Diyanet İşleri
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Meryem suresi
Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا
vekâne ye'müru ehlehû biṣṣalâti vezzekâh. vekâne `inde rabbihî merḍiyyâ.
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.
Onu yüce bir makama yükselttik.
İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. “O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi.” Yüce Allah’ın emrini aile halkına uygular, onlara yegane mabud olan Yüce Allah’a ihlâsla ibadeti ihtiva eden namazı ve kullara ihsanı ihtiva eden zekâtı emrederdi. Böylelikle hem kendisi kemale ermiş, hem de başkalarının kemale ermesine yardımcı olmuştur. Özellikle de onun için insanların en yakınları olan aile halkına karşı bu görevi ifa etmiştir. Çünkü başkalarına göre davetine daha layık olanlar onlardır. “Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi.” Bu onun, Rabbini razı eden şeyleri yerine getirmesinden, bu hususlarda bütün gayreti ile çalışmasından ötürü idi. Bu yüzden Allah ondan razı olmuş, onu gerçek kullarının en haslarından ve yakınlaştırılmış dostlarından kılmıştı. Allah ondan razı olmuş, o da Rabbinden razı olmuştu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ailesine namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayrıca o, ailesine (halkına) salâtı (namazı) ve zekâtı emrederdi. dipnot 1 Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.
Ve yakınlarına Allah davasına destek vermeyi ve arınmak için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi emrederdi; ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.
Ve halkına salatı ve zekatı emrederdi; ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.
Ailesine salatı yaşamayı ve safiyeti emrederdi. Rabbinin indinde mardiye (şuurunda - tecelli-i sıfat) idi.
Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.
Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
Ailesine, namazı ve zekatı öğütlerdi. Efendisinin katında hoşnutluk kazanmıştı.
Ailesine/halkına namazı ve zekatı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
Ailesine salatı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Efendisi tarafından beğenilmişti.
Ailesine namazı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Rabbi tarafından beğenilmişti.
Ailesine namaz ve zekat emrederdi ve Rabbi katında hoşnutluğa ermişti.
Ve hanedanına namaz ve zekat ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı dipnot 1 ve zekatı dipnot 2 buyuruyordu. Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu dipnot 1 . Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu. dipnot 1 Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.
Ehline, namazı ve zekatı buyuruyordu ve o, rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.
Kavmine namaz (kılmayı), zekat (vermeyi) emr ederdi. Rabbi nezdinde rızaya ermişdi o.
Kavmine namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbının katında hoşnudluğu ermişti.
(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.
Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.
Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.
O, ailesine namazı ve zekatı emrederdi. dipnot 1 Rabbinin katında kendisinden razı olunan bir kişiydi. dipnot 2
Ailesine namazı ve zekatı emreder ve Rabbinin katında beğenilirdi.
Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.
Ailesine namazı ve zekatı emrederdi. Rabbinin yanında kendisinden hoşnut olunan birisiydi.
Ailesine namazı, zekatı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.
He always enjoined his family and his people the practice of praying to Allah and the religious duty of Zakat, and he was very near and well pleasing to Allah, his Creator.
He commanded his household to pray and give alms, and his Lord was well pleased with him.
He used to enjoin on his people Prayer and Charity, and he was most acceptable in the sight of his Lord.
He enjoined his household to observe Prayer and to give Zakah (purifying alms); and his Lord was well pleased with him.
He used to command his people to do salat and give zakat and he was pleasing to his Lord.
And he used to enjoin on his family and his people As-Salât (the prayers) and the Zakât and his Lord was pleased with him.
He used to bid his family to [maintain] the prayer and to [pay] the zakāt, and was pleasing to his Lord.
He enjoined his people to observe prayer and present alms. He was well pleasing to his Lord.
He bade his people to pray and to give the alms, and he was pleasing to his Lord.
He would invite his folks to worship Me on regular basis and encourage them to be charitable. God is satisfied with him.
and he used to bid his people prayers and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.
He used to instruct his family with the contact prayer and towards betterment, and his Lord was pleased with him.
And he commanded his family to observe prayer, and to give alms; and he was acceptable unto his Lord.
And mention Ishmael in the Book; verily, he was true to his promise, and was a messenger and a prophet.
And he used to command his family to (keep up) the prayer and (to give) Zakat; (The poordues) and he was most satisfied in the Providence of his Lord.
He enjoined upon his people worship and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.
He enjoined on his household worship and zakat, and he was obedient to his Lord.
who used to enjoin upon his people prayer and charity, and found favour in his Sustainer's sight.
He used to urge his people to pray and give alms-tax. And his Lord was well pleased with him.
And he used to instruct his family with the contact-method and towards betterment, and his Lord was pleased with him.
He used to enjoin his family to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat); he was acceptable to his Lord.
And he used to enjoin on his people prayer and zakah and was to his Lord pleasing.
He enjoined upon his people the duty and the purity, and was pleasing in the sight of his Lord.
He enjoined upon his people the establishment of the Divine System and of the Just Economic Order. He was highly acceptable in the Sight of his Lord.
And he used to bring together his people with prayer and charity, and he was welcome in the Sight of his Lord.
He used to enjoin Salāh and Zakāh upon his family, and was favourite to his Lord.
And he used to instruct his family to the contact prayer and purification, and his Lord was pleased with him.