Meryem suresi

Meryem suresi, 17. ayet

Meryem suresi, 17. ayet. فَٱتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا

fetteḫaẕet min dûnihim ḥicâben feerselnâ ileyhâ rûḥanâ fetemeŝŝele lehâ beşeran seviyyâ.

Diyanet İşleri

(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 14–20 · surenin 17. ayeti / 98

Konu Meryem ve Îsâ Meryem 16–40 3

  1. Meryem 14

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

  2. Meryem 15

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

  3. 16–17

    (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

  4. Meryem 18

    Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.

  5. Meryem 19

    Cebrail, "Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim" dedi.

  6. Meryem 20

    Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. “Onlarla kendi arasına bir perde germişti.” Yani kendisini onlara karşı örtecek bir örtü, bir engel koymuştu. Meryem’in bu şekilde ailesinden uzaklaşıp bir perde germesi, kendi başına Rabbine ibadet edip uzlete çekilmek maksadına yönelikti. Tam bir ihlâs ve alçak gönüllülükle itaat, Yüce Allah’ın önünde tam bir zillet ile ibadet etmek için bunu yapmıştı. Bu şekilde davranması, Allah’ın şu buyruğuna uymak içindi: “Bir vakit melekler: Ey Meryem, şüphesiz ki Allah seni seçti, seni arındırdı ve seni âlemlerin kadınlarından üstün tuttu, demişlerdi. Ey Meryem, Rabbine itaat et, secdeye kapan ve rükû edenlerle beraber rükû et!” (Âli İmran, 3/42-43) “Derken biz ona ruhumuzu” bu, Cebrail aleyhisselam’dır “gönderdik de o, ona kusursuz bir insan” yani oldukça güzel görünümlü, hiçbir eksiği ve kusuru olmayan bir erkek “suretinde göründü.” Çünkü Meryem, Cebrail’i gerçek suretinde görmeye tahammül edemezdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavmi ile kendisi arasına Rabbine olan ibadetini görmeyecekleri bir perde edindi. Biz ona Cebrail -aleyhisselam-'ı gönderdik. Tam bir insan suretinde ona gözüktü. Meryem de bu kimsenin ona zarar vermek istemesinden korktu.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱتَّخَذَتْ fettehazet çekmişti kök: اخذ
  2. مِن min
  3. دُونِهِمْ dunihim onlarla arasına kök: دون
  4. حِجَابًۭا hicaben bir perde kök: حجب
  5. فَأَرْسَلْنَآ feerselna biz de gönderdik kök: رسل
  6. إِلَيْهَا ileyha ona
  7. رُوحَنَا ruhana ruhumuzu (Cebrail'i) kök: روح
  8. فَتَمَثَّلَ fetemessele göründü kök: مثل
  9. لَهَا leha ona
  10. بَشَرًۭا beşeran bir insan şeklinde kök: بشر
  11. سَوِيًّۭا seviyyen düzgün kök: سوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حجب (8 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir,…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da,…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    (Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    (48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kendisini görmemeleri için) onların aşağı tarafından bir perde çekmişti. Biz ona düzgün bir insan şeklinde görünen rûhumuzu (Cebrail'i) göndermiştik.

Mustafa İslamoğlu

Olabildiğince kendini onlardan uzak tutup sakınıyordu; hal böyleyken ona vahiy meleğimizi gönderdik; öyle ki, o ona eli yüzü düzgün bir insan suretinde göründü.

Muhammed Esed

kendini onlardan uzak tutuyordu; bu durumdayken kendisine vahiy meleğimizi gönderdik; (bu melek) ona eli yüzü düzgün bir beşer kılığında göründü.

Ahmed Hulusi

Onlardan kendini tecrid etti. . . Ona ruhumuzu (ilmi suret - dalga - data yapı) irsal ettik de, Ona tam bir beşer olarak göründü.

Ali Bulaç

Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, o da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.

Ali Özek ve heyeti

Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.

Ali Rıza Safa

Sonra, onlardan yana bir perde çekti. Ardından, Ona, Ruhumuzu gönderdik; tam bir insan biçiminde Ona göründü.

Bayraktar Bayraklı

Onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu Cebrail'i gönderdik de, ona düzgün bir insan şeklinde göründü.

Edip Yüksel

Kendisiyle onlar arasına bir perde çekmişti. Bu durumda ona Ruhumuzu gönderdik ve önünde mükemmel bir insan olarak biçimlendi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendisiyle onlar arasına bir perde çekmişti. Bu durumda ona Ruhumuzu gönderdik ve önünde mükemmel bir insan olarak biçimlendi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlarla arasına bir perde çekti. Derken kendisine ruhumuzu (Cebrail'i) gönderdik de o, düzgün bir insan şeklinde ona göründü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlardan öte bir perde çekti derken kendisine ruhumuzu gönderdik de düzgün bir beşer halinde ona temessül ediverdi

Erhan Aktaş

Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti. dipnot 1 O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onlardan ayrı bir yere çekildi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Göründü. "Örnek verme" anlamına gelen "temessül" kelimesi "benzetmeyi" ifade eden "göründü" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti. dipnot 1 O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onlardan ayrı bir yere çekildi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Göründü. "Örnek verme" anlamına gelen "temessül" sözcüğü "benzetmeyi" ifade eden "göründü" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti. dipnot 1 O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onlardan ayrı bir yere çekildi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Göründü. (Sözcüğün birincil anlamı olarak, "örnek verme" anlamına gelen "temessül" sözcüğü bu ayette, sözcüğün diğer bir anlamı olan ve "benzemeyi" ifade eden "göründü" anlamıyla kullanılmıştır.)

Gültekin Onan

Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, o da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.

Hasan Basri Çantay

Sonra onların önünde bir perde edinmiş (çekmiş) di. Derken biz ona ruuhumuzu göndermişdik de o, kendisine hilkati tam bir beşer şeklinde görünmüşdü.

İbni Kesir

Onlardan gizlenmek için de bir perde germişti. Derken, Biz de ona ruhumuzu göndermiştik de tam bir insan olarak görünmüştü ona.

Mehmet Alagaş

(17-25) Kitapta Meryem’i hatırla / zikret, bir vakit çevresinden ayrılıp doğu tarafta bir mek âna çekildi. Bunun dışında onlarla arasına örtü çekti, ona Ruhumuzu gönderdik, ona aynı beşer gibi gözüktü. Meryem ona sakınan biri isen / takvalı biri isen ben, senden Rahmana sığınırım dedi. Ruh d edi ki ben, sana temiz bir erkek evlat hibe etmek için gönderilen Rabbinin bir elçisiyim. Benim nasıl bir çocu ğum olabilir ki bana bir beşer dokunmadı , iffetsiz / namussuz biri de değilim. Dedi ki bu böyledir. Senin Rabbin ki bu benim için kolaydır. Onu da / oğlunu da insanlara bir ayet ve benden bir rahmet yapacağız. Zaten bu gerçeklenecek bir işti / emirdi. Ona hamile kaldı onunla uzak bir mekâna çekildi. Derken doğum sancısı onu bir hurma dalın ın altına kadar götürdü, Ah keşke bundan önce öleydim ve de unutulup gitmiş olsaydım dedi. Alt tarafından ona seslendi ve asla üzülme kesinlikle sana Rabbin senin altından ırmak yaptı, sana doğru hurma dalını silkele , üzerine olgun hurmalar dökülsün. Ye, iç, gözün aydın olsun , eğer bir beşer görürsen, ona de ki , ben Rahman’a oruç adadım bugün insanla konuşamam. Onu taşıyarak kavmine kadar getirdi, dediler ki Ey Meryem sen ne garip / ne tuhaf bir işle aramıza geldin. Ey Harun’un kardeşi, senin baban kötü biri değildi ve de annende iffetsiz / namussuz biri değildi. O da onu / oğlunu işaret etti dediler ki beşikteki çocukla / sabi ile nasıl konuşuruz / kelam edebiliriz. Oğlan d edi ki ben Allah ’ın kuluyum bana bir kitap verdi ve beni bildirici / nebi yaptı. Beni nerede olursam olayım bereketli / mübarek yaptı. Bana diri olduğum sürece , namazı, zekâtı ve anneme iyi davranmamı vasiyet etti. Beni zorba ve isyankâr yapmadı. Selam olsun bana hem doğduğum günde hem öldüğüm günde hem de yeniden dirilip canlanacağım günde. İşte bu hakkında kuşkulandığınız Meryem oğlu İsa hakikati budur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onlarla kendi arasında bir perde germişti. Derken biz ona ruhumuzu (Cebrâil’i) gönderdik. Ona tam bir insan suretinde göründü.

Süleyman Ateş

Onlarla kendisi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrail'i) ona gönderdik. (O) ona düzgün bir insan şeklinde göründü.

Süleymaniye Vakfı

onlarla kendi arasına bir engel koymuştu. Derken ona Ruhumuzu (Cebrail'i) dipnot 1 gönderdik, o da ona eli yüzü düzgün bir beşer şeklinde göründü.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ruh, Ruh'ül-kudüs yani Cebrail aleyhisselamdır. Allah İsa aleyhisselamı daima onunla desteklemiştir (Bakara 2/87, 253, Maide 5/110; Şuara 26/193-194).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylece onlarla kendi arasında bir engel oluşturmuştu. Derken ruhumuzu (Cebrail'i) gönderdik, ona düzgün bir insan gibi göründü.

Şaban Britch

Kendisi ile onlar arasına bir de perde çekmişti. O’na ruhumuzu göndermiştik. O da tam bir insan sûretinde görünmüştü ona.

Şaban Piriş

Kendisini onlardan gizlemek için bir de perde çekmişti. O'na ruhumuzu göndermiştik. O da tam bir insan suretinde görünmüştü ona.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlarla arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

She veiled herself from them, since solitude best serves deep devotion. There We sent to her Our Spirit who disguised his identity and appeared as a human all sound.

Abdul Haleem

and secluded herself away; We sent Our Spirit to appear before her in the form of a perfected man.

Abdullah Yusuf Ali

She placed a screen (to screen herself) from them; then We sent her our angel, and he appeared before her as a man in all respects.

Abul A'la Maududi

and drew a curtain, screening herself from people dipnot 1 whereupon We sent to her Our spirit and he appeared to her as a well-shaped man.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Sanctuary where she had retired for devotion was an eastern chamber in the Temple, and as was customary she had hung a curtain to conceal herself from the people. It cannot be Nazareth as some people have wrongly taken it to be, because Nazareth is to the north of Jerusalem.

Aisha Bewley

and veiled herself from them. Then We sent Our Ruh to her and it took on for her the form of a handsome, well-built man.

Al-Hilali & Khan

She placed a screen (to screen herself) from them; then We sent to her Our Ruh [angel Jibrîl (Gabriel)], and he appeared before her in the form of a man in all respects.

Ali Quli Qarai

Thus did she seclude herself from them, whereupon We sent to her Our Spirit and he became incarnate for her as a well-proportioned human.

Amatul Rahman Omar

Then she screened herself off from them. Then We sent to her Our (angel of) revelation and he presented himself to her in the form of a perfect and well-proportioned man.

Arthur John Arberry

and she took a veil apart from them; then We sent unto her Our Spirit that presented himself to her a man without fault.

Bijan Moeinian

She covered herself up and I sent to her My Spirit (Angel Gabriel. ) The Holly Spirit appeared before her in the form of a perfect man.

E. Henry Palmer

and she took a veil (to screen herself) from them; and we sent unto her our spirit; and he took for her the semblance of a well-made man.

Edip-Layth

She took to a barrier which separated her from them, so We sent Our Spirit to her, and he took on the shape of a human in all similarity.

George Sale

and took a veil to conceal herself from them; and We sent our spirit Gabriel unto her, and he appeared unto her in the shape of a perfect man.

Hamid S. Aziz

And mention Mary in the Book; when she retired from her family into an eastern chamber.

Mahmoud Ghali

So she took to herself a curtain apart from them; then We sent to her Our Spirit; (i. e., the Angle Jibrîl "Gabriel) so he took for himself the likeness of a mortal in perfect shape (Or: mold).

Marmaduke Pickthall

And had chosen seclusion from them. Then We sent unto her Our Spirit and it assumed for her the likeness of a perfect man.

Mohamed Ahmed - Samira

And took cover from them, We sent a spirit of Ours to her who appeared before her in the concrete form of a man.

Muhammad Asad

and kept herself in seclusion from them, whereupon We sent unto her Our angel of revelation, who appeared to her in the shape of a well-made human being.

Mustafa Khattab

screening herself off from them. Then We sent to her Our angel, ˹Gabriel,˺ appearing before her as a man, perfectly formed.

Progressive Muslims

She took to a barrier which separated her from them, so We sent Our spirit to her, and he took on the shape of a human in all similarity.

Rashad Khalifa

While a barrier separated her from them, we sent to her our Spirit. He went to her in the form of a human being.

Sahih International

And she took, in seclusion from them, a screen. Then We sent to her Our Angel, and he represented himself to her as a well-proportioned man.

Sam Gerrans

So she separated herself from them; then We sent to her Our Spirit, and he appeared to her as a mortal without fault.

Shabbir Ahmed

(Since she was not used to mixing with people), she had chosen seclusion from them. Then We sent to her Our angel who appeared to her in the shape of a well-made human being (although he had no physical or material existence).

Syed Vickar Ahamed

She placed a screen (to hide herself) from them; Then We sent to her Our angel, and he appeared before her in the form of a man of respect in every way.

Taqi Usmani

then she used a barrier to hide herself from them. Then, We sent to her Our Spirit, (Jibra’īl) and he took before her the form of a perfect human being.

The Monotheist Group

So she took a barrier to separate her from them, so We sent Our Spirit to her, and he took on the shape of a human being in all similarity.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩