Diyanet İşleri
Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Lokmân suresi
Lokmân suresi, 23. ayet. وَمَن كَفَرَ فَلَا يَحْزُنكَ كُفْرُهُۥٓ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
vemen kefera felâ yaḥzünke küfruh. ileynâ merci`uhüm fenünebbiühüm bimâ `amilû. inne-llâhe `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.
Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hizmete verilenler ve atalara uyma Lokmân 20–24 3
Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.
Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği zaman, "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?
Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah'a varır.
Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.
Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler. De ki: "Hamd, Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Şüphesiz Allah, her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye layık olandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “Kim de küfre saparsa onun küfrü seni üzmesin.” Çünkü sen, davet ve tebliğ görevini eksiksiz yerine getirdin. Eğer davetine muhatap olanlar, hidâyet bulmayacak olsa bile senin Allah’tan ecrini alman bir haktır.
Bu kimselerin hidâyet bulmayışları dolayısı ile üzülmeyi gerektiren bir sebep yoktur. Çünkü bu gibilerinde hayır olsa idi, şüphesiz Allah onları hidâyete iletirdi.
Aynı şekilde sana karşı düşmanlık etme cesaretini göstermiş, seninle savaşmış, sapıklık ve küfürlerini sürdürmüş olmaları dolayısı ile de üzülme.
Diğer taraftan Allah’ın onların azaplarını dünyada çabucak göndermemiş olmasından ötürü de yanıp yakılma. Çünkü “onlar, bize döneceklerdir ve biz de yaptıklarını onlara bildireceğiz.” Onların inkârlarını, düşmanlıklarını, Allah’ın nurunu söndürmek için çalışmalarını ve peygamberlerine olan eziyetlerini haber vereceğiz.
“Şüphesiz Allah” dile dahi getirmedikleri ve içlerinde sakladıkları da dahil “kalplerde olanı çok iyi bilir.” Ya açığa çıkıp herkesin gözü önünde olanların durumu ne olur, dersin?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Kim Allah'a (iman etmeyip) küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Kıyamet günü onların dönüşü ancak bizedir. Dünyada işlemiş oldukları günahları onlara haber vereceğiz. Yaptıkları tüm amellerin karşılığını da vereceğiz. Şüphesiz Allah, kalplerde olanı hakkıyla bilir. Onda olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için…
Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…
Aynı kök: حزن (42 geçiş)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Aynı kök: حزن (42 geçiş)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: صدر (46 geçiş)
De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İnkâr edenin inkârı seni üzmesin! Onların dönüşü ancak bizedir. dipnot 1 Elbette yaptıklarını kendilerine bildireceğiz. Şüphesiz ki Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
Kim de inkara saparsa, artık onun inkarına üzülmen gerekmez. (Nasıl olsa) sonunda Bize dönecekler; ve Biz yaptıklarını(n iç yüzünü) bir bir kendilerine haber vereceğiz: çünkü Allah göğüslerideki en mahrem sırları bilendir.
Hakikati inkara şartlanmış olana gelince, onun inkarı seni üzmesin: onlar sonunda Bize dönecekler ve o zaman, (hayatta iken) yaptıklarının (gerçekte) ne olduğunu onlara göstereceğiz: çünkü Allah, (insanların) kalplerindekini en iyi bilendir.
Kim de inkar ederse, onun inkarı seni mahzun etmesin! Onların dönüşleri bizedir, yaptıkları şeyleri kendilerinden haber vereceğiz. . . Muhakkak ki Allah, içinizdekilerin, Esma'sıyla Zatı olarak Aliym'dir.
Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
(Rasûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.
Ve kim nankörlük ederse, onların nankörlük etmesi, artık seni üzmesin. Bize dönecekler; yaptıklarını onlara bildireceğiz. Kuşkusuz, Allah, içlerinden geçenleri Bilendir.
İnkar edenin inkarı seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Şüphesiz ki Allah, sinelerde olanı bilir.
İnkar edenlerin inkarları seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir ve yapmış olduklarını onlara bildireceğiz. ALLAH gizli düşünceleri iyi bilendir.
İnkar edenlerin inkarları seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir ve yapmış olduklarını onlara bildireceğiz. ALLAH gizli düşünceleri iyi bilendir
Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni üzmesin! Onlar dönüp Bize gelecekler, o zaman Biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Muhakkak Allah bütün sinelerin neler sakladığını bilir.
Kim de küfrederse artık onun küfrü seni mahzun etmesin, onlar dönüb bize gelecekler o vakıt biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz, her halde Allah, bütün sinelerin künhünü bilir
Kim de Kafirlik ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
Kim de Kafirlik dipnot 1 ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Bize'dir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
Kim de gerçeği yalanlayarak nankörlük ederse, artık onun nankörlüğü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
Kim de küfrederse, artık onun küfrü seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Tanrı, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Kim küfrederse (Habibim) onun küfrü sana hüzün vermesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de (o zaman) onların neler yapdıklarını haber veririz. Şübhe yok ki Allah sinelerde gizli olan şeyleri bile hakkıyle bilendir.
Kim de küfrederse; onun küfrü, seni üzmesin. Onların dönüşü Bize'dir. O zaman yaptıklarını onlara bildiririz. Şüphesiz ki Allah; göğüslerin özünü gerçekten bilendir.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Kim de küfre saparsa, artık onun küfre sapması seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yapmakta olduklarını haber vereceğiz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Sonunda onların dönüşleri bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü (kalblerden ne düşünceler geçtiğini) bilir.
Kim kafirlik eder /görmezlikte direnirse onun kafirliği seni üzmesin dipnot 1 . Dönüp gelecekleri yer huzurumuzdur. Yaptıkları her şeyi onlara o zaman bildireceğiz. Allah içlerinde ne olduğunu iyi bilir.
Kim görmezlikten gelirse onun görmemesi seni üzmesin. Sonunda bize dönecekler, biz de yaptıkları her şeyi onlara haber vereceğiz. Herkesin içinde ne olduğunu Allah bilir.
Kim de küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü bizedir. Ne yaptıklarını onlara haber vereceğiz. Şüphesiz Allah kalplerde olanı çok iyi bilir.
Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşü banadır. Ne yaptıklarını onlara haber vereceğim. Şüphesiz Allah, kalblerin özünü bilir.
İnkar edenin küfrü seni tasalandırmasın! Onların dönüşü bizedir; yapıp ettiklerini onlara haber vereceğiz. Kuşkusuz, Allah, göğüslerin içindekini bilmektedir.
And he who denies Allah O Muhammad and disobeys His statutes shall have much to answer for; let not his infidelity affect you with grief and deep sorrow. To Us shall they return when We inform them of all that they had done and/or left undone. Allah is indeed 'Alimun (Omniscient) of all private thoughts and feelings that are reposited in the bosoms.
As for those who refuse to do this, do not let their refusal sadden you [Prophet]- they will return to Us and We shall tell them what they have done: God knows all that hearts contain-
But if any reject Faith, let not his rejection grieve thee: to Us is their return, and We shall tell them the truth of their deeds: for Allah knows well all that is in (men's) hearts.
So let the unbelief of the unbeliever not grieve you. dipnot 1 To Us is their return and then We shall inform them of all that they did. Surely Allah knows well even the secrets that are hidden in the breasts (of people).
And do not let the kufr of those who are kafir sadden you. They will return to Us and We will inform them about the things they did. Allah knows what the heart contains.
And whoever disbelieves, let not his disbelief grieve you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم). To Us is their return, and We shall inform them what they have done. Verily, Allâh is the All-Knower of what is in the breasts (of men).
As for those who are faithless, let their faithlessness not grieve you. To Us will be their return, and We will inform them about what they have done. Indeed Allah knows best what is in the breasts.
And as for him who disbelieves, let not his disbelief grieve you. To Us is their return (in the long run); We shall inform them all that they did. Verily, Allâh knows full well the innermost (thoughts) of their minds.
And whoso disbelieves, let not his disbelief grieve thee; unto Us they shall return, and We shall tell them what they did. Surely God knows all the thoughts within the breasts.
As for the one who denies God, let not his disbelief bother you. All disbelievers have to meet their Lord eventually. Then I will play back their deeds for them [so that they see and be ashamed of what they were doing.] God knows everyone’s secrets.
But he who misbelieves, let not his misbelief grieve thee; to us is their return, and we will inform them of what they do; - for, verily, God knows the nature of men's breasts!
Whosoever rejects, then do not be saddened by his rejection. To Us is their ultimate return, then We will inform them of what they had done. God is fully aware of what is inside the chests.
But whoever shall be an unbeliever, let not his unbelief grieve thee: Unto Us shall they return; then will We declare unto them that which they have done, for God knoweth the innermost parts of the breasts of men.
But he who Surrenders his purpose unto Allah (i. e. becomes a Muslim), and does good, he has grasped the firm handle; with Allah rests the issue of all affairs.
And whoever disbelieves, do not let his disbelief grieve you; to Us will be their return; then We will fully inform them of what they did. Surely Allah is Ever-Knowing of the (inmost thoughts) within the breasts (Literally: what the breasts own).
And whosoever disbelieveth, let not his disbelief afflict thee (O Muhammad). Unto Us is their return, and We shall tell them what they did. Lo! Allah is Aware of what is in the breasts (of men).
So do not let the unbelief of disbelievers grieve you. They will be brought back to Us, when We shall tell them what they used to do. Whatever is in their hearts is known to God.
But as for him who is bent on denying the truth - let not his denial grieve thee: unto Us they must return, and then We shall make them [truly] understand all that they were doing [in life]: for, verily, God has full knowledge of what is in the hearts [of men].
But whoever disbelieves, do not let their disbelief grieve you ˹O Prophet˺. To Us is their return, and We will inform them of all they did. Surely Allah knows best what is ˹hidden˺ in the heart.
And whosoever rejects, then do not be saddened by his rejection. To Us is their ultimate return, then We will inform them of what they had done. God is fully aware of what is inside the chests.
As for those who disbelieve, do not be saddened by their disbelief. To us is their ultimate return, then we will inform them of everything they had done. GOD is fully aware of the innermost thoughts.
And whoever has disbelieved - let not his disbelief grieve you. To Us is their return, and We will inform them of what they did. Indeed, Allah is Knowing of that within the breasts.
And whoso denies: let not his denial grieve thee; unto Us is their return, and We will inform them of what they did; God knows what is in the breasts.
And let not the disbelief of the rejecters grieve you. To Us is their return, and then We shall explain to them all they truly accomplished. Verily, Allah is Knower of what is in the hearts.
And if anyone disbelieves (and rejects Faith), let not his rejection make you sad: All of them return to Us, and We shall tell them the truth of their actions: Verily, Allah is All Knowing (Aleem) of what is in their breasts (hearts).
And whoever disbelieves, let not his disbelief grieve you. To Us is their return. Then We will tell them what they did. Surely, Allah is All Aware of what lies in the hearts.
And whoever rejects, then do not be saddened by his rejection. To Us is their ultimate return, then We will inform them of what they had done. God is fully aware of what is in the chests.