Diyanet İşleri
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Şûrâ suresi
Şûrâ suresi, 12. ayet. لَهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
lehû meḳâlîdü-ssemâvâti vel'arḍ. yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. innehû bikülli şey'in `alîm.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dini dosdoğru tutun, ayrılığa düşmeyin Şûrâ 10–16 3
Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki gerçek dost Allah'tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.
O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.
Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. “Göklerin ve yerin anahtarları yalnız O’nundur.” Yani göklerin ve yerin mülkü yalnız O’nundur. Rahmet ve rızık anahtarları ile gizli ve açık nimetlerin anahtarları da yalnız O’nun elindedir. Bütün yaratılmışlar menfaatlerinin sağlanması, onlara gelecek zararların önlenmesi vb. tüm hallerinde Allah’a muhtaçtırlar.
Hiç kimsenin elinde en ufak bir yetki yoktur. Veren, engelleyen, fayda sağlayan, zarar veren yalnız O’dur. Kulların sahip olduğu bütün nimetler, hep O’ndandır. Kötülüğü de O’ndan başkası önleyemez. “Allah'ın insanlara göndereceği herhangi bir rahmeti engelleyebilecek yoktur, O’nun engellediğini de salıverecek yoktur.” (Fâtır, 35/2)
Bundan dolayı da burada: “O, rızkı dilediğine bol verir” buyrulmaktadır. Yani genişletir ve ona dilediği rızıklardan türlü türlü verir “(dilediğine de) kısar.” Dilediğinin de rızkını ancak ihtiyacına yetecek kadar ve ihtiyacından bir şey artmayacak şekilde daraltır. Bütün bunlar ise O’nun ilmine ve hikmetine bağlıdır. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır: “Çünkü O, her şeyi çok iyi bilendir.” Kullarının hallerini bilir. O bakımdan herkese hikmetinin ve meşîetinin gerektirdiği şekilde verir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Göklerin ve yerin anahtarları yalnız O'nundur. Kullarından dilediğine rızkı bol verir ki, onu imtihan etmek için şükür mü yoksa kufür mü edecek ona bakar. Dilediğine de rızkını kısar ki, onu da imtihan etmek için sabredecek mi yoksa Allah'ın kaderine öfkelenip gücenecek mi diye bakar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir. Kullarının faydasına olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…
Aynı kök: قلد (4 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: قلد (4 geçiş)
Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Göklerin ve yerin anahtarları, yalnızca O'nun (katında)dır. dipnot 1 (Allah) rızkı dilediğine açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. dipnot 2 Şüphesiz ki O her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'na aittir: O dilediğine rızkı bol verir, dilediğine sınırlandırır: çünkü O her şeyi her yönüyle bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur; O, dilediğine bol rızık verir, dilediğine az. Çünkü O her şeyi bilendir.
Semaların ve arzın anahtarları (özellikleri açığa çıkaran kuvveler) O'nundur! Yaşam gıdasını dilediğine göre yayar, genişletir veya daraltır! Muhakkak ki O, Bi-külli şey'in (Esma'sıyla şey'i meydana getirmiş olan olarak) Aliym'dir (bilen).
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkı genişletip yayar ve kısar da. Çünkü O, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Göklerin ve yeryüzünün anahtarları, O'nun gözetimindedir. Dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Kuşkusuz, O, her şeyi Bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları/yönetim sistemi O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğine de kısar. O her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin tüm kontrolü O'na aittir. Dilediğine rızkı bol verir veya kısar. O her şeyi Bilendir.
Göklerin ve yerin tüm kontrolu O'na aittir. Dilediğine rızkı bol verir veya kısar. O her şeyi Bilendir.
Göklerin ve yerin kilitleri O'nun. Rızkı dilediğine açar ve kısar; çünkü O, herşeyi bilir.
Göklerin, Yerin kilidleri onun, rızkı dilediğine açar ve kısar, çünkü o her şey'i bilir
Göklerin ve yeryüzünün kilitleri dipnot 1 yalnızca O'nundur. O, dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Göklerin ve yeryüzünün kilitleri dipnot 1 yalnızca O'nundur. O, dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Göklerin ve yeryüzünün kilitleri dipnot 1 yalnızca O'nundur. O, dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkı genişletir / yayar veya kısar / daraltır / kısıtlar. Çünkü O her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları Onundur. Kimi dilerse onun rızkını yayar, (dilediğininkini de) kısar. Çünkü O, her şey'i çok iyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğinin rızkını genişletir, ve kısar. Muhakkak ki O; her şeyi bilendir.
(7-12) Mekke’yi ve etrafındakileri uyarman için , şüphe duyulmayan toplanma gününden uyarman için , işte böyle, biz sana Arabi bir Okunanı / Kuranı vahyettik. Bir kısım / bir fırka cennette bir kısmı da ateşte. Eğer Allah isteseydi, sizi tek bir ümmet yapardı ve lakin istediği kimseler, esirgemesine / rahmetine soku lur, zalimlerin ise onların bir dostu ve de bir yardımcısı yoktur. Yoksa O’ndan başka dostlar mı edindiler? Allah işte O, dosttur, O ölülere hayat verir, O her şeyi güç yetirip ayarlayandır / kâdirdir. Karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz konuların hükmü hakkında ki karar Allah’a aittir, işte sizin Rabbiniz olan Allah, benim de Rabbimdir , O’na vekaleti verdim / O ’nu vekil tayin ettim ve yönümü ona gönülden yöneldim. Semaları ve Arzı yarıp çıkarmıştır (fatır), sizler için kendinizden türdeş eşler ve ziraatini yaptığınız / çiftçiliğini yaptığınız nimetlerden de çiftler /dişler erkekler yapmıştır, O’nun bir benzeri / bir misli daha yoktur (zât, sıfat ve eylem itibari ile benzersizdir) ve O işitendir, görendir. Semaların ve Arzın otorite anahtarları / meqalid O’ndadır. (İnsan O’nun mülküne misafirdir) İstediği kimse için rızkı basitleştiriyor ve ayarlıyor, muhakkak ki O her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. O, dilediğine rızkını bol bol verir ve dilediğine de daraltır. Çünkü O, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı açar ve kısar. O, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları onun elindedir dipnot 1 . O, tercih ettiği kişi için dipnot 2 rızkı genişletir de daraltır da dipnot 3 . Şüphesiz o, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin kilitleri O'nun elindedir. O, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. Herşeyi bilen O'dur.
Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. O, dilediğine rızkını bol bol verir ve dilediğine de daraltır. Çünkü O, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. O, dilediğine rızkını bol bol verir ve dilediğine de bir ölçüyle. Çünkü O, her şeyi bilendir.
Göklerin ve yerin kilitleri/anahtarları O'nundur. Rızkı, dilediğine açıp bol bol verir. Kısarak, ölçüyle de verir. Gerçek şu ki, O herşeyi en iyi biçimde bilmektedir.
To Him is attributed the authority and control over the known and the unknown and the mysterious schemes and systems which hold and structure together, in harmonic relations, all that exists in the heavens and on earth. He gives livelihood generously and confers support gratuitously on whom He Will and He also gives with restraint and by measure to whom He will; He is indeed AL- Alim (the Omniscient) of all things.
The keys of the heavens and the earth are His; He provides abundantly or sparingly for whoever He will; He has full knowledge of all things.
To Him belong the keys of the heavens and the earth: He enlarges and restricts. The Sustenance to whom He will: for He knows full well all things.
His are the keys of the heavens and the earth. He enlarges and straitens the sustenance of whomsoever He pleases. Surely He has knowledge of everything. dipnot 1
The Keys of the heavens and earth belong to Him. He expands the provision of anyone He wills or restricts it. He has knowledge of all things.
To Him belong the keys of the heavens and the earth. He enlarges provision for whom He wills, and straitens (it for whom He wills). Verily He is the All-Knower of everything.
To Him belong the keys of the heavens and the earth: He expands the provision for whomever He wishes, and tightens it [for whomever He wishes]. Indeed He has knowledge of all things.’
The things encircling the heavens and the earth belong to Him. He multiplies the means of livelihood for such of them as He will, and makes them scant (for such of them as He will). He has indeed full-knowledge of each and everything.
To Him belong the keys of the heavens and the earth. He outspreads and straitens His provision to whom He will; surely He has knowledge of everything.
God alone owns the key to the treasure of the heavens and earth. [In his absolute wisdom, ] He gives to some more and to some less. God is the Most Knowledgeable.
His are the keys of the heavens and the earth, He extends provision to whom He will, or doles it out; verily, He knows everything.
To Him belongs the possessions of the heavens and the earth. He spreads out the provision for whomever He wills, and He measures it. He is fully aware of all things.
His are the keys of heaven and earth: He bestoweth provision abundantly on whom He pleaseth, and He is sparing unto whom He pleaseth; for He knoweth all things.
His are the treasures of the heavens and the earth; He expands or restricts the means of subsistence for whom He wills; verily, He is Aware of all things.
To Him belong the prerogatives of the heavens and the earth. He outspreads provision to whomever He decides and estimates (it). Surely He is Ever-Knowing of everything.
His are the keys of the heavens and the earth. He enlargeth providence for whom He will and straiteneth (it for whom He will). Lo! He is Knower of all things.
He holds the keys of the heavens and the earth. He increases or decreases the provision of any one He will. He has knowledge of everything.
His are the keys of the heavens and the earth: He grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills: for, behold, He has full knowledge of everything.
To Him belong the keys ˹of the treasuries˺ of the heavens and the earth. He gives abundant or limited provisions to whoever He wills. Indeed, He has ˹perfect˺ knowledge of all things.
To Him belongs the possessions of the heavens and the Earth. He spreads out the provision for whomever He wills, and He measures it. He is fully aware of all things.
To Him belongs absolute control of the heavens and the earth. He is the One who increases the provision for whomever He wills, or reduces it. He is fully aware of all things.
To Him belong the keys of the heavens and the earth. He extends provision for whom He wills and restricts [it]. Indeed He is, of all things, Knowing.
To Him belong the keys of the heavens and the earth. He expands provision for whom He wills, and He straitens; He knows all things.
His are the Keys of the heavens and the earth. He grants abundant provision, or gives it in scant measure according to His Laws (of Economics given in the Qur'an. Mankind can open His Treasures only with His Keys (7:96), (28:77), (41:10)). Behold, He is the Knower of all things.
To Him belong the keys of the heavens and of the earth: He increases and reduces the livelihood of anyone He wills: Surely, He is the All Knowing (Al-Aleem) of every thing.
To Him belong the keys of the heavens and the earth. He extends provision for whomsoever He wills, and straitens (it for whomsoever He wills). Surely He is All-Knowing in respect of every thing.
To Him belong the possessions of the heavens and the earth. He spreads out the provision for whoever He wills, and He measures it. He is fully aware of all things.