Diyanet İşleri
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
Nebe suresi
Nebe suresi, 2. ayet. عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
`ani-nnebei-l`ażîm.
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.
1-3. Yani şu Allah’ın âyetlerini yalanlayanlar, ne hakkında soruşturup duruyorlar? Daha sonra hakkında soruşturup durdukları hususu açıklayarak şöyle buyurmaktadır: “Hakkında anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi.” Yani yalanlamak ve uzak bir ihtimal görmek yönünde aralarında uzun boylu ihtilafa düştükleri ve anlaşmazıkların yaygınlık kazandığı o büyük haber hakkında birbirlerine soru sorup duruyorlar.
Halbuki o, herhangi bir şüpheyi kabil olmayan ve herhangi bir tereddüdün yaklaşamayacağı bir haberdir. Ancak Rablerine kavuşacaklarını yalanlayanlar, can yakıcı azabı görmedikleri sürece kendilerine her türlü âyet, belge ve mucize gelecek olsa dahi iman etmezler. Bundan dolayı Allah, şöyle buyurmaktadır:
4-5. Azap tepelerine indiği vakit, cehenneme sürüklene sürüklene, itile kakıla götürülecekleri vakit yalanladıkları şeyin mahiyetini bileceklerdir. O vakit onlara şöyle denilecek: “İşte bu, sizin yalan saydığınız ateştir.” (et-Tûr, 52/14)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar birbirine büyük bir haber hakkında soruyorlar. O da, yeniden diriliş haberini barındıran peygamberlerine indirilmiş olan bu Kur'an’dır.
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(2, 3) Anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi.
O muazzam (olayın) müthiş haberini mi?
O müthiş (yeniden dirilme) haberini (mi),
Azametli Haberi mi (ölüm sonrasında yaşamın devamı)?
O büyük haberi mi?
(İnanıp inanmamakta) büyük haberi mi?
Büyük Haberi mi?
- Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi mi?
Büyük haberi mi? dipnot 1
Büyük haberi mı?
O büyük haberden (kıyametten) mi?
O büyük haberden (kıyametten) mi?
Büyük haberden mi?
Büyük haberden mi?
Büyük haberden mi?
O büyük haberi mi?
(2-3) Hakkında ihtilaf edici oldukları o büyük haberi (mi)?
Büyük haberi mi?
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
O büyük haberi mi?
O büyük haberden mi?
O büyük ve önemli haberi dipnot 1 ,
O büyük haberi dipnot 1 ?
Büyük haberi mi?
Büyük haberi mi?
O büyük haberden mi?
is it the great news of resurrection.
The momentous announcement
Concerning the Great News,
Is it about the awesome tiding
About the momentous news:
About the great news, (i.e. Islâmic Monotheism, the Qur’ân, which Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم brought and the Day of Resurrection)
[Is it] about the great tiding,
(Is it) about the greatly important and very useful announcement leading to knowledge;
Of the mighty tiding
… disputing the happening of. .
Of the mighty information
About the grand news.
Concerning the great news of the resurrection,
About the Great News,
Of the tremendous tidings, (The Arabic word is singular).
(It is) of the awful tidings,
(Is it) of the great announcement
About the awesome tiding [of resurrection],
About the momentous news,
About the grand news.
The great event.
About the great news -
About the tremendous report
About the Great News!
Concerning the great news,
About the Great Event
About the significant news.