Diyanet İşleri
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 13. ayet. يَعْمَلُونَ لَهُۥ مَا يَشَآءُ مِن مَّحَٰرِيبَ وَتَمَٰثِيلَ وَجِفَانٍ كَٱلْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَّاسِيَٰتٍ ٱعْمَلُوٓا۟ ءَالَ دَاوُۥدَ شُكْرًا وَقَلِيلٌ مِّنْ عِبَادِىَ ٱلشَّكُورُ
ya`melûne lehû mâ yeşâü mim meḥârîbe vetemâŝîle vecifânin kelcevâbi veḳudûrir râsiyât. i`melû âle dâvûde şükrâ. veḳalîlüm min `ibâdiye-şşekûr.
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâvûd ve Süleymân Sebe' 10–14 3
(10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.
Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız.
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.
Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
13. Onların yaptıkları işler, Süleyman aleyhisselam’ın yapmalarını dilediği her türlü işti.
“Kaleler” (diye meali verilen) “محاريب” kelimesi, inşa edilen ve kendisi vasıtası ile binaların muhkem kılındığı her türlü yapı demektir. Bu ifadeyle oldukça muhteşem binaların yapıldığı anlatılmak istenmektedir. “Heykeller” yani bu işi sağlam yapmaları ve bu konuda güçleri dolayısı ile canlı cansız varlıkların suretlerini yaparlardı. “Büyük havuzları andıran çanaklar” Süleyman aleyhisselam, başkasının ihtiyaç duymadığı şeylere ihtiyaç duyduğundan dolayı onlara bu kadar büyük çanakları yemek pişirmek için yaptırıyordu.
“Ve” onun için “yerlerinde sabit” büyüklükleri sebebi ile yerlerinden kıpırdatılamayan “kazanlar gibi dilediği şeyleri yaparlardı.” Allah, onlara olan lütfunu söz konusu ettikten sonra bu nimet ve lütfuna şükretmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır:
“Ey Dâvûd Hanedanı” bunlar, Dâvûd, onun çocukları ve aile halkıdır, “şükre çalışın.” Yüce Allah burada hepsine seslendi, çünkü bu lütuf onların hepsine yönelik idi ve bu fayda ve maslahatların pek çoğundan hepsi istifade edebiliyorlardı. O nedenle Allah’ın kendilerine verdiği şeylere ve onlara ihsan ettiklerine karşılık olmak üzere şükretmeleri istenmiştir. “Kullarımdan şükredenler pek azdır.” Onların çoğunluğu, Yüce Allah’a, kendilerine ihsan etmiş olduğu nimetlere, onlardan uzaklaştırmış olduğu musibetlere karşı şükretmezler.
Şükür, kalbin Allah’ın lütfunu itiraf etmesi, bu nimet ve lütufları onlara muhtaç olduğu şuuru ile Yüce Allah’a itaat yönünde kullanması, onları masiyet için kullanmaktan sakınması demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu cinler; Süleyman -aleyhisselam-'ın istediği namaz kılınan mescitleri, sarayları, istediği surları, çanaklardan büyük su havuzlarını, büyüklüğü sebebi ile yerinden hareket etmeyen sabit yemek kazanları yaparlardı. Onlara şöyle dedik: "Ey Dâvûd ailesi! Size verdiği nimetler için Allah'a şükür için çalışıp, amel işleyin. Zira verdiğim nimetlere kullarımdan şükredenler azdır."
Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…
Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…
Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar (cinler) Süleyman için mabedlerden, heykellerden, havuzlar gibi (geniş) leğenlerden, sabit (ağır) kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükür için çalışın! Kullarımdan şükreden(ler) ne kadar da azdır!
Onlar arzusuna göre ona mabedler, heykeller, göletler gibi yekpare dökümden havuzlar ve yere tesbit edilmiş dev küvetler yapıyorlardı. (Biz de dedik ki): "Ey Davud'un inanç ailesi; şükretmek için çok çalışın! Ne ki, samimi kullarım arasında bile hakkıyla şükreden pek azdır.
o'nun için isteğine göre mabedler, heykeller, büyük tekneler kadar (geniş) havuzlar ve sağlamca tesbit edilmiş kazanlar yaptılar. (Ve dedik ki:) "Ey Davud kavmi, (Bana karşı) şükür (duygusu) içinde çalışın; ve (unutmayın ki) kullarım arasında (bile) hakkıyla şükredenler çok azdır!"
Onun (Süleyman) için, mabetler, heykeller, geniş çok büyük havuzlar ve yerlerinde sabit kazanlardan ne dilese yaparlardı. . . "Davud nesli şükre çalışın! Kullarımdan şükreden (değerlendiren) azdır!"
Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır.
Onlar Süleyman’a kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar (geniş) leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı. "Ey Dâvûd ailesi! Şükür olmak üzere Allah'ın itaatına çalışın. Zira kullarımdan şükredenler azdır."
Onun dilediği biçimde, yakarış yerleri, resimler-heykeller, derin havuzlar ve yerinden kaldırılamayan kazanlar yaptılar. "Ey Davut ailesi; şükrederek çalışın!" Oysa kullarımın arasında, şükredenler çok azdır. dipnot 361
Cinler Süleyman'a, istediği gösterişli yapılar, heykeller, havuz gibi büyük kazanlar ve ağır tencereler yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükretmek için çalışınız." Kullarımdan gereği gibi şükredenler azdır.
O ne dilerse onun için yaparlardı: Mihraplar, heykeller, derin havuzlar ve ağır kazanlar... Ey Davut ailesi, şükür göstergesi olarak çalışın. Kullarımdan pek azı şükredicidir. dipnot 1
O ne dilerse onun için yaparlardı: Mihraplar, heykeller, derin havuzlar ve ağır kazanlar... Ey Davut ailesi, şükür göstergesi olarak çalışın. Kullarımdan pek azı şükredicidir.
Onlar, ona mihraplar, heykeller, havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı, şükür için çalışın! Kullarım arasında şükreden azdır.
Onlar ona, mihrablar, timsaller ve havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı şükr için çalışın, maamafih kullarım içinde şekur olan azdır.
Ona dilediği gibi mabetler, dipnot 1 şekil verilmiş eşyalar, havuz büyüklüğünde çanaklar dipnot 2 ve sabit dipnot 3 ağır kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud'u izleyenler! Şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden çok azdır.
Ona dilediği gibi mabetler dipnot 1 , şekil verilmiş eşyalar, havuz büyüklüğünde çanaklar dipnot 2 ve sabit dipnot 3 ağır kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud'u izleyenler! Şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden çok azdır.
Onlar, ona dilediği gibi mabetler dipnot 1 , model örnekler, havuz büyüklüğünde çanaklar dipnot 2 ve sabit dipnot 3 kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi! Şükür için çalışın. Ama kullarım içinde şükreden çok azdır.
Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır.
O, kafalardan, heykellerden, büyük havuzlar gibi çanaklardan, sabit sabit kazanlardan ne dilerse kendisine yaparlardı. Ey Davud haanedanı, siz (Allaha) şükr için çalışın. Kullarımdan (hakkıyle) şükreden azdır.
Onlar; kalelerden, heykellerden, büyük havuzlara benzer çanaklardan ve taşınması güç kazanlardan ne dilerse kendisine yaparlardı. Ey Davud hanedanı; şükrederek çalışın. Kullarımdan pek azı şükredicidir.
(10-14) Davud’a maddi ve manevi hazinemizden / fazlımızdan verdik, ey dağlar ve de kuşlar onunla beraber bana ses verin, O’na demiri yumuşattık , geniş zırhlar yap , dokumasını ayarla / takdir et, s alih amel işle , muhakkak ki yaptıklarınızı görürüm. Süleyman’a da rüzgâr , sabah gidişi bir ay, akşam dönmesi de bir ay , Kıtır / eriyik katran gözesini onun için akıttık, Rabbinin izniyle elinin altında cinler çalışır, onlardan kim bizim emrimizin dışına çıkarsa / başka işe kayarsa, ateş azabını ona tattırırız. Onun istediği mihrapları , temsilleri/resimleri, havuz şeklinde çanakları , yere sabit tencereler / kazanlar yaparlardı , Davud’un ailesine te şekkür için çalışın , kullarımdan teşekkür eden azdır. Onun ölümü gerçekleştiğinde, bir yer canlısı sopasını yiyinceye kadar, onun öldüğünü belli eden / belirten olmadı, ne zaman ki düştü, cinler anladılar, eğer ki cinler gaybı biliyor olsalardı, onur kırıcı / mühin azabı giymezlerdi.
Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Dâvud ailesi! Şükür için çalışın. Kullarımdan şükredenler pek azdır.
Ona dilediği gibi kaleler, heykeller, havuzlar kadar (geniş) leğenler, sabit kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükredin!" kullarımdan şükreden azdır.
Süleyman ne isterse onu yaparlardı; has odalar, heykeller dipnot 1 , havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar dipnot 2 . Ey Davud ailesi! Görevlerinizi yerine getirmek için çalışın! Kullarımdan görevlerini yerine getirenler pek azdır.
Eski Ahit · 1. Krallar 7:13
Kral Süleyman haber gönderip Surdan Hiramı getirtti. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Süleyman ne isterse onu yapıyorlardı; değerli meskenler, kalıplar, büyük havuzlara benzer çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı. Ey Davut ailesi! Şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.
Onlar, onun için ne dilerse; (tapınak) yüksek binalar, heykeller, büyük havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı. Ey Davud ailesi; şükrederek amel edin. Kullarımdan şükredenler çok azdır.
Onlar, onun için, ne dilerse; kaleler, heykeller, büyük havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlar yaparlardı. -Ey Davud Ailesi; şükrederek çalışın. Kullarımdan şükredenler çok azdır.
Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldırılamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!
They -the Jinn- were assigned to work for him and do as they were told and produce, build and construct for him what he willed of sanctuaries and places of worship in the form of curved structures of firm material; some bearing weight and others merely ornamental. Also to make for him images and statue and all kinds of pots and vessels of rounded form, broad and deep serving various purposes, some being large enough to be reservoirs and others as fixed huge copper vessels. And We said: "Work righteousness O you the sons of Dawud and let your deeds reflect gratitude and gratefulness to Me". But it is only a few of My servants who do this and impel themselves to the feeling of gratitude and gratefulness.
They made him whatever he wanted- palaces, statues, basins as large as water troughs, fixed cauldrons. We said, ‘Work thankfully, family of David, for few of my servants are truly thankful.’
They worked for him as he desired, (making) arches, images, basons as large as reservoirs, and (cooking) cauldrons fixed (in their places): "Work ye, sons of David, with thanks! but few of My servants are grateful!"
They made for him whatever he would desire: stately buildings, images, dipnot 1 basins like water-troughs and huge, built-in-cauldrons: dipnot 2 "Work, O house of David, in thankfulness (to your Lord). dipnot 3 Few of My servants are truly thankful."
They made for him anything he wished: high arches and statues, huge dishes like cisterns, great built-in cooking vats. ‘Work, family of Dawud, in thankfulness!’ But very few of My slaves are thankful.
They worked for him as he desired, (making) high rooms, images, basins as large as reservoirs, and (cooking) cauldrons fixed (in their places). "Work you, O family of Dâwûd (David), with thanks!" But few of My slaves are grateful.
They built for him as many temples as he wished, and figures, basins like cisterns, and caldrons fixed [in the ground]. ‘O House of David, observe thanksgiving, and few of My servants are grateful.’
Those (jinns -handy craftsmen) made for him (- Solomon) whatever he desired, places for worship and plans and basins (as large) as the tanks and large and heavy cooking pots well-set (on their trivets due to their large size). (And We said,) `Act gratefully, O people of David.' Yet few are My people who are (really) grateful.
fashioning for him whatsoever he would -- places of worship, statues, porringers like water-troughs, and anchored cooking-pots. 'Labour, O House of David, in thankfulness; for few indeed are those that are thankful among My servants.'
The Extra-terrestrials would build for him anything he wanted: buildings with statues and paintings, deep pools, heavy cooking instruments, etc. O’ people of David (the Jews) be grateful [for what God endowed your culture with], in fact only a few of My servants are grateful.
and they made for him what he pleased of chambers, and images, and dishes like troughs, and firm pots;- work, O ye family of David! thankfully; few is it of my servants who are thankful.
They made for him what he desired of enclosures, and statues, and pools of deep reservoirs, and heavy pots. "O family of David, work to show thanks." Only a few of My servants are appreciative.
They made for him whatever he pleased, of palaces, and statues, and large dishes like fishponds, and cauldrons standing firm on their trevets; and We said, work righteousness, O family of David, with thanksgiving; for few of my servants are thankful.
And We made the wind (subservient) unto Solomon, which made a month's journey in the morning and a month's journey in the evening, and We made a fountain of molten copper to flow out for him, and of the Jinn (foreigners or ingenious skilled workers?) there were those who worked before him by the command of his Lord; and whoever turned aside from Our command from among them, We made him taste of the punishment of flaming Fire.
Making (Literally: between) for him whatever he decided: chambers and statues, and bowls like water-troughs, and anchored cauldrons. "Do (righteousness), House of Dawûd, in thankfulness; and few of My bondmen are constantly thankful."
They made for him what he willed: synagogues and statues, basins like wells and boilers built into the ground. Give thanks, O House of David! Few of My bondmen are thankful.
They made for him whatever he wished, synagogues and statues, dishes large as water-troughs, and cauldrons firmly fixed (on ovens; and We said): "O House of David, act, and give thanks. " But few among My creatures are thankful.
they made for him whatever he wished of sanctuaries, and statues, and basins as [large as] great watering - troughs, and cauldrons firmly anchored. [And We said:] "Labour, O David’s people, in gratitude [towards Me] and [remember that] few are the truly grateful [even] among My servants!"
They made for him whatever he desired of sanctuaries, statues,[1] basins as large as reservoirs, and cooking pots fixed ˹into the ground˺. ˹We ordered:˺ "Work gratefully, O family of David!" ˹Only˺ a few of My servants are ˹truly˺ grateful.
They made for him what he desired of enclosures, and statues, and pools of deep reservoirs, and heavy pots. "O family of David, work to show thanks." Only a few of My servants are appreciative.
They made for him anything he wanted - niches, statues, deep pools, and heavy cooking pots. O family of David, work (righteousness) to show your appreciation. Only a few of My servants are appreciative.
They made for him what he willed of elevated chambers, statues, bowls like reservoirs, and stationary kettles. [We said], "Work, O family of David, in gratitude." And few of My servants are grateful.
They made for him what he willed of sanctuaries, and statues, and basins like pools, and vessels firmly fixed. “Work, house of David, in gratitude!” And few are the grateful among My servants.
They worked for him as he desired, making forts, sculptures and images, pools, and boilers well-dug into the ground. We said, "Labor O Children of David, in gratitude for what you have been given. Few of My servants are truly grateful in practice."
They (the jinns') worked for him as he wished (making) arches, images, basins (to hold liquids) as large as ponds (of water) and (large cooking vats or) kettles held (firmly in places): "Family of Dawood (David), you work with thanks! But only a few of My servants are thankful!"
They used to make for him whatever he wished of castles, images, basins as (large as) tanks, and big cookware fixed (in their places). "Do good, O family of Dawūd, in thankfulness. Very few from My slaves are thankful."
They made for him what he desired of enclosures, and images and pools of deep reservoirs, and heavy pots. "O family of David, work to give thanks." Only a few of My servants are thankful.