Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 11. ayet

Mü'minûn suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

elleẕîne yeriŝûne-lfirdevs. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 8–14 · surenin 11. ayeti / 118

Konu Kurtuluşa eren mü'minlerin vasıfları Mü'minûn 1–11 3

  1. Mü'minûn 8

    Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.

  2. Mü'minûn 9

    Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

  3. Mü'minûn 10

    İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.

  4. 11

    Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Mü'minûn 12

    Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

  6. Mü'minûn 13

    Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.

  7. Mü'minûn 14

    Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar; cennetin en yüce ve yüksek yerine varis olacak, orada ebedî olarak kalacaklardır. Kendilerine verilecek olan nimetler kesintisiz bir şekilde devam edecektir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  2. يَرِثُونَ yerisune varis olacaklar kök: ورث
  3. ٱلْفِرْدَوْسَ l-firdevse Firdevs'e
  4. هُمْ hum onlar
  5. فِيهَا fiha orada
  6. خَـٰلِدُونَ halidune ebedi kalacaklardır kök: خلد

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firdevs dipnot 1 (cennetin)e mirasçı olacak olan bu kişiler orada ebedî kalıcıdır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir kez de Kehf 18:107'de geçen "Firdevs" cenneti "cennetlerin en yükseği, has bahçe" demektir.

Mustafa İslamoğlu

onlar ki, görkemli cennetlerin mirasçısı olacaklar, onlar orada ebedi kalacaklar.

Muhammed Esed

Cennete varis olacak ve orada sonsuza kadar kalacak olanlar.

Ahmed Hulusi

Ki, Firdevs'e (cennet yaşamına) varis olmuş bu kimseler orada sonsuza dek yaşarlar.

Ali Bulaç

Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

(Evet) Firdevs'e vâris olan bu kimseler, orada ebedî kalıcıdırlar.

Ali Rıza Safa

Firdevs'e kalıtçı olacaklar; sürekli orada kalacaklardır. dipnot 276

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 276
    23:11 ayetinde özel isim biçiminde bildirilen "Firdevs" teriminin sözlük karşılığı "Üzüm bahçesi" dir. Bu terim, 18:107 ayetinde Firdevs Cennetleri olarak bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Firdevs'e varis olacaklar ve orada çok uzun süreli kalacaklardır.

Edip Yüksel

Bahçeye mirasçı olacak ve orada ebedi kalacaklar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Cennete mirasçı olacak ve orada ebedi kalacaklar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firdevs'e varis olacaklar; orada sonsuza dek kalacaklar onlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki Firdevse varis olacak, onda muhallad kalacaklardır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, Firdevse dipnot 1 varis olacaklar ve orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Muhteşem, harika cennet.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, Firdevse dipnot 1 varis olacaklar ve orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Muhteşem, harika cennet.

Gültekin Onan

Ki onlar Firdevs (cennetlerine) de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Ki onlar Firdevse varis olacaklardır. Onlar bunun için ebedi kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Onlar ki; Firdevs'e varis olacaklardır ve orada ebedi kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Onlar (en yüksek cennet olan) Firdevs'e varis olacaklar, orada ebedi kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Onlar Firdevs cennetlerine sahip olacaklar, onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Firdevs kelimesi, her çeşit ürünü içinde bulunduran geniş bahçe anlamındadır (Kehf 18/107-108).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Cennetten pay alacaklar ve orada ölümsüzleşeceklerdir.

Şaban Britch

Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

Onlar, Firdevs'e varis olacaklardır ve onlar, orada ebedi kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sonsuza dek kalırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They shall inherit Paradise -the garden of Eden- where they enjoy the surpassing beauty and supreme bliss and Wherein they will have passed through nature to Eternity.

Abdul Haleem

Paradise as their own, there to remain.

Abdullah Yusuf Ali

Who will inherit Paradise: they will dwell therein (for ever).

Abul A'la Maududi

that shall inherit Paradise; dipnot 1 and in it they shall abide for ever. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Firdaus (Paradise) is a common word found in almost all human languages in very nearly similar forms. It means a vast garden adjoining the dwelling of a person and enclosed by defence walls and containing all kinds of fruit trees, especially vines. In some languages, the word has the sense of containing pet birds and animals, too. Firdaus was in common use in pre-Islamic Arabic literature. The Quran, however, has used it for a plurality of gardens as in (Surah Al-Kahf, Ayat 107). This gives the idea that Firdaus is a vast place containing a great number of gardens, vineyards, etc. The inheritance of Paradise by believers has been explained in detail in (E.N. 83 of Surah TaHa) and (E.N. 99 of Surah Al- Anbiya).
  2. metne dön, dipnot 2
    The substance of this passage may be summed up in four parts for further understanding of the Surah:

Aisha Bewley

who will inherit Firdaws, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

Who shall inherit the Firdaus (Paradise). They shall dwell therein forever.

Ali Quli Qarai

who shall inherit paradise, and will remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

Who will own Paradise where they shall abide for ever.

Arthur John Arberry

who shall inherit Paradise therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

They will inherit the paradise and will live in its best place forever.

E. Henry Palmer

who shall inherit Paradise; they shall dwell therein for aye!

Edip-Layth

The ones who shall inherit Paradise, in it they will abide.

George Sale

who shall inherit paradise; they shall continue therein for ever.

Hamid S. Aziz

These will be the heirs,

Mahmoud Ghali

Who will inherit Paradise. They are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

Who will inherit paradise. There they will abide.

Mohamed Ahmed - Samira

Who will inherit Paradise, and live in it for ever.

Muhammad Asad

that will inherit the paradise; [and] therein shall they abide.

Mustafa Khattab

Paradise as their own.[1] They will be there forever.

Progressive Muslims

The ones who shall inherit Paradise, in it they will abide.

Rashad Khalifa

They will inherit Paradise, wherein they abide forever.

Sahih International

Who will inherit al-Firdaus. They will abide therein eternally.

Sam Gerrans

Those who inherit Paradise; therein will they abide eternally.

Shabbir Ahmed

It is they who will inherit the Paradise wherein they shall abide (in both lives (7:43), (43:72), (70:33-34)).

Syed Vickar Ahamed

Who will inherit the Paradise: They will live in there forever.

Taqi Usmani

who will inherit Firdaus (the Paradise). They will be there forever.

The Monotheist Group

Theones who shall inherit the Paradise, in it they will abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩