Nahl suresi

Nahl suresi, 34. ayet

Nahl suresi, 34. ayet. فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

feeṣâbehüm seyyietü mâ `amilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

Diyanet İşleri

Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 31–37 · surenin 34. ayeti / 128

Konu Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı Nahl 22–34 3

  1. Nahl 31

    İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükafatlandırır.

  2. Nahl 32

    Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.

  3. Nahl 33

    (O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  4. 34

    Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

  5. Nahl 35

    Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

  6. Nahl 36

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

  7. Nahl 37

    Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

34. İşte “bunun için de işlediklerinin kötülüğü” amellerinin cezası ve bunun etkileri “başlarına geldi ve alay edip durdukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatıverdi.” Zira onlar, peygamberleri azap ile kendilerini korkutup uyardığında o azap ile alay ediyorlar, bu azabı haber verenlerle de dalga geçiyorlardı. İşte kendisi ile alay ettikleri o azap başlarına geldi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yaptıkları amellerin cezaları onları buldu ve kendilerine hatırlatıldığı zaman alay ettikleri azap onları kuşatıverdi.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَصَابَهُمْ feesabehum nihayet onlara ulaştı kök: صوب
  2. سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri kök: سوا
  3. مَا ma
  4. عَمِلُوا۟ amilu yaptıklarının kök: عمل
  5. وَحَاقَ ve haka ve kuşattı kök: حيق
  6. بِهِم bihim onları
  7. مَّا ma şey
  8. كَانُوا۟ kanu kök: كون
  9. بِهِۦ bihi onunla
  10. يَسْتَهْزِءُونَ yestehziune alay ettikleri kök: هزا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

  • Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği…

  • Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda yaptıklarının kötülükleri onlara ulaşmış ve alay etmiş oldukları şey onları çepeçevre kuşatmış (olacak)tır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette insanlara isabet eden kötülükler onların yaptıklarının karşılığı olarak belirtilmekte, aynı şekilde alay ettikleri şeyin kendilerini kuşatmasında da alaycılık "sebep", kuşatılmak ise "sonuç" olarak verilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

En sonunda yaptıkları kötülüklerin hedefi haline geldiler: alay edip durdukları şey tarafından çepeçevre kuşatıldılar.

Muhammed Esed

Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.

Ahmed Hulusi

Bu yüzden yaptıklarının getirisi olan kötülükler kendilerine isabet etti ve kendisiyle alay edip durdukları şey kendilerini çepeçevre kuşattı.

Ali Bulaç

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.

Ali Özek ve heyeti

Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

Ali Rıza Safa

Sonunda, yaptıkları kötülükler başlarına yıkıldı. Ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey, onları kuşattı.

Edip Yüksel

Yaptıkları kötülükler onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için yaptıklarının fenalıkları başlarına musibet oldu ve alay ettikleri şey kendilerini sarıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için amellerinin fenalıkları başlarına musibet oldu ve istihza ettikleri şey kendilerini sarıverdi

Erhan Aktaş

Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

Gültekin Onan

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey kendilerini sarıp kuşatıverdi.

Hasan Basri Çantay

Onun için yapdıklarının cezası onları çarpmış, istihza edegeldikleri (hakıykat) çepçevre kendilerini kuşatıvermişdir.

İbni Kesir

Bunun için işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

Mehmet Alagaş

(28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.

Süleyman Ateş

Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıkları işlerin kötü tarafları onlara gelip çattı da hafife aldıkları o şey başlarına geldi.

Şaban Britch

Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.

Şaban Piriş

Onlara, yaptıklarının kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda, yapıp ettiklerinin kötülükleri başlarına musibet olmuş, alay edip durdukları şey kendilerini sarıvermişti.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

By consequence, did the evil line of conduct to which they committed themselves and the evil deeds they conferred on themselves spring back and recoil on them, and they were beset on all sides by the same material and immaterial things they had turned in to ridicule.

Abdul Haleem

So the evil they had done hit them and they were surrounded by the very thing they had mocked.

Abdullah Yusuf Ali

But the evil results of their deeds overtook them, and that very (Wrath) at which they had scoffed hemmed them in.

Abul A'la Maududi

The evil consequences of their misdeeds overtook them and what they mocked at overwhelmed them.

Aisha Bewley

The evil actions they did assailed them. They were engulfed by what they mocked.

Al-Hilali & Khan

Then, the evil results of their deeds overtook them, and that at which they used to mock at surrounded them.

Ali Quli Qarai

So the evils of what they had earned visited them, and they were besieged by what they used to deride.

Amatul Rahman Omar

So that the evil consequences of their deeds afflicted them. And (that punishment) which they used to look down upon encompassed them.

Arthur John Arberry

So the evil things that they wrought. smote them, and they were encompassed by that they mocked at.

Bijan Moeinian

It was their own wrongdoings which caught up with them and the very things they were mocking at came back to haunt them.

E. Henry Palmer

And the evil which they had done befell them, and that environed them at which they used to mock!

Edip-Layth

Thus, the evil of their work afflicted them, and they were surrounded by what they used to make fun of!

George Sale

The evils of that which they committed, reached them; and the divine judgment which they scoffed at, fell upon them.

Hamid S. Aziz

So that the evil which they had done smote them, and that which they mocked surrounded (imprisoned, restricted, hemmed them in).

Mahmoud Ghali

So the odious (deeds) that they did afflicted them, and that which they used to mock (Or: they were mocking) redounded on them.

Marmaduke Pickthall

So that the evils of what they did smote them, and that which they used to mock surrounded them.

Mohamed Ahmed - Samira

The evil they perpetrated overtook them, and what they mocked has turned upon them.

Muhammad Asad

for all the evil that they had done fell [back] upon them, and they were overwhelmed by the very thing which they had been wont to deride.

Mustafa Khattab

Then the evil ˹consequences˺ of their deeds overtook them, and they were overwhelmed by what they used to ridicule.

Progressive Muslims

Thus, the evil of their work afflicted them, and they were surrounded by that which they used to make fun of!

Rashad Khalifa

They have incurred the consequences of their evil works, and the very things they ridiculed came back to haunt them.

Sahih International

So they were struck by the evil consequences of what they did and were enveloped by what they used to ridicule.

Sam Gerrans

And there befell them the evil deeds that they did, and there surrounded them that whereat they mocked.

Shabbir Ahmed

All the evil that they had done fell back upon them, and the very thing they used to mock, surrounded them.

Syed Vickar Ahamed

Then the evil results of their actions came upon them, and that very (anger of Allah) at which they had mocked surrounded them.

Taqi Usmani

So, the evils of what they did overtook them, and they were encircled by the very thing they used to ridicule.

The Monotheist Group

Thus is was, that the evil of their work has afflicted them, and they will be surrounded by that which they used to mock.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩