Diyanet İşleri
Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Nahl suresi
Nahl suresi, 34. ayet. فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
feeṣâbehüm seyyietü mâ `amilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.
Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı Nahl 22–34 3
İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükafatlandırır.
Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.
(O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
34. İşte “bunun için de işlediklerinin kötülüğü” amellerinin cezası ve bunun etkileri “başlarına geldi ve alay edip durdukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.” Zira onlar, peygamberleri azap ile kendilerini korkutup uyardığında o azap ile alay ediyorlar, bu azabı haber verenlerle de dalga geçiyorlardı. İşte kendisi ile alay ettikleri o azap başlarına geldi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yaptıkları amellerin cezaları onları buldu ve kendilerine hatırlatıldığı zaman alay ettikleri azap onları kuşatıverdi.
Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği…
Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.
Aynı kök: هزا (34 geçiş)
İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…
Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…
Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonunda yaptıklarının kötülükleri onlara ulaşmış ve alay etmiş oldukları şey onları çepeçevre kuşatmış (olacak)tır. dipnot 1
En sonunda yaptıkları kötülüklerin hedefi haline geldiler: alay edip durdukları şey tarafından çepeçevre kuşatıldılar.
Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.
Bu yüzden yaptıklarının getirisi olan kötülükler kendilerine isabet etti ve kendisiyle alay edip durdukları şey kendilerini çepeçevre kuşattı.
Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.
Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.
Sonunda, yaptıkları kötülükler başlarına yıkıldı. Ve alay ettikleri şey onları kuşattı.
Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey, onları kuşattı.
Yaptıkları kötülükler onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.
Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.
Onun için yaptıklarının fenalıkları başlarına musibet oldu ve alay ettikleri şey kendilerini sarıverdi.
Onun için amellerinin fenalıkları başlarına musibet oldu ve istihza ettikleri şey kendilerini sarıverdi
Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.
Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey kendilerini sarıp kuşatıverdi.
Onun için yapdıklarının cezası onları çarpmış, istihza edegeldikleri (hakıykat) çepçevre kendilerini kuşatıvermişdir.
Bunun için işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.
(28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.
Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.
Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.
Sonunda işlediklerinin kötü sonuçları başlarına geldi ve hafife aldıkları şey onları kuşattı dipnot 1 .
Yaptıkları işlerin kötü tarafları onlara gelip çattı da hafife aldıkları o şey başlarına geldi.
Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.
Onlara, yaptıklarının kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.
Sonunda, yapıp ettiklerinin kötülükleri başlarına musibet olmuş, alay edip durdukları şey kendilerini sarıvermişti.
By consequence, did the evil line of conduct to which they committed themselves and the evil deeds they conferred on themselves spring back and recoil on them, and they were beset on all sides by the same material and immaterial things they had turned in to ridicule.
So the evil they had done hit them and they were surrounded by the very thing they had mocked.
But the evil results of their deeds overtook them, and that very (Wrath) at which they had scoffed hemmed them in.
The evil consequences of their misdeeds overtook them and what they mocked at overwhelmed them.
The evil actions they did assailed them. They were engulfed by what they mocked.
Then, the evil results of their deeds overtook them, and that at which they used to mock at surrounded them.
So the evils of what they had earned visited them, and they were besieged by what they used to deride.
So that the evil consequences of their deeds afflicted them. And (that punishment) which they used to look down upon encompassed them.
So the evil things that they wrought. smote them, and they were encompassed by that they mocked at.
It was their own wrongdoings which caught up with them and the very things they were mocking at came back to haunt them.
And the evil which they had done befell them, and that environed them at which they used to mock!
Thus, the evil of their work afflicted them, and they were surrounded by what they used to make fun of!
The evils of that which they committed, reached them; and the divine judgment which they scoffed at, fell upon them.
So that the evil which they had done smote them, and that which they mocked surrounded (imprisoned, restricted, hemmed them in).
So the odious (deeds) that they did afflicted them, and that which they used to mock (Or: they were mocking) redounded on them.
So that the evils of what they did smote them, and that which they used to mock surrounded them.
The evil they perpetrated overtook them, and what they mocked has turned upon them.
for all the evil that they had done fell [back] upon them, and they were overwhelmed by the very thing which they had been wont to deride.
Then the evil ˹consequences˺ of their deeds overtook them, and they were overwhelmed by what they used to ridicule.
Thus, the evil of their work afflicted them, and they were surrounded by that which they used to make fun of!
They have incurred the consequences of their evil works, and the very things they ridiculed came back to haunt them.
So they were struck by the evil consequences of what they did and were enveloped by what they used to ridicule.
And there befell them the evil deeds that they did, and there surrounded them that whereat they mocked.
All the evil that they had done fell back upon them, and the very thing they used to mock, surrounded them.
Then the evil results of their actions came upon them, and that very (anger of Allah) at which they had mocked surrounded them.
So, the evils of what they did overtook them, and they were encircled by the very thing they used to ridicule.
Thus is was, that the evil of their work has afflicted them, and they will be surrounded by that which they used to mock.