander distracted back and forth.

Taqi Usmani

By your life, (O prophet) they were wandering blindly in their intoxication (misguidance).

The Monotheist Group

By your life, they are in their intoxication, blundering.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 72. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 72. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 72. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩