Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 13. ayet

Mü'minûn suresi, 13. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰهُ نُطْفَةً فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ

ŝümme ce`alnâhü nuṭfeten fî ḳarârim mekîn.

Diyanet İşleri

Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 10–16 · surenin 13. ayeti / 118

Konu İnsanın yaratılış evreleri ve gökten inen su Mü'minûn 12–22 3

  1. Mü'minûn 10

    İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.

  2. Mü'minûn 11

    Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  3. Mü'minûn 12

    Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

  4. 13

    Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.

  5. Mü'minûn 14

    Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

  6. Mü'minûn 15

    Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.

  7. Mü'minûn 16

    Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. “Sonra onu” tür olarak Âdemoğullarını bozulmaya, rüzgara vb. dış etkenlere karşı korunmuş “sağlam bir yere” yani rahme “yerleşmiş” bel ile göğüs kemiği arasından çıkan sudan oluşmuş bir “nutfe yaptık.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra onun neslini, doğacağı güne kadar rahime yerleşmiş olan bir nutfeden (su damlasından) yarattık.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. جَعَلْنَـٰهُ cealnahu onu koyduk kök: جعل
  3. نُطْفَةًۭ nutfeten bir nutfe (sperm) olarak kök: نطف
  4. فِى fi
  5. قَرَارٍۢ kararin bir karar yerine kök: قرر
  6. مَّكِينٍۢ mekinin sağlam kök: مكن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir.

  • Aynı kök: نطف (12 geçiş)

    Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş)

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sümme onu sağlam bir yerde nutfe (zigot) hâline getirdik.

Mustafa İslamoğlu

epey sonra onu, karar kılacağı (rahimde) yer tutan bir hayat tohumu kıldık;

Muhammed Esed

ve sonra onu döl suyu damlası halinde (rahimde) özel bir koruma altında tutuyoruz;

Ahmed Hulusi

Sonra onu sağlam bir karargahta bir nutfe oluşturduk.

Ali Bulaç

Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.

Ali Özek ve heyeti

Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik.

Ali Rıza Safa

Sonra, bir damlacık olarak, dayanıklı bir yerleşim yerine onu yerleştirdik.

Bayraktar Bayraklı

Sonra onu dölsuyu damlası halinde sağlam bir yere yerleştirdik.

Edip Yüksel

Sonra onu sağlam bir bekleme yerinde bir damlacık haline getirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra onu sağlam bir bekleme yerinde bir damlacık haline getirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onu, oturaklı bir karargahta bir nutfe (tohum) yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onu oturaklı bir karargahta bir nufte yaptık

Gültekin Onan

Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.

Hasan Basri Çantay

Sonra onu sarp ve metin bir karargahda bir nutfe yapdık.

İbni Kesir

Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik.

Mehmet Alagaş

(12-16) Kesinlikle biz insanı balçı ğın özünden yarattık, sonra onu sağlam bir yerde ki nutfe yaptık , sonra nutfeden de alakayı yarattık, alakadan da et parçası / mud’ğate yarattık, mud’ğateden de kemik yarattık, kemiğe de et giydirdik, sonra onu başka bir yaratma olarak inşa ettik. (Nutfe, alaka, mud’ğate, kemik, kemikli et) Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne mübarektir, sonra siz bunun ardından ölüyorsunuz, kıyamet gününde de tekrar diriltileceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onu bir su damlası/nutfe olarak, sağlam bir yere (rahme) yerleştirdik.

Süleyman Ateş

Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk.

Süleymaniye Vakfı

Sonra onu, karar-ı mekinde /yumurtaya ulaşma imkanı veren yerde döllenmiş yumurta haline getirdik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Erkeğin tohumu /menisi kadının üreme organına bırakıldıktan sonra karar-ı mekin'e yani yumurtaya ulaşmasına imkan veren yere kendi gücüyle ulaşır (Tarık 86/6), orada yumurtayla birleşerek nutfeyi /döllenmiş yumurtayı oluşturur (Abese 80/18-20). Çocuğun cinsiyeti ve diğer özellikleri bu sırada belli olur (Necm 53/45-46, Maide 5/32, Enbiya 21/35). Nutfe, karar-ı mekinden (yumurtalık ile rahim tüpü arası bölgeden), bir süre kalacağı müstekarra yani rahim tüpüne, oradan da doğuma kadar kalacağı müstevdaa yani rahime geçer (En'am 6/98). Böylece oluşum, üç karanlık yerde tamamlanmış olur (Zümer 39/6).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra onu karar-ı mekinde nutfe (döllenmiş yumurta) haline getirdik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karar, kalınabilecek rahat yere denir. Ebu Hanife'ye göre suyun kendi gücüyle gidip kaldığı her yere bu ad verilir (lisan'ul-Arab). Mekin; bir şey üzerinde gücü ve etkisi olan şeydir(el-Mısbah'ul-munir). Öyleyse nutfenin oluştuğu yer, hem onun kalmasına imkan veren hem de oluşmasına etki eden yerdir. O yer, ana rahminden başkası değildir. Rahim, erkeğin spermi ile kadının yumurtasının kalabileceği, nutfeye dönüşeceği, değişeceği, gelişeceği ve dünyada yaşayabilecek güce erişeceği yerdir. Öyleyse nutfe, erkeğin spermi ile kadının yumurtasının birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurtadır.

Şaban Britch

Sonra onu sağlam bir yerde (rahimde) bir su damlası haline getirdik.

Şaban Piriş

Sonra onu sağlam bir kalış yerinde, bir sperm yaptık.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra onu çok dayanaklı bir karargahta bir damlacık yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then We made him evolve from a Notfa Amshag (union of male & female seeds) the Zygot which We embedded in the depth of a safe and secure position, the womb

Abdul Haleem

then We placed him as a drop of fluid in a safe place,

Abdullah Yusuf Ali

Then We placed him as (a drop of) sperm in a place of rest, firmly fixed;

Abul A'la Maududi

then We made him into a drop of life-germ, then We placed it in a safe depository,

Aisha Bewley

then made him a drop in a secure receptacle;

Al-Hilali & Khan

Thereafter We made him (the offspring of Adam) as a Nutfah (mixed drops of the male and female sexual discharge and lodged it) in a safe lodging (womb of the woman).

Ali Quli Qarai

Then We made him a drop of [seminal] fluid [lodged] in a secure abode.

Amatul Rahman Omar

Then We reduce him to a drop of sperm (and place him) in a safe depository;

Arthur John Arberry

then We set him, a drop, in a receptacle secure,

Bijan Moeinian

Subsequently, I reproduced him by placing the fertilized egg in a safe place (mother’s womb. )

E. Henry Palmer

then we made him a clot in a sure depository;

Edip-Layth

Then We made him a seed in a safe lodging.

George Sale

afterwards We placed him in the form of seed in a sure receptacle:

Hamid S. Aziz

We have created man from an extract of clay;

Mahmoud Ghali

Thereafter We made him a sperm-drop, in an established residence.

Marmaduke Pickthall

Then placed him as a drop (of seed) in a safe lodging;

Mohamed Ahmed - Samira

Then We placed him as a sperm in a firmly established lodging;

Muhammad Asad

and then We cause him to remain as a drop of sperm in [the wombs] firm keeping,

Mustafa Khattab

then placed each ˹human˺ as a sperm-drop[1] in a secure place,

Progressive Muslims

Then We made him a seed in a safe lodging.

Rashad Khalifa

Subsequently, we reproduced him from a tiny drop, that is placed into a well protected repository.

Sahih International

Then We placed him as a sperm-drop in a firm lodging.

Sam Gerrans

Then We placed him as a sperm-drop in a secure fixed lodging;

Shabbir Ahmed

Then placed him as the male and female gamete (the product of conception) in a safe lodging.

Syed Vickar Ahamed

Then We placed him like (a drop of) semen firmly fixed, in a place of (its) rest;

Taqi Usmani

Then We made him a sperm-drop in a firm resting place.

The Monotheist Group

Then We made him a seed in a safe lodging.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩