Mü'min suresi

Mü'min suresi, 15. ayet

Mü'min suresi, 15. ayet. رَفِيعُ ٱلدَّرَجَٰتِ ذُو ٱلْعَرْشِ يُلْقِى ٱلرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ لِيُنذِرَ يَوْمَ ٱلتَّلَاقِ

rafî`u-dderacâti ẕü-l`arş. yülḳi-rrûḥa min emrihî `alâ mey yeşâü min `ibâdihî liyünẕira yevme-ttelâḳ.

Diyanet İşleri

O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, iradesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 12–18 · surenin 15. ayeti / 85
  1. Mü'min 12

    "Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah'a çağrıldığında inkar etmeniz, O'na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Artık hüküm yüce ve büyük Allah'a aittir."

  2. Mü'min 13

    O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indirendir. Ancak O'na yönelen, düşünüp ibret alır.

  3. Mü'min 14

    O halde, kafirlerin hoşuna gitmese de, siz dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin.

  4. 15

    O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, iradesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir.

  5. Mü'min 16

    O gün onlar ortaya çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. Bugün mülk (hükümranlık) kimindir? Tek olan, her şeyi kudret ve hakimiyeti altında tutan Allah'ındır

  6. Mü'min 17

    Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün asla zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  7. Mü'min 18

    Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. “O, dereceleri yükseltendir/yüksek olandır. Arşın sahibidir.” O, yüceler yücesidir. Yalnız kendisine ait olan Arşa istiva etmiştir. Dereceleri alabildiğine yüksektir. Bu yükseklik ile mahlukatından ayrıdır, şanı şerefi oldukça yüksek, vasıfları üstün, zatı pek yücedir. Öyle ki O’na ancak temiz, arınmış ve pak olan amel ile yaklaşılabilir. Bu amel ise sahiplerinin derecelerini yükselten, kendilerini Allah’a yakınlaştıran ve diğer yaratıklarının üstüne çıkartan ihlâstır.

Daha sonra Yüce Allah, kullarına olan risalet ve vahiy nimetini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Kavuşma/kıyamet gününe karşı (insanları) uyarması için kullarından dilediği kimseye kendi emrinden olan ruhu/vahyi O gönderir.”

Vahyin, ruhlar ve kalpler için konumu, tıpkı ruhun bedenler için konumu gibidir. Nasıl ki ruhsuz bir bedenin hayat bulması, yaşaması mümkün değilse, ruh ve kalbin de vahiy ruhu olmaksızın düzen bulması ve kurtuluşa ermesi mümkün değildir. Bu yüzden Allah, kullarının fayda ve maslahatlarının kaynağı olan ruhu/vahyi dilediği kimseye gönderir ki bunlar da peygamberlerdir. Yüce Allah, onları üstün kılmış ve vahyi ile kullarına davet için onları seçmiştir.

Peygamberlerin gönderilmesinin faydası, kulların dinlerinde, dünyalarında ve âhiretlerinde mutluluklarını gerçekleştirmek, yine din, dünya ve âhiretlerinde bedbahtlığı onlardan uzaklaştırmaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Kendisine vahiy verilen kişinin “kavuşma/kıyamet gününe karşı (insanları) uyarması için” yani kulları onunla uyarmak ve o günde gerçekleşecek hallerden kurtarıcı sebeplere sarılarak o gün için gerekli hazırlıkları yapmaya teşvik etmek üzere göndermiştir.

Bu güne “kavuşma günü” adının verilmesinin sebebi, o günde yaratanın yaratılmışlar ile, yaratılmışların birbirleri ile, amelde bulunanların da amelleri ve amellerinin karşılığı ile kavuşması, bir araya gelmesi sebebiyledir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O, ibadet ve duanın kendisine tahsis edilmesini hak edendir. O mahlukatından ayrı, dereceleri yüksek olandır. O, Azim olan arşın Rabbidir. Kullarından dilediğine kendilerinin yaşamaları ve diğerlerini yaşatmaları, öncekilerin ve sonrakilerin birbiri ile karşılaşacakları kıyamet günü ile insanları korkutmaları için ayetlerini indirmiştir.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. رَفِيعُ rafiu yükselten kök: رفع
  2. ٱلدَّرَجَـٰتِ d-deracati dereceleri kök: درج
  3. ذُو zu sahibi
  4. ٱلْعَرْشِ l-arşi Arş'ın kök: عرش
  5. يُلْقِى yulki indirir kök: لقي
  6. ٱلرُّوحَ r-ruha ruhu kök: روح
  7. مِنْ min
  8. أَمْرِهِۦ emrihi emrinden olan kök: امر
  9. عَلَىٰ ala üzerine
  10. مَن men
  11. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  12. مِنْ min -ndan
  13. عِبَادِهِۦ ibadihi kulları- kök: عبد
  14. لِيُنذِرَ liyunzira uyarmak için kök: نذر
  15. يَوْمَ yevme gününe karşı kök: يوم
  16. ٱلتَّلَاقِ t-telaki buluşma kök: لقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Allah, "Benden başka ilah yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının" diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş)

    Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: عرش (33 geçiş)

    Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) dereceleri yükseltendir; arşın sahibidir. Kavuşma günüyle ilgili uyarmak için emri gereği kullarından dilediğine rûhu (Kur'an'ı) indirir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Nahl 16:2; Şûrâ 42:52; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.

Mustafa İslamoğlu

Zira O, bütün varlık hiyerarşisinin en yücesi olarak hükümranlık makanına kurulmuştur. O Duruşma Günü hakkında uyarmak için kullarından dilediğine kendi katından vahiy indirir.

Muhammed Esed

O, bütün (varlık) derecelerinin en yücesi olarak kudret tahtına kurulmuştur. O, Kendi iradesiyle kullarından dilediğine vahiy indirir ki (bütün insanları) O'na kavuşacakları Gün(ün gelip çatacağı) konusunda uyarsın;

Ahmed Hulusi

Refi'üd Derecat'tır (dereceleri yükseltendir), Zül-Arş'tır (Arş sahibidir). . . Gerçeğin kavranması süreci (nedeniyle) uyarmak için, kullarından dilediğine hükmünden ruhu (Esma'sının anlamını fark etmeyi şuuruna) ilka eder!

Ali Bulaç

Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah), 'toplanma ve buluşma' günü ile uyarıp korkutmak için, kendi emrinden olan ruhu kullarından dilediğine indirir.

Ali Özek ve heyeti

Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi Allah, kavuşma günüyle korkutmak için kullarından dilediğine iradesiyle ilgili vahyi indirir.

Ali Rıza Safa

Değişik konumlarla Yükseltendir; Egemen Erkin Sahibidir. Buluşma Günü hakkında uyarmak için, dilediği kuluna buyruğuyla Ruh indirir. dipnot 404

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 404
    Bu ayet, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kullarından dilediğine melekleri indirir." veya "Kullarından dilediğine vahiy indirir." biçiminde çevrilmiştir. 42:52 ayetinde de benzer bir bildirim vardır.

Bayraktar Bayraklı

O, dereceleri yükseltendir, egemenlik tahtının sahibidir. Buluşma günü hakkında uyarmak için, emrinden olan ruhu/Cebrail'i, kullarından dilediğine indirir.

Edip Yüksel

Dereceleri Yükselten, Yönetim Sahibi. Buluşma gününe karşı uyarsın diye kullarından dilediğine, emirlerini içeren vahyini indirir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dereceleri Yükselten, Yönetim Sahibi. Buluşma gününe karşı uyarsın diye kullarından dilediğine, emirlerini içeren vahyini indirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O dereceleri yüksek Arş'ın sahibi (Allah), buluşma gününün dehşetini haber vermek için kullarından dilediğine emrinde ruh (melek) indirip vahy veriyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

O dereceleri yüksek, Arşın sahibi telakıy gününün dehşetini haber vermek için kullarından dilediğine ruh indiriyor

Erhan Aktaş

O, dereceleri yükseltendir, Arş'ın dipnot 1 sahibidir. O, "Buluşma Günü" hakkında insanları uyarmak için Kendi buyruğundan olan ruhu dipnot 2 kullarından dilediğine ulaştırır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arş, egemenlik, iktidar, yönetim, taht ve güç makamı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, dereceleri yükseltendir, Arş'ın dipnot 1 sahibidir. O, "Buluşma Günü" hakkında insanları uyarmak için Kendi buyruğundan olan ruhu dipnot 2 kullarından dilediğine ulaştırır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arş, egemenlik ve güç makamı. İktidar alameti olan kral koltuğu, taht anlamında olup, mutlak yönetim gücünü ve egemenliği ifade etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" anlamlarına sahip bir sözcüktür. Kur'an, ruh sözcüğünü "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.

Gültekin Onan

Dereceleri yükselten arşın sahibi (Tanrı), 'toplanma ve buluşma' günü ile uyarıp korkutmak için, kendi buyruğundan olan ruhu kullarından dilediğine indirir.

Hasan Basri Çantay

Sıfatları yüce, arşın saahibi (Allah, insanları) o kavuşma günü ile korkutmak için, kendi emrinden olan vahyi kullarından kimi dilerse ona ilkaa eder.

İbni Kesir

Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi Allah, karşılaşma gününden korkutmak için, kendi emrinden olan ruhu kullarından dilediğine indirir.

Mehmet Alagaş

(10-22) Kafirlere seslenilir / nida edilir, Allah’ın nefreti sizin kendinizden duyduğunuz nefretten daha büyüktür, siz imana çağrılıyordunuz da o vakit yok sayıyordunuz / küfrediyordunuz . Derler ki Rabbimiz bizi iki defa öldürdün iki kere de dirilttin günahlarımızı da itiraf ettik, bize, çıkmak için bir yol var mıdır? (Yaratılmadan önceki ölü hâl, dünya diriliği dünyada ölüm ahiret dirilişi) Siz tek olan Allah’a çağrıldınız ve ona ortak koşmaya iman ettiniz, artık hüküm vermek yüce ve büyük olan Allaha aittir, size ayetlerini gösteren, semadan erzak / rızık indiren O’ dur, işte bunu ancak gönülden yönelen hatırlayıp anar. Kafirler hoşlanmasa dahi siz, dini O’na has kılanlar olarak Allah’a dua edin. Tahtın / arşın sahibi dereceleri yükseltir, Onun emrinden olan Ruhla, kullarından istediğini , buluşma günü ile uyarmak için buluşturur. O gün onlar ortaya çıkar / bariz hale gelirler, onlara ait hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz, O gün mülk kimindir? Tek ve ezici otorite sahibi / kahhar olan Allah’ındır. O gün her birey kazandığı ile karşılıklan dırılacaktır, o gün zulüm yoktur , muhakkak ki Allah hesabı seri görür / çabuk bitirir. Yaklaşan günden onları uyar, o vakit kalpler konuşamaz haldeki gırtlaklara / boğazlara dayanmıştır, zalimler için samimiyet / içtenlik ve tabi olunacak bir aracı da yoktur. O, bakışların hainliğini ve kalplerin gizlediğini bilir. Allah hak ile / hakikatle hükmünü gerçekleştirir, O’nun dışında çağrıda / duada bulundukları ise herhangi bir şey gerçekleştiremezler, Allah kesinlikle işitendir, görendir. Arzda gezinmediler mi? Onlardan öncekilerin sonucu / akıbeti nasıl olmuş bakmadılar mı? Onlar arzda kuvvetçe, eserlerce onlardan daha şiddetli idiler, Allah onları günahları nedeniyle onları yakaladı , Allah’tan onları koruyan da olmadı. İşte bunun nedeni , onlara Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla geldi, onlar da yok saydılar / küfrettiler. Allah ta onları yakaladı ve muhakkak ki O sağlamdır şiddetli sonuçlandırır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi Allah, kavuşma günüyle korkutmak için kullarından dilediğine emriyle vahyi indirir.

Süleyman Ateş

(O,) Dereceleri yükselten; Arş'ın sahibi (Allah), buluşma gününe karşı uyarmak için, emrinden olan ruhu, kullarından dilediğine indirir.

Süleymaniye Vakfı

Allah, dereceleri yükseltendir, Arş'ın /yönetimin sahibidir. Kendi işi olan o ruhu /kitabını dipnot 1 , (melekleri aracılığı ile) kullarından tercih ettiği kişiye dipnot 2 verir ki (o kişi) huzura varma günü konusunda uyarılarda bulunsun,

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetteki Ruh, Allah'ın emirlerini içeren ayetler kümesi yani onun kitabıdır (Nahl 16/2, İsra 17/85).
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kaderanlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, dereceleri yükseltir, Arş'ın (yönetimin) Sahibidir. Yüzleşme günü konusunda uyarılarda bulunsun diye seçtiği kişiye, emirlerini içeren bilgiler dipnot 1 verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruh Allah'ın emrinin içeriğidir. "Sana ruhu soruyorlar. De ki: "Ruh Sahibinizin emridir. Size verilmiş olan bilgi pek azdır." (İsra 17/85)

Şaban Britch

O, dereceleri yüksek olan ve Arş’ın sahibidir. Kavuşma günüyle uyarmak için kendi emrinden olan ruhu (vahyi), kullarından dilediğine indirir.

Şaban Piriş

Dereceleri yükselten Arş'ın, otoritenin sahibidir. Emrindeki vahyi, kullarından dilediğine indirir. Buluşma gününü hatırlatmak için...

Yaşar Nuri Öztürk

O Refi'dir, dereceleri yükseltendir; arşın sahibidir. Buluşma günü hakkında uyarmak için emrinden olan Ruh'u kullarından dilediğine indirir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is Allah Who has the rightful claim to the position of supremacy and the highest power and authority; He is it Who occupies the glorious Throne and sends the Spirit at will on whom of His servants He wills and induces him to caution all against the Day when all shall assemble for Judgment,

Abdul Haleem

He is exalted in rank, the Lord of the Throne. He sends revelations with His teachings to whichever of His servants He will, in order to warn of the Day of Meeting,

Abdullah Yusuf Ali

Raised high above ranks (or degrees), (He is) the Lord of the Throne (of Authority): by His Command doth He send the Spirit (of inspiration) to any of His servants he pleases, that it may warn (men) of the Day of Mutual Meeting,-

Abul A'la Maududi

Exalted in Rank, dipnot 1 Lord of the Throne: dipnot 2 He causes the spirit to descend on whomsoever of His servants He pleases dipnot 3 so as to warn them of the Day of Encounter; dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, He is exalted far above all the creations of the world. Anything that exists in the universe, whether an angel or a prophet or a saint, or borne other creation, may be very exalted and superior to other creations, but it cannot be imagined to have a station anywhere near the highest rank and position of Allah, not to speak of its being an associate in His attributes and powers and authority.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, He is King and Ruler of the whole universe, and Master of the Throne of the Kingdom of the universe. (For explanation, see(Surah Al-Aaraf, Ayat 54 and E.N. 41) thereof;(Surah Younus, Ayat 3); (Surah Ar-Raad, Ayat 2);(Surah TaHa, Ayat 5) and the E.Ns thereof).
  3. metne dön, dipnot 3
    "The inspiration" implies Revelation and Prophethood. (For explanation, see (Surah An-Nahl, Ayat 2); (Surah Bani- Israil, Ayat 85) and the E.Ns thereof). And the words: “He places the inspiration of His command upon whom He wills of His slaves” mean this: Nobody has a monopoly over the bounties of Allah. Just as no one has a right to object as to why was so and so given beauty, and so and so was given extraordinary powers of memory or intelligence, so also no one has the right to abject as to why so and so only was chosen to be a prophet and why a person of some one’s own choice was not made a prophet.
  4. metne dön, dipnot 4
    "The Day of Meeting": The Day when all mankind, jinn and satans will be gathered together before their Lord simultaneously and the witnesses of their acts and deeds also will be present to bear the witness.

Aisha Bewley

He is the Raiser of ranks, the Possessor of the Throne, He sends the Ruh by His command to whichever of His slaves He wills so that he may warn mankind about the Day of Meeting:

Al-Hilali & Khan

(He is Allâh) Owner of High Ranks and Degrees, the Owner of the Throne. He sends the revelation by His Command to any of His slaves He wills, that he (the person who receives revelation) may warn (men) of the Day of Mutual Meeting (i.e. the Day of Resurrection).

Ali Quli Qarai

Raiser of ranks, Lord of the Throne, He casts the Spirit of His command upon whomever of His servants that He wishes, that he may warn [people] of the Day of Encounter.

Amatul Rahman Omar

He it is Who exalts (the people) in ranks, Lord of the Throne (of Power); He sends His revelation by His own command to such of His servants as He will (and judges as deserving), that He may warn (mankind) of the Day of Meeting (with the Lord).

Arthur John Arberry

Exalter of ranks is He, Possessor of the Throne, casting the Spirit of His bidding upon whomever He will of His servants, that he may warn them of the Day of Encounter,

Bijan Moeinian

God is the Highest in Rank. He is Master of the throne of the Kingdom of the universe. He reveals His revelations through whoever He chooses to warn mankind of the Day that they have to meet their Lord.

E. Henry Palmer

Exalted of degrees! The Lord of the throne! He throws the spirit by His bidding upon whom He will of His servants, to give warning of the day of meeting.

Edip-Layth

Possessor of the highest ranks, the One with the Throne. He sends the Spirit with His command upon whom He wills from His servants, so that they may warn of the day of Summoning.

George Sale

He is the being of exalted degree, the possessor of the throne; who sendeth down the spirit, at his command, on such of his servants as He pleaseth; that He may warn mankind of the day of meeting,

Hamid S. Aziz

The Exalter of Ranks (or Exalted above all Ranks and degrees), Lord of the Throne (of Power and Authority): He casts (or sends) the Spirit by His command upon whom He wills of His servants, that he may warn (men) of the Day of Meeting.

Mahmoud Ghali

Ever-Raised are His degrees, The Owner of the Throne, casting the Spirit of His Command upon whomever He decides of His bondmen that He may warn (them) of the Day of Encounter,

Marmaduke Pickthall

The Exalter of Ranks, the Lord of the Throne. He causeth the Spirit of His command upon whom He will of His slaves, that He may warn of the Day of Meeting,

Mohamed Ahmed - Samira

Most exalted of position, Lord of power, He directs inspiration by His command to any of His creatures as He will, to warn (men) of the Day of Meeting,

Muhammad Asad

High above all orders [of being] is He, in almightiness enthroned. By His Own will does He bestow inspiration upon whomever He wills of His servants, so as to warn [all human beings of the coming] of the Day when they shall meet Him

Mustafa Khattab

˹He is˺ Highly Exalted in rank, Lord of the Throne. He sends down the revelation by His command to whoever He wills of His servants to warn ˹all˺ of the Day of Meeting—

Progressive Muslims

Possessor of the highest ranks, the One with the Throne. He sends the Spirit with His command upon whom He wills from His servants, that they may warn of the Day of Summoning.

Rashad Khalifa

Possessor of the highest ranks, and Ruler of the whole dominion. He sends inspiration, bearing His commands, to whomever He chooses from among His servants, to warn about the Day of Summoning.

Sahih International

[He is] the Exalted above [all] degrees, Owner of the Throne; He places the inspiration of His command upon whom He wills of His servants to warn of the Day of Meeting.

Sam Gerrans

The Raiser of Degrees, the Owner of the Throne; He casts the Spirit of His command upon whom He wills of His servants, that he might warn of the Day of Meeting:

Shabbir Ahmed

Exalted is He in His Attributes, and the Exalter of ranks He is, the Lord of the Throne, Master of the Supreme Control. By His Command has He sent the Revelation to whomever He chose from among His servants, in order that He may warn mankind of the Day of Meeting. (The Day when all of them meet together and meet their Lord.)

Syed Vickar Ahamed

Raised high above ranks (or limits, He is Allah), the Lord of the Throne (of Authority): By His Command, He does send the spirit (of inspiration) to any of His servants He pleases, that it may warn (men) of the Day of Mutual Meeting—

Taqi Usmani

He is High in stations, the Lord of the Throne. He sends the spirit down, under His command, on whomever He wills from among His servants, so that he warns of the Day of Encounter -

The Monotheist Group

Possessor of the highest ranks, the One with the Throne. He sends the Spirit with His command upon whom He wills from His servants, that they may warn of the Day of Summoning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩