Diyanet İşleri
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Meryem suresi
Meryem suresi, 42. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًٔا
iẕ ḳâle liebîhi yâ ebeti lime ta`büdü mâ lâ yesme`u velâ yübṣiru velâ yugnî `anke şey'â.
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve babası Meryem 41–50 3
Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.
Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.
Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
42. Yüce Allah, İbrahim’in, babası ile konuşmasını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Bir vakit babasına” putlara tapmanın çirkinliğini anlatmak üzere “şöyle demişti: Babacığım; işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet edersin?” Yani varlıklarıyla da fiilleriyle de eksik olan, hiçbir şey işitemeyen, göremeyen, kendilerine tapanlara bir fayda sağlayamayan, bir zarar da veremeyen, aksine kendi kendilerine dahi hiçbir fayda sağlama imkânları bulunmayan, kendilerine gelebilecek bir zararı dahi önleyemeyen putlara ne diye ibadet ediyorsun? Bu zatı ve fiilleri itibariyle eksik olan bir varlığa ibadet etmenin hem aklen, hem dinen son derece çirkin bir iş olduğuna apaçık bir delildir. İbrahim’in bu uyarı ve işareti şuna delildir: Kendisine ibadet edilmesi gereken ve uygun olan, her yönden kemale sahip olan ve kullarının sahip oldukları her türlü nimet ancak kendisinden gelen, onların sıkıntısını kendisinden başka kimsenin gideremeyeceği zat olan Allah’tır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hani babası Azer'e şöyle demişti: "Ey Babacığım! Allah'ın dışında dua ettiğinde duanı işitmeyen, ibadet ettiğinde ibadetini görmeyen, senden zararı gideremeyen ve sana fayda sağlamayacak puta neden tapıyorsun?"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yakub,…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani babasına demişti ki: "Ey babacığım! Duyamayan, göremeyen ve sana hiçbir yarar sağlayamayacak şeylere niçin tapıyorsun? dipnot 1
Hani o babasına "Ey babacığım!" demişti, "Niçin işitmeyen, görmeyen ve senden hiçbir bir zararı def edemeyen şeylere kulluk ediyorsun?"
Hani o babasına "Ey babacığım!" demişti, "Ne işiten, ne gören ve ne de sana bir yarar sağlayabilen şeylere niçin tapınıyorsun?"
(İbrahim) babasına demişti ki: "Ey babacığım. . . İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeye niçin tapınıyorsun?"
Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?
Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?
Babasına, şöyle demişti: "Ey babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere neden hizmet ediyorsun?"
Hani o babasına şöyle dedi: "Ey babacığım! Ne işiten, ne gören, ne de sana bir fayda sağlayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Babasına, "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana bir yararı dokunmayan şeylere niye hizmet ediyorsun?" demişti.
Babasına, 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana bir yararı dokunmayan şeylere niye tapıyorsun,' demişti.
Bir zaman babasına şöyle demişti: "Babacığım, o işitmeyen, görmeyen ve sana hiç faydası olmayan şeytana niçin tapıyorsun?
Bir vakıt babasına demişti: a babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın
Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk dipnot 1 ediyorsun?" demişti.
Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk dipnot 1 ediyorsun?" demişti.
Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?" demişti.
Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?
Bir vakit o, babasına (şöyle) demişdi: "Ey babam, işitmez, görmez, sana hiç bir faidesi olmaz şeylere neye tapıyorsun"?
Hani babasına demişti ki: Babacığım; işitmeyen, görmeyen ve sana hiç bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?
(41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.
"Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun?" dedi.
Babasına demişti ki: "Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Bir gün babasına dedi ki: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve hiçbir işine yaramayacak şeylere niçin kulluk ediyorsun? dipnot 1
Bir gün babasına dedi ki "Ey babacığım! Dinlemeyen ve görmeyen bir şeye neden kulluk ediyorsun? O senin hiçbir ihtiyacını karşılamaz ki!
Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun? dedi.
-Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?
Hani, babasına demişti ki: "Babacığım; işitmeyen, görmeyen, sana hiçbir yarar sağlamayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?"
For once he asked his father: "O father, why do you revere and adore with appropriate acts and rites objects that are deaf and blind and can avail you absolutely nothing!"
He said to his father, ‘Father, why do you worship something that can neither hear nor see nor benefit you in any way?
Behold, he said to his father: "O my father! why worship that which heareth not and seeth not, and can profit thee nothing?
(And remind people) when he said to his father: "Father! Why do you worship that which neither sees nor hears, and which can be of no avail to you?
Remember when he said to his father, ‘Father, why do you worship what can neither hear nor see and is not of any use to you at all?
When he said to his father: "O my father! Why do you worship that which hears not, sees not and cannot avail you in anything?
When he said to his father, ‘Father! Why do you worship that which neither hears nor sees, and is of no avail to you in any way?
Behold! he said to his sire, `My dear sire, why do you worship that which can neither hear, nor see, nor can be of any avail to you?
When he said to his father, 'Father, why worshippest thou that which neither hears nor sees, nor avails thee anything?
He said: "Father, why do you worship these things which neither hear, nor see, nor can be of any help to you?"
When he said to his father, 'O my sire! why dost thou worship what can neither hear nor see nor avail thee aught?
When he said to his father: "O father, why do you serve what does not hear or see, nor help you in anything?"
When he said unto his father, O my father, why dost thou worship that which heareth not, neither seeth, nor profiteth thee at all?
And mention Abraham in the Book; verily, he was a saint (a man of truth, a true witness), a prophet.
As he said to his father, "O my father, why do you worship that which neither hears nor beholds, nor avails you anything?
When he said unto his father: O my father! Why worshippest thou that which heareth not nor seeth, nor can in aught avail thee?
Remember, when he said to his father: "O my father, why do you worship that which can neither hear nor see nor even profit you the least?
when he spoke [thus] unto his father: "O my father! Why dost thou worship something that neither hears nor sees and can be of no avail whatever to thee?
˹Remember˺ when he said to his father, "O dear father! Why do you worship what can neither hear nor see, nor benefit you at all?
When he said to his father: "O father, why do you serve what does not hear or see, nor help you in anything"
He said to his father, "O my father, why do you worship what can neither hear, nor see, nor help you in any way?
[Mention] when he said to his father, "O my father, why do you worship that which does not hear and does not see and will not benefit you at all?
When he said to his father: “O my father: why servest thou what neither hears nor sees, nor can avail thee anything?”
He even confronted his father (Azar), "O My father! Why worship that which hear not and see not and can be of no avail to you?" (Azar, Terah, was the Chief Priest of King Nimrod Shaddad of Babylon and Ninevah, and was a master sculptor).
When he said to his father: "O my father! Why worship (something) that does not hear and does not see, and (something that) can be of no profit to you?
when he said to his father, "My dear father, why do you worship something that does neither hear nor see, nor help you in any way?
When he said to his father: "O father, why do you serve what does not hear or see, nor help you in anything?"