Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 98. ayet

Şuarâ suresi, 98. ayet. إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

iẕ nüsevvîküm birabbi-l`âlemîn.

Diyanet İşleri

"Çünkü sizi, alemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 95–101 · surenin 98. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 95

    (94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.

  2. Şuarâ 96

    Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

  3. Şuarâ 97

    "Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

  4. 98

    "Çünkü sizi, alemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk."

  5. Şuarâ 99

    "Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."

  6. Şuarâ 100

    "İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."

  7. Şuarâ 101

    "Candan bir dostumuz da yok."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 96–104. ayetler için yazılmıştır.

96-98. “Onlar” yani İblis’in azgın orduları, tapındıkları put ve heykellerle “çekişerek derler ki: Allah’a yemin olsun ki biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü sizi” ibadet, sevgi, korku, ümit vb. hususlarında “âlemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk.” Ve O’na dua ve ibadet ettiğimiz gibi size de dua ve ibadet ediyorduk. Böylelikle kendi sapıklıklarını açıkça görmüş olacaklardır. Yüce Allah’ın kendilerini cezalandırmaktaki adaletini ve bu cezanın son derece yerinde olduğunu ikrar ve itiraf edeceklerdir. Onlar, bu sahte ilahlarını ancak ibadet hususunda âlemlerin Rabbine denk kabul ediyorlardı. Yoksa yaratmada denk tutmuyorlardı. Buna delil ise “âlemlerin Rabbi” sözleridir. Yani onlar, Allah’ın bütün âlemlerin Rabbi olduğunu ve bu arada kendi put ve heykellerinin de rabbi olduğunu ikrar ve itiraf ediyorlardı.

99. “Ama bizi günahkârlardan başkası” doğruluk ve hidâyet yolundan “saptırmadı.” Onlar, bizi bunun yerine sapıklığın ve fıskın yoluna çağırdılar. Sözü edilen günahkarlar, cehennem ateşine çağıran önderlerdir.

100-101. “Artık bizim” bu vakitte bizi azaptan kurtarmak için bize şefaat edecek “ne bir şefaatçimiz var. Ne de candan bir dostumuz.” Dünyada görülegeldiği üzere asgari bir miktarda bize fayda sağlayacak samimi bir yakınımız da yok. Böylelikle her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş olacaklar, kazandıklarının karşılığını görecekler. Salih amel işlemek maksadıyla dünyaya döndürülmeyi temenni ederek şöyle diyecekler:

102. “Keşke (dünyaya) dönme imkânımız olsa da” oraya döndürülsek de “mü’minlerden olsak?” Bu yolla da azaptan kurtulup mükâfatı hak etsek? Ama ne mümkün! Onlaırn bu arzularını gerçekleştirmelerine müsaade edilmeyecektir. Zira artık onların rehin alınan canları, kesinlikle salınmayacaktır.

103-104. “Şüphesiz bunda” size sözünü ettiğimiz ve anlattığımız bu hususlarda sizin için “bir ibret vardır. Fakat” bunca âyetin indirilmiş olmasına rağmen “onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Çünkü biz sizi, tüm yaratılmışların Rabbi ile eşit tutmuştuk. O'na ibadet ettiğimiz gibi size de ibadet ediyorduk."

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz çünkü
  2. نُسَوِّيكُم nusevvikum sizi eşit tutuyorduk kök: سوي
  3. بِرَبِّ birabbi Rabbine kök: ربب
  4. ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemlerin kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(97, 98) Allah'a yemin olsun: dipnot 1 Sizi âlemlerin Rabbiyle eşit saymakla doğrusu apaçık bir sapkınlık içindeymişiz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Tellâhi] ifadesi, Kur'an'da dokuz kez geçen yeminlerden birisidir. Bu yeminler için bkz. Yûsuf 12:73, 85, 91, 95; Nahl 16:56, 63; Enbiyâ 21:57; Şu‘arâ 26:97; Sâffât 37:56.

Mustafa İslamoğlu

o zaman sizi alemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk;

Muhammed Esed

çünkü, siz(in gibi yaratılmış varlıklar)ı alemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk;

Ahmed Hulusi

"Hani sizi Rabb-ül alemin ile eşit kılmıştık. "

Ali Bulaç

"Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.

Ali Özek ve heyeti

Çünkü biz sizi âlemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk.

Ali Rıza Safa

"Çünkü Evrenlerin Efendisini, sizinle aynı tutuyorduk!"

Bayraktar Bayraklı

- Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: "Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır.Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

Edip Yüksel

"Çünkü sizi evrenlerin Efendisine denk tutuyorduk."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Çünkü sizi evrenlerin Rabbine denk tutuyorduk.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü sizi alemlerin Rabbi seviyesinde tutuyorduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü sizi rabbül'alemin seviyyesinde tutuyorduk

Erhan Aktaş

"Çünkü sizi Alemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Çünkü sizi Âlemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Çünkü sizi alemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk."

Gültekin Onan

"Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin rabbiyle eşit tutuyorduk."

Hasan Basri Çantay

"Çünkü sizi aalemlerin Rabbi ile bir seviyyede tutuyorduk".

İbni Kesir

Hani biz, sizi alemlerin Rabbı ile bir tutmuştuk.

Mehmet Alagaş

(90-104) Cennet sakınanlar için yaklaştırıldı, cehennem azgınlara gösterildi / ibraz edildi ve nerede Allah’ın dışında taptıklarınız? Yardım edebiliyorlar mı veyahut yardım görüyorlar mı? diye onlara soruldu. Azgınlar ve iblisin ordularının hepsi ona / cehenneme, yüzüstü / yere kapaklanmış halde atılırlar. Orada çekişirlerken / hasımlaşırlarken derler ki, Allah'a yemin olsun biz kesinlikle a paçık bir sapıklık içindeydik, alemlerin rabbi ile sizleri / başka taptıklarımızı aynı seviyede tutuyorduk. Bizleri ancak siz suçlular saptırdınız, bize ne bir aracı / bir şefaatçi ve de candan bağlı biri yoktur, bize bir defa daha / bir kere daha verilse de inananlardan olsak. İşte bu kesinlikle ayettir onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı. Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”

Süleyman Ateş

"Çünkü sizi alemlerin Rabbine eşit tutuyorduk."

Süleymaniye Vakfı

Çünkü sizi Varlıkların Sahibi ile aynı seviyede tutardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çünkü sizi Âlemlerin Rabbi ile bir tutardık.

Şaban Britch

Çünkü sizi alemlerin Rabbi ile eşit tutmuştuk.

Şaban Piriş

Çünkü sizi evrenin sahibi ile eşit tutmuştuk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Çünkü sizi alemlerin Rabbi'yle aynı düzeyde tutuyorduk."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We have equalized you -false gods- with Allah, Creator of the worlds"

Abdul Haleem

when we made you equal with the Lord of the Worlds.

Abdullah Yusuf Ali

"'When we held you as equals with the Lord of the Worlds;

Abul A'la Maududi

when we assigned to you a position equal to that of the Lord of the Universe.

Aisha Bewley

when We equated you with the Lord of all the worlds.

Al-Hilali & Khan

When We held you (false gods) as equals (in worship) with the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists);

Ali Quli Qarai

when we equated you with the Lord of all the worlds!

Amatul Rahman Omar

`In holding you (- deities) as equal with the Lord of the worlds,

Arthur John Arberry

when we made you equal with the Lord of all Being.

Bijan Moeinian

"How could we raise you up to the level of the Lord of all worlds?"

E. Henry Palmer

when we made you equal to the Lord of the worlds!

Edip-Layth

"For we equated you with the Lord of the Worlds!"

George Sale

when we equalled you with the Lord of all creatures:

Hamid S. Aziz

"'By Allah! In truth, we were in manifest error,

Mahmoud Ghali

As we made you equal with The Lord of the worlds.

Marmaduke Pickthall

When we made you equal with the Lord of the Worlds.

Mohamed Ahmed - Samira

In equating you with the Lord of all the worlds;

Muhammad Asad

when we deemed you [false deities] equal to the Sustainer of all the worlds –

Mustafa Khattab

when we made you equal to the Lord of all worlds.

Progressive Muslims

"For we equated you with the Lord of the Worlds!"

Rashad Khalifa

"How could we set you up to rank with the Lord of the universe?

Sahih International

When we equated you with the Lord of the worlds.

Sam Gerrans

“When we made you equal with the Lord of All Creation!

Shabbir Ahmed

When we ranked you with the Lord of the Worlds.

Syed Vickar Ahamed

" ‘When we held you (Satan) as equal to the Lord of the Worlds (Rab-ul-'Ala'meen);

Taqi Usmani

when we used to equate you with the Lord of the worlds,

The Monotheist Group

"For we equated you with the Lord of the worlds!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 98. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 98. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 98. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩