Zümer suresi

Zümer suresi, 5. ayet

Zümer suresi, 5. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. yükevviru-lleyle `ale-nnehâri veyükevviru-nnehâra `ale-lleyli veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî liecelim müsemmâ. elâ hüve-l`azîzü-lgaffâr.

Diyanet İşleri

Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 2–8 · surenin 5. ayeti / 75

Konu Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan Zümer 1–10 3

  1. Zümer 2

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

  2. Zümer 3

    İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

  3. Zümer 4

    Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah'tır.

  4. 5

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

  5. Zümer 6

    O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

  6. Zümer 7

    Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

  7. Zümer 8

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Allah “gökleri ve yeri hak (bir amaç) ile” hikmet ve maslahat ile kullarına emir vermek, yasak koymak, onlara (yaptıklarına karşılık) mükâfat veya ceza vermek için “yaratmıştır.”

“Geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar.” Birini diğerinin yerine geçirir ve her ikisi bir anda, bir arada bulunmaz. Aksine onlardan biri geldi mi, diğerinin saltanatı ortadan kalkar.

“Güneşi ve ayı” düzenli ve akış yasaları belli bir şekilde “boyun eğdirmiştir.” Güneş ve ayın “her biri” Yüce Allah’ın onlara boyun eğdirişinin bir sonucu olarak “belirli bir süreye kadar akıp gider.” Bu belirli süre, bu dünya yurdunun harap olup sona ermesidir.

Yüce Allah, bu yurdun bütün araçlarını, güneşini, ayını harap edecek ve mahlukatı yeni bir yaratılış ile yaratacaktır. Böylelikle onlar ebedilik yurdu olan cennet veya cehennemde karar kılacaklardır.

“Dikkat edin, O” hiçbir şekilde yenik düşürülemeyen ve her şeyi gücünün mahkûmu kılan “Azizdir.” Hiçbir şey O’na karşı direnemez. Bunca büyük mahlukatı yaratıp bunların hepsini kendi emri ile hareket edecek şekilde boyun eğdirmiş olması da O’nun Aziz oluşunun bir tecellisidir.

Tevbe eden mü’min kullarının günahlarını bağışlayan “Ğaffardır.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak Ben tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyip hidâyet üzere olana karşı çok mağfiret ediciyim.” (Tâ-Hâ, 20/82)

O, kendisine şirk koştuktan sonra pek büyük âyetlerini görüp de tevbe eden ve kendisine yönelen kimselerin günahlarını da bağışlayandır.

Yüce Allah’ın Azîz oluşunun bir tecellisi de şudur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökleri ve yeri büyük bir hikmet gereği yaratmıştır, zalimlerin dediği gibi oyun olsun diye değil. Geceyi gündüzün üzerine örter, gündüzü de gecenin üzerine örter. Biri geldiği zaman diğeri batıp kayboluyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir zamana; dünya hayatının sonu gelene kadar akıp gitmektedir. Bilesiniz ki, her noksanlıktan münezzeh olan Allah, düşmanlarından daima intikam alan ve kimsenin kendisine galip gelemediği mutlak güç sahibidir, günahlarından tövbe eden kullarını da çok bağışlayandır.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَلَقَ haleka yarattı kök: خلق
  2. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri kök: سمو
  3. وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve yeri kök: ارض
  4. بِٱلْحَقِّ ۖ bil-hakki hak ile kök: حقق
  5. يُكَوِّرُ yukevviru örter kök: كور
  6. ٱلَّيْلَ l-leyle geceyi kök: ليل
  7. عَلَى ala üzerine
  8. ٱلنَّهَارِ n-nehari gündüzün kök: نهر
  9. وَيُكَوِّرُ ve yukevviru ve örter kök: كور
  10. ٱلنَّهَارَ n-nehara gündüzü kök: نهر
  11. عَلَى ala üzerine
  12. ٱلَّيْلِ ۖ l-leyli gecenin kök: ليل
  13. وَسَخَّرَ ve sehhara ve buyruğu altına almıştır kök: سخر
  14. ٱلشَّمْسَ ş-şemse güneşi kök: شمس
  15. وَٱلْقَمَرَ ۖ velkamera ve ayı kök: قمر
  16. كُلٌّۭ kullun her biri kök: كلل
  17. يَجْرِى yecri akıp gitmektedir kök: جري
  18. لِأَجَلٍۢ liecelin süreye kadar kök: اجل
  19. مُّسَمًّى ۗ musemmen belli bir kök: سمو
  20. أَلَا ela iyi bil ki
  21. هُوَ huve O
  22. ٱلْعَزِيزُ l-azizu azizdir kök: عزز
  23. ٱلْغَفَّـٰرُ l-gaffaru ve çok bağışlayandır kök: غفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri…

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte…

  • Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir…

  • Aynı kök: كور (3 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    Güneş, dürüldüğü zaman,

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş)

    Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) gökleri ve yeri bir amaç ile dipnot 1 yarattı. Geceyi gündüzün üzerine bürüyüp örtüyor; gündüzü de gecenin üzerine bürüyüp örtüyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Dikkat edin! O güçlüdür, çok bağışlayandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.

Mustafa İslamoğlu

O gökleri ve yeri gerçek bir amaçla yaratmıştır; o geceyi gündüzün başına sarar, gündüzü de gecenin başına sarar; yine O, her biri kendi mecrasında belirli bir süreye kadar akıp gidecek olan güneşi ve ayı da bir yasaya bağlamıştır. Değil mi ki, sadece O mutlak üstün ve yüce olandır, tekrar tekrar bağışlayandır.

Muhammed Esed

O, gökleri ve yeri (deruni bir) hakikate göre yaratmıştır. O gecenin gündüze sızıp onu örtmesini ve gündüzün de geceye sızıp örtmesini sağlar; O, güneşi ve ayı (kendi kanunlarına) tabi tutmuştur, her biri (O'nun tarafından) belirlenen bir süre içinde akıp gitmektedir. O, güçlü ve bağışlayıcı değil midir?

Ahmed Hulusi

Semaları ve arzı onlar yokken Hak olarak (Esma'sındaki özelliklerle) var kıldı! Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de gecenize dönüştürür. . . Güneş'i ve Ay'ı işlevsel kılmıştır. . . Her biri belli bir ömre sahip olarak yoluna devam eder. . . Dikkat edin, "HU"; Aziyz'dir, Ğaffar'dır.

Ali Bulaç

Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.

Ali Özek ve heyeti

Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat et! O, azîzdir ve çok bağışlayandır.

Ali Rıza Safa

Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Geceyi, gündüzün üzerine sarar; gündüzü de gecenin üzerine sarar. dipnot 393 Güneşi ve ayı da buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek, tümü akıp gider. İyi bilin ki, O, Üstündür; Bağışlayıcıdır.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 393
    İşte, bir bilgi ayeti: Dünyanın küreye benzeyen yapısı, gece ve gündüzün oluşma nedenidir. Dünyanın güneşe bakan bölümü gündüzken, diğer bölümü gecedir. Dünyanın dönüşü doğrultusunda, gece ve gündüz bölümleri yavaş bir biçimde yer değiştirir. Bu gece-gündüz geçişlerinin uzay fotoğrafları çekilmiştir. Gece-gündüz geçişlerinin "Üzerine sarma" biçiminde gerçekleştiği, uzay fotoğraflarında çok açık bir biçimde görülmektedir. Kur'an'ın yedi ayrı ayetinde bildirilen gece-gündüz devinimleri, yalnızca bu ayette "Sarmak" eylemiyle bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye sarar. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat ediniz, O'nun her şeye gücü yeter; affedicidir.

Edip Yüksel

Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayet, dünyanın yuvarlak olduğunu bildirmektedir. "Yuvarlıyor" kelimesinin Arapçası olan "yükevviru" kelimesi ile Türkçeye de geçen "küre" aynı kökten türemektedir. Kuran, vahyinden ancak yüzyıllar sonra öğrendiğimiz Birçok bilimsel gerçekle doludur. Bak 4:82.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Ay ve güneşi emrine amade kılmış, her biri belli bir süreye doğru akıyor. Uyan, O çok güçlü, çok bağışlayandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü gecenin üstüne sarıyor, Ay ve Güneşi müsahhar kılmış her biri bir müsemma ecele cereyan ediyor, uyan, o öyle aziz, öyle gaffar

Erhan Aktaş

Gökleri ve yeri Hakk ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

Gültekin Onan

Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı-konulmuş bir ecele kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.

Hasan Basri Çantay

Gökleri ve yeri hak (kın ikaamesine sebeb) olarak yaratdı O. Geceyi gündüzün üstüne (bürüyüb) örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne (getirip) sarıyor. Güneş, ayı müsahhar kıldı. Herbiri muayyen bir vakt için (seyr-ü) cereyan etmekdedir, Gözünü aç, O (emrinde) mutlak gaalibdir, (dostlarını) çok yarlığayıcıdır.

İbni Kesir

Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine dolar; gündüzü de gecenin üzerine dolar. Güneşi ve ayı müsahhar kılmıştır. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O; Aziz' dir, Gaffar'dır.

Mehmet Alagaş

(1, 2, 5, 6, 7, 34) Kitap, saygıdeğerdir / aziz ve hâkim Allah’tan indirilmedir, biz sana kitabı gerçek olarak indirdik, Allah’a katışıksız olarak / halis olarak ibadet et, din O’nundur, Dikkat et! katışıksız / halis din Allah’ındır, O’nun dışındakileri dost edinenler, biz Allah’a yaklaştırsın diye onlara ibadet ediyoruz derler , Allah, aralarında ihtilaf ettikleri / ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir, Allah yalanlayanı, yok sayanı / kafiri yola iletmez. Allah evlat edinmeyi isteseydi / murad etseydi, yarattıklarından herhangi bir şeyi seçerdi (evlat edinirdi). O üstündür / süphandır, O Allah ki, kahreden tektir, semaları ve yeri gerçek olarak yaratmıştır , gündüze geceyi sarmalıyor, geceye de gündüzü sarmalıyor , güneşi ve ayı da emre amade kılıyor, her şey belirli bir süreye doğru akar, Dikkat et! O azizdir, bağışlayandır, sizleri tek bir kişiden yaratandır, sonra ondan eşini yarattı ve sizlere sekiz çift nimetler i indirdi, sizleri üç adet karanlık yarama aşamasından sonra annelerinizin karnında yaratan O’dur, işte sizin Rabbiniz böyledir , egemenlik / mülkiyet O’nundur, O’dan başka İlah yoktur, nasıl oluyor da savruluyorsunuz. Eğer ki küfrederseniz, Allah sizlerden müstağnidir / sizlere ihtiyacı yoktur , kullarının yok saylamalarından / kafir olmalarından hoşnut olmaz / razı gelmez, eğer teşekkür ederseniz, sizlerden razı olur, y üklenici kimse, bir başka yük sahibinin yükünü yüklenemez , gerisin geri dönüşünüz Rabbinizedir, sizlere yaptıklarınızı haber verecektir, muhakkak ki O göğüslerde olanı bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.

Süleyman Ateş

Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine dolar, gündüzü de gecenin üzerine dolar. Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki O, aziz ve çok bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı

O, gökleri ve yeri o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne sarar, gündüzü de gecenin üstüne sarar dipnot 2 . Güneş'i ve Ay'ı hizmete koymuştur. Bunların her biri (kendi yörüngesinde dipnot 3 ) belli bir süre için akar gider dipnot 4 . Bilin ki o daima üstündür, çok bağışlayıcıdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Duhan 44/39, Casiye 45/22, Ahkaf 46/3, Tegabun 64/3).
  2. metne dön, dipnot 2
    Gece ve gündüz, tıpkı Güneş ve Ay gibi yörüngesi olan iki ayrı varlıktır (Yasin 36/40). Uzay, zifiri karanlık olduğu halde dünyayı aydınlatan şey, kendine gelen Güneş ışınlarını duhaya /ısı ve ışığa çeviren gündüzdür (Şems 91/1-4). Gecenin karanlık olma şartı olmadığı için (İsra 17/12) kutup bölgesinde, beyaz geceler oluşur. Güneşsiz günlerde bile bu bölgeleri aydınlatan, ufkun altından gelen Güneş ışınlarını aydınlığa çeviren gündüzdür. Gündüz, Güneş ışığının olmadığı zamanlarda bile kendinde olan zayıf aydınlık ile, dünya için bir gece lambası görevi görür. Bu aydınlığa atmosfer aydınlığı, gök aydınlığı veya gece aydınlığı denir. Bu ayet, gece ve gündüzün, 24 saat boyunca dünyanın çevresini bir küre gibi sardığını bildirmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri, gerçek dipnot 1 varlıklar olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne, gündüzü de gecenin üstüne sarar. Güneşi ve ayı hizmete sokmuştur. Her biri, belli bir süre içinde akıp gider. Bilesin ki O üstündür, çok bağışlayıcıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    bi el hakkı(بِالْحَقِّ):Hem kendisi gerçek hem de gerçekleri gösterecek içerikte.

Şaban Britch

O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp, örter gündüzü de geceye örter, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O, çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.

Şaban Piriş

O, gökleri ve yeri hakkıyla yaratmıştır. Geceyi gündüze örter, gündüzü de geceye örter, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süre için akar/döner. Bilin ki O, güçlüdür, bağışlayıcıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökleri ve yeri hak olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne çekip örtüyor; gündüzü de gecenin üstüne sarıp dürüyor. Güneş'i ve Ay'ı bir buyruğa boyun eğdirmiştir. Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. Gözünüzü açın; Aziz'dir O, Gaffar'dır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He created the heavens and the earth and brought them into existence in conformity with truth and in agreement with reality. He causes the earth to describe its orbit round the sun and by consequence He causes the night to move round the day and the day to move round the night performing periodical revolution. And He rendered the sun and the moon subservient, each describing its own orbit for a predetermined point of time, He is indeed AL-Aziz and AL- Ghafur (the Forgiving)

Abdul Haleem

He created the heavens and earth for a true purpose; He wraps the night around the day and the day around the night; He has subjected the sun and moon to run their courses for an appointed time; He is truly the Mighty, the Forgiving.

Abdullah Yusuf Ali

He created the heavens and the earth in true (proportions): He makes the Night overlap the Day, and the Day overlap the Night: He has subjected the sun and the moon (to His law): Each one follows a course for a time appointed. Is not He the Exalted in Power - He Who forgives again and again?

Abul A'la Maududi

He created the heavens and the earth with Truth, dipnot 1 and He folds up the day over the night and folds up the night over the day. He has subjected the sun and the moon, each is running its course until an appointed time. Lo, He is the Most Mighty, the Most Forgiving. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see(Surah Ibrahim, Ayat 19);(Surah An-Nahl, Ayat 3);(Surah Al-Ankabut, Ayat 44), and the E.Ns thereof.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, He is All-Mighty: if He wills to punish you, no power can resist Him. But it is His kindness that He does not seize you forthwith in spite of your arrogant and insolent behavior, but He goes on giving you respite after respite. Here, Allah’s making no haste in seizing people in punishment and His giving them respite has been called forgiveness.

Aisha Bewley

He created the heavens and the earth with truth. He wraps the night around the day and wraps the day around the night, and has made the sun and moon subservient, each one running for a specified term. Is He not indeed the Almighty, the Endlessly Forgiving?

Al-Hilali & Khan

He has created the heavens and the earth with truth. He makes the night to go in the day and makes the day to go in the night. And He has subjected the sun and the moon. Each running (on a fixed course) for an appointed term. Verily, He is the All-Mighty, the Oft-Forgiving.

Ali Quli Qarai

He created the heavens and the earth with reason. He winds the night over the day, and winds the day over the night, and He has disposed the sun and the moon, each moving for a specified term. Look! He is the All-mighty, the All-forgiver!

Amatul Rahman Omar

He created the heavens and the earth to suit the requirements of truth and wisdom. He causes the night to revolve upon the day and causes the day to revolve upon the night and He has pressed the sun and the moon into service; each pursues its course for an appointed term. Behold! He is the All-Mighty, the Great Protector.

Arthur John Arberry

He created the heavens and the earth in truth, wrapping night about the day, and wrapping the day about the night; and He has subjected the sun and the moon, each of them running to a stated term. Is not He the All-mighty, the All-forgiving?

Bijan Moeinian

The Almighty is the One Who has created the heavens and the earth as a reality [and not as an illusion]. He rolls [the globe so that the] night over the day and the day over the night. The Creator has subjected the sun and the moon to move toward their destiny. God is the Almighty. [If He wants, He can punish you but] He is the Most Forgiving.

E. Henry Palmer

He created the heavens and the earth in truth! It is He who clothes the day with night; and clothes the night with day; and subjects the sun and the moon, each one runs on to an appointed time; aye! He is the mighty, the forgiving!

Edip-Layth

He created the heavens and the earth with truth. He rolls the night over the day, and He rolls the day over the night. He committed the sun and the moon, each running for an appointed term. Absolutely, He is the Noble, the Forgiving.

George Sale

He hath created the heavens and the earth with truth: He causeth the night to succeed the day, and He causeth the day to succeed the night, and He obligeth the sun and the moon to perform their services; each of them hasteneth to an appointed period. Is not He the mighty, the forgiver of sins?

Hamid S. Aziz

He has created the heavens and the earth with Truth; He makes the night cover the day and makes the day overtake the night, and He has made the sun and the moon subservient; each one runs on to an assigned term; now surely is He not the Mighty, the great Forgiver?

Mahmoud Ghali

He created the heaven and the earth with the Truth; He rolls the night over the daytime, and He rolls the daytime over the night, and He has subjected the sun and the moon, each of them running to a stated term. Verily He is The Ever-Mighty, The Superb Forgiver.

Marmaduke Pickthall

He hath created the heavens and the earth with truth. He maketh night to succeed day, and He maketh day to succeed night, and He constraineth the sun and the moon to give service, each running on for an appointed term. Is not He the Mighty, the Forgiver?

Mohamed Ahmed - Samira

He has created the heavens and the earth with precision. He folds the day up over the night, and folds the night up over the day. He has subjugated the sun and moon, (so that) each runs its appointed course. Is He not all-mighty and forgiving?

Muhammad Asad

He it is who has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth. He causes the night to flow into the day, and causes the day to flow into the night; and He has made the sun and the moon subservient [to His laws], each running its course for a term set [by Him]. Is not He the Almighty, the All-Forgiving?

Mustafa Khattab

He created the heavens and the earth for a purpose. He wraps the night around the day, and wraps the day around the night. And He has subjected the sun and the moon, each orbiting for an appointed term. He is truly the Almighty, Most Forgiving.

Progressive Muslims

He created the heavens and the Earth with truth. He rolls the night over the day, and He rolls the day over the night. And He committed the sun and the moon, each running for an appointed term. Absolutely, He is the Noble, the Forgiving.

Rashad Khalifa

He created the heavens and the earth truthfully. He rolls the night over the day, and rolls the day over the night. He committed the sun and the moon, each running for a finite period. Absolutely, He is the Almighty, the Forgiving.

Sahih International

He created the heavens and earth in truth. He wraps the night over the day and wraps the day over the night and has subjected the sun and the moon, each running [its course] for a specified term. Unquestionably, He is the Exalted in Might, the Perpetual Forgiver.

Sam Gerrans

He created the heavens and the earth in truth. He wraps the night over the day, and He wraps the day over the night; and He made subject the sun and the moon, each running for a stated term. Is He not the Exalted in Might, the Forgiver?

Shabbir Ahmed

He it is Who has created the heavens and the earth to fulfill a definite Purpose. He rolls the night over the day, and rolls the day over the night. And He has subjected the sun and the moon, each running along its course for a term appointed. Is not He the Almighty, the Ever-Absolver of Imperfections?

Syed Vickar Ahamed

He has created the heavens and the earth in truth (and in proper proportions): He makes the night reach into the day, and makes the day reach into the night: He has subjected the sun and the moon follow (His law): Each one follows a path for a certain (preset) time. Verily, is He not the (One) Exalted in Power (Al-Aziz)— The Often Forgiving (Al-Ghafa’r)?

Taqi Usmani

He created the heavens and the earth for just purpose. He wraps the night over the day and He wraps the day over the night, and He has put the sun and the moon under His command, each one of them moving for an appointed term. Remember, He is the Mighty, the Most-Forgiving.

The Monotheist Group

He created the heavens and the earth with the truth. He rolls the night over the day, and He rolls the day over the night. And He commissioned the sun and the moon, each running for an appointed term. Absolutely, He is the Noble, the Forgiving.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩