Meryem suresi

Meryem suresi, 55. ayet

Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا

vekâne ye'müru ehlehû biṣṣalâti vezzekâh. vekâne `inde rabbihî merḍiyyâ.

Diyanet İşleri

Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 52–58 · surenin 55. ayeti / 98

Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3

  1. Meryem 52

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

  2. Meryem 53

    Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.

  3. Meryem 54

    Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

  4. 55

    Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

  5. Meryem 56

    Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.

  6. Meryem 57

    Onu yüce bir makama yükselttik.

  7. Meryem 58

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. “O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi.” Yüce Allah’ın emrini aile halkına uygular, onlara yegane mabud olan Yüce Allah’a ihlâsla ibadeti ihtiva eden namazı ve kullara ihsanı ihtiva eden zekâtı emrederdi. Böylelikle hem kendisi kemale ermiş, hem de başkalarının kemale ermesine yardımcı olmuştur. Özellikle de onun için insanların en yakınları olan aile halkına karşı bu görevi ifa etmiştir. Çünkü başkalarına göre davetine daha layık olanlar onlardır. “Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi.” Bu onun, Rabbini razı eden şeyleri yerine getirmesinden, bu hususlarda bütün gayreti ile çalışmasından ötürü idi. Bu yüzden Allah ondan razı olmuş, onu gerçek kullarının en haslarından ve yakınlaştırılmış dostlarından kılmıştı. Allah ondan razı olmuş, o da Rabbinden razı olmuştu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ailesine namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَانَ ve kane ve kök: كون
  2. يَأْمُرُ ye'muru emrederdi kök: امر
  3. أَهْلَهُۥ ehlehu halkına kök: اهل
  4. بِٱلصَّلَوٰةِ bis-salati salat ile kök: صلو
  5. وَٱلزَّكَوٰةِ ve zzekati zekat vermeyi kök: زكو
  6. وَكَانَ ve kane ve idi kök: كون
  7. عِندَ inde yanında kök: عند
  8. رَبِّهِۦ rabbihi Rabbi kök: ربب
  9. مَرْضِيًّۭا merdiyyen beğenilmişlerden kök: رضو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayrıca o, ailesine (halkına) salâtı (namazı) ve zekâtı emrederdi. dipnot 1 Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet namaz, zekât vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

Mustafa İslamoğlu

Ve yakınlarına Allah davasına destek vermeyi ve arınmak için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi emrederdi; ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.

Muhammed Esed

Ve halkına salatı ve zekatı emrederdi; ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.

Ahmed Hulusi

Ailesine salatı yaşamayı ve safiyeti emrederdi. Rabbinin indinde mardiye (şuurunda - tecelli-i sıfat) idi.

Ali Bulaç

Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

Ali Özek ve heyeti

Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.

Ali Rıza Safa

Ailesine, namazı ve zekatı öğütlerdi. Efendisinin katında hoşnutluk kazanmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Ailesine/halkına namazı ve zekatı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.

Edip Yüksel

Ailesine salatı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Efendisi tarafından beğenilmişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ailesine namazı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Rabbi tarafından beğenilmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ailesine namaz ve zekat emrederdi ve Rabbi katında hoşnutluğa ermişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hanedanına namaz ve zekat ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu dipnot 1 . Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almak, salatı (namaz) kılmak, dua etmek demektir. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın ayrıca din ve havra anlamı da bulunmaktadır. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir; sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir. Namaz, Farsça bir sözcüktür ve bu sözcük Kur'an'da geçmez. Zekat, arınmak, arındırmak, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu. dipnot 1 Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi; ibadete layık yeğane ilahın Allah olduğuna inanmayı; benliğini arındırmayı, ruhen, kalben, manen temizlenmeyi, arı duru hale gelmeyi buyuruyordu.

Gültekin Onan

Ehline, namazı ve zekatı buyuruyordu ve o, rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

Hasan Basri Çantay

Kavmine namaz (kılmayı), zekat (vermeyi) emr ederdi. Rabbi nezdinde rızaya ermişdi o.

İbni Kesir

Kavmine namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbının katında hoşnudluğu ermişti.

Mehmet Alagaş

(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

Süleyman Ateş

Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ailesine namazı ve zekatı emreder ve Rabbinin katında beğenilirdi.

Şaban Britch

Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

Şaban Piriş

Ailesine namazı ve zekatı emrederdi. Rabbinin yanında kendisinden hoşnut olunan birisiydi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ailesine namazı, zekatı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He always enjoined his family and his people the practice of praying to Allah and the religious duty of Zakat, and he was very near and well pleasing to Allah, his Creator.

Abdul Haleem

He commanded his household to pray and give alms, and his Lord was well pleased with him.

Abdullah Yusuf Ali

He used to enjoin on his people Prayer and Charity, and he was most acceptable in the sight of his Lord.

Abul A'la Maududi

He enjoined his household to observe Prayer and to give Zakah (purifying alms); and his Lord was well pleased with him.

Aisha Bewley

He used to command his people to do salat and give zakat and he was pleasing to his Lord.

Al-Hilali & Khan

And he used to enjoin on his family and his people As-Salât (the prayers) and the Zakât and his Lord was pleased with him.

Ali Quli Qarai

He used to bid his family to [maintain] the prayer and to [pay] the zakāt, and was pleasing to his Lord.

Amatul Rahman Omar

He enjoined his people to observe prayer and present alms. He was well pleasing to his Lord.

Arthur John Arberry

He bade his people to pray and to give the alms, and he was pleasing to his Lord.

Bijan Moeinian

He would invite his folks to worship Me on regular basis and encourage them to be charitable. God is satisfied with him.

E. Henry Palmer

and he used to bid his people prayers and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.

Edip-Layth

He used to instruct his family with the contact prayer and towards betterment, and his Lord was pleased with him.

George Sale

And he commanded his family to observe prayer, and to give alms; and he was acceptable unto his Lord.

Hamid S. Aziz

And mention Ishmael in the Book; verily, he was true to his promise, and was a messenger and a prophet.

Mahmoud Ghali

And he used to command his family to (keep up) the prayer and (to give) Zakat; (The poordues) and he was most satisfied in the Providence of his Lord.

Marmaduke Pickthall

He enjoined upon his people worship and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

He enjoined on his household worship and zakat, and he was obedient to his Lord.

Muhammad Asad

who used to enjoin upon his people prayer and charity, and found favour in his Sustainer's sight.

Mustafa Khattab

He used to urge his people to pray and give alms-tax. And his Lord was well pleased with him.

Progressive Muslims

And he used to instruct his family with the contact-method and towards betterment, and his Lord was pleased with him.

Rashad Khalifa

He used to enjoin his family to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat); he was acceptable to his Lord.

Sahih International

And he used to enjoin on his people prayer and zakah and was to his Lord pleasing.

Sam Gerrans

He enjoined upon his people the duty and the purity, and was pleasing in the sight of his Lord.

Shabbir Ahmed

He enjoined upon his people the establishment of the Divine System and of the Just Economic Order. He was highly acceptable in the Sight of his Lord.

Syed Vickar Ahamed

And he used to bring together his people with prayer and charity, and he was welcome in the Sight of his Lord.

Taqi Usmani

He used to enjoin Salāh and Zakāh upon his family, and was favourite to his Lord.

The Monotheist Group

And he used to instruct his family to the contact prayer and purification, and his Lord was pleased with him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩