Kamer suresi

Kamer suresi, 4. ayet

Kamer suresi, 4. ayet. وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ

veleḳad câehüm mine-l'embâi mâ fîhi müzdecer.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 1–7 · surenin 4. ayeti / 55

Konu Ayın yarılması ve davetçinin günü Kamer 1–8 3

  1. Kamer 1

    Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.

  2. Kamer 2

    Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.

  3. Kamer 3

    Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.

  4. 4

    Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.

  5. Kamer 5

    Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!

  6. Kamer 6–7

    (6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. Yüce Allah, onların sağlıklı bir maksatlarının bulunmadığını, hidâyete tabi olmak gibi bir isteklerinin olmadığını açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır: “Andolsun onlara” sapıklık ve azgınlıklarından kendilerini “alıkoyacak özellikte birçok haber” geçmiş ve geleceğe dair haberler ve açık mucizeler “gelmiştir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun Yüce Allah'ın, küfürleri ve zulümleri sebebiyle helak ettiği geçmiş ümmetlerin haberleri onlara geldi de; onları küfür ve zulümlerinden döndürmeye yetmedi.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. جَآءَهُم ca'ehum onlara geldi kök: جيا
  3. مِّنَ mine -den
  4. ٱلْأَنۢبَآءِ l-enba'i haberler- kök: نبا
  5. مَا ma olan
  6. فِيهِ fihi içinde
  7. مُزْدَجَرٌ muzdecerun önleyici kök: زجر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زجر (6 geçiş)

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

  • Aynı kök: زجر (6 geçiş)

    O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

  • Aynı kök: زجر (6 geçiş)

    Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(4, 5) Yemin olsun ki onlara tastamam doğru hükümler içeren, (kendilerini) kötülükten engelleyecek haberler gelmiştir. (Yüz çevirene) uyarılar yarar sağlamaz.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu onlara, içerisinde (gerçeği) gözlere zorla sokan haberler bulunan bir mesaj gelmiştir:

Muhammed Esed

Ve bakın, onlara (küstahlıklarını) önleyecek birçok haber gelmiştir;

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onlara içinde vazgeçirici özellik ihtiva eden haberlerden gelmiştir.

Ali Bulaç

Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun onlara, kötülükten önleyecek nice önemli haberler gelmiştir.

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, buna son vermelerini sağlayacak haberler onlara gelmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz onlara, geçmiş toplumların haberlerinden, kendilerini caydıracak kadar bilgi gelmiştir.

Edip Yüksel

Oysa, kötülüklerini engelleyecek uyarılar dolu haberler kendilerine gelmiş bulunuyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Oysa, kötülüklerini engelleyecek uyarılar dolu haberler kendilerine gelmiş bulunuyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, onlara kötülüklerden vazgeçirici haberleri de içeren kıssalar geldi!

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için onlara kıssalardan öyleleri de geldi ki onlarda zecredecek haberler var

Erhan Aktaş

Ant olsun ki onlara, yanılgılarını giderecek nice haberler geldi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki onlara, yanılgılarını giderecek nice haberler geldi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki onlara, yanılgılarını giderecek nice haberler geldi.

Gültekin Onan

Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki onlara (kendilerini küfür ve inaddan şiddetle) vaz geçirecek nice mühim haberler gelmişdir.

İbni Kesir

Andolsun ki; onlara vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.

Mehmet Alagaş

(1-8) Saat / zaman yaklaştı ve ay yarıldı. Ayet gördüklerinde yüz çevirirler ve bu süreklilik arz eden bir büyüdür / bir sihirdir / etkileme sanatıdır derler. Yalanladılar ve keyflerine / h evalarına uydular. Her işin varacağı bir kararı / ulaşacağı bir amacı var. Kesin olan şu ki onlara içinde caydırıcılık olan haberler ve tam bir gerekçe / hikmet geldi. Ama uyarmak fayda vermiyor. Onlardan yüz çevir. Çağrıcı o gün tanıma dıklarına / inkâr ettiklerine doğru çağırdığı nda, o nlar, bakışları yılgın / düşkün, etrafa yayılmış çekirge sürüleri gibi cesetlerinden çıkarlar. Çağırana doğru koşarlarken/ seğirtirlerken kafirler, bugün zorlu gün, bugün zorlu gün, derler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Muhakkak (onları bu hallerinden) korkutup vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.

Süleyman Ateş

Andolsun, onlara, (batılda kalmalarını) önleyecek (ibret verici olayları anlatan) haberler geldi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara ne haberler geliyor, içinde kendilerini bundan (yalandan) vazgeçirecek olanları da var.

Şaban Britch

Muhakkak, (onları bu hallerinden) korkutup, vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.

Şaban Piriş

Onlara boyun eğdirecek şeyin haberleri, onlara gelmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In fact they have received narratives of the fate of those who denied Allah; narratives instructive and informative enough to induce them to reject the path of falsehood and recourse to the path of safety and righteousness.

Abdul Haleem

although warning tales that should have restrained them have come down to them––

Abdullah Yusuf Ali

There have already come to them Recitals wherein there is (enough) to check (them),

Abul A'la Maududi

Surely there came to them narratives (of the ancient nations) that should suffice to deter (them from transgression),

Aisha Bewley

News has come to them which contains a threat:

Al-Hilali & Khan

And indeed there has come to them news (in this Qur’ân) wherein there is (enough warning) to check (them from evil),

Ali Quli Qarai

There have already come to them reports containing admonishment,

Amatul Rahman Omar

And certainly there has already come to them the important accounts (concerning the fate of the ancients) in which there is provision of abstaining (from obstinately following the wrong course).

Arthur John Arberry

And there have come to them such tidings as contain a deterrent --

Bijan Moeinian

The disbelievers have heard about the other prophets and it is easy for them to cross check the truth.

E. Henry Palmer

There has come to them some information with restraint in it -

Edip-Layth

While the news had come to them in which there was sufficient warning.

George Sale

And now hath a message come unto them, wherein is a determent from obstinate infidelity;

Hamid S. Aziz

And certainly some narratives have come to them wherein is a deterrent,

Mahmoud Ghali

And indeed there have already come to them such tidings wherein there is a scaring.

Marmaduke Pickthall

And surely there hath come unto them news whereof the purport should deter,

Mohamed Ahmed - Samira

Messages deterring them from evil had come to them,

Muhammad Asad

And withal, there has come unto them many a tiding that should have restrained [their arrogance]:

Mustafa Khattab

even though the stories ˹of destroyed nations˺ that have already come to them are a sufficient deterrent.

Progressive Muslims

While the news had come to them in which there was sufficient warning.

Rashad Khalifa

Sufficient warnings have been delivered to alert them.

Sahih International

And there has already come to them of information that in which there is deterrence -

Sam Gerrans

And there has come to them of reports that wherein is deterrence:

Shabbir Ahmed

And indeed, there has come unto them news sufficient to deter them from arrogance.

Syed Vickar Ahamed

And indeed there have already come to them, recitations in which there is (enough) warning

Taqi Usmani

And there has come to them as much news (of the earlier communities) as it is enough to deter,

The Monotheist Group

While the news had come to them in which there was sufficient warning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩