Rahmân suresi

Rahmân suresi, 31. ayet

Rahmân suresi, 31. ayet. سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

senefrugu leküm eyyühe-ŝŝeḳalân.

Diyanet İşleri

Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rahmân 28–34 · surenin 31. ayeti / 78
  1. Rahmân 28

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  2. Rahmân 29

    Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O'ndan isterler. O, her an yeni bir ilahi tasarruftadır.

  3. Rahmân 30

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  4. 31

    Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

  5. Rahmân 32

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  6. Rahmân 33

    Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

  7. Rahmân 34

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–32. ayetler için yazılmıştır.

31-32. Yani sadece hesabınızı görmekle ve dünya yurdunda iken işlemiş olduğunuz amellerinizin karşılıklarını size vermekle meşgul olacağız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar ve cinler!- Sizin hesabınızı göreceğiz. Herkese hak ettiğinin karşılığı olan mükâfatı ve cezayı vereceğiz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَنَفْرُغُ senefrugu boş vaktimiz olacak kök: فرغ
  2. لَكُمْ lekum sizin için
  3. أَيُّهَ eyyuhe ey kök: ايي
  4. ٱلثَّقَلَانِ s-sekalani iki yük sahibi (insan ve cin) kök: ثقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرغ (6 geçiş)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kök: فرغ (6 geçiş)

    "Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim…

  • Aynı kök: فرغ (6 geçiş)

    "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  • Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iki ağırlık sahipleri (cinler ve insanlar)! İleride size yöneleceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Ey ağır bir yükün altına giren çift: Size ayıracak zamanımız da olacak!

Muhammed Esed

(Bir gün) sizden hesap soracağız, siz ey günah yüklü çift!

Ahmed Hulusi

Yarın sizinle kalacağız (hesap için) ey suç yüklü ins ve cin topluluğu!

Ali Bulaç

Ey (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız.

Ali Özek ve heyeti

Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.

Ali Rıza Safa

Sizden hesap soracağız; ey yükümlü iki toplum! dipnot 480

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 480
    "Yükümlü iki toplum!" olarak yazdığımız "Sekalan" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cinler ve insanlar!" veya "Ağırlık sahibi olanlar!" veya "Günah yüklü çift!" veya "İki Sekal!" biçiminde çevrilmiştir. "Sizden hesap soracağız!" tümcesi ise kimi çevirilerde, "Yakında, sizin için vakit bulacağız!" veya "Sizinle de meşgul olacağız!" veya "Sizin de sıranız gelecek!" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Ey cinler ve insanlar! Yakında sizin hesabınızı görmek için vakit ayıracağız. Şimdi, Rabbinizin sorgulamasınınasıl yalanlıyorsunuz?

Edip Yüksel

Ey sorumlu iki topluluk, sizi elbette sorguya çekeceğiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey sorumlu iki topluluk, sizi elbette sorguya çekeceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yarın size kalacağız (yakında hesabınızı ele alacağız) ey insan ve cin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Yarın size kalacağız ey sekalan!

Erhan Aktaş

Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!

Gültekin Onan

Ey (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız.

Hasan Basri Çantay

Ey ins ve cin ileride siz (in nisabınızı görmiy) e yöneleceğiz.

İbni Kesir

Ey insanlar ve cinnler; yakında size de yöneleceğiz

Mehmet Alagaş

(29-36) Semalarda ve yerde her kim varsa O’ndan isterler, O, her güne müdahildir / şa’ndır. (Şa’n; sıra dışı şaşırtıcı müdahale) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Ey ağır yükün altındaki ikili (Cin ve İns) sizle de işimiz olacak / sizinle de ilgileneceğiz. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Ey cin ve ins kalabalıkları, eğer kapasiteniz yetiyorsa göklerin yerin uçlarından / bucaklarından aşıp geçebilirseniz eğer haydi geçin, bir dayanak / bir sultan olmadan geçemezsiniz. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikinize de ateşten alev, erimiş bakır gibi alev gönderilir, birbirinize yardımda edemezsiniz. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey insanlar ve cinler! Sizin de hesabınızı göreceğiz.

Süleyman Ateş

Ey iki sekal, sizin için de boş vaktimiz olacak (sizin de hesabınızı göreceğiz).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey kendilerine sorumluluk yüklenenler (insanlar ve cinler). Sizinle özel olarak ilgileneceğiz.

Şaban Britch

Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı göreceğiz.

Şaban Piriş

-Size de yöneleceğiz, Ey cin ve insan topluluğu!

Yaşar Nuri Öztürk

Ey ağırlıklı ve onurlu iki toplum/ey insan ve cin toplulukları! Sizinle de meşgul olacağız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Soon shall We settle your disputes and judge between you people of mankind and you people of the jinn.

Abdul Haleem

We shall attend to you two huge armies [of jinn and mankind].

Abdullah Yusuf Ali

Soon shall We settle your affairs, O both ye worlds!

Abul A'la Maududi

O you twain, who are a burden (on the earth), dipnot 1 We shall attend to you and call you to account. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Thaqalan is derived from thiql which means a burden, and thaqal is the burden loaded on a conveyance. Thaqalan (dual) therefore would mean: two loaded burdens. Here this word refers to the jinn and men; who are both loaded on the earth. As the addressees here are those jinn and men who have turned away from the service and obedience of their Lord and Sustainer, they have been addressed as: O burdens of the earth, In other words, the Creator is warning these two unworthy groups of His creation, saying: You who have become a burden for My earth, I am soon going to take you to task.
  2. metne dön, dipnot 2
    This does not mean that Allah at this time is too busy to call the disobedient servants to account, but it means that Allah has arranged a special time-table according to which He will first bring into existence generation after generation of the jinn and men in the world till an appointed time, and will provide them with an opportunity to work in this examination center of the world; then at a specific hour the examination will be suddenly brought to a close, and all the jinn and men living at that time will be given death simultaneously. Then at another time which is preordained with Allah for calling the jinn and men to account, all the former and the latter generations of both the species will be resurrected and mustered at one and the same time. In view of this time-table the two species have been warned, as if to say: We are yet busy with the work of the first period, and the time for the second period has not yet come, not to speak of embarking on the work of the third period. But you may rest assured. The time is fast approaching when We shall be free to take you to task. This lack of leisure does not mean that Allah is too occupied with one kind of work to attend to another kind of work. But its nature is analogous to the occupation of a person who has set a time-table for different sorts of the works and in respect of a work whose time has not yet arrived according to the time-table, he may say that he at the moment is not free for it.

Aisha Bewley

Soon We will settle your affairs, you two weighty throngs.

Al-Hilali & Khan

We shall attend to you, O you two classes (jinn and men)!

Ali Quli Qarai

We shall soon make Ourselves unoccupied for you, O you notable two!

Amatul Rahman Omar

We shall reckon with you O you two big groups (of the righteous and the rebellious).

Arthur John Arberry

We shall surely attend to you at leisure, you weight and you weight!

Bijan Moeinian

Pretty soon [men and extraterrestrial] burdens of earth will be summoned for their trials.

E. Henry Palmer

We shall be at leisure for you, O ye two weighty ones!

Edip-Layth

We will call you to account, both of you beings.

George Sale

We will surely attend to judge you, O men and genii, at the last day.

Hamid S. Aziz

Soon will We apply Ourselves to you, O you two worlds (men and jinn or outer and inner, manifest and hidden).

Mahmoud Ghali

We will soon finish your (affair), O you (both) overburdened (Or: discomforted) ones! (i. e., the jinn and humankind (see verse 33).

Marmaduke Pickthall

We shall dispose of you, O ye two dependents (man and jinn).

Mohamed Ahmed - Samira

We shall soon be free to turn to you, O weary caravans,

Muhammad Asad

[ONE DAY] We shall take you to task, O you sin-laden two!

Mustafa Khattab

We will soon attend to you ˹for judgment˺, O  two multitudes ˹of jinn and humans˺!

Progressive Muslims

We will call you to account, both of you beings.

Rashad Khalifa

We will call you to account, O humans and jinns.

Sahih International

We will attend to you, O prominent beings.

Sam Gerrans

We will attend to you, O you two encumbered ones!

Shabbir Ahmed

Soon shall We lighten your burdens, O Burdened men and women!

Syed Vickar Ahamed

We shall soon settle your affairs— O both of you (jinns' and men)!

Taqi Usmani

Soon We are going to spare Ourselves for you (to reckon your deeds), O two heavy species (of Jinn and mankind)!

The Monotheist Group

We will call you to account, both of you beings.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩