Diyanet İşleri
Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 73. ayet. وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
veinneke leted`ûhüm ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.
Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3
Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.
Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.
Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 73–74. ayetler için yazılmıştır.
73-74. Yüce Allah, yukarda geçen âyetlerde iman etmeyi gerektiren bütün sebebleri ve imana mani olan hususları söz konusu etmiş, bu manilerin tutarsızlıklarını teker teker dile getirmiştir. Yüce Allah, imanın manileri arasında onların şunları saymıştır: (1) Kalplerinin gaflet içerisinde oluşunu. (2) İlâhi buyruklar üzerinde gereği gibi düşünmediklerini. (3) Atalarına uyduklarını. (4) Peygamberlerinin deli olduğunu söylediklerini ki bunlara dair açıklamalar yukarda geçti. İman etmelerini gerektiren hususlar arasında da şunları saymıştır: (1) Kur’ân-ı Kerîm üzerinde dikkatle düşünmek. (2) Allah’ın nimetini kabul ile karşılamak. (3) Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i tanımak, durumunu, onun tam anlamı ile doğru sözlü ve güvenilir birisi olduğunu bilmek. (4) Onun onlardan herhangi bir ücret istememesi, aksine bütün çabasının onların menfaat ve maslahatlarına yönelik olması. (5) Kendilerini davet ettiği yolun “dosdoğru bir yol” olmasıdır. Ki bu yol, dosdoğru olduğu için gereğince amelde bulunacaklara kolaylaştırılmıştır. Maksada ulaşmayı da alabildiğine yakınlaştırmıştır. Hanif ve müsamahakâr bir yoldur. Yani tevhidde hanif, amelde müsamahakârdır. Senin onları dosdoğru yola davet edişin, hakkı bulmak isteyenlerin sana tâbi olmalarını gerektirir. Zira bu, akılların ve fıtratların güzel olduğuna ve maslahatlara uygun düştüğüne şahitlik ettiği hususlardan birisidir. Bunlar sana tâbi olmayacak olurlarsa nereye gidecekler? Hiç şüphesiz ellerinde sana uymalarına gerek bırakmayacak ve kendilerine yeterli gelecek herhangi bir şeyleri yoktur. Çünkü onlar “yoldan sapıyorlar.” Yüce Allah’a ulaştıran, O’nun lütuf ve ihsan yurdu olan cennetine götüren yoldan uzak kalmışlar ve sapıtmışlardır. Onların elinde bulunan, sapıklıktan, bilgisizlikten başkası değildir. Zaten hakka aykırı davranan herkesin bütün işlerinde haktan uzak ve sapmış bir kimse olması kaçınılmaz bir şeydir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Eğer senin çağrını kabul etmezlerse bil ki onlar ancak hevâlarına uymaktadırlar. Allah’tan bir hidâyet olmaksızın hevâsına uyandan daha sapık kim olabilir ki?” (el-Kasas, 28/50)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Muhakkak ki sen, onları ve diğerlerini içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola davet ediyorsun ki o yol; İslam yoludur.
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dua
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Dua
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Ortak kavram: Dua
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Sen onları gerçekten de dosdoğru bir yola çağırıyorsun,
Ve, doğrusu sen onları gerçekten dosdoğru bir yola çağırıyorsun;
Muhakkak ki sen, onları sırat-ı müstakime davet edersin.
Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
Gerçek şu ki sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Aslında, onları, dosdoğru yola çağırıyorsun.
Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Kuşku yok ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun.
Kuşku yok ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun.
Doğrusu, sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun.
Doğrusu sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun
Kuşkusuz sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Kuşkusuz sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Kuşkusuz sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
Hakıykatde sen onları doğru bir yola da'vet ediyorsun.
Aslında sen, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.
Sen onları şüphesiz ki dosdoğru yola davet edersin.
Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Sen onları, kesinlikle doğru bir yola çağırıyorsun dipnot 1 .
Sen onları elbette doğru yola çağırıyorsun.
Aslında sen onları dosdoğru yola çağrıyorsun.
Aslında sen onları dosdoğru yola çağrıyorsun.
Şu bir gerçek ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Besides, you are indeed the best guide who does lead them to righteousness, the path of Allah.
You call them to a straight path
But verily thou callest them to the Straight Way;
You are calling them to a Straight Way,
You are calling them to a straight path.
And certainly, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) call them to the Straight Path (true religion - Islâmic Monotheism).
Indeed you invite them to a straight path,
And most surely you are calling them to a straight and right path.
Assuredly thou art calling them to a straight path;
In fact, you are inviting them to the straight path (and it is sad that they cannot see it that way. )
And, verily, thou dost call them to a right way;
You are inviting them to a Straight Path.
Thou certainly invitest them to the right way:
Or do you ask them for a tribute? But the bounty of your Lord is better, for He is the best of those who provide.
And surely you are indeed calling them to a straight Path.
And lo! thou summonest them indeed unto a straight path.
You are surely calling them to the right path.
And, verily, thou callest them onto a straight way –
And surely you are calling them to the Straight Path,
And you are inviting them to a Straight Path.
Most assuredly, you are inviting them to a straight path.
And indeed, you invite them to a straight path.
And thou invitest them to a straight path;
And, verily, you call them onto a Straight Path.
But surely you call them to the Straight Way:
Surely you are inviting them to a straight path,
Andyou are inviting them to a straight path.