Saf suresi · 1–4. ayetler

Yapmayacağınızı söylemeyin; kenetlenmiş saf

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Saf suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 1. ayet. سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder (yüceltir). O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Göklerde olan her şey ve yerde olan her şey Allah adına hareket ettiler (de, bu kozmik düzen öyle oluştu): zira O'dur her işinde tek mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur.

    Muhammed Esed

    Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah'ın sınırsız şanını yüceltir çünkü yalnız O'dur kudret ve hikmet sahibi.

    Ahmed Hulusi

    Semalarda ve arzda her ne varsa (Esma'sıyla onları açığa çıkaranın yaratma amacına göre yerine getirdikleri işlevleriyle) Allah'ı tespih etmektedir! "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ı yüceltir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde bulunanların tümü Allah'ı tesbih etmektedir/anmaktadır. O güçlüdür; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Göklerde ve yerde olanlar ALLAH'ı yüceltir. O, Üstündür, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde olanlar ALLAH'ı yüceltir. O, Üstündür, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah için tesbih etmektedir. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Tesbih etmekte Allah için Göklerdeki ve Yerdeki, o öyle aziz öyle hakim

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih dipnot 1 ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 57:1. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih dipnot 1 ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir.

    Gültekin Onan

    Göklerde ve yerde olanların tümü Tanrı'yı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Allahı tesbih (ve tenzih) etmekdedir. O, gaalib-i mutlakdır, yegane hukum ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Göklerde ne var, yerde ne varsa; Allah'ı tesbih eder. Ve O; Aziz'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ı üstün tutar, O saygıdeğerdir, gerekçeli son kararı verir / hikmetli hüküm verir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O; Azîz'dir, Hakîm'dir.

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ı tesbih etmiştir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ne var ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder /ona boyun eğer dipnot 1 . O, daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah'ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (İsra 17/44, Nur 24/41, Fussilet 41/11, Hadid 57/1, Haşr 59/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hud 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; örneğin nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda Allah'ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a boyun eğer. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur.

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O, çok güçlüdür, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder. O, güçlüdür, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ı tespih etmiştir. Aziz'dir O, Hakim'dir.

  2. Saf suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Niçin söylemlerinizle eylemleriniz birbirine uymuyor!

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Niçin bir türlü söylüyor, başka türlü yapıyorsunuz;

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?

    Bayraktar Bayraklı

    - Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, neden yapmadığınız veya yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o iyman edenler! Niçin yapmıyacağınız şeyi söylersiniz?

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, yapmayacağınız şey'i niçin söylersiniz?

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?

    Mehmet Alagaş

    (2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Yapmayacağınız şeyleri, niçin yaparız diyorsunuz?

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi ne diye söylersiniz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Yapmayacağınız şeyi neden söylüyorsunuz?

  3. Saf suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 3. ayet. كَبُرَ مَقْتًا عِندَ ٱللَّهِ أَن تَقُولُوا۟ مَا لَا تَفْعَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.

    Mehmet Okuyan

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir öfkeyle karşılanır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yapmadığınız/yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında ağır (sonuçları) olan nahoş bir davranıştır.

    Muhammed Esed

    yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!

    Ahmed Hulusi

    Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah indinde çok nefret edilesidir!

    Ali Bulaç

    Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti).

    Ali Özek ve heyeti

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.

    Ali Rıza Safa

    Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah'ın katında sevilmeyen şeydir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.

    Edip Yüksel

    Yapmadığınız şeyi söylemeniz, ALLAH katında en sevilmeyen davranışlardandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yapmadığınız şeyi söylemeniz, ALLAH katında en sevilmeyen davranışlardandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük öfke ile karşılanır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yapmıyacağınız şeyi söylemeniz, Allah yanında çok mebguzdur.

    Erhan Aktaş

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.

    Gültekin Onan

    Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Tanrı katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti).

    Hasan Basri Çantay

    Yapmayacağınızı söylemeniz, en şiddetli bir buğz (u da'vet etmiş olmak) bakımından, Allah indinde büyüdü.

    İbni Kesir

    Yapmayacağınızı söylemeniz; Allah katında büyük bir gazaba sebep olur.

    Mehmet Alagaş

    (2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.

    Süleyman Ateş

    Yapmayacağınız şeyi söylemek, Allah katında en sevilmeyen bir şeydir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yapmayacağınız iş için yaparım demeniz, Allah katında ne büyük öfke oluşturur!.

    Şaban Britch

    Yapamayacağınız bir şeyi söylemek Allah katında nefret edilen bir şeydir.

    Şaban Piriş

    Yapamayacağınız bir şeyi söylemek Allah katında nefret edilen bir şeydir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük bir günahtır.

  4. Saf suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Saf suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِهِۦ صَفًّا كَأَنَّهُم بُنْيَٰنٌ مَّرْصُوصٌ

    Diyanet İşleri

    Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi sıra halinde savaşanları sever. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sureye adını veren [saff] kelimesi "sıra halinde", [bünyân] kelimesi "bina", [marsûs] kelimesi ise "kenetlenmiş" anlamına gelmektedir. Bu anlam içerikleriyle bakıldığında, Yüce Allah kendi yolunda yani Allah rızası için savaşanların bu görevi duvarları birbirine kenetlenmiş yekpare bir bina gibi ve saf saf dizili bir şekilde yerine getirenleri sevmekte olduğunu bildirmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz Allah, davası uğrunda sanki yekpare çelikten bir bina gibi saf disiplini içerisinde savaşanları sever.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki Allah (yalnızca) kendi davası uğrunda, sağlam ve yekpare bir bina gibi, kenetlenmiş saflar halinde savaşanları sever.

    Ahmed Hulusi

    Allah, kendi yolunda çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Allah, kenetlenmiş Düzenli Sıralar biçiminde, sağlam bir yapı gibi, Kendi yolunda çarpışanları sever.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kendi yolunda, malzemesi birbirine kaynamış binalar gibi saf bağlayarak savaşanları sever."

    Edip Yüksel

    ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi düzenli birlikler halinde savaşanları sever.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İyi bilin ki, Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haberiniz olsun ki Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlıyarak çarpışanları sever

    Erhan Aktaş

    Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, kendi yolunda bir duvarın taşları gibi kenetlenip saf tutarak savaşanları sever.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz Tanrı, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki Allah, kendi yolunda, birbirine kenedlenmiş (yekpare ve müstahkem) bir bina gibi, saf (lar) bağlayarak çarpışanları sever.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Allah; kendi uğrunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf halinde savaşanları sever.

    Mehmet Alagaş

    (2-4) Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah yanında büyük bir nefret barındırır. Allah, O’nun yolunda tıpkı kenetlenmiş yapı gibi / bina gibi yan yana / saf halinde savaşanları sever. (Savaşacağım deyip sıvışanlardan nefret eder) (Birinin omzuna basarak yükselin diyen piramit modelinin islamcası, Allah için yan yana gelin diyen saf modeli, bu modelde herkesin ayakları omuzlara değil yere basar)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşanları sever.

    Süleyman Ateş

    Allah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi (kenetlenip) omuz omuza dipnot 2 savaşanları sever dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mersus (مرصوص), "kurşunla bina edilmiş gibi muhkem, sağlam..." anlamında kullanılır (Müfredat). Isıtılmadan dövülerek bütünleşen ve normal sıcaklıkta eritilip dökülerek ortamdaki diğer elemanları da birbirine kenetleyen tek maden kurşundur. Kesme taş yapıların inşasında yapı taşları; yan yana kancalı kenet demirleriyle ve üst üste kamalı zıvana demirleriyle, ara boşluklarına kurşun dökülerek bütünleştirilir. Çatı, kubbe vb. örtü levhası kurşunları ise birlikte katlanıp dövülerek kenetlenir (Antik Çağ'dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi, c.8, s. 295, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (Kültür A.Ş.) Yayınları, 2016).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, kendi yolunda kurşunla kenetlenmiş bir yapı dipnot 1 gibi kenetlenerek savaşanları sever.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Eski ve yakın dönem inşaat tekniği olarak, büyük kütlelerin birbirine kilitlenmesinde kullanılan ve malzemenin içinde açılmış oluklara erimiş kurşun madeni akıtılarak yapılan lehim yöntemi. Hem esnek hem de dayanıklı ve uzun ömürlü olan bu yöntem çimento ve demirin yaygınlaşması ile terk edilmiştir. Mimar Sinan eserlerinde sıkça görülür, bilinen örneklerinden birisi Bosna'daki Mostar Köprüsüdür.

    Şaban Britch

    Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf halinde savaşanları sever.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz ki Allah, kendi yolunda, tuğlaları birbirine kenetlenmiş binalar gibi saf halinde savaşanları sever.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah kendi yolunda, duvarları birbine perçinlenmiş bir bina gibi, saf bağlıyarak çarpışanları sever.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.