Ra'd suresi

Ra'd suresi, 2. ayet

Ra'd suresi, 2. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

allâhü-lleẕî rafe`a-ssemâvâti bigayri `amedin teravnehâ ŝümme-stevâ `ale-l`arşi veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî liecelim müsemmâ. yüdebbiru-l'emra yüfeṣṣilü-l'âyâti le`alleküm biliḳâi rabbiküm tûḳinûn.

Diyanet İşleri

Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 1–5 · surenin 2. ayeti / 43

Konu Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz Ra'd 1–6 3

  1. Ra'd 1

    Elif Lam Mim Ra. İşte bunlar Kitab'ın ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.

  2. 2

    Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

  3. Ra'd 3

    O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

  4. Ra'd 4

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

  5. Ra'd 5

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. Yüce Allah yaratanın, idare edenin, azamet ve egemenlik sahibi olanın sadece kendisi olduğunu ve bunun da yegane mabud oluşuna ve O’ndan başka hiçbir kimseye ibadet etmemek gerektiğine delâlet ettiğini haber vermektedir: “Allah, gökleri” büyüklüklerine ve genişliklerine rağmen o muazzam kudreti ile “gördüğünüz şekilde direksiz yükselten” Yani bu göklerin altında herhangi bir direk bulunmamaktadır. Çünkü göklerin direkleri bulunsaydı sizin onları görmeniz gerekirdi. Gökleri ve yeri böylece yarattıktan “sonra” tüm yaratılmışların üstünde, en yukarda bulunan o muazzam “Arş üzerine” celâline yakışan ve kemaline layık bir surette “istivâ eden ve güneşle ayı” kulların menfaati, hem onların hem hayvanlarının hem de mahsullerinin faydası için “(sizin hizmetinize) boyun eğdirendir ki her biri” yani güneş ve ayın her biri her şeye muktedir ve her şeyi bilen Allah'ın idaresi ile “(kendi yörüngesinde) belirli bir süreye kadar” oldukça düzenli bir şekilde “akıp gider.” Onlar, bu akıp gidişlerine ara vermezler. Araya fasıla girmez ve bu, “belirli bir süreye kadar” böyle devam edecektir. Bu süre ise Yüce Allah’ın bu kâinatı katlayıp dürmesi ve mahlukatı ebedi kalış yurdu olan âhiret yurduna taşıması, yani kıyamettir. Bu süre geldi mi Yüce Allah, gökleri ve yeri katlayıp dürecek ve yeri başka bir yerle değiştirecektir. Güneş ve ay dürülecek ve bir araya getirilecekler. Sonra da onlara ibadet edenler, bunların ibadet edilmeye layık olmadıklarını görsünler diye ateşe atılacaklardır. İşte o vakit onlara ibadet edenler, son derece pişmanlık duyacaklar ve o kâfirler bu iddialarında yalancı olduklarını anlayacaklardır.

“O, bütün işleri idare eder. Âyetleri de genişçe açıklar” Burada hem yaratma hem de emir ve idare bir arada ifade edilmiştir. Yani azamet sahibi Allah, Arş’a yani hükümdarlık tahtına istivâ etmiştir. Gerek ulvi gerek süfli alemdeki bütün işleri idare eder. Yaratır, rızık verir, zengin kılar, fakir bırakır, kimi kavimleri yükseltirken başkalarını alçaltır, aziz eder, zelil kılar, küçük düşürür, yükseltir, yüceltir, yanılmaları telafi etme fırsatını verir, sıkıntıları açar… kısaca ezelden beri bilip de kaleminin kaydettiği takdirleri vakti gelince gerçekleştirir. Şerefli meleklerini, idare etmekle görevlendirdiği işlerini uygulamak üzere gönderir. İlahi kitapları peygamberlerine indirir, kulların gerek duyacakları şer’î hükümleri, emir ve yasakları beyan eder. Bunları en ileri derecede açıklar ve vuzuha kavuşturur “ki” size göstermiş olduğu hem afakî delillerle hem de üzerinize indirmiş olduğu bu Kur’an âyetleri ile “Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.” Çünkü delillerin çokluğu, bunların açık ve seçik olması, özellikle öldükten sonra diriliş, amel defterlerinin verilmesi, kabirlerden çıkartılış gibi büyük itikadi konularda olmak üzere bütün ilâhi buyruklar hakkında kesin bir bilginin, yakînin hasıl olmasının sebebleri arasında yer alır. Aynı şekilde Yüce Allah’ın hikmeti sonsuz olduğu, yaratıkları asla boşuna yaratmadığı ve onları başıboş bırakmayacağı da bilinen bir husustur. O, kullarına emir vermek ve birtakım yasaklar koymak üzere peygamberlerini gönderip kitaplarını indirdiğine göre insanları, amellerin karşılığını vereceği, iyilik yapanlara en güzel şekilde mükâfat verip kötülük yapanları da kötülüklerinin karşılığı ile cezalandıracağı bir yurda götürmesi de kaçınılmaz bir şeydir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah gökleri gördüğünüz gibi herhangi bir dayanak olmadan yükseltip yaratandır. Sonra temsîl (benzetme) ve tekyîf (keyfiyet verme) olmaksızın şanına yakışır bir şekilde arşın üzerine yükselmiştir. Güneşi ve ayı faydalanmaları için mahlukatının hizmetine sunmuştur. Güneş ve aydan her biri Allah'ın ilmiyle belirli bir süre (yörüngelerinde) akıp gitmektedir. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- göklerde ve yerdeki işleri dilediği gibi yönetmektedir. Kıyamet günü Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız ve o güne salih amellerle hazırlık yapasınız diye kudretine delalet eden ayetleri açıklar.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱللَّهُ allahu Allah kök: اله
  2. ٱلَّذِى llezi odur ki
  3. رَفَعَ rafea yükseltti kök: رفع
  4. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri kök: سمو
  5. بِغَيْرِ bigayri olmadan kök: غير
  6. عَمَدٍۢ amedin bir direk kök: عمد
  7. تَرَوْنَهَا ۖ teravneha görebileceğiniz kök: راي
  8. ثُمَّ summe sonra
  9. ٱسْتَوَىٰ steva istiva etti kök: سوي
  10. عَلَى ala üzerine
  11. ٱلْعَرْشِ ۖ l-arşi Arş kök: عرش
  12. وَسَخَّرَ ve sehhara ve boyun eğdirdi kök: سخر
  13. ٱلشَّمْسَ ş-şemse güneşi kök: شمس
  14. وَٱلْقَمَرَ ۖ velkamera ve ay'ı kök: قمر
  15. كُلٌّۭ kullun her biri kök: كلل
  16. يَجْرِى yecri akıp gitmektedir kök: جري
  17. لِأَجَلٍۢ liecelin bir süre için kök: اجل
  18. مُّسَمًّۭى ۚ musemmen belirli kök: سمو
  19. يُدَبِّرُ yudebbiru düzenliyor kök: دبر
  20. ٱلْأَمْرَ l-emra işi(ni) kök: امر
  21. يُفَصِّلُ yufessilu açıklıyor kök: فصل
  22. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayerleri kök: ايي
  23. لَعَلَّكُم leallekum böylece
  24. بِلِقَآءِ bilika'i karşılaşacağınıza kök: لقي
  25. رَبِّكُمْ rabbikum Rabbinizle kök: ربب
  26. تُوقِنُونَ tukinune kesin olarak inanırsınız kök: يقن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri…

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte…

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da…

  • Aynı kök: عرش (33 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır.…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş)

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş)

    O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, iradesiyle ilgili vahyi kullarından…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için,…

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş, dipnot 1 sonra arşa istiva etmiş, güneşi ve ayı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Rabbinizle karşılaşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "Allah gökleri gördüğünüz üzere direksiz yükseltti" şeklinde de tercüme edilmektedir. Ancak bizim tercihimiz, göklerin direklerinin görünmez de olsa varlığı esasına dayalıdır ve "zamirlerin kendilerine en yakın ilgili kelimeyle ilişkili görülmesi" şeklindeki dil bilgisi kuralının da öncelikli sonucudur. Benzer mesaj: Lokmân 31:10.
  2. metne dön, dipnot 2
    [Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.

Mustafa İslamoğlu

Allah ise, gökleri, gördüğünüz bir destek olmaksızın inşa edip sonra da mutlak hükümranlık makamına kurulan tek güçtür. O, her biri belirli bir süreye kadar (görevlerini) icra edecek olan güneş ve ayı belli bir yasaya bağlamış, varlığı çekip çevirmektedir. İlahi mesajları size ayrıntılı olarak açıklıyor; belki bu sayede Rabbinize (hesap vermek üzere) kavuşacağınıza gönülden inanırsınız.

Muhammed Esed

Gökleri, görülebilir herhangi bir destek, dayanak olmadan yükselten ve sonra da kudret ve hükümranlık tahtına kurulan Allah'tır; her biri -(O'nun tarafından) belirlenmiş bir süre için- kendi seyrini sürdüren güneşi ve ayı (koyduğu yasalara) tabi tutan O'dur; var olan her şeyi (yöneten), çekip çeviren de O. Bütün bu mesajları açık açık dile getiriyor ki, (Yargı Günü'nde) Rabbinizin huzuruna çıkacağınıza yürekten kesin bir biçimde inanasınız.

Ahmed Hulusi

(İsmi) Allah (olan), "HU"dur ki semaları (algılanan madde ötesi boyutları - bilinç {yedi nefs} mertebelerini) gördüğünüz bir şeye dayanaksız yükseltti (Farklı algılama sistemlerine dayalı farklı boyutlar meydana getirerek oluşturdu)! Sonra Arş üzerine istiva etti (Esma'sının özelliklerini Fiiller aleminde hükümran kıldı)! Güneş'i, Ay'ı hükmünün açığa çıkması için işlevlendirmiştir; her biri belli bir ömre sahip olarak işlevine devam eder. . . Hükmü doğrultusunda (her şeyi) oluşturur - yönlendirir; tüm detaylarıyla var eder; Rabbinizin likasına (hakikatinizdeki Rabbinizin Esma'sının açığa çıkışının farkındalığına) yakin sahibi olmanız için.

Ali Bulaç

Allah O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.

Ali Özek ve heyeti

Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş'a istivâ eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip âyetleri açıklamaktadır.

Ali Rıza Safa

Allah, görebileceğiniz bir destek olmadan gökleri yükseltmiş, sonra, egemen bir erk oluşturmuştur. Güneşi ve ayı da buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek tümü akıp gider. Tüm işleri yönetir. Ayetleri, ayrıntılı olarak açıklıyor; Efendinize kavuşacağınıza, belki kesin olarak inanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra hükümranlık tahtını/tüm kainatı kaplayan, Güneş'i ve Ay'ı emrine boyun eğdiren Allah'tır. Bunların her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.

Edip Yüksel

Görebileceğiniz bir direk olmadan gökleri yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır. Hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. Tüm işleri kontrol eder ve ayetleri detaylı olarak açıklar ki Efendinizle kavuşma konusunda kuşkunuz kalmasın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Görebileceğiniz bir direk olmadan gökleri yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır. Hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. Tüm işleri kontrol eder ve ayetleri detaylı olarak açıklar ki Rabbinizle kavuşma konusunda kuşkunuz kalmasın

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah O'dur ki görüyorsunuz gökleri direksiz yükseltti, sonra Arş üzerine hükümranlığını kurdu, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi; herbiri belirli bir vakte kadar akıp gidiyor; herşeyi yönetiyor ve ayetleri açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınıza kesin olarak inanasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah odur ki Semalara direksiz irtifa' verdi, onları görüyorsunuz, sonra Arş üzerine istiva buyurdu ve Şems-ü Kameri teshır eyledi, her biri müsemma bir ecel için cereyan ediyor, emri tedbir, ayetleri tafsıl eyliyor ki sizler rabbınızın likasına yakin hasıl edesiniz

Erhan Aktaş

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele dipnot 1 doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Ayetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak iman edersiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Belirlenmiş bir süre.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele dipnot 1 doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Âyetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Belirlenmiş bir süre.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele dipnot 1 doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Âyetleri dipnot 2 ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Belirlenmiş bir süre.
  2. metne dön, dipnot 2
    Varlığını ve gücünün büyüklüğünü gösteren kanıtları.

Gültekin Onan

Tanrı O'dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir ecele kadar akıp gitmektedirler. Her buyruğu evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.

Hasan Basri Çantay

Allah Odur ki gökleri (şu) görmekde olduğunuz (şekilde) direksiz yükseltmişdir, sonra (emri) arş üzerinde hükümran olmuşdur, güneşi, ayı da teshir etmişdir ki (bunların) her biri muayyen vakta kadar (seyr ve) cereyan eder. Her işi yerli yerinde O tedbir (ve idare) eder, ayetleri O açıklar. Taki Rabbinize kavuşacağınızı iyice bilesiniz.

İbni Kesir

Allah O'dur ki; gökleri gördüğünüz gibi yükseltmiş, sonra Arş'a hükmetmiştir. Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Bunların her biri belli bir süreye kadar hareket edecektir. İşleri yürütür. Rabbınızla karşılaşacağınıza kesin olarak inanmanız için ayetleri uzun uzun açıklar.

Mehmet Alagaş

(1-5) Elif Lâm Mîm Râ. Bunlar Rabbinden sana gerçek olarak indirilmiş kitabın ayetleridir, insanların çoğunluğu inanmıyorlar. Allah, semaları sütunsuz / direksiz yükseltendir ki onları görüyorsunuz, sonra tahta / arşa kuruldu, güneşi ve ayı emre amade hale getirdi, hepsi belirli süreye kadar akar / cereyan eder, işler / emirler idare edilir. Ayetleri detaylandırıyoruz ki böylelikle belki Rabbinizle buluşacağınıza ikna olursunuz. Arzı uzatan O’dur. (Med, Cezir) içerisinde sabiteler ve nehirler yaptı, onun içinde / arzda her bir ürünü ikişerli, erkek ve dişi eşli yaptı , geceyle gündüzü kaplar, muhakkak ki bunda, düşünen / fikir üreten kavim için ayetler vardır. Arzda birbirine yakın komşu kara parçaları / kıtalar yaptı , üzümden, ekinden, salkımlı ve salkımsız hurmadan , bahçeler, tek bir suyla sulanır (su aynı lakin ürünler farklı) yeme olarak bazısını bazısına üstün etmişizdir / değerli / faziletli etmişizdir. (Fazilet insan için olursa erdem) İşte bunda akleden bir kavim için ayetler vardır. Eğer hayret edeceksen şuna hayret et ki onların sözleri, biz toprak olduğumuz zaman mı yeniden yaratılacağız demek oldu. İşte onlar Rablerini yok sayanlardır. (Ortada bir Rab yok düşüncesi onları ne hale getirmiş birinin bunu yapabileceğine tekrar yaratılabileceğine inanamıyorlar) İşte onların boyunlarında halkalar / tasmalar olacaktır. İşte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar. 6,7, RABBİN ZULÜM YAPMALARINA RAĞMEN İNSANLARI BAĞIŞLAYANDIR) Güzellikten önce kötülüğün gelmesini senden çabucak istiyorlar , k esinlikle ve kesinlikle onlardan önce de birçok örnekleri geldi geçti , muhakkak ki senin Rabbin, zulüm yapmalarına rağmen insanları bağışlayandır , muhakkak ki Rabbinin misillemesi şiddetlidir. Kafirler, keşke O’na / Resule bir mucize indirilse diyorlar , muhakkak ki sen uyarıcısın, her kavmin birer rehberi / yol göstereni vardır. 8,9,10,11,12,13,14,15,16,17, ALLAH BİR KAVİMDE OLANI, ONLAR BİREY OLARAK KENDİLERİNİ DEĞİŞTİRMEDİKLERİ SÜRECE DEĞİŞTİRMEZ) Allah her dişinin neye hamile olduğunu bilir , rahimlerin neyi azalttığını neyi de ziyadeleştirdiğini bilir , her şeyin O’nun yanında bir miktarı vardır , gaybolanı da şahit olunanı da / müşahede edileni de bilir , büyüktür, yücedir. Sizden sözü gizleyen de açığa çıkaranda aynı seviyededir , g ece saklanan kişi de gündüz aşikâr olup ortaya çıkan kişi de aynı seviyededir, onu önünden ve ardından izleyen / takip edenler vardır, Allah’ın emri ile onu korurlar. Allah, bir toplumda olanı, onlar kendilerinde olanı deği ştirinceye kadar değiştirmez. Allah bir topluma kötülük dilediğinde onu geri reddedecek yoktur , onlar için Allah’tan başka dost yoktur. Size korku ve ümit içerisinde şimşeği gösteren O’dur / Allah’tır, yüklü bulutları / ağırlaşmış bulutları oluşturan da O’dur , gök gürlerken O’nu / Allah’ı övgü ile üstün tutar / tesbih eder, Melekler de O’ndan / Allah’tan korkularından onu tesbih ederler , yıldırımlar gönderilir, onu da istediğine isabet ettirir / nasip ettirir. Onlar Allah hakkında çekişiyorlar, O ’nun tuzağı şiddetlidir, gerçek çağrılar / hakiki dualar O’na yapılır, Onun dışında dua ettikleriniz ise size hiçbir şekilde cevap veremezler, O ancak avucunu kendisine gelmesi için suya uzatan biri gibidir, O su, ağızına gelmez, kafirlerin çağrıları ise sapmıştır / yerine ulaşmaz, isteyerek yahut zorla semalardaki ve yer yüzündeki her şey ve de gölgeleri Allah’a secde eder. Semaların ve yer yüzünün Rabbi kim diye söyle? De ki Allah de ki O’nun dışında dost mu edindiniz? Kendilerine dahi bir fayda ve zarar verme egemenliği olmayanları, dost mu edindiniz? De ki kör ile gören aynı seviye de olur mu? Karanlıkla aydınlık aynı seviye de olur mu? Allah’a ortaklar mı yaptılar? O’nun yaratması gibi / Allah’ın yaratması gibi benzer şeyler yaratanlar mı buldular? De ki Allah her şeyi yaratandır. O tektir ve ezicidir / kahhardır. Gökten su indirir, vadilere ayarınca akar, sel, suyun üzerine çıkan köpüğü taşır, ateşte eşya yahut süs yapılırken erittiklerinizde de benzeri bir köpük çıkar. Allah bu şekilde hakiki olanla geçersiz olanı / batılı örneklendirir, köpük ve atık posa gider fakat insanlara faydalı olan ise arzda kalır , işte bu şekilde Allah örnekler verir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, gökleri gördüğünüz gibi herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a istiva eden, Güneş'e de Ay'a da emrine boyun eğdirendir. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi yerli yerince düzenler, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak iman edesiniz.

Süleyman Ateş

Allah odur ki gökleri, görebileceğiniz bir direk olmadan yükseltti, sonra Arş üzerine istiva etti (mülkünün tahtına oturdu), güneşi ve ay'ı iradesine boyun eğdirdi. Her biri, belli bir süre için akıp gitmektedir. (Yaratma) işi(ni) düzenler, ayetleri açıklar ki, Rabbinizle karşılaşacağınıza kesin olarak inanasınız.

Süleymaniye Vakfı

Allah gökleri, görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş olan dipnot 1 , sonra arşa dipnot 2 /yönetimin başına geçen ve Güneş ile Ay'ı hizmete koyandır. Her biri, (kendi yörüngesinde) belli bir süre için akar gider dipnot 3 . Bütün işleri o düzenler dipnot 4 . Rabbinizin huzuruna varacağınızı kesin olarak anlayasınız diye de ayetleri ayrıntılı olarak açıklar dipnot 5 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an, halkın diliyle inmiştir (İbrahim 14/4). Halk dilinde arş, "saltanat koltuğu"dur (Yusuf 12/100, Neml 27/23). Arşa istiva ise "yönetimin başına geçme" anlamındadır. Türkçede de bu anlamda, "padişah tahta çıktı", "falan kişi cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu" gibi ifadeler kullanılır. Dolayısıyla "Allah arşa istiva etti." sözü de kainatın yönetiminin Allah'ın elinde olduğunu ifade eder (A'raf 7/54, Yunus 10/3, Taha 20/5, Furkan 25/59, Secde 32/4, Hadid 57/4).
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5
    Ayetleri yalnızca Allah'ın açıklaması konusu ile ilgili olarak bkz: Hud 11/1-2, Al-i İmran 3/7, Fussilet 41/3.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, gökleri görünür bir direk olmadan yükseltmiştir. Sonra arşa (yönetim merkezine) geçmiş, güneş ve ayı düzenlemiştir. Her biri, belli bir süreye kadar akar gider. İşi çekip çeviren ve bu ayetleri açıklayan O'dur dipnot 1 . Belki Rabbinizle yüzleşme konusunda kesin kanaate varırsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetleri yanlızca Allah'ın açıklaması konusu ile ilgili olarak bkz: Hud 11/1-2, Al-i İmran 3/7, Fussilet 41/3.

Şaban Britch

Allah, gökleri gördüğünüz gibi direksiz olarak yükseltti. Sonra arşa istiva etti. Güneş'e ve Ay'a (kulları için) boyun eğdirdi. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri apaçık açıklamaktadır.

Şaban Piriş

Allah, gökleri gördüğünüz gibi direksiz olarak yükseltti. Sonra arşı istiva etti. Her biri belli bir süreye kadar hareket edecek olan güneş ve ayı buyruğu altına aldı. Kesin olarak Rabbinizle buluşacağınıza inanmanız için buyruğunu yürütüp, ayetleri uzun uzun açıklıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah odur ki, gökleri direksiz yükseltmiştir; görüyorsunuz onları... Sonra arş üzerine egemen olmuştur. Güneş'i ve Ay'ı da boyun eğdirmiştir. Bunların tümü belirlenmiş bir vakte kadar akar dururlar. Oluşu yönlendirir, çekip çevirir O... Ayetleri birer birer gözler önüne serer ki, Rabbinize kavuşacağınıza açık seçik inanasınız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah, the Omnipotent, is He Who raised the heavens with its spheres lying above or outside of each other inlaid with heavenly bodies superstructures that are kept aloft without pillars or visible means* of support that you people can see, then set He Himself on the Throne of Supremacy and dominion, of grace and mercy, and reduced the sun** and the moon to a state of subserviency. Each describing its orbit for a determined period of time. He conducts all affairs and expounds His revelations and clearly displays His cosmic signs to the mind and renders His discourse readily understood so that you people may hopefully realize that you shall inevitably assemble before Him, at the predetermined point of time.

Abdul Haleem

It is God who raised up the heavens with no visible supports and then established Himself on the throne; He has subjected the sun and the moon each to pursue its course for an appointed time; He regulates all things, and makes the revelations clear so that you may be certain of meeting your Lord;

Abdullah Yusuf Ali

Allah is He Who raised the heavens without any pillars that ye can see; is firmly established on the throne (of authority); He has subjected the sun and the moon (to his Law)! Each one runs (its course) for a term appointed. He doth regulate all affairs, explaining the signs in detail, that ye may believe with certainty in the meeting with your Lord.

Abul A'la Maududi

It is Allah Who has raised the heavens without any supports that you could see, dipnot 1 and then He established Himself on the Throne dipnot 2 (of Dominion). And He it is Who has made the sun and the moon subservient dipnot 3 (to a law), each running its course till an appointed term. dipnot 4 He governs the entire order of the universe and clearly explains dipnot 5 the signs that you may be firmly convinced about meeting your Lord. dipnot 6

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In other words, "Allah is He who raised the heavens without (any) pillars that you can see." Though there is nothing apparent and visible that is supporting these heavens, yet there is an invariable and imperceptible Power which is not only holding but keeping in its place each and every one of these huge heavens and whatever is in between them.
  2. metne dön, dipnot 2
    For further details of "Then He established upon the Throne," please refer to (E.N. 41 of Surah Al-Aaraf). Here the purpose will be served if it is understood that this thing has been mentioned in the Quran at many places in order to bring out clearly the fact that Allah has not only created the earth, but also rules over His Kingdom, and that His universe is a factory that is not working automatically as some ignorant people seem to think nor is it being ruled by many gods as other ignorant people seem to believe. But it is a regular system that is being run and ruled over by its Creator.
  3. metne dön, dipnot 3
    It should be noted here that the addressees themselves accepted the truth of all the claims that have been made in this verse. Therefore no proofs were required of the facts that it is Allah Who has raised up the heavens without any visible support and subjected the sun and the moon to a fixed order. These things have been mentioned here only as arguments to prove that Allah is the sole Sovereign and ruler of the entire universe.
  4. metne dön, dipnot 4
    Now let us consider this question: How can such an argument as this convince those who do not believe at all in the existence of God nor acknowledge that He is the Creator of the universe and the Director of all of its affairs? The answer is that the arguments in support of the doctrine of Tauhid advanced in the Quran to convince the mushriks equally apply against the atheists to prove the existence of God. It is like this: The entire universe, the earth, the moon, the sun and the countless heavenly bodies constitute a perfect system which is working under the same all powerful law. This is a proof that such a system must have been designed by some All-Powerful Sovereign, Who possesses wisdom and unerring knowledge. This proves conclusively the existence of that Allah Who has no other equal nor associate nor partner. For there can be no system without an administrator, no law without a ruler, no wisdom without a sage, and no knowledge without the possessor of that knowledge. Above all, no one can ever conceive that there can be any creation without a Creator except the one who is obdurate or has no sense left in him at all.
  5. metne dön, dipnot 5
    This system is not only a standing proof of the fact that an All-Powerful Sovereign is ruling over it, but is also an evidence of the great wisdom underlying it. It also bears witness that there is nothing everlasting in it. Everything in it remains for a fixed term after which it comes to an end. This is equally true for each and every component part of it as well as for the whole system. It is quite evident from its physical structure that there is nothing everlasting and immortal. There must be some fixed term for the system as a whole, after the expiry of which it shall come to an end. Then there shall be another world. Therefore it is most likely that there shall be Resurrection as predicted in the Quran: nay, its inevitability is beyond any doubt.
  6. metne dön, dipnot 6
    Allah makes plain those signs which help prove the truth of what the Prophet (peace be upon him) was informing them. These signs are spread all over the universe and everyone who observes these with open eyes can perceive that the realities towards which the Quran invites the people are testified by these signs.

Aisha Bewley

Allah is He who raised up the heavens without any support – you can see that – and then established Himself firmly on the Throne. He made the sun and moon subservient, each running for a specified term. He directs the whole affair. He makes the Signs clear so that hopefully you will be certain about the meeting with your Lord.

Al-Hilali & Khan

Allâh is He Who raised the heavens without any pillars that you can see. Then, He rose above (Istawâ) the Throne (really in a manner that suits His Majesty). He has subjected the sun and the moon (to continue going round), each running (its course) for a term appointed. He manages and regulates all affairs; He explains the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) in detail, that you may believe with certainty in the meeting with your Lord.

Ali Quli Qarai

It is Allah who raised the heavens without any pillars that you see, and then presided over the Throne. He disposed the sun and the moon, each moving for a specified term. He directs the command, [and] elaborates the signs that you may be certain of encountering your Lord.

Amatul Rahman Omar

Allâh is He Who raised up the heavens without any pillars that you can see, and He occupied the throne (of sovereignty). And He made the sun and the moon subservient (to you), each one of these (planets) pursues its course for a specified term. He regulates all affairs (of this universe). He explains in detail His Messages so that you may have firm conviction of the meeting with your Lord.

Arthur John Arberry

God is He who raised up the heavens without pillars you can see, then He sat Himself upon the Throne. He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated. He directs the affair; He distinguishes the signs; haply you will have faith in the encounter with your Lord.

Bijan Moeinian

God is the One Who created the universe that you see with your own eyes without any supporting pillar. Then He assumed the control over the universe. He has subjected the sun and the moon to the motions in theirs orbits until they face their destiny. He is in charge of all happenings in the universe. I am telling you all these so that you contemplate and come to the conclusion that [the word of your Lord is the truth and that] you will certainly meet your Lord.

E. Henry Palmer

God it is who has raised the heavens without columns that ye can see; then He made for the throne, and subjected the sun and the moon; each one runs on to a stated and appointed time; He governs the affair, details the signs;- haply of the meeting with your Lord ye will be sure.

Edip-Layth

God, Who raised the skies without any pillars that you can see, then He established the authority, and He commissioned the sun and the moon; each running to a fixed destiny. He manages all affairs, and He details the signs so that you will be aware of the meeting with your Lord.

George Sale

It is God who hath raised the heavens without visible pillars; and then ascended his throne, and compelled the sun and the moon to perform their services: Every of the heavenly bodies runneth an appointed course. He ordereth all things. He sheweth his signs distinctly, that ye may be assured ye must meet your Lord at the last day.

Hamid S. Aziz

ALIF LAM MIM RA. These are the signs (or verses) of the Book; that which is sent down to you from your Lord is the truth; but most people believe not.

Mahmoud Ghali

Allah is He Who raised up the heavens without pillars you (can) see, thereafter He leveled Himself up on the Throne; (How He did so is beyond human understanding) and He subjected the sun and the moon, each one running to a stated term. He conducts the Command; He expounds the signs that possibly you would have certitude of the meeting with your Lord.

Marmaduke Pickthall

Allah it is Who raised up the heavens without visible supports, then mounted the Throne, and compelled the sun and the moon to be of service, each runneth unto an appointed term; He ordereth the course; He detaileth the revelations, that haply ye may be certain of the meeting with your Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

It is God who raised the skies without support, as you can see, then assumed His throne, and enthralled the sun and the moon (so that) each runs to a predetermined course. He disposes all affairs, distinctly explaining every sign that you may be certain of the meeting with your Lord.

Muhammad Asad

It is God who has raised the heavens without any supports that you could see, and is established on the throne of His almightiness; and He [it is who] has made the sun and the moon subservient [to His laws], each running its course for a term set [by Him]. He governs all that exists. Clearly does He spell out these messages, so that you might be certain in your innermost that you are destined to meet your Sustainer [on Judgment Day].

Mustafa Khattab

It is Allah Who has raised the heavens without pillars—as you can see—then established Himself on the Throne. He has subjected the sun and the moon, each orbiting for an appointed term. He conducts the whole affair. He makes the signs clear so that you may be certain of the meeting with your Lord.

Progressive Muslims

God, Who raised the skies without any pillars that you can see, then He settled to the throne, and He commissioned the sun and the moon; each running to a fixed destiny. He manages all affairs, and He details the signs so that you will be aware of the meeting with your Lord.

Rashad Khalifa

GOD is the One who raised the heavens without pillars that you can see, then assumed all authority. He committed the sun and the moon, each running (in its orbit) for a predetermined period. He controls all things, and explains the revelations, that you may attain certainty about meeting your Lord.

Sahih International

It is Allah who erected the heavens without pillars that you [can] see; then He established Himself above the Throne and made subject the sun and the moon, each running [its course] for a specified term. He arranges [each] matter; He details the signs that you may, of the meeting with your Lord, be certain.

Sam Gerrans

God it is who raised up the heavens, without pillars you can see, then established Himself upon the Throne. And He made subject the sun and the moon, each running for a stated term. He directs the matter; He sets out and details the proofs, that you might be certain of the meeting with your Lord.

Shabbir Ahmed

Allah it is Who raised the heavens without pillars visible to you. Then upon the Throne of His Almightiness He assumed Supreme Control of the entire Universe. He committed the sun and the moon to be of service, each running to an appointed term. He keeps Order in the Universe and He explains His Messages in detail, so that you may be sure of meeting with your Lord. (Studying the Book of Nature will bring mankind closer to their Lord).

Syed Vickar Ahamed

Allah is He, Who raised the heavens without any pillars that you can see; And (He) is firmly placed on the Throne [Seat of Power]; He has forced the sun and the moon (to His law)! Each one runs its (path) for a fixed time. He controls all things, explaining (to you) the Signs in detail, so that you may surely believe in the meeting with your Lord (Rab).

Taqi Usmani

Allah is the One who raised the heavens without pillars that you can see them. Then He positioned Himself on the Throne and subjugated the sun and the moon, each one of them running to an appointed time. He manages all matters, elaborating the signs, so that you may be sure of meeting your Lord.

The Monotheist Group

God, Who raised the heavens without any pillars that you can see, then He settled upon the Throne, and He commissioned the sun and the moon, each running for an appointed term. He manages all affairs, and He details the signs so that you will be aware of the meeting with your Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩